Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Namazda selam almak

-2. CİLT- · 170 – NAMAZDA SELAM ALMAK 923 – Abdullah bin Mes’ûd radıyallahu anh’dan: – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazda iken biz ona selam verirdik de o da bize selamı iâde ederdi. Biz Necaşi’nin …

-2. CİLT- · 170 – NAMAZDA SELAM ALMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

923 – Abdullah bin Mes’ûd radıyallahu anh’dan:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namazda iken biz ona selam

verirdik de o da bize selamı iâde ederdi.

Biz Necaşi’nin yanından döndükten sonra ona (namazda) selam verdik,

selamımızı iâde etmedi, Ve:

“- Gerçekten namazda meşguliyet vardır” buyurdu. [52]

İZAH

Necâşi: Habeş hükümdarlarına verilen lakabdır.

İbn-i Mes’ûd Habeşistan’a hicret etti. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem

Medine’ye hicret etti.

Namaz kılana selam vermemeli, eğer verilirse namaz kılan namaz içinde

selamı iâde etmez, namazdan sonra iâde eder.

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz İbn-i Mes’ûd’un

selamını namaz içinde iâde etmedi. Namazdan çıktıktan sonra iâde ettiği bir

sonraki hadiste açıklanmıştır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

924 – Abdullah (bin Mes’ûd) radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle demiştir.

Biz namazda selam verir, ihtiyacımızı söylerdik. Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem namaz kılarken ona geldim, selam verdim, selamımı iâde

etmedi, önceki (kederlerim) ile sonrakiler, beni düşündürdü. Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem namazı kılınca:

“- Şüphesiz Allah emrinden dilediğini yeniden meydana çıkarır.

Gerçekten, Aziz ve Celil olan Allah emirlerinden namazda konuşmamanızı

bildirdi” buyurdu. Bana selamı iâde etti (selamımı aldı). [53]

İZAH

İbn-i Mes’ûd Hazretlerinin bu rivâyeti önceleri namazda konuşulduğunu,

namaz kılana selam verildiğini, namaz kılanın da selamı iâde ettiğini, ancak

bu ruhsatın sonradan kaldırıldığını bildiriyor.

Kadüme vema Hadüse: Selamına cevap alamayınca eski hüzünleri yenileri

ile birleşerek kendisini derin düşünceye sevk etti. Veya selamına cevap

alamayınca vaktiyle namazda iken Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e

selam verirdim alırdı. O zamanki durumum nasıldı ki selamım alınıyordu.

Şimdiki durumum nasıl ki selamım alınmıyor diye teessüre kapıldı.

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz namazdan selam

verdikten sonra onun selamını iâde etti. Namazda konuşmanın hükmünün

kaldırıldığını bildirerek İbn-i Mes’ûd’u teselli etti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

925 – Suheyb radıyallahu anh’dan:

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem’e namaz kılarken rastladım. Ona

selam verdim. Selamımı işaretle aldı. (Nâbil) dedi ki: İbn-i Ömer’in:

– Ancak parmağı ile işaretle iâde etti dediğini biliyorum. Kuteybe’nin

hadisinin lafzı budur. [54]

İZAH

Namaz kılana selam verilirse işaretle iâde edilmesini savunanlar bu hadise

dayanmaktadırlar. Atâ, Nehâî ve Süfyân-ı Sevrî bir rivâyette İmam Mâlik

bu görüştedirler. İmam Azam Hazretleri ise namazda olan kimseye selam

verilmiş ise ne diliyle ve ne de işaretle iâde etmez. Namazdan çıktıktan

sonra iâde eder, diyor. Ebû Hanife, Şâfiî, Ahmed bin Hanbel işaretle cevab

vermeyi mekruh saymışladır. (B. Mechud c. 55. 209)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

926 – Câbir bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem beni, Mustalik oğullarına

göndermişti. (vazifemi yapıp) ona dönmüştüm. Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem devesi üzerinde namaz kılıyordu. Ona bir şeyler söyledim. Eliyle

bana şöyle yaptı: Sonra kendisiyle tekrar konuştum. Fakat o eliyle yine

şöyle yaptı. Ben kendisini işitiyordum o okuyor başı ile îmâ ediyordu.

Namazdan çıkınca:

“Gönderdiğim yerde ne yaptın?” Gerçek şu ki, seninle konuşmama bir şey

mani olmadı, ancak ben namazda idim” buyurdu. [55]

İZAH

Hz. Câbir görevini yapıp döndüğünde Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi

vesellem’i devesi üzerinde namaz kılarken bulur. Aldığı emri yerine

getirdiğini arz edince Rasûl-i Ekrem elini yere doğru işaret eder. Namazdan

selam verdikten sonra “namazda olduğum için seninle konuşmadım,”

diyerek konuşmamasının sebebini açıklar.

Bu hadis-i şeriften, vasıta üzerinde, îmâ ile nafile namaz kılınabileceği

anlaşılır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

927 – Nafi radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Abdullah bin Ömer’in şöyle dediğini işittim demiştir. Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem Kuba’ya çıktı, orada namaz kılıyordu. Ensar gelerek

namazda iken O’na selam verdiler. (İbn-i Ömer) dedi ki: Bilâl’e şöyle

dedim:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namaz kılarken onlar selam

verdiklerinde onlara selamlarını nasıl iâde ettiğini gördün? (Bilâl de)

avucunu açtı, “şöyle gördüm,” dedi. (Râvîlerden) Cafer bin Avn da avucunu

açtı. Avucunun içini aşağı, dışını yukarı tuttu. [56]

İZAH

Bir önce geçen Câbir hadisinde Rasûl-i Ekrem’in namaz içinde verilen

selamı eliyle işaret ederek cevaplandırdığı bildirilmiştir. Bu hadiste ise elin

keyfiyeti de açıklanarak avuç içini yere, sırtını yukarı getirip işaret ettiği

haber verilmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

928 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet olunduğuna göre; Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Namazda noksan da olmaz.

Selam da verilmez.”

Ahmed bin Hanbel şöyle diyor: Bana göre bu hadisin manası (namazda) sen

kimseye selam vermeyeceksin, kimse de sana selam vermeyecek. Bir şahıs

namazında gırar (noksanlık) yapar, ne kadar kıldığında şüphe eder olduğu

halde namazdan çıkar.

İZAH

Gırar: Noksan yapmak demektir. Rükû ve secdeleri noksan yapmak; bir mi

kıldım, iki mi kıldım diye şüphelenmek, bu şüphe içerisinde namazdan

çıkmak da gırardır.

Kaç rekat kıldığında şüphe eden kimse, zann-ı galibi yoksa az olan rekatı

alır. Namazı tamamlar, sonunda sehiv secdesi yapar. Şüphesini gidermeyen,

sehiv secdesi yapmayan kimse namazını noksan kılmış olur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

929 – Ebû Hâzim şöyle dedi: öyle zannediyorum ki, Ebû Hüreyre bu hadisi

Rasûlullah’a ref etti, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“- Selamda ve namazda noksan yapmak (caiz) olmaz.”

Ebû Dâvud şöyle dedi: Bu hadisi İbn-i Fuzayl Mehdi’nin lafzı üzerine

rivâyet etti. Fakat Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e kadar ref etmedi.