Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Oturarak namaz kılmak

-2. CİLT- · 179 – OTURARAK NAMAZ KILMAK 950 – Abdullah bin Amr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “- Bir kimsenin namazı oturarak kılması …

-2. CİLT- · 179 – OTURARAK NAMAZ KILMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

950 – Abdullah bin Amr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Bir kimsenin namazı oturarak kılması (sevap bakımından) namazın

yarısıdır” buyurdu.

– Peygamberimize gelmiştim. O’nu oturarak namaz kılar buldum. Elimi

başıma koydum. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz:

“- Ey Abdullah neden düşünüyorsun?” dedi. Ben de:

– Ey Allah’ın Rasûlü senin (bir kimsenin oturarak kıldığı namaz, namazın

yarısıdır.) buyurduğunu işittim. Halbuki siz de oturarak namaz kılıyorsunuz.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Evet öyledir ama ben sizden biriniz gibi değilim” buyurdu. [67]

İZAH

Farz namazlarını ayakta kılmak farzdır. Mazeretsiz oturarak kılmak câiz

değildir.

Nafile namazları ayakta kılmak sünnettir. Oturarak kılmak da câizdir. Bu

hadis-i şerif, bir nafile namazı ayakta kılanla mazeretsiz oturarak kılan

arasındaki derece farkını gösteriyor. Ayakta kılan on sevap alacaksa,

oturarak kılan beş sevap alır. Bu hadis-i şeriften Rasûl-i Ekrem sallallahu

aleyhi vesellem Efendimizin ibadetlerinin bizimkilerle mukayese

edilemeyeceği de anlaşılmaktadır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

951 – İmran bin Husayn radıyallahu anh’dan rivâyet olunduğuna göre:

Bir kimsenin oturarak namaz kılmasından Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’e sordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “- Onun ayakta

namaz kılması, oturarak kılmasından faziletlidir. Oturarak kıldığı namaz

(sevap bakımından) ayakta kıldığı namazın yarısı, uyurcasına (uzanmış)

olarak kıldığı namaz da oturarak kıldığı namazın yarısıdır” buyurdu. [68]

İZAH

Nafile namazları ayakta kılmaya gücü yeten kimsenin bu namazları

oturarak kılması sevabını yarıya düşürdüğü gibi oturarak kılmaya gücü

yetenin de uyurcasına uzanarak kılması da sevabı yarıya düşürür demektir.

Uyanık olarak oturduğu yerden namaz kılmaya muktedir olan kimse uykulu

uykulu gafletle namaz kılarsa, oturarak kılacağı namazın yarısı kadar sevap

alır.

Oturmaya gücü yetmeyen kimse İmam Azam Hazretlerine göre ayaklarını

kıbleye uzatır, ensesi altına bir şey koyarak başını biraz kaldırarak kılar.

İmâm-ı Şâfiî Hazretlerine göre yan yatar, göğsünü kıbleye çevirerek kılar.

Bu hadis-i şeriften farz namazları özründen dolayı oturarak kılan ayakta

kılanın yarı sevabını, uyurcasına uzanıp kılan da, oturarak kılanın yarı

sevabını alır, manası anlaşılabilirse de, özründen dolayı oturarak kılanın,

ayakta kılandan sevabı eksik olamaz diye itiraz edilmiştir.

Mazeretsiz uzanarak nafile kılmak sünnette sabit olduğu için bazı ilim

adamlarınca câiz kabul edilmiştir. Şâfiî’nin iki görüşünden birisi böyledir.

Mâlikî mezhebinde de üç görüşten birincisi böyledir. Hasan-i Basrî

Hazretlerinden de Tirmizî câiz olduğunu rivâyet etmiştir. (Mealimü’s-

Sünen, c. 1, s. 445-46, Menhel, c. 6, s. 58, Avnül Ma’bûd, c. 1, s. 358)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

952 – İmran bin Husayn radıyallahu anh’dan:

– Bende nasır vardı onun için Rasûlullah sallallahu aleyhi vesel-lem’e

(Nasıl namaz kılacağımı) sordum.

“- Ayakta kıl, eğer gücün yetmezse oturarak kıl, ona da gücün yetmezse

yanın üzerine (uzanarak) kıl” buyurdu. [69]

İZAH

İslâm dininde güçlük yoktur. Allah (c.c) insanlara gücünün yetmeyeceği bir

şeyi yüklemez.

Dinimizde gösterilen bu kadar kolaylık karşısında tansiyonu olduğu,

belinde ağrı bulunduğu, ayağında nasır çıktığı için namaz kılamadığı,

iddiasında olanların mazeretlerinin bir mana ifade etmediği meydandadır.

Buhari’nin rivâyetinde çoğul sîgası ile “bende Bevasır = Basurlar” vardı

diye rivâyet olundu.

Nâsur: İyi olmayan yara demektir. Bizim nasır dediğimiz şey de bunun bir

nevidir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

953 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i “gençliğinde” gece namazlarında,

katiyen oturarak okuduğunu görmedim. Yaşlanınca, (namazında) oturur

okur (okur) otuz veya kırk ayet kalınca kalkar, kalan ayetleri okur, sonra

secde ederdi. [70]

İZAH

Bu hadis devamlı ayakta duramayacak durumda olanların iftitah tekbirinden

sonra oturup, kıraatın çoğunu oturarak okuduktan sonra ayağa kalkarak geri

kalanı ayakta okuyup, sonra rûkua inerek bir rekatta oturup, hem de bir

miktar ayakta durmanın câiz olacağına delâlet eder.

Ebû Hanife ve Mâlik Hazretlerinin görüşleri de böyledir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

954 – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in zevcesi Aişe radıyallahu

anha’dan:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem oturduğu halde namaz kılardı.

Kıraatından otuz veya kırk ayet kalınca kalkar, onu ayakta okur, sonra rükû

yapar, sonra secde eder, sonra ikinci rekatta da tıpkı böyle yapardı.

Ebû Dâvud dedi ki:

Bu hadisi Alkame bin Vakkas Aişe radıyallahu anha’dan o da Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’den rivâyet etti. [71]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

955 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem gecenin uzun bir bölümünde ayak

üstü, uzun bir bölümünde de oturarak namaz kılardı. Ayakta kıldığı vakit,

ayakta rükû yapar, oturarak kıldığı vakit de, oturarak rükû yapardı. [72]

İZAH

Bu hadisle bundan önce geçen iki hadis arası şöyle bulunabilir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz kıraatı tamamen oturarak

okuduğu zaman rûkuu oturarak yapardı. Tamamını ayakta okuduğu vakitte,

rûkuu ayakta yapardı. Oturarak okuduğu vakit ayakta yapmak isterse, ayağa

kalkar, kıraatın bir kısmını ayakta okuyarak rûkua inerdi. Böylece kıraatın

rûkua yakın olan kısmını ayakta yapmış olurdu.

Bir de Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin bazen öyle

yapmış, bazen de böyle yapmış olmasında bir mani yoktur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

956 – Abdullah bin Şakîk radıyallahu anh’dan:

Hz. Aişe radıyallahu anha’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bir

rekatta bir sûre okur muydu? dedim. Aişe radıyallahu anha:

– Evet; Mufassal sûre(lerden okurdu) dedi.

Oturarak namaz kılar mıydı? dedim.

– Evet insanlar onu yordukları vakit (kılardı) dedi.

İZAH

Hatm: Kuru otu ortasından kırmak demektir. Burada; yormak, yıpratmak,

ihtiyarlatmak manalarına gelir.

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem gençliğinde oturarak namaz

kılmazdı. Ümmetinin dertleriyle dertlene dertlene yaşlanıp yıprandığı vakit

oturarak da namaz kılardı.