Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Rükû ve secdede belini düz tutmayanın namazı

-2. CİLT- · 148 – RÜKÛ VE SECDEDE BELİNİ DÜZ TUTMAYANIN NAMAZI 855 – Ebû Mes’ûd el Bedrî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: – “Rükû ve secdede …

-2. CİLT- · 148 – RÜKÛ VE SECDEDE BELİNİ DÜZ TUTMAYANIN NAMAZI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

855 – Ebû Mes’ûd el Bedrî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle demiştir:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

– “Rükû ve secdede belini düz tutmayan kimsenin namazı kâfi gelmez”

buyurdu. [12]

İZAH

Bu hadis-i şerifte: Rükûda ve secdede vücudun hareketi kesilene kadar

durmanın, namazın kabulünün şartı olduğu bildiriliyor. Bu hadis-i şerif:

Tadil-i erkânı farz kabul edenlerin delilidir.

İmâmı Azam’a göre: Tadil-i erkân vacib, İmam Ebû Yusuf’a ve İmam

Şâfiî’ye göre farzdır. (Bezlül Mechüd. c. 5 s. 114)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

856 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem mescide girmişti, bir zât da mescide

girip namaz kıldı, sonra gelerek Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e

selâm verdi. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem de selâmına

mukabele etti ve:

– “Dön namazını (yeniden) kıl, çünkü sen namazı kılmadın” buyurdu.

Adam döndü. Kıldığı namaz gibi namaz kıldı, geldi, selam verdi,

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona:

“- Ve aleykesselâm,” dedi ve sonra:

“- Dön (namazını yeniden) kıl çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Ve üç

defa böyle yaptı. Adam;

– Seni hak Peygamber olarak gönderene yemin olsun ki; ben bundan daha

güzelini yapamıyorum. Bana doğrusunu öğret, dedi. Rasûl-i Ekrem

sallallahu aleyhi vesellem;

“- Namazda durduğun vakit tekbir al, sonra Kur’an’dan sana kolay geleni

oku, sonra rükû yap, hareketin kesilene kadar rükûda dur, sonra dimdik

durana kadar doğrul, sonra secde et, secdede hareketin kesilene kadar dur,

sonra hareketin kesilene kadar otur. Sonra da bütün namazlarında bunu

böyle yap” buyurdu.

Ka’nebî dedi: Saîd bin Ebû Saîd el Makburi’den, o da Ebû Hüreyre

radıyallahu anh’dan rivâyetin sonunda;

“- Şunu yaptığın vakit namazın tamam olur. Bunda neyi eksik yaparsan onu

namazından da eksik yapmış olursun.”

O rivâyette dedi ki;

“- Namaza kalktığın vakit abdesti tam yap.” [13]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

857 – Ali bin Yahya bin Hallad radıyallahu anh’dan, o da amcasından:

– Bir kimse mescide girdi, (diyerek) önceki hadisin benzerini anlattı, ve o

rivâyette şöyle dedi:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Hakikat şudur ki, insanlardan hiçbir kimsenin namazı abdest alıp, abdesti

yerli yerine koymadıkça, sonra tekbir alıp Celil ve Aziz olan Allah’a hamd

edip ona senâda bulunmadıkça, sonra Kur’an’dan kolay geleni okumadıkça,

sonra Allahu ekber deyip, mafsalları sükûn bulana kadar secde etmedikçe,

sonra tekbir alarak başını kaldırmadıkça tamam olmaz, bunları yaptığı vakit

namazı tamam olur” buyurdu. [14]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

858 – Ali bin Yahya bin Hâllad babasından ve aynı manada amcası Rifâa

bin Râfî radıyallahu anh’dan bir önce geçen hadisin manâsında rivâyet

olundu. Dedi ki:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Sizden biriniz Allah’ın emrettiği gibi abdestini tamamlamadıkça, namazı

tamamlanmaz. Yüzünü, dirseklerine kadar ellerini yıkar, başına mesh eder,

ayaklarını da topuklarına kadar yıkar sonra Aziz ve Celil olan Allah’ı

tekbirle anar ve ona hamd eder, sonra Kur’an’dan kendisine izin verileni ve

kolay geleni okur.”

Hammad’ın (hadisi) gibi zikretti ve dedi ki: Sonra tekbir alır, secde eder,

alnını yere yerleştirir.

(Râvîlerden) Hemmam diyor ki; çok kere şöyle dedi:

“- Mafsalları sükûn bulup, istirahat edene kadar alnını yere kor sonra tekbir

alır, oturağı üzerine dimdik oturur, belini de dik tutar. Namazı dört rekât

bitene kadar böyle anlattı (ve bu anlatılanı) yapana kadar sizden birinizin

namazı tamam olmaz” buyurdu. [15]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

859 – Ali bin Yahya bin Hâllad radıyallahu anh’, babasından o da Rifaa bin

Râfi’den bir önce geçen şu kıssayı rivâyet etti, “Ayağa kalkıp kıbleye

döndüğün vakit tekbir al, sonra ümmül-Kur’an’ı (Fatiha) ve Allah’ın

okumanı dilediğini oku.

Rükû ettiğin vakit iki avuçlarını iki dizlerine koy ve belini (düzgünce)

uzat.”

(Râvî) dedi ki:

“Secde ettiğin vakit secdende (alnını yere) daya (secdeden) kalktığın vakit

sol uyluğun üzerine otur.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

860 – Bir önce geçen bu kıssayı Ali bin Yahya bin Hallad bin Râfî, babası

Yahya’dan o da, amcası Rifaa bin Râfî’den, o da Rasûlullah’tan şöyle

rivâyet etti, “Sen namazına durduğun vakit Allah Teâla’yı tekbirle an, sonra

Kur’an’dan sana kolay geleni oku.” Ve rivâyet ettiği hadiste şöyle dedi.

“Namazın ortasında (ikinci rekâttan sonra) oturduğun vakit azaların yerine

otursun. Sol ayağını döşe sonra teşehhüdde bulun (tahiyyatı oku) sonra

kalktığın vakit namazından çıkana kadar bunun gibi yap” buyurdu.

İZAH

Dört rekâtlı namazların birinci oturuşunun vacip olduğuna, bu hadis-i şerif

delil getirilmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

861 – Rifaa bin Râfî radıyallahu anh’dan, Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem şöyle emretti diye şu geçen hadisi nakletti ve orada şöyle dedi:

“- Aziz ve Celil olan Allah’ın sana emrettiği gibi abdest al, sonra şehadet

oku, ayağa kalk, sora tekbir al, ezberinde Kur’an’dan bir şey varsa onu oku,

eğer yoksa, Allah’a hamd et, ona tekbirde bulun, ve tevhid getir.”

(Râvî) bu rivâyette şöyle dedi: “Eğer bundan bir şey eksik yaparsan

namazını da eksik yapmış olursun.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

862 – Abdurrahman bin Şibl radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, (namaz kılanın) Karganın yem

toplaması (gibi acele etmesi)nden yırtıcı hayvanlar gibi (kolları yere)

döşemekten, devenin (bir çökme yerini) belleyip durduğu gibi, bir kimsenin

de mescitte muayyen bir yer tutmasından nehyetti. Kuteybe’nin rivâyetinin

lafzı budur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

863 – Salim el-Berrad radıyallahu anh’dan:

Ukbe bin Amr El Ensârî, Ebû Mes’ûd’un yanına geldik ve ona Rasûlullah

sallallahu aleyhi vesellem’in namazını bize haber ver, dedik. Mescitte tam

önümüze durdu, tekbir aldı. Rükûa inince ellerini dizlerine koydu, el

parmaklarını dizinden aşağı sarkıttı, dirsekleri arasını açtı. Her azası

yerleşene kadar rükûda durdu. Sonra “Semiallahu limen hamide” dedi.

Her azası yerleşene kadar ayakta durdu, sonra tekbir aldı ve ellerini yere

koyarak secde etti. Sonra dirseklerinin arasını bütün azası yerleşene kadar

açık tuttu.

Sonra başını kaldırıp her azası yerleşene kadar oturdu, yine onun gibi (ilk

secde gibi) yaptı. Sonra namazının 4 rekâtını da böylece kıldı ve

Rasûlullah’ın da namazı böyle kıldığını gördük, dedi. [16]

İZAH

Nükretül Gurab: Karganın gagasını çabuk çabuk yere vurarak yem

toplaması demektir. Secdede alın ve burnunu yere koyup çabuk

kaldıranların bu hareketi kuşun yem toplamasına benzetilmiştir.

İftiraşus Sebû: Yırtıcı hayvanın yere uzanması demektir. Secde ederken

dirseklerini kollarıyla berâber yere seren, dirseklerini yerden kaldırması

gerekirken kaldırıp açmayan kimsenin bu hali yırtıcı hayvanın uzanıp

yatmasına benzetilmiştir.

İtamü’l-bair: Devenin yere birden çöküşü demektir. Burada secdeye inerken

birden inenlerin durumu, devenin yere birden inişine benzetilmiştir. Bir de

deve her gün evin önünde ve kendi damında belli bir yere çöker, camiler

bütün mü’minler arasında ortaktır. Caminin bir yerini benimseyip her

zaman orada namaz kılmaktan ve oraya başkası oturursa benim yerime

oturmuş diye mırıldanmaktan nehy etmiştir.