-2. CİLT- · 154 – RÜKÛ VE SECDEDE KALMA SÜRESİ



885 – Sa’di radıyallahu anh’dan o da babasından veya amcasından: – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem namaz kılarken baktım (gözettim) rükû ve secdelerinde üç defa (Sübhanallahi ve bi hamdihi) denecek kadar duruyordu.




886 – Abdullah bin Mes’ûd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: “- Siden biriniz rükû yaptığı zaman üç defa (Sübhane Rabbiyelazîm) desin. Bu üç, tesbihin en az miktarıdır. Secde ettiği vakit de üç defa (Sübhane Rabbiyel-alâ) desin. Bu (üç) tesbihin en azıdır.” Ebû Dâvud dedi ki. Avn Abdullah bin Mes’ûd’a yetişmediği için, bu hadis mürseldir. [32]









887 – İsmail bin Ümeyye dedi ki: “Bir bedevînin, “ben Ebû Hüreyre’den şöyle söylediğini işittim.” dediğini işittim.” – Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem: “- Sizden kim (Tîn süresini) okursa (son ayetine) gelince şöyle desin, evet ben ona şahitlerdenim.” Kim de: (Kıyame) sûresini okur. Allah ölüleri diriltmeye muktedir değil mi? ayetine gelince (Belâ) evet desin. Kim de (Mürselât) sûresini okur. Kur’an’dan sonra hangi söze inanacaklar? ayetine gelince, Allah’a inandık, desin. buyurdu. İsmail (bin Ümeyye) diyor ki: – Bedevî zata hadisi okuyup iâde edeyim bakayım belki unutabilir, diye hadise başladım. Bedevî bana: – Ey kardeşimin oğlu, benim onu hıfz etmediğimi mi zannediyorsun? Şu hakikattır ki, ben 60 defa hac yaptım, her hacc-ı hangi deve üzerinde yaptığımı bilirim, dedi.







888 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: – Ömer bin Abdülaziz’i kastederek, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’den sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in namazına, şu gencin namazından daha ziyâde benzeyen bir kimsenin arkasında namaz kılmadım. Onun rükûunda on, secdesinde de on tesbih okuduğunu takdir ettik, dedi. Ebû Dâvud dedi: Ahmed bin Salih dedi, Abdullah bin İbrahim bin Keysane (râvinin adı) Veheb bin Manus mu, Mabûs mu? dedim. – Abdürrezzak, Ma’bus derdi. Ama benim ezberimde Manus kalmıştır. Bu İbn-i Râfî’nin lafzıdır. Ahmed bin Sâlih ise Saîd bin Cübeyr’den Enes bin Mâlik’ten nakletti. [33]

