-2. CİLT- · 150 – RÜKÛ VE SÜCUDÛN TEFERRUÂTI VE ELLERİ DİZLERE KOYMAK



867 – Mus’ab bin Sa’d radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Babamın yanı başında namaz kıldım ve (rükûda) ellerimi iki dizimin
arasına yerleştirdim. Babam beni bundan nehyetti. Tekrar yaptım bu defa
bunu yapma (ellerini dizlerin arasında kıstırma) biz de böyle yapıyorduk,
böyle yapmaktan men olunup avuçlarımızı dizlerimizin üstüne koymakla
emrolunduk, dedi. [19]



868 – Abdullah (bin Mes’ûd) radıyallahu anh’dan:
Sizden biriniz rükû yaptığı vakit kollarını uylukları üzerine döşesin. Ve iki
avuçlarını birbirine kapasın, ben Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in
parmaklarının birbirine geçtiğine şu anda bakar gibiyim. [20]
İZAH
Tatbik: Rükûda iki elin içlerini birbirine kapatıp dizler arasına kıstırmaktır.
Sünnet olan elleri dizleri üzerine koymaktır. Önceden tatbik yapılmış, fakat
nesh edilmiştir. Bütün ilim adamlarınca tatbik mekruhtur. Nevevî diyor ki:
İbn-i Mes’ûd ve talebeleri Esved’le Alkâme’ye göre tatbik sünnettir.
Sebebi, tatbikin neshedildiğini bildiren (bir önce geçen) Mus’ab bin Sa’d
hadisi onlara ulaşmamıştır, diyor.
[1] . Tirmizî, Kitâbu’us-Salât, B. 199, n. 268. s. 56. c. 2, Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 79, s. 234, c. 2. İbn-i Mâce, Kitâbu İkametü’s-Salât, B. 19, n. 882,
s. 286 c. 1.
[2] . Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 200, n. 296, s. 57. c. 2; Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 46, s. 207, c. 2.
[3] . Buhari, Kitâbu’l-Ezan, B. 140, s. 200, c. 1; Neseî.
[4] . Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, n. 287, s. 79, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-İftitah, B.
77, s. 234, c. 2.
[5] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, B. 40, n. 446, s. 346, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâbu
İkâmeti’s-Salât, B. 18, n. 879, s. 284, c. 1.
[6] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, B. 40, n. 446, s. 346, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâbu
İkâmeti’s-Salât, B. 18, n. 879, s. 284, c.1.
[7] . Müslim, Kitâbu’s-Salât, B. 40, n. 476, s. 347, c. 1; Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 35, s. 298, c. 2.
[8] . Buhâri, Kitâbu’l-Ezan, B. 122, s. 193, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, B.
18, n. 409, s. 306 c.1; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 198, n. 267, s. 55, c. 2;
Neseî, Kitâbu’l-İftiاah, B. 34, s. 196
[9] . Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, B. 211, n. 284, s. 76, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu
İkameti’s-Salât, B. 24, n. 828, s. 290, c. 1.
[10] . Buharî, Kitâbu’l-Ezan, B. 124, s. 194, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, B.
38, n. 471, s. 343, c. 1; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 207, n. 279, s. 69, c. 2;
Neseî, Kitâbu’l-İftitâh, B. 34, s. 197, c. 2
[11] . Buharî, Kitâbu’l-Ezan, B. 119, s. 192, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, B.
38, n. 471, s. 343, c. 1; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 207, n. 207, n. 279, s.
69, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-İftitâh, B. 37, s. 202, c. 2
[12] . Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, B. 196, n. 265, s. 51, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 20, s. 182, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu İkâmeti’s-Salât, B. 16, n. 870,
s. 282, c. 1
[13] . Buharî, Kitâbu’l-Ezan, B. 120, s. 192, c. 1; Müslim; Tirmizî,
Ebvâbu’s-Salât, B. 303, n. 226, s. 103, c. 2, Neseî
[14] . Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 226, n. 302, s. 100, c. 2
[15] . Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 226, n. 325, s. 100, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-
İftitâh, B. 67, s. 226, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’l-İkametü’s-Salât, B. 16, n.
871, s. 282, c. 1
[16] . İbn-i Mâce, Kitâbu İkameti’s-Salât, B. 209, n. 1429, c. 1, s. 459,
Neseî, c. 1
[17] . İbn-i Mâce, İkameti’s-Salât, B. 202, n. 1425
[18] . İbn-i Mâce, İkameti’s-Salât, B. 202, n. 1426, s. 458, c. 1
[19] . Buharî, Kitâbu’l-Ezân, B. 16, s. 192, c. 1; Müslim, Neseî, Kitâbu’l-
İhtida, B. El-İmsâk bi’r-rukebi fi’r-rükû; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 190, n.
259, s. 36, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’l-İkâmeti-s’Salât, B. 17, n. 873, c. 1, s.
283
[20] . Müslim, Neseî, Kitâbu’l-İftitah, B. 21, s. 183, c. 2
[1]. Tirmizî, Kitâbu’us-Salât, B. 199, n. 268. s. 56. c. 2, Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 79, s. 234, c. 2. İbn-i Mâce, Kitâbu İkametü’s-Salât, B. 19, n. 882,
s. 286 c. 1.
[2]. Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 200, n. 296, s. 57. c. 2; Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 46, s. 207, c. 2.
[3]. Buhari, Kitâbu’l-Ezan, B. 140, s. 200, c. 1; Neseî.
[4]. Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, n. 287, s. 79, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-İftitah, B.
77, s. 234, c. 2.
[5]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, B. 40, n. 446, s. 346, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâbu
İkâmeti’s-Salât, B. 18, n. 879, s. 284, c. 1.
[6]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, B. 40, n. 446, s. 346, c. 1; İbn-i Mâce, Kitâbu
İkâmeti’s-Salât, B. 18, n. 879, s. 284, c.1.
[7]. Müslim, Kitâbu’s-Salât, B. 40, n. 476, s. 347, c. 1; Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 35, s. 298, c. 2.
[8]. Buhâri, Kitâbu’l-Ezan, B. 122, s. 193, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, B.
18, n. 409, s. 306 c.1; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 198, n. 267, s. 55, c. 2;
Neseî, Kitâbu’l-İftiاah, B. 34, s. 196
[9]. Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, B. 211, n. 284, s. 76, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu
İkameti’s-Salât, B. 24, n. 828, s. 290, c. 1.
[10]. Buharî, Kitâbu’l-Ezan, B. 124, s. 194, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, B.
38, n. 471, s. 343, c. 1; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 207, n. 279, s. 69, c. 2;
Neseî, Kitâbu’l-İftitâh, B. 34, s. 197, c. 2
[11]. Buharî, Kitâbu’l-Ezan, B. 119, s. 192, c. 1; Müslim, Kitâbu’s-Salât, B.
38, n. 471, s. 343, c. 1; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 207, n. 207, n. 279, s.
69, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-İftitâh, B. 37, s. 202, c. 2
[12]. Tirmizî, Kitâbu’s-Salât, B. 196, n. 265, s. 51, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-
İftitah, B. 20, s. 182, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu İkâmeti’s-Salât, B. 16, n. 870,
s. 282, c. 1
[13]. Buharî, Kitâbu’l-Ezan, B. 120, s. 192, c. 1; Müslim; Tirmizî,
Ebvâbu’s-Salât, B. 303, n. 226, s. 103, c. 2, Neseî
[14]. Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 226, n. 302, s. 100, c. 2
[15]. Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 226, n. 325, s. 100, c. 2; Neseî, Kitâbu’l-
İftitâh, B. 67, s. 226, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’l-İkametü’s-Salât, B. 16, n.
871, s. 282, c. 1
[16]. İbn-i Mâce, Kitâbu İkameti’s-Salât, B. 209, n. 1429, c. 1, s. 459,
Neseî, c. 1
[17]. İbn-i Mâce, İkameti’s-Salât, B. 202, n. 1425
[18]. İbn-i Mâce, İkameti’s-Salât, B. 202, n. 1426, s. 458, c. 1
[19]. Buharî, Kitâbu’l-Ezân, B. 16, s. 192, c. 1; Müslim, Neseî, Kitâbu’l-
İhtida, B. El-İmsâk bi’r-rukebi fi’r-rükû; Tirmizî, Ebvâbu’s-Salât, B. 190, n.
259, s. 36, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’l-İkâmeti-s’Salât, B. 17, n. 873, c. 1, s.
283
[20]. Müslim, Neseî, Kitâbu’l-İftitah, B. 21, s. 183, c. 2
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i secde ederken dizlerini ellerinden
önce koyduğunu, secdeden kalkarken de ellerini dizlerinden önce
kaldırdığını gördüm. [1]
841 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi
vesellem, “Sizden biriniz namazında kasden devenin çöktüğü gibi çöküyor
mu?” buyurdu. [2]
Ebû Kılâbe de: İmamları Amr bin Seleme’yi kasdederek, “şu şeyhimizin
namazı gibi,” cevabını verdi. Ebû Kılâbe, Mâlik bin Huveyris’in birinci
rekâtın son secdesinden başını kaldırdığı vakit biraz oturup, sonra ikinci
rekâta kalktığını söyledi. [3]
844 – Mâlik bin Huveyris radıyallahu anh’dan: O (Mâlik), Rasûl-i Ekrem
sallallahu aleyhi vesellemin namazın tek rekâtında (secdeden kalktığında)
oturağı üzerine tam doğrulmadıkça ayağa kalkmadığını gördü. [4]
– O senin Peygamberinin (sallallahu aleyhi vesellem) sünnetidir, dedi. [5]
Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadisi Şu’be Ebû İsmet’ten, Ameş’ten o da
Ubey’den rivâyet etti. Bu rivâyette (rükûdan sonra) cümlesini zikretti. [6]
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Semiallahu limen hamide” dediği
vakit “Ey Allah, ey bizim Rabbımız Sana gökler dolusu hamd olsun.” derdi.
[7]
“- İmam, “Allah hamd edenin hamdini kabul eder.” dediğinde: Siz de, “Ey
Allah, ey bizim Rabbimiz, hamd sana mahsustur,” deyin. Kimin sözü
meleklerin sözüne muvafık gelirse, geçmiş günahları bağışlanır” buyurdu. [8]
– “Ey Allah’ım beni bağışla, bana merhamet et, bana afiyet ver, beni
hidayete erdir.” derdi. [9]
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in secdeleri, rükûu ve iki secde
arasında (oturması) birbirine müsâvî gelmeye yakındı. [10]
Ebû Dâvud şöyle dedi: Müsedded dedi ki: Rek’atı, iki rekat arasındaki
itidali, secdesi, iki secde arasındaki oturuşu selâmla, kalkıp gitmek
arasındaki oturuşu takriben müsâvî idi. [11]
– “Rükû ve secdede belini düz tutmayan kimsenin namazı kâfi gelmez”
buyurdu. [12]
“- Namaza kalktığın vakit abdesti tam yap.” [13]
“- Hakikat şudur ki, insanlardan hiçbir kimsenin namazı abdest alıp, abdesti
yerli yerine koymadıkça, sonra tekbir alıp Celil ve Aziz olan Allah’a hamd
edip ona senâda bulunmadıkça, sonra Kur’an’dan kolay geleni okumadıkça,
sonra Allahu ekber deyip, mafsalları sükûn bulana kadar secde etmedikçe,
sonra tekbir alarak başını kaldırmadıkça tamam olmaz, bunları yaptığı vakit
namazı tamam olur” buyurdu. [14]
“- Mafsalları sükûn bulup, istirahat edene kadar alnını yere kor sonra tekbir
alır, oturağı üzerine dimdik oturur, belini de dik tutar. Namazı dört rekât
bitene kadar böyle anlattı (ve bu anlatılanı) yapana kadar sizden birinizin
namazı tamam olmaz” buyurdu. [15]
Sonra başını kaldırıp her azası yerleşene kadar oturdu, yine onun gibi (ilk
secde gibi) yaptı. Sonra namazının 4 rekâtını da böylece kıldı ve
Rasûlullah’ın da namazı böyle kıldığını gördük, dedi. [16]
(Râvîlerden) Yunus: Öyle zannediyorum ki, Ebû Hüreyre’nin Hz.
Peygamber’den naklettiği bu hadisi şöyle rivâyet etti: Rasûlullah buyur du
ki; “İnsanların kıyamet gününde amelleri içersinden ilk defa hesaba
çekileceği şey namazdır. Aziz ve Celil olan Rabbimiz daha iyi bildiği halde
meleklerine, Kulum namazını tam mı yapmış, yoksa noksan mı bakın? Eğer
tamsa tam olarak yazılır. Eğer ondan bir şey noksansa, kulumun nafile
namazı var mı bakın, buyurur. Eğer onun nafile namazı varsa, kulumun
farzını nafilesi ile tamamlayın buyurur. Sonra ameller (farzın eksikleri
nafile ile tamamlanarak) o minval üzere alınır” buyurdu. [17]
865 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan, bir önce geçen hadisin benzeri
rivâyet edildi. [18]
Babamın yanı başında namaz kıldım ve (rükûda) ellerimi iki dizimin
arasına yerleştirdim. Babam beni bundan nehyetti. Tekrar yaptım bu defa
bunu yapma (ellerini dizlerin arasında kıstırma) biz de böyle yapıyorduk,
böyle yapmaktan men olunup avuçlarımızı dizlerimizin üstüne koymakla
emrolunduk, dedi. [19]
Sizden biriniz rükû yaptığı vakit kollarını uylukları üzerine döşesin. Ve iki
avuçlarını birbirine kapasın, ben Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in
parmaklarının birbirine geçtiğine şu anda bakar gibiyim. [20]

