-2. CİLT- · 147 – RÜKÛDAN SONRAKİ KIYAM VE İKİ SECDE ARASINDAKİ OTURUŞ SÜRESİ


852 – Berâ radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in secdeleri, rükûu ve iki secde arasında (oturması) birbirine müsâvî gelmeye yakındı. [10]





853 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Kısalıkta ve tamamlıkta Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in arkasında kıldığım namaz kadar hiçbir kimsenin arkasında kılmadım. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Semiallahu limen hamide” dediği vakit biz (içimizden her halde) şaşırdı diyecek kadar ayakta durur, sonra tekbir alır ve secde ederdi. İki secde arasında da biz şaşırdı, diyecek kadar otururdu.
İZAH
Bu hadis-i şerif Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin rükû ve secdesini ne kadar mükemmel yaptığını ashab-ı kiramın bu mükemmelliğe hayran kalışlarını ifade etmektedir.






854 – Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: – Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’i namazda gözetledim. (Râvîlerden) Ebû Kâmil (Muhammed kelimesi yerine) Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i dedi. – Ayakta duruşunu, rek’atı gibi, secdesini rek’at içindeki itidalini secdesi gibi, iki secde arasındaki oturuşunu, secdesi selâma dönüş arasındaki sehiv secdesi birbirine müsâvî gelmeye yakındı. Ebû Dâvud şöyle dedi: Müsedded dedi ki: Rek’atı, iki rekat arasındaki itidali, secdesi, iki secde arasındaki oturuşu selâmla, kalkıp gitmek arasındaki oturuşu takriben müsâvî idi. [11]

