NAMAZ BÖLÜMÜ · 64 – SALİH VE FACİR KİMSELERİN İMAMLIĞI


594 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Salih olsun facir olsun hatta büyük günah işlemiş de olsa Müslümanın arkasında farz namazı (cemaatle) kılmak vaciptir.
İZAH
Günahkar Müslümanın arkasında namaz kılınmıştır. Muttaki kimsenin arkasında kılmak daha iyidir.


595 – Enes radıyallahu anhdan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ümmü Mektûm’un oğlunu, ama olduğu halde, yerine bırakırdı o’da insanlara imam olurdu
İZAH
Abdullah bin Ümmü Mektûm, âmâ olduğu için harbe gidemiyordu. Medine’de sağlam erkek kalmıyor. Hepsi, gazaya çıkıyordu. Zayıflara ihtiyarlara ve özürlülere imamlık etmesi için, Fahr-i “Kâinat Efendimiz yerine, ikinci müezzini Abdullah İbn-i Mektûmu bırakmıştı. Hanefî mezhebine göre gözü sağlam kimse varken, âmânın imamlığı mekruhtur. Şâfiî hazretlerine göre âmânın imamlığı mekruh değildir. Gazali, âmâ gözü görmediği için daha huşûlü namaz kıldıracağından onun imamlığı evladır, diyor. (Neylü’l-Evtar) Hanefî, Mâliki ve Hanbelîlere göre gözü görenin imamlığı daha iyidir. (El-Men Hel, c. 4. s. 318)

