ÜÇÜNCÜ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde
Birinci Madde
Tefvîzin fazîletlerini âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle açıklar.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Hak teala kullarına lütfuyla tefvîzi öğretip teşvik
ederek Kur’ân-ı Kerim’inde şöyle buyurmuştur:
“Onlara karşı Allah sana yeter. O hakkıyla işitendir, bilendir.” (Bakara,
2/137) “Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz
mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de
mümkündür. Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara, 2/ 216) “(Resulüm!) De
ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve
mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın.
Her türlü iyilik senin kudret elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.
Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır,
diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.” (Âl-i
İmrân, 3/26-27) “… Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. (Allah ya
tövbelerini kabul edip onları affeder ya da zalim oldukları için onlara azap
eder.)” (Âl-i İmrân, 3/128)
“De ki: İş (zafer, yardım her şeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah’a
aittir…” (Âl-i İmrân, 3/154) “İnsan hayrı istediği gibi, şerri de ister. İnsan,
pek acelecidir.” (İsrâ, 17/11) “Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu
yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun
keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir.
Ve O, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Yunus, 10/107) “Allah’ın dilemesine
bağlamadıkça (inşaallah demedikçe) hiçbir şey için bunu yarın yapacağım
deme.” (Kehf,18/23) “Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.” (Hac, 22/14)
“Eğer onlardan hoşlanmazsanız (bilin ki) Allah’ın hakkınızda çok hayırlı
kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.” (Nisâ, 4/19) “Allah,
(mükâfâtı) en hayırlı ve (cezası) en sürekli olandır.” (Tâhâ, 20/73) “Rabbin
dilediğini yaratır [248/a] ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur.” (Kasas,
28/68)
“Allah dilediğini yapar.” (İbrahim 14/27) “De ki: Ben kendime bile,
Allah’ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne
sahibim.” (Yûnus 10/49) “Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.
Bütün kitapların aslı O’nun katındadır.” (Ra‘d 13/39) “Allah yaptığından
sorumlu tutulamaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.” (Enbiyâ 21/23)
“Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O’na teslim olduğu halde onlar (ehl-i
kitap), Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Hâlbuki O’na
döndürüleceklerdir.” (A. İmrân, 3/83) “Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, her
şeye vekildir.” (Zümer, 39/62) “Ben işimi Allah’a havâle ediyorum.
Şüphesiz Allah, kullarını çok iyi görendir.” (Ğâfir, 40/44) “Allah kullarına
rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde azarlardı. Fakat O (rızkı) dilediği ölçüde
indirir. Çünkü O, kullarının haberini alandır, onları görendir.” (Şûrâ 42/27)
“Sizler ancak Rabbinizin dilemesi sâyesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz.
Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” (İnsan 76/30)
“Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz.” (Tekvîr 81/29)
Hak teala kudsî hadiste buyurmuştur ki: “ Ey âdemoğlu, benim hidayete
erdirdiklerim hariç hepiniz dalâlettesiniz. Şifâ verdiklerim hariç hepiniz
hastasınız. Zengin ettiklerim hariç hepiniz fakirsiniz. Sizler benim için olun,
ben de size yar ve yardımcı olayım. Ey kulum sen bir şey istersin ben de bir
şey isterim. Eğer benim muradıma uygun olmayan bir şey istemediysen,
benim istediğimi istemen için nefsini zorla. Çünkü sonunda ancak benim
istediğim olacaktır. Kim takdirime teslim olur, verdiğim belâlara
sabrederse, onu katımda çok samimi ve doğru kullardan (sıddîkler)
yazarım. Ey kulum, benden seni daima tek bir halde bulundurmamı ve seni
tek bir duruş üzere bırakmamı isteme! Ben bunu yapmam. Çünkü seni,
bütün sıfatlarımla beraber beni tanıman için yarattım. Seni sürekli afiyet ve
sıhhat üzere bulundurursam, beni sürekli şifâlı olarak tanırsın. O zaman
benim başka sıfatlarımdan ve tecellîlerimden habersiz kalırsın. Eğer bir şey
isteyeceksen benden iste. Sıfatlarıma ve şânıma uygun olarak sana
vereyim.” [378]
Hazret-i Habib-i Ekrem (s.a.v.) duasında buyurmuştur ki: “Allah’ım,
nefsimi sana teslim ettim. Yüzümü sana döndüm. Her işimi sana bıraktım.
Korkarak ve sakınarak sırtımı sana dayadım; rağbetim yalnız sanadır,
ancak senden korkarım. Senden başka sığınacağım yer ve kurtarıcım
yoktur.” [379] Allah’ım, senin verdiğine hiç kimse engel olamaz. Senin mâni
olduğunu da hiç kimse veremez. Sen hükmedince hiç kimse hükmünü
değiştiremez. Allah’tan başka ilah yoktur. O tektir ortağı yoktur. Mülk
O’nundur, hamd sadece O’na mahsustur. O, diriltir ve öldürür. Hayır O’nun
elindedir. O her şeye kadirdir. [380] Dönüş ancak O’nadır. [381] Güç ve kudret
sadece azîz ve Celil olan Allah’ındır.” [382]
Ümmetine de işleri Allah’a ısmarlamayı (tefvîz) öğretip şöyle
buyurmuştur: “Olan oldu ve (sen, olanla) karşılaştığında kaderi yazan
kalemin mürekkebi kurudu.” [383] Ve buyurmuştur ki: “İmanın zirvesi iki
özelliğe bağlıdır. Birincisi Allah tealaya teslimiyet, diğeri ise O’nun
takdirine rıza göstermektir.” [384] Ve buyurmuştur ki; “Mü’minin en üstün
özellikleri tevekkül, tefvîz, teslimiyet, sabır ve rızadır.” Ve buyurmuştur ki:
“Şu beş haslet olmadıkça kulun imanı kemâle ermez. Hakk’a tevekkül,
bütün işlerini O’na ısmarlamak (tefvîz), Allah’ın emirlerine teslimiyet,
Allah’tan gelene sabretmek ve O’nun takdirine râzı olmak.” [385] Ve
buyurmuştur ki: “Tedbir gammını azalt ki, sana takdir edilen seni bulur.
Takdir edilmeyen ise bulmaz.” [386] Ve buyurmuştur ki: “Beş şey
imandandır. Her durumda Allah’a tevekkül etmek, her işi Allah’a
ısmarlamak, Allah’ın bütün emirlerine teslimiyet, belânın ilk geldiği anda
sabretmek ve kazaya râzı olmak.” [387] Ve buyurmuştur ki: “Hayır, Allah’ın
beğenip yarattığındadır.” Ve buyurmuştur ki: “Hayır vâki olandadır.
Öyleyse tefvîz sahibi kişi rahata ermiş, teslim olan kişi de selâmeti bulmuş
(demek)tir.” Ve buyurmuştur ki: “Size lâzım olan güçsüz ve kimsesizlerin
âdeti üzere yaşamaktır. Tedbir ile yorulmayıp işleri takdir olunana havâle
edesiniz. Allah’ın tedbir ve tasarrufuna teslim olasınız.”
Nazm
1- Lîk maksûd-i ezel teslîm-i tost
Ey muselmân bâyedet teslîm cost [248/b]
2- Hurrem ân k’în acz u hayret kût-i ûst
Der-do âlem hofte ender zıll-ı dûst
3- Hem der evvel acz-ı hod-râ û be-dîd
Morde şod dîn-i acâyiz-râ gozîd
4- Ârifân ez-du cihân kâhilter-end
Z’ân ki bî şod yâr harmen mî-berend
5- Kâhilî-râ kerde-end îşân sened
Kâr-ı îşân-râ çu Yezdân mî-koned
6- Kâr-ı Yezdân-râ ne-mî bînend âm
Mî ne-y-âsâyend ez-ked subh u şâm
7- Coz tevekkul coz ki teslîm-i tamâm
Der-gam u râhat heme mekr est u dâm
Nazm (ın tercümesi)
1- Ezelin gayesi senin teslim olmandır. Ey Müslüman, teslimiyet araman
gerek.
2- Ne mutlu gıdası bu âcizlik ve hayret olana; iki âlemde dostun
gölgesinde uyuyana.
3- Böyle kimse evvelde de aczini görmüş, ölüp acuzelerin dinini
seçmiştir.
4- Ârifler iki dünyada da herkesten daha tembeldirler. Çünkü toprağı
sürmeden harman kaldırırlar.
5- Onlar tembelliği dayanak edinmişlerdir. Çünkü onların işlerini Allah
yapar.
6- Allah’ın işini sıradan insanlar göremezler ve sabah akşam zahmetten
geri durmazlar.
7- Sıkıntı ve genişlikte Allah’a tevekkülden ve tamamen teslim olmaktan
başka her şey aldatmacadır, tuzaktır.

