Marifetnâme · Haziran 28, 2026

Tefvîzin fazîletlerini âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle açıklar

ÜÇÜNCÜ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde Tefvîzin fazîletlerini âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle açıklar. Ey azîz! Bilinmelidir ki Hak teala kullarına lütfuyla tefvîzi öğretip teşvik ederek …

ÜÇÜNCÜ FEN · ÜÇÜNCÜ BÂB · İKİNCİ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

Tefvîzin fazîletlerini âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle açıklar.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Hak teala kullarına lütfuyla tefvîzi öğretip teşvik

ederek Kur’ân-ı Kerim’inde şöyle buyurmuştur:

“Onlara karşı Allah sana yeter. O hakkıyla işitendir, bilendir.” (Bakara,

2/137) “Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz

mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de

mümkündür. Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara, 2/ 216) “(Resulüm!) De

ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve

mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın.

Her türlü iyilik senin kudret elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.

Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır,

diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.” (Âl-i

İmrân, 3/26-27) “… Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. (Allah ya

tövbelerini kabul edip onları affeder ya da zalim oldukları için onlara azap

eder.)” (Âl-i İmrân, 3/128)

“De ki: İş (zafer, yardım her şeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah’a

aittir…” (Âl-i İmrân, 3/154) “İnsan hayrı istediği gibi, şerri de ister. İnsan,

pek acelecidir.” (İsrâ, 17/11) “Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu

yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun

keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir.

Ve O, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Yunus, 10/107) “Allah’ın dilemesine

bağlamadıkça (inşaallah demedikçe) hiçbir şey için bunu yarın yapacağım

deme.” (Kehf,18/23) “Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.” (Hac, 22/14)

“Eğer onlardan hoşlanmazsanız (bilin ki) Allah’ın hakkınızda çok hayırlı

kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.” (Nisâ, 4/19) “Allah,

(mükâfâtı) en hayırlı ve (cezası) en sürekli olandır.” (Tâhâ, 20/73) “Rabbin

dilediğini yaratır [248/a] ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur.” (Kasas,

28/68)

“Allah dilediğini yapar.” (İbrahim 14/27) “De ki: Ben kendime bile,

Allah’ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne

sahibim.” (Yûnus 10/49) “Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.

Bütün kitapların aslı O’nun katındadır.” (Ra‘d 13/39) “Allah yaptığından

sorumlu tutulamaz; onlar ise sorguya çekileceklerdir.” (Enbiyâ 21/23)

“Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O’na teslim olduğu halde onlar (ehl-i

kitap), Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Hâlbuki O’na

döndürüleceklerdir.” (A. İmrân, 3/83) “Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, her

şeye vekildir.” (Zümer, 39/62) “Ben işimi Allah’a havâle ediyorum.

Şüphesiz Allah, kullarını çok iyi görendir.” (Ğâfir, 40/44) “Allah kullarına

rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde azarlardı. Fakat O (rızkı) dilediği ölçüde

indirir. Çünkü O, kullarının haberini alandır, onları görendir.” (Şûrâ 42/27)

“Sizler ancak Rabbinizin dilemesi sâyesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz.

Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” (İnsan 76/30)

“Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz.” (Tekvîr 81/29)

Hak teala kudsî hadiste buyurmuştur ki: “ Ey âdemoğlu, benim hidayete

erdirdiklerim hariç hepiniz dalâlettesiniz. Şifâ verdiklerim hariç hepiniz

hastasınız. Zengin ettiklerim hariç hepiniz fakirsiniz. Sizler benim için olun,

ben de size yar ve yardımcı olayım. Ey kulum sen bir şey istersin ben de bir

şey isterim. Eğer benim muradıma uygun olmayan bir şey istemediysen,

benim istediğimi istemen için nefsini zorla. Çünkü sonunda ancak benim

istediğim olacaktır. Kim takdirime teslim olur, verdiğim belâlara

sabrederse, onu katımda çok samimi ve doğru kullardan (sıddîkler)

yazarım. Ey kulum, benden seni daima tek bir halde bulundurmamı ve seni

tek bir duruş üzere bırakmamı isteme! Ben bunu yapmam. Çünkü seni,

bütün sıfatlarımla beraber beni tanıman için yarattım. Seni sürekli afiyet ve

sıhhat üzere bulundurursam, beni sürekli şifâlı olarak tanırsın. O zaman

benim başka sıfatlarımdan ve tecellîlerimden habersiz kalırsın. Eğer bir şey

isteyeceksen benden iste. Sıfatlarıma ve şânıma uygun olarak sana

vereyim.” [378]

Hazret-i Habib-i Ekrem (s.a.v.) duasında buyurmuştur ki: “Allah’ım,

nefsimi sana teslim ettim. Yüzümü sana döndüm. Her işimi sana bıraktım.

Korkarak ve sakınarak sırtımı sana dayadım; rağbetim yalnız sanadır,

ancak senden korkarım. Senden başka sığınacağım yer ve kurtarıcım

yoktur.” [379] Allah’ım, senin verdiğine hiç kimse engel olamaz. Senin mâni

olduğunu da hiç kimse veremez. Sen hükmedince hiç kimse hükmünü

değiştiremez. Allah’tan başka ilah yoktur. O tektir ortağı yoktur. Mülk

O’nundur, hamd sadece O’na mahsustur. O, diriltir ve öldürür. Hayır O’nun

elindedir. O her şeye kadirdir. [380] Dönüş ancak O’nadır. [381] Güç ve kudret

sadece azîz ve Celil olan Allah’ındır.” [382]

Ümmetine de işleri Allah’a ısmarlamayı (tefvîz) öğretip şöyle

buyurmuştur: “Olan oldu ve (sen, olanla) karşılaştığında kaderi yazan

kalemin mürekkebi kurudu.” [383] Ve buyurmuştur ki: “İmanın zirvesi iki

özelliğe bağlıdır. Birincisi Allah tealaya teslimiyet, diğeri ise O’nun

takdirine rıza göstermektir.” [384] Ve buyurmuştur ki; “Mü’minin en üstün

özellikleri tevekkül, tefvîz, teslimiyet, sabır ve rızadır.” Ve buyurmuştur ki:

“Şu beş haslet olmadıkça kulun imanı kemâle ermez. Hakk’a tevekkül,

bütün işlerini O’na ısmarlamak (tefvîz), Allah’ın emirlerine teslimiyet,

Allah’tan gelene sabretmek ve O’nun takdirine râzı olmak.” [385] Ve

buyurmuştur ki: “Tedbir gammını azalt ki, sana takdir edilen seni bulur.

Takdir edilmeyen ise bulmaz.” [386] Ve buyurmuştur ki: “Beş şey

imandandır. Her durumda Allah’a tevekkül etmek, her işi Allah’a

ısmarlamak, Allah’ın bütün emirlerine teslimiyet, belânın ilk geldiği anda

sabretmek ve kazaya râzı olmak.” [387] Ve buyurmuştur ki: “Hayır, Allah’ın

beğenip yarattığındadır.” Ve buyurmuştur ki: “Hayır vâki olandadır.

Öyleyse tefvîz sahibi kişi rahata ermiş, teslim olan kişi de selâmeti bulmuş

(demek)tir.” Ve buyurmuştur ki: “Size lâzım olan güçsüz ve kimsesizlerin

âdeti üzere yaşamaktır. Tedbir ile yorulmayıp işleri takdir olunana havâle

edesiniz. Allah’ın tedbir ve tasarrufuna teslim olasınız.”

Nazm

1- Lîk maksûd-i ezel teslîm-i tost

Ey muselmân bâyedet teslîm cost [248/b]

2- Hurrem ân k’în acz u hayret kût-i ûst

Der-do âlem hofte ender zıll-ı dûst

3- Hem der evvel acz-ı hod-râ û be-dîd

Morde şod dîn-i acâyiz-râ gozîd

4- Ârifân ez-du cihân kâhilter-end

Z’ân ki bî şod yâr harmen mî-berend

5- Kâhilî-râ kerde-end îşân sened

Kâr-ı îşân-râ çu Yezdân mî-koned

6- Kâr-ı Yezdân-râ ne-mî bînend âm

Mî ne-y-âsâyend ez-ked subh u şâm

7- Coz tevekkul coz ki teslîm-i tamâm

Der-gam u râhat heme mekr est u dâm

Nazm (ın tercümesi)

1- Ezelin gayesi senin teslim olmandır. Ey Müslüman, teslimiyet araman

gerek.

2- Ne mutlu gıdası bu âcizlik ve hayret olana; iki âlemde dostun

gölgesinde uyuyana.

3- Böyle kimse evvelde de aczini görmüş, ölüp acuzelerin dinini

seçmiştir.

4- Ârifler iki dünyada da herkesten daha tembeldirler. Çünkü toprağı

sürmeden harman kaldırırlar.

5- Onlar tembelliği dayanak edinmişlerdir. Çünkü onların işlerini Allah

yapar.

6- Allah’ın işini sıradan insanlar göremezler ve sabah akşam zahmetten

geri durmazlar.

7- Sıkıntı ve genişlikte Allah’a tevekkülden ve tamamen teslim olmaktan

başka her şey aldatmacadır, tuzaktır.