ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde
Altıncı Madde
Tokluğun âfetlerini, açlığın yararlarını ve orucun faydalarını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Yemeği o kadar
ye ki o seni taşısın. Sen onu taşıyacak kadar yeme. Yemeği öyle ye ki sen
onu yemiş ol. Onun seni yiyeceği kadar yeme. Eğer sen yemeği yersen,
hepsi ruhuna aydınlık olur. Fakat o seni yerse, yediklerinin hepsi duman
olur.
Rubâî
Der rûze çu ez tab‘ demî pâk şevî
Ender pey-i pâkân to ber eflâk şevî
Ez sûziş-i rûze nûr gerdî çun şem‘
V’ez zulmet-i lokma lokma-i hâk şevî
Rubâî (nin tercümesi)
Oruçlu iken eğer tabiatın(karanlığın)dan bir an temiz olursan; temizlerin
ardınca, feleklere yükselirsin. Orucun yakmasıyla, mum gibi olup ışık
verirsin. Lokmanın zulmetiyle toprağa lokma olursun.
Bir irfân yolcusu (tâlib) bir kâmil zattan kendisine marifet yolunu
açıklamasını istemiştir. O kâmil insan, soru sahibinin çok yediğini bildiği
için, “ Önce git, yemek yemeyi öğren. Sonra da bizimle marifeti konuş”
demiştir.
Bedenin zekâtı oruç ve gece ibadetidir. Bir âbidin her gün oruç tuttuğu,
iftar vakti bir batman [284] yiyecek ile orucunu açtığı, sonra da sabaha kadar
namaz kıldığı bir mürşid-i kâmile söylendiğinde, “ Keşke yarım ekmek
yiyerek uyusaydı daha iyi olurdu” demiştir.
Kıta
Enderûn ez-ta‘âm hâlî dâr
Tâ der-û nûr-i ma‘rifet bînî
Tehî ez-hikmetî be illet-i ân
Ki porî ez-ta‘âm tâ bînî
Kıta (nın tercümesi)
Mideni yemekten boşaltırsan, onda marifet nurunu bulursun. İçinde
hikmetten eser olmamasının sebebi, burnuna kadar yemekle dolu olmandır.
Çok yemek yiyenin sıhhati az, sıkıntısı ağır olur. Midesine düşkün olan ve
diğer nefsanî isteklere önem verenin değeri onlar kadar değersizdir.
Yediklerine önem verenin değeri çıkarttıklarıdır. Çok yemek israftır, azı ise
temizlik ve iffettir. İnsanın açlığı, bütün güzelliklerin en yükseğidir. Beden
ve ruhun en faydalı özelliğidir. Bedenin rahatlığı, az yemededir. Ruhun
rahatlığı, az uykudadır. Aklın rahatlığı, az konuşmadadır. Kalbin rahatlığı,
hırsının ve dikkatinin azlığındadır. Dervişler ancak açlık, uykusuzluk,
suskunluk ve insanlardan uzaklaşarak derviş oldular.
Beyt
Cû‘ u seher u samt u uzlet u zikr ü fikr-i bâ-devâm
Nâ-tamâmân-ı cihân-râ mî-konend înhâ tamâm
Beyt (in tercümesi)
Açlık, seherde uyanıklık, sükut, uzlet, zikir ve sürekli fikir, ham olan
insanları olgunluğa eriştirir.
Hazret-i Peygamber (s.a.v.) ’in açlıktan bükülerek dolaştığı olurdu. Ebû
Hureyre (r.a.) açlıktan kendini kaybedip kıvranırdı. Şeyhimiz Hazret-i
Gavs-ı ulvî [285] İsmail Fakîrullâh Tillovî , (Allah kendisine rahmet eylesin)
bu Hakkı evlâdını yetiştirmek için şöyle demiştir: “ Molla İbrahim! Ben
gecede ve gündüzde tek bir kere, birkaç lokma yemek yerim. Hazırda ne
varsa onu yerim. Herhangi bir yemek ile haftada iki yufka ekmeği yerim. Et
suyu riyâzete engel değildir. Bu ekmeğin aslı, yenilen mazıdır. Altı günde
bir, sadece iki fincan kadar su içerim. Yatsı namazından sonra yatıp
uyurum. Gece kalkınca sabaha kadar ibadet ederim. Pazartesi ve Perşembe
günleri de oruç tutarım.”
Nazm
1-Bend eyle lebin nândan, dolsun güher-i rûze
Gitsün o keder cândan, gelsün hüner-i rûze
2-Bu âlemi bil siccîn, dildir reh-i illiyyîn
Kalbe nazar-ı cân-bîn, virsün nazar-ı rûze
3-Koy nefs bu tedbîri, her hîle vü tezvîri
Meksûr olur her tîrî, olsa siper-i rûze
4-Rûze ne zarar eyler, bin dürlü hüner eyler
Bir başka sefer eyler, sevdâ-yı ser-i rûze
5-Rûze teni râm eyler, ahlâkı tamâm eyler
Hem mest-i müdâm eyler, cânı eser-i rûze
6-Ten zarf-ı mahabbetdir, değil gülşen-i vahdetdir
Cân hacle-i vuslatdır, feth olsa der-i rûze
7-Hakkı gice ol ka’im, hem gündüzi ol sâ’im
Tâ kalbe dola dâ’im şehd ü şeker-i rûze [210/b]
Günümüz Türkçesiyle
1-Ağzını bağla akılsız, oruç cevheri dolsun. Gitsin o keder candan, oruç
hüneri gelsin.
2-Bu âlemi zindan bil, yücelerin yolu gönüldür. Canı gören nazar, kalbe
orucun nazarını versin.
3-Nefis! Bu tedbiri bırak, her hîleyi tuzağı bırak. Türlü oklar kırılıp gider,
siper oruç olur ise.
4-Oruç ne zarar verir? Bin türlü hüner eyler. Bir başka sefer eyler, sırrın
gizliliklerine.
5-Bedene boyun eğdirir, ahlâkı tamam eyler. Her daim mest eder, oruç
ruhu arıtır.
6-Ten muhabbet zarfıdır, gönül vahdet gülşenidir. Can vuslatın gerdeğidir,
oruçla açılırsa.
7-Hakkı! Geceleri kaim, gündüzleri oruçlu ol. Ta ki orucun bal şeker gibi
tadı, kalbe daima dolsun.

