Marifetnâme · Haziran 28, 2026

Tokluğun âfetlerini, açlığın yararlarını ve orucun faydalarını bildirir

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde Altıncı Madde Tokluğun âfetlerini, açlığın yararlarını ve orucun faydalarını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Yemeği o kadar ye …

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Altıncı Madde

Altıncı Madde

Tokluğun âfetlerini, açlığın yararlarını ve orucun faydalarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Yemeği o kadar

ye ki o seni taşısın. Sen onu taşıyacak kadar yeme. Yemeği öyle ye ki sen

onu yemiş ol. Onun seni yiyeceği kadar yeme. Eğer sen yemeği yersen,

hepsi ruhuna aydınlık olur. Fakat o seni yerse, yediklerinin hepsi duman

olur.

Rubâî

Der rûze çu ez tab‘ demî pâk şevî

Ender pey-i pâkân to ber eflâk şevî

Ez sûziş-i rûze nûr gerdî çun şem‘

V’ez zulmet-i lokma lokma-i hâk şevî

Rubâî (nin tercümesi)

Oruçlu iken eğer tabiatın(karanlığın)dan bir an temiz olursan; temizlerin

ardınca, feleklere yükselirsin. Orucun yakmasıyla, mum gibi olup ışık

verirsin. Lokmanın zulmetiyle toprağa lokma olursun.

Bir irfân yolcusu (tâlib) bir kâmil zattan kendisine marifet yolunu

açıklamasını istemiştir. O kâmil insan, soru sahibinin çok yediğini bildiği

için, “ Önce git, yemek yemeyi öğren. Sonra da bizimle marifeti konuş”

demiştir.

Bedenin zekâtı oruç ve gece ibadetidir. Bir âbidin her gün oruç tuttuğu,

iftar vakti bir batman [284] yiyecek ile orucunu açtığı, sonra da sabaha kadar

namaz kıldığı bir mürşid-i kâmile söylendiğinde, “ Keşke yarım ekmek

yiyerek uyusaydı daha iyi olurdu” demiştir.

Kıta

Enderûn ez-ta‘âm hâlî dâr

Tâ der-û nûr-i ma‘rifet bînî

Tehî ez-hikmetî be illet-i ân

Ki porî ez-ta‘âm tâ bînî

Kıta (nın tercümesi)

Mideni yemekten boşaltırsan, onda marifet nurunu bulursun. İçinde

hikmetten eser olmamasının sebebi, burnuna kadar yemekle dolu olmandır.

Çok yemek yiyenin sıhhati az, sıkıntısı ağır olur. Midesine düşkün olan ve

diğer nefsanî isteklere önem verenin değeri onlar kadar değersizdir.

Yediklerine önem verenin değeri çıkarttıklarıdır. Çok yemek israftır, azı ise

temizlik ve iffettir. İnsanın açlığı, bütün güzelliklerin en yükseğidir. Beden

ve ruhun en faydalı özelliğidir. Bedenin rahatlığı, az yemededir. Ruhun

rahatlığı, az uykudadır. Aklın rahatlığı, az konuşmadadır. Kalbin rahatlığı,

hırsının ve dikkatinin azlığındadır. Dervişler ancak açlık, uykusuzluk,

suskunluk ve insanlardan uzaklaşarak derviş oldular.

Beyt

Cû‘ u seher u samt u uzlet u zikr ü fikr-i bâ-devâm

Nâ-tamâmân-ı cihân-râ mî-konend înhâ tamâm

Beyt (in tercümesi)

Açlık, seherde uyanıklık, sükut, uzlet, zikir ve sürekli fikir, ham olan

insanları olgunluğa eriştirir.

Hazret-i Peygamber (s.a.v.) ’in açlıktan bükülerek dolaştığı olurdu. Ebû

Hureyre (r.a.) açlıktan kendini kaybedip kıvranırdı. Şeyhimiz Hazret-i

Gavs-ı ulvî [285] İsmail Fakîrullâh Tillovî , (Allah kendisine rahmet eylesin)

bu Hakkı evlâdını yetiştirmek için şöyle demiştir: “ Molla İbrahim! Ben

gecede ve gündüzde tek bir kere, birkaç lokma yemek yerim. Hazırda ne

varsa onu yerim. Herhangi bir yemek ile haftada iki yufka ekmeği yerim. Et

suyu riyâzete engel değildir. Bu ekmeğin aslı, yenilen mazıdır. Altı günde

bir, sadece iki fincan kadar su içerim. Yatsı namazından sonra yatıp

uyurum. Gece kalkınca sabaha kadar ibadet ederim. Pazartesi ve Perşembe

günleri de oruç tutarım.”

Nazm

1-Bend eyle lebin nândan, dolsun güher-i rûze

Gitsün o keder cândan, gelsün hüner-i rûze

2-Bu âlemi bil siccîn, dildir reh-i illiyyîn

Kalbe nazar-ı cân-bîn, virsün nazar-ı rûze

3-Koy nefs bu tedbîri, her hîle vü tezvîri

Meksûr olur her tîrî, olsa siper-i rûze

4-Rûze ne zarar eyler, bin dürlü hüner eyler

Bir başka sefer eyler, sevdâ-yı ser-i rûze

5-Rûze teni râm eyler, ahlâkı tamâm eyler

Hem mest-i müdâm eyler, cânı eser-i rûze

6-Ten zarf-ı mahabbetdir, değil gülşen-i vahdetdir

Cân hacle-i vuslatdır, feth olsa der-i rûze

7-Hakkı gice ol ka’im, hem gündüzi ol sâ’im

Tâ kalbe dola dâ’im şehd ü şeker-i rûze [210/b]

Günümüz Türkçesiyle

1-Ağzını bağla akılsız, oruç cevheri dolsun. Gitsin o keder candan, oruç

hüneri gelsin.

2-Bu âlemi zindan bil, yücelerin yolu gönüldür. Canı gören nazar, kalbe

orucun nazarını versin.

3-Nefis! Bu tedbiri bırak, her hîleyi tuzağı bırak. Türlü oklar kırılıp gider,

siper oruç olur ise.

4-Oruç ne zarar verir? Bin türlü hüner eyler. Bir başka sefer eyler, sırrın

gizliliklerine.

5-Bedene boyun eğdirir, ahlâkı tamam eyler. Her daim mest eder, oruç

ruhu arıtır.

6-Ten muhabbet zarfıdır, gönül vahdet gülşenidir. Can vuslatın gerdeğidir,

oruçla açılırsa.

7-Hakkı! Geceleri kaim, gündüzleri oruçlu ol. Ta ki orucun bal şeker gibi

tadı, kalbe daima dolsun.