ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Beşinci Madde
Beşinci Madde
Tokluğun kötülüklerini ve açlığın faydalarını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: İnsan kalbindeki
bütün hastalıkların kaynağı aşırı yeme isteğidir. Onun yüzünden gönül
cehennem olmuştur. Bütün kötü huylar ondan çıkmıştır. Onun yüzünden
Hz. Âdem (a.s.) cennetin dışına çıkmıştır. Bu istek, cihan sarayını ruha
zindan etmiştir. Bu aklı, câhil nefsin esîri etmiştir.
Açlığın tadına varan, tokluktan bıkkın olur. Çünkü bilir ki çok yiyen
(kabrinde) yenilmiş olur. Akıllı olan kimse aşırı yeme isteğini terk eder,
nefsini kuvvetlendirmez. Kabir toprağı için bedenini beslemez. Gerçekten
de şehvetli nefis, akla baş kaldırır, Hak tealaya isyan eder; fakat açlık kılıcı,
onu Hakk’ın emirlerine itaat ettirir.
Açlık beden ve ruhun faydasınadır. Nimetler içinde yaşayıp bolca yemek,
her zaman zararlıdır. Ömrünü yeme içmeye harcayan, gerçek hayatı bırakıp
ancak hayal ve serap almış olur. Aşırı yiyenler kendi hayatlarını
yemektedirler. Kendi hayatlarını yiyenlere ölüm (çabuk) gelir. Midesinin
kölesi olan kimsede ne akıl olur, ne şuur, ne göz, ne de kulak. Yemeğe
düşkün olan arzuların kölesi olur. Ömrü hayvan gibi şehvetlerini tatmin ile
geçer.
Açlık ile hayvanî nefis zayıflarsa, o gönülde ruh kuvvet bulur. Nefsin
arzularından kurtulur. İlim ve hikmete kavuşur. Hakk’a yakınlık huzuruna
alışmış olur. Eğer bu beden ağzı bağlı olursa, gönül ağzı açılır. Onunla
gönül gıdası yenilir, aşk içeceği içilir. Boyuna göre irfân kaftanı biçilir. O
nûr ekmeği ile bu fırında pişirilmiş ekmekten geçilir. O temiz içecek ile bu
dünya leşinden uzaklaşılır. O irfân kaftanıyla “vahdet âlemi”ne gidilir. Aşk
kanadı ile evliyâlar topluluğuna karışılır, peygamberler ile seyahat edilir.
İhtiyar olan kişi, delikanlı olarak sonsuzluğa kavuşur. Solgun yanaklar,
kırmızı gül gibi açılır. Rızıkları bolca veren Allah’ın sırları ve nurlarının
yağmurları, gece gündüz o kalbe saçılır. Beden ağzı açılırsa, gönül ağzı
bağlı olur. Beden çöplüğünde gönül, dertli ve tasalı olur. Çünkü toprak
bedenin gıdası, yine topraktır.
(Gıdası toprak değil de) şeker olursa bu takdirde ruh faydasız arzuların
esiri, gönül belâ zindanı, beyin kötü vehimlerin nehri olur. (Artık onun)
bütün sözleri kötü, bütün yaptıkları merdud, bütün halleri hîle ve tuzak olur.
Hayvanî nefis, yeme-içme ile canlı ve zinde olurken, ruh hasta ve üzüntülü
olur.
Çünkü her leziz lokmada o yüce ruha bir ayak bağı, zincir vurulur. O
halde, akıllı olan arpa ekmeğine râzı olur. Az yemek yer, lokması bir parça
olur. Bu şekilde nefsi zayıflar, ruhu ondan kurtulur. Bedeni ve ruhu
muhabbet tatlılığı ile dolup saygın ve itibarlı olur.
Nazm
1-Aceb halâvet-i pinhân virür huluvv-i şikem
Misâl-i çeng olur âdem teni ne bîş ü ne kem
2-Pür olsa ger şikem-i çeng o sâz olur mühmel
Ne nâle eyler o mühmel haşeb ne zîr ve ne bem
3-Dimâğ-ı mi‘den oruçdan yanarsa ey âşık
Bu sîne sûziş ile nâleler ider her dem
4-Şikem-tehî ol u derd ile inle nây-misâl
Şikem-tehî ol u eş‘âr söyle misl-i kalem
5-Misâl-i dûzah olur mi‘de hulk-ı bed nârı
Şikem pür olsa bed ahlâk ile dolar âdem
6-Oruç tutarsan olur dil misâl-i bâğ-ı cinân
Hisâl-i hûb ile gönlün dolar çü hûr u haşem
7-Oruçda Hakkı bulur ilm ü hilm çok hikmet
Bu cism oruçla selîm oldı cân dahi eslem [210/a]
Günümüz Türkçesiyle
1-Karnın boş olması ne acayip, ne gizli tatlılık verir. Ney misali olur
adamın teni; ne dolu, ne boş.
2-Eğer dolu olsa o çalgının içi, artık ses vermez. Ne inler o iş görmez
odun parçası, ne bir ses verir.
3-Midenin dimağı oruçtan yanarsa, ey âşık! Bu sîne yanık nağmelerle
inler her zaman.
4-Karnın boş olsun ki dert ile ney gibi inle. Karnın boş olsun ki kalem
gibi şiirler söyle.
5-Mide cehennem, boğaz yakıcı ateş gibi olur. Karnı tıka basa dolu adam,
kötü ahlak ile dolar.
6-Oruç tutarsan gönlün, cennet bahçeleri gibi olur. Güzel hasletlerle dolar
gönlün, temiz insanlar gibi.
7-Hakkı oruçla bulur; ilim, hilim ve pek çok hikmeti. Bu cisim oruçla
sıhhat buldu, can da selâmeti.

