Marifetnâme · Haziran 28, 2026

Uykunun hakikatının ne olduğunu, avâmın nefislerinin berzahta kaldığını, havâssın ruhunun…

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Dokuzuncu Madde Dokuzuncu Madde Uykunun hakikatının ne olduğunu, avâmın nefislerinin berzahta kaldığını, havâssın ruhunun melekûta yol bulduğunu bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki …

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL · Dokuzuncu Madde

Dokuzuncu Madde

Uykunun hakikatının ne olduğunu, avâmın nefislerinin berzahta kaldığını,

havâssın ruhunun melekûta yol bulduğunu bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir. Uykunun

hakikatı şudur: Nemli yiyecekler kalp damarlarına gevşeklik verip buhârı

kalp ile beyin arasında perde olduğunda gönül, beyin içinde akletme ve etki

etme gücünden mahrum kalır. Hisler ve beden organları bile hareketsiz

kalır. Karaciğer damarları ile bütün beden beslenip büyümesine ve

gelişmesine devam eder. Uyku ancak bedenin bu hâlinden ibarettir ki,

herkesin başına gelir. Gıdaların rütubeti uyku getirdiğinden, çok içmekle

ağır uyku meydana gelir. İçeceklerin balgamıyla gaflet ve unutkanlık artar.

Şu halde uyuyanın kalbi nefsiyle bağlanmış ise, kendi kemâlini kazanmaya

yönelişte etkisiz olup berzah âleminde hapsolunarak rüyaların hayalleriyle

ve karışık rüyalarla başbaşa kalır.

Uyuyanın kalbi nefsine bağımlı değil ise, berzah âlemini geçip yüce

âlemine giderek huzura erer. Aslâ uyumaz. Böylelerinin bedeni uyusa da

kalbi uyumaz. Kemâline yönelmede ve manevî ilerlemede bir nefes geri

kalmaz. Şu halde nefsanî uyku [215/b] tembellik ve gaflettir. Rûhânî uyku,

Hakk’ın huzurudur. Cahilin uykusu, hazır ölümdür. Ârifin uykusu, fikir ve

düşünceleri açar. Avâmın uykusu, çok istek ve düşkünlüktür. Havâssın

uykusu, tam bir yöneliştir. Mânen noksan kalmış gâfilin uykusu vakit kaybı,

kâmilin uykusu ibadetin özüdür.

Bir kâmil zât, bir tekkede on gün misafir kalmış. Bu sürede her gün on

kişilik yemek yer, bütün gece uyur, gün boyu konuşurmuş. Sonunda

mürîdler, onun bu yeme içmesinden, aşırı uykusundan ve çok

konuşmasından nefret edip tekke şeyhine şikâyet etmişler. Bunun üzerine

tekke şeyhi o kimseye demiş ki; “Mübarek evliyânın yolu, az yeme, az

uyuma ve az konuşma iken, sen avâm gibi çok yemeye, çok uyumaya çok

konuşmaya alışmışsın. Bu tekke halkına yük olmuşsun.”

O kâmil misafir bu söze çok şaşırmış şeyhe şu cevabı vermiş; “Eğer

bizden şikâyetçi olan mürîdler irfân ehli olsalardı, şikâyet edeceklerine

teşekkür ederlerdi. Çünkü biz yemek yemeyiz, nûr yeriz. Uyumayız,

Hakk’ın huzuruna gideriz. Lüzumsuz şeyler söylemeyiz, hikmet söyleriz.”

Bu cevap üzerine insaflı şeyh kusurunu itiraf edip o yüce insanı

tekkesinde misafir etmeye devam etmiş. Kendisi ona mürîd ve hizmetçi

olmuş. Onun işaretiyle nice günler açlığa, uykusuzluğa ve suskunluğa

devam etmiş. Böylece o da hikmet nuru ile Hakk’ın huzurunu bulmuş.

Bu olgunluğa ulaşamayan âşık ise, çok yeme ve uyku ile zarar ve

hüsranda kalmış olur.

Nazm

1-Nîm-şeb aşk eyledi dilden yana vâfirce nâz

Çok itâb itdi didi âşık sen eyle h v âbı az

2-Biz seninle giceler tâ subha dek söz söylerüz

Sen ayağın eylemişsin câme-h v âb içre dırâz

3-Gündüzün gafletde sen bizden dahi şeb h v âbda

Ya ne vakt idersin [296] ey âşık bize tatlı niyâz

4-Sen bizi öyle ferâmûş eyledin güyâ ki, sen

Bir dahi râci‘ değilsin aslına gel itme nâz

5-Nîm-şeb kalk ağla derdimle teveccüh kıl bana

Tâ seni cezb eyleyem kûtâh ola râh-ı dırâz

6-Nevm gafletdir ehu’l-mevt olma hayy ol aşk ile

Dinle her şeb sözlerin ma‘lûmun olsun cümle râz

7-Hâzır ol her dem demimden bir hayât-ı tâze bul

Gice Hakkı h v âbı az it h v âbı az it h v âbı az

Günümüz Türkçesiyle

1-Gece yarısı aşk, gönülden yana çokça nazlandı. Çok sitem etti ve dedi

ki; âşık, sen uykuyu az eyle.

2-Biz seninle gecelerde, ta sabaha kadar söz söylerken; senin ayağını

yatağa uzatıp uyuman doğru olmaz.

3-Gündüzleri bizden habersizsin, geceleri uykuda. Ya ne zaman bize tatlı

tatlı yalvaracaksın, ey âşık!

4-Sen bizi öylesine unuttun ki sanki sen, bir daha dönmeyeceksin aslına.

Gel etme naz.

5-Gece yarısı kalk ve ağla; derdimle yönel bana. Ta ki seni cezbedeyim;

uzun yollar kısalsın.

6-Uyku gaflettir, ölümle kardeş olma; aşkla diri ol. Dinle her gece

söylenenleri, bütün sırlar mâlumun olsun.

7-Her an hazırlıklı ol da kanımdan taze hayat bul. Hakkı! Gece uykuyu

azalt, uykuyu azalt, uykuyu azalt.