Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 28, 2026

Uyuyan veya namazı unutan kimse

NAMAZ BÖLÜMÜ · 11 – UYUYAN VEYA NAMAZI UNUTAN KİMSE 435 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan:

NAMAZ BÖLÜMÜ · 11 – UYUYAN VEYA NAMAZI UNUTAN KİMSE

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

435 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hayber seferinden döndüğü vakit

gece yola devam etti. Uykumuz gelince karanlıkta istirahat verdi ve Hz.

Bilal’e; gece bizi bekle (namaza uyandır) buyurdu. Bilâl de yüküne

dayanmış olduğu halde uyuya kaldı. Güneş üstlerine gelinceye kadar ne

Bilâl, ne Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve ne de ashab-ı kirâm

uyanmadılar. İlk defa uyanan yine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

oldu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem heyacanla fırladı, “(Neye

kaldırmadın) ey Bilâl” dedi. Bilâl da, annem babam sana feda olsun ey

Allah’ın Rasûlü, sana gelen uyku bana da galebe çaldı, dedi. Ashab,

yüklerinin yerini biraz değiştirdiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

abdest alıp Bilâl kâmet getirmesini emretti. Bilâl da kamet getirdi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara sabah namazını kıldırdı.

Namazı bitirdiği vakit, “Kim bir namazı kılmayı unutursa hatırlayınca

kılsın, çünkü Allah (c.c) için namazı kıl,” buyurdu.

Yunus şöyle dedi:

İbn-i Şihab âyeti böyle okurdu. (li’z-zikrâ)

Anbese; bu hadisi namazı beni zikir için kıl (li zikrî) şeklinde rivâyet

ederdi. Ahmed bin Salih, KERÂ: Uyuklamak manâsınadır, dedi.(283) [303]

Kafele: Döndü demektir.

Kerâ: Uyuklama ve uyku demektir.

Arresa: Uyumak ve dinlenmek için indi demektir. Rasûl-i Ekrem sallallahu

aleyhi ve sellem ashab-ını dinlendirmek için indiğinden istirahat verdi,

şeklinde tercüme ettik.

İZAH

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

436 – Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan, bir önce geçen haberi şöyle

anlatıldı:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ashaba:

“Size gaflet isabet eden yerinizi değiştirin,” buyurdu. Bilâl’e da, ezan ve

kamet etmesini emretti. (Bilâl) ezan okudu, kamet getirdi. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem de namazı kıldırdı.

Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadisi, Mâlik ve Süfyan bin Uyeyne, Evzaî,

Abdürrezzâk; Ma’mer ve İbn-i İshak’tan rivâyet ettik. Bunlardan hiçbiri

Zührî’nin bu hadisinde ezanı zikretmedi. Yine bunlardan Evzaî ve Ebân el-

Attar’dan başka hiçbirisi bu haberi Ma’mer’e İsnâd etmemiştir.

İZAH

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in sabah namazına uyuyup

kalması uyuyup kalanların nasıl hareket edeceklerini tâlim içindir. Eğer

Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’in başına böyle bir hal gelmemiş

olsa idi, sabah namazını vaktinden geçirenler güneş doğunca nasıl

kılacaklarını bilemezlerdi. Ümmetine tâlim mevzuu bahis olmasa idi,

gözleri uyuyup kalbi uyumayan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

Efendimiz Rabbımız tarafından sabah namazı na uyandırılırdı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

437 – Ebû Katade radıyallahu anh’dan, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem bir seferinde yolda giderken kenara çekildi, onunla birlikte ben de

çekildim. Bana gelenlere bak, dedi. Ben:

İşte bir binitli, şunlar iki binitli, şunlar üç binitli derken birden yedi kişi

toplandık. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize namazlarımızı

kıldırmak için uyumayın, bekleyin, buyurdu.

Namazla sabah namazını kasdediyordu. Ses soluk kesildi, herkes uyuya

kaldı. Uyanamadılar, ancak onları güneşin sıcağı uyandırdı. Yerlerinden

kalkıp az bir vakit gittikten sonra inerek abdest aldılar. Bilâl ezan okudu,

evvelâ sabahın iki rekât sünnetini, sonra farzını kıldılar. Birbirlerine

namazda kusur ettik, diye konuştular. Rasûlullah (s.a.v), “Uykuda

geçirmekte kusur olmaz. Kusur uyanıkken geçirmektir. İçinizden biri

namazı unutursa hatırlayınca kılsın, ikinci günü o namazı vaktinde kılsın.”

buyurdu. [304]

İZAH

Heniyye: Az bir zaman demektir.

İnsan sabah namazına kendisini uyandırmak için bir çalan saat

kullanmalıdır. Çünkü Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem kendilerini

uyandırması için ashabtan Hz. Bilâl’i nöbetçi koymuştur. Tedbirini aldıktan

sonra sabah namazına uyanılamamışsa günahkâr olunmayacağı bildiriliyor.

Tabii ki bu bir alışkanlık haline gelmemek şartı iledir. Geçen bir namaz

kaza edildikten sonra ertesi gün aynı vakitte tekrar kaza edilmesi icap

etmediği, ancak vakti içinde ertesi günün sabah namazının kılınacağını

tenbih ediyor. (bir sonra gelecek 438 no’lu hadis-i ve izahını okuyunuz.)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

438 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in süvarisi, Ebû Katade

radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ceyşül Umera’ya gönderdi diye

evvelki kıssayı anlattı ve bizi kimse uyandırmadı dedi. (sonra şöyle devam

etti) Ancak güneş doğarken uyandık, güneş doğunca namaza heyecanla

üzülerek kalktık!

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Güneş yükselene kadar durun,”

buyurdu. Güneş yükselince, “Sabahın sünnetini kılanlar kılsın,” dedi. Kılan

da kılmayan da kıldı. Sonra Bilâl’a namaz için çağırmasını emretti. Namaza

çağırıldı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kalkıp sabah namazının

farzını kıldırdıktan sonra dönüp:

“Dikkat! Allah’a hamd olsun ki bizi dünya işlerinden bir şey namazımızdan

alıkoymadı. Ama ruhlarımız Allah’ın (c.c) kudretindedir. Onları dilediği

yere gönderdi. Sizden kim yarın sabah namazına tam yetişirse onun gibi bir

sabah namazı kaza etsin,” buyurdu.

İZAH

Ceyşül Ümerâ: Mu’te’ye gönderilen ordunun ismidir. Fakat sabah

namazında uyuyup kalmak Hayber dönüşünde oldu.

Vehilîna: Heyecanlanarak, üzülerek, telâşla, demektir.

Rüveyde: Mühlet ver, yavaş, sakin ol demektir.

Bu hadiste ertesi gün sabah namazını kıldıktan sonra, bir önceki gün

geçirilip kaza edilen namazın da kaza edilmesi bildiriliyor. Fakat fukaha bu

mevzûda bir önceki hadis-i esas almışlardır. Kaza edilen na mazın yeniden

kazasının gerekmediğini, bu hadisin râvisi tarafından galat olarak

sevkedilmiş olabileceğini söylemişlerdir. (Hattâbî Maa’limüssünen)

İbn-i Hazm, el Ahkâm ismindeki eserinin, c. 7, s. 108 de bu mevzu üzerinde

durmuştur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

439 – Aynı haber Ebû Katade radıyallahu anhdan rivâyet, edildi: Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah dilediği yerde ruhunuzu aldı, dilediği

yere gönderdi. (Bilâl’e) kalk namaz için ezan oku” buyurdu, hepsi kalkıp

namaz için abdest aldılar. Güneş biraz yükselince Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem onlara sabah namazını kıldırdı. [305]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

440 – Abdullah bin Ebû Katade’den, o da babasından; bir rivâyette güneş

yükselince Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem abdest alıp onlara sabah

namazını kıldırdı. [306]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

441 – Ebû Katade radıyallahu anhden rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

“Uykuda kusur olmaz, kusur; ancak uyanıkken bir namazın diğer namazın

vakti girene kadar te’hir edilmesidir.” buyurdu. [307]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

442 – Enes bin Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu: “Bir kimse bir namazı unutursa

hatırladığı vakit hemen kılsın. Unutulan namazın kazasından başka keffaret

yoktur.” [308]

İZAH

Bilerek bozulan Ramazan oruçlarında keffaret vardır. Namazlarda ise

keffaret yoktur, namazların keffareti kaza etmektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

443 – İmran bin Husayn radıyallahu anhdan: Rasûl-i Ekrem sallallahu

aleyhi ve sellem bir sefer esnasında ashab-ı (ile birlikte) sabah namazı

vaktinde uyuya kaldılar: Güneşin sıcağıyla uyanabildiler. Güneş az

yükselene kadar biraz gittiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

müezzine ezan okumasını emretti. Müezzin ezanı okuyunca sabah

namazının farzından önce iki rekât sünnet kıldı. Sonra müezzin kamet

getirdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem farzı da kıldırdı. [309]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

444 – Âmr bin Ümeyye ed-Damrî radıyallahu anh’dan:

Bir seferinde Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bulunuyorduk.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazına güneş doğana kadar

uyuya kaldı. Uyanınca:

– “Yerinizden biraz uzaklaşın,” buyurdu. (Biraz uzaklaşınca) Bilal’e ezan

okumasını emretti. Ashab abdest aldılar, sabahın sünnetini kıldılar. Bilâl’e

namaz için kamet getirmesini emretti. Ve onlara sabahın farzını kıldırdı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

445 – Bir önce geçen şu kıssada (Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme

hizmet eden) Zi Mihbar el-Habeşi radıyallahu anhdan şöyle rivâyet edildi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest aldı. Abdest suyundan toprak

bile ıslanmadı ve Bilâl’e emretti, o da ezan okudu. Sonra kalkıp acelesiz iki

rekât namaz kıldı. Yine Bilâl’e namaz için kamet et, buyurdu. Acele

etmeksizin farzı da kıldırdı.

Bir rivâyette Haccac’tan o da Yezid bin Sulayh’den rivâyet etti. Ba na

Habeşli bir zat olan Zi Mihbar haber verdi, dedi.

Ubeyd: Yezid bin Salih, dedi

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

446 – Bu haber, Necaşi’nin oğlan kardeşinin oğlu olan Zi Mihbar’den, Zi

Mihbar şöyle dedi: Müezzin ezanı acele etmeden okudu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

447 – Abdullah bin Mes’ûd radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir. Hudeybiye Musâlahasından Peygamber sallallahu aleyhi ve

sellemle beraber dönmüştük. (Yolda dinlenmek üzere bir yere indik)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizi kim bekleyecek? Buyurdu. Bilâl,

ben, dedi. Güneş doğana kadar hepsi uyuya kaldılar. Evvelâ Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem uyandı ve, “Her zaman kıldığınız gibi

(sünnetiyle) kılın.” buyurdu. Biz de kıldık. “Uyuya kalan veya unutan böyle

kılsın,” buyurdu.

İZAH

Yekleü: Bekler manâsınadır.

Bu rivâyet önce geçen rivâyetlere muhaliftir. Önce geçen rivâyetlerde, bu

olayın Hayber seferi dönüşünde olduğu rivâyet edilmişti. Halbuki

Tabarânî’nin bir rivâyetinde, bu olayın Tebük gazvesinden dönüşte olduğu

rivâyet ediliyor. Bu olayın bir kaç defa olduğunu söyleyerek bu hadislerin

arasını cem etmek mümkün olduğu gibi, bu olayın Hayber dönüşünde

olduğunu bildiren 435 no. lu hadisi sıhhat bakımından tercih etmek de

mümkündür: (Menhel c. 4, s. 42)