ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Birinci Madde
Birinci Madde
Uzleti Kur’ân âyetleri ve kudsî hadislerle bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Hak teala kullarına merhamet edip insanlardan
ayrı kalmanın sürekli huzuru getirdiğini duyurmuştur. Nitekim Kelâm-ı
Kadîm’inde şöyle buyurmuştur:
“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru olunca dalalette olan
kimse size zarar vermez.” (Mâide, 5/105) “Sen onlara aldırma ve Allah’a
dayan.” (Nisâ, 4/81) “(Rasûlüm) sen “Allah” de, sonra onları bırak,
daldıkları bataklıkta oyalanadursunlar.” (En’âm, 6/91) “Zulmedenlere
meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin
Allah’tan
başka
dostlarınız
yoktur.
Sonra
(O’ndan
da)
yardım
göremezsiniz.” (Hûd, 11/113) “(İçlerinden biri şöyle demişti:) Madem ki siz
onlardan ve onların Allah’ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan
uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve
işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın.” (Kehf, 18/16) “Sabah akşam
Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sabret.
Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi
anmaktan gâfil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan
kimseye boyun eğme.” (Kehf, 18/28) “Artık her kim Rabbine kavuşmayı
umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.”
(Kehf, 18/110) “Sizden de, Allah’ın dışında taptığınız şeylerden de
uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki, (senin için) Rabbime dua
etmekle bedbaht olmam.” (Meryem, 19/48)
“(Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesîlesi)
kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla
görmektedir.” (Furkan, 25/20) “Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz)
dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar
gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.” (Furkan, 25/44) “İyi bilin ki
onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)”
(Şuarâ, 26/77) “Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya
hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.” (Necm, 53/29)
“Ve şüphesiz en son varış Rabbinizedir.” (Necm, 53/42) “Ey iman edenler!
Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan
sakının.” (Teğâbun, 64/14) “(Rasûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime
yalvarırım ve O’na kimseyi ortak koşmam.” (Cin, 72/20) “Rabbinin adını
an. Bütün varlığınla O’na yönel. O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan
başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O’nun himâyesine sığın. Onların
söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.” (Müzzemmil, 73/ 8-10)
Hadis-i kudsîde şöyle buyurulmuştur: “ Ey Âdemoğlu! Mezara tek başına
gireceğini çok iyi bildiği halde insanlarla ünsiyet kurmaya çalışana
şaşarım.” “ Ey Âdemoğlu! İnsanları aydınlatmak için kendisini yakan lamba
gibi olma.” “ Ey Âdemoğlu! İnsanlarla ünsiyet kurup dururken benimle
ünsiyeti nasıl istersin? Bana kavuşmayı yalnızlıkta ara.” “ Ey Âdemoğlu!
Dostların eğer günahlarının kokusunu duyabilselerdi aslâ seninle
oturmazlardı. Ben ise ayıpları örten (Settâr) ve yumuşak huyluyum
(Halîm).” “ Ey Âdemoğlu! İnsanlar senin günahlarını bilselerdi içlerinden
bir tanesi bile seninle konuşmazdı. Ben ise günahları affedenim ve
merhametliyim.”
Şiir
1-Râhatî yâ ihvetî fî-halvetî
Ve belâ’u küllehû fi’l-işreti
2-Küllü mâ-sahibtu kavmen muddeten
Ezheru ve e‘îbû ve eyyidu zilletî [221/b]
3-Lem ecid min hum halîlen sâdikan
Yahfezu’l-vudde ve yer‘î hurmetî
4-Mâ-inkitâ‘i anhum istihkârihum
Bel-ra’eytu izzetî fî-uzletî
Şiir (in tercümesi)
1-Kardeşlerim! Rahatım yalnızlığımdadır. Belâların hepsi de çokluğa
karışmamdadır.
2-Ne zaman ki, bir toplulukla sohbet ettiysem; beni hakîr görüp
ayıplamışlardır.
3-İçlerinde sâdık bir dost bulamadım. Dostluğu koruyup, hürmeti gözeten.
4-Onlardan ayrılmam, onları hakîr gördüğümden değildir. Aksine izzeti
uzlette gördüğümdendir.

