Marifetnâme · Haziran 28, 2026

Uzleti Kur’ân âyetleri ve kudsî hadislerle bildirir

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Birinci Madde Birinci Madde Uzleti Kur’ân âyetleri ve kudsî hadislerle bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki Hak teala kullarına merhamet edip insanlardan ayrı kalmanın sürekli …

ÜÇÜNCÜ FEN · İKİNCİ BÂB · DÖRDÜNCÜ FASIL · Birinci Madde

Birinci Madde

Uzleti Kur’ân âyetleri ve kudsî hadislerle bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Hak teala kullarına merhamet edip insanlardan

ayrı kalmanın sürekli huzuru getirdiğini duyurmuştur. Nitekim Kelâm-ı

Kadîm’inde şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru olunca dalalette olan

kimse size zarar vermez.” (Mâide, 5/105) “Sen onlara aldırma ve Allah’a

dayan.” (Nisâ, 4/81) “(Rasûlüm) sen “Allah” de, sonra onları bırak,

daldıkları bataklıkta oyalanadursunlar.” (En’âm, 6/91) “Zulmedenlere

meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin

Allah’tan

başka

dostlarınız

yoktur.

Sonra

(O’ndan

da)

yardım

göremezsiniz.” (Hûd, 11/113) “(İçlerinden biri şöyle demişti:) Madem ki siz

onlardan ve onların Allah’ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan

uzaklaştınız, o halde mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve

işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın.” (Kehf, 18/16) “Sabah akşam

Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sabret.

Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi

anmaktan gâfil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan

kimseye boyun eğme.” (Kehf, 18/28) “Artık her kim Rabbine kavuşmayı

umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.”

(Kehf, 18/110) “Sizden de, Allah’ın dışında taptığınız şeylerden de

uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki, (senin için) Rabbime dua

etmekle bedbaht olmam.” (Meryem, 19/48)

“(Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesîlesi)

kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla

görmektedir.” (Furkan, 25/20) “Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz)

dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar

gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.” (Furkan, 25/44) “İyi bilin ki

onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)”

(Şuarâ, 26/77) “Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya

hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.” (Necm, 53/29)

“Ve şüphesiz en son varış Rabbinizedir.” (Necm, 53/42) “Ey iman edenler!

Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan

sakının.” (Teğâbun, 64/14) “(Rasûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime

yalvarırım ve O’na kimseyi ortak koşmam.” (Cin, 72/20) “Rabbinin adını

an. Bütün varlığınla O’na yönel. O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan

başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O’nun himâyesine sığın. Onların

söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.” (Müzzemmil, 73/ 8-10)

Hadis-i kudsîde şöyle buyurulmuştur: “ Ey Âdemoğlu! Mezara tek başına

gireceğini çok iyi bildiği halde insanlarla ünsiyet kurmaya çalışana

şaşarım.” “ Ey Âdemoğlu! İnsanları aydınlatmak için kendisini yakan lamba

gibi olma.” “ Ey Âdemoğlu! İnsanlarla ünsiyet kurup dururken benimle

ünsiyeti nasıl istersin? Bana kavuşmayı yalnızlıkta ara.” “ Ey Âdemoğlu!

Dostların eğer günahlarının kokusunu duyabilselerdi aslâ seninle

oturmazlardı. Ben ise ayıpları örten (Settâr) ve yumuşak huyluyum

(Halîm).” “ Ey Âdemoğlu! İnsanlar senin günahlarını bilselerdi içlerinden

bir tanesi bile seninle konuşmazdı. Ben ise günahları affedenim ve

merhametliyim.”

Şiir

1-Râhatî yâ ihvetî fî-halvetî

Ve belâ’u küllehû fi’l-işreti

2-Küllü mâ-sahibtu kavmen muddeten

Ezheru ve e‘îbû ve eyyidu zilletî [221/b]

3-Lem ecid min hum halîlen sâdikan

Yahfezu’l-vudde ve yer‘î hurmetî

4-Mâ-inkitâ‘i anhum istihkârihum

Bel-ra’eytu izzetî fî-uzletî

Şiir (in tercümesi)

1-Kardeşlerim! Rahatım yalnızlığımdadır. Belâların hepsi de çokluğa

karışmamdadır.

2-Ne zaman ki, bir toplulukla sohbet ettiysem; beni hakîr görüp

ayıplamışlardır.

3-İçlerinde sâdık bir dost bulamadım. Dostluğu koruyup, hürmeti gözeten.

4-Onlardan ayrılmam, onları hakîr gördüğümden değildir. Aksine izzeti

uzlette gördüğümdendir.