DÖRDÜNCÜ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Yedinci Madde
Yedinci Madde
Zühd ehli ile irfân ehlinin yani ebrâr ile Yezdân’a mânen yaklaştırılmış
olanların (mukkarrabûn) farklarını bildirir.
Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Zahid
yürüyendir, ârif ise uçandır. Âlim söylediği şeylerin aşağısındadır, ârif
sözünden yüksektedir. Ârif, dünya ve âhiret ehli olanlara marifeti vasfetmez
ve Allah dostlarından başkasına bunu söylemez. Ârifin susması faydalı,
konuşması güzeldir. Ârif, marifetiyle Allah’a yakındır, onun için
insanlardan uzaktır. Ve O’na muhtaçtır, bu sebeple herkesten müstağnîdir.
Sadece O’na karşı zelildir, bu sebeple herkesten azîzdir.
Zahidin ibadeti (insanlara) bir bağ (alâka) iledir, ârifin ibadet ve tâatı ise
manevî lezzet (halâvet) iledir. Zahid âhireti ister, ârif ise Mevlâ’yı talep
eder. Zahid nefsiyle, ârif ise Rabb’iyle beraberdir. Zahid nefsinin ve
hevâsının kuludur, ârif ise sadece Mevlâ’nın kuludur. [269/a]
Zahid Hakk’ı lisanıyla zikreder, ârif ise O’nu can u gönülden zikreder.
Zahidin kalbi sebeplere bağlıdır, ârifin canı âlemlerin Rabb’i ile beraberdir.
Mü’min Allah’ın nuruyla bakar, ârif ise Allah ile bakar. Mü’min Allah’ın
ipine sımsıkı tutunur, ârif ise Allah’a tutunur. Mü’min zikirle mutmain olur,
ârif ise Allah’la huzur bulur. Mü’minin kalbi vardır, ârifin Mukallib’i
vardır.
İnsanlar nefse perdedir, nefis ise ilâhî dergâha perdedir. Şu halde halkı
terk eden nefsinden haberdar olur. Nefsini terk eden ise ârif olur. Ârif
cisimden ruha geçmiş, ruhunu da marifetine feda etmiştir. Âlimin işi gücü
talep etmektir, âbid ise zevk ve sürûr içindedir. Zahid nefsiyle insanlara
bakıp onların husumetleri sebebiyle ıstırap çeker. Ârif ise Mevlâ’sıyla
mahlûkata bakar ve herkese şefkat gösterip rahat eder. Arif kalbiyle
huzurdan gitmez ve ruhuyla mâsivâyı gözetlemez. Ârifin kalbi her türlü
istek ve arzudan uzak olduğundan hoştur. Nitekim onun eli her sebepten
uzak ve boştur. Ârifin bir rahatı yok iken her rahatta hissesi vardır, hiçbir
nimeti yok iken her nimette payı vardır. Arifin nazarında iki cihanın değeri
yoktur.
Çünkü o, kendi sırrında bunları Yaratan’ı (Mükevvin) bulmuştur. Ârifin
nefsi dünyasını, ruhu ise âhiretini terk etmiş ve sırrı Mevlâsına yetmiştir.
Çünkü Allah’a giden yolun mesafesi dünya ve âhirettir. Onlardan geçen
Hak ile huzur bulur. Arifin nazarında hakikat, her zaman var olan bir
ezeldir. Allah’tan başkası (mâsivâ) ise, mecaz olup ihmal edilebilecek
şeylerdir. Onun için bir olan Allah her şeye bedeldir.
Naklolunmuştur ki: Bağdad ’ta Şiblî adında bir ârif varmış. Bir gün testi
satan bir dükkânın yanından geçerken testici demiş ki: “Bir’den başkası
yoktur.” Şiblî hemen orda bir sayha atıp: “Bir’den başkası var mıdır?”
demiştir. Böylece ârife bir işaret yeterli olmuştur. Arifin azığı, Allah’ın
zikridir. Âbidin gıdası ise su ve ekmektir. Ârifin kıblesi vuslat nurudur,
aklına güvenerek iflas edenin kıblesi hayaldir. Ârifin kıblesi merhametli
olan Allah’tır, gâfilin kıblesi ise altın ve gümüştür.
Nazm
1- Katresin bahrden ammâ cemed olmuş mâsın
Benliğin korsan eger katre değil deryâsın
2- Aşk deryâsına sal kendini havf itme sakın
Geç hevâdan ki yem-i aşka habâb-âsâsın
3- Bahr ile bahrsın emvâc ile mahkûm-ı hevâ
Aşk ile ârif-i Hak ilm ile Mevlânâ’sın
4- Tarabın aşk gamıdır ta‘abın nefs ü hevâ
Aşkdır mûnis-i cân gayr ile ber-gavgâsın
5- Gâh dil gâh zebân gâh iyân gâh beyân
Gâhî âyîne gehî tûti-i şekker-hâsın
6- Hod-bîn oldunsa dolar hâne-i dil ceng ü cedel
Bî-hod oldunsa kamu halk ile hem tenhâsın
7- Mahv idüp varlığını aşk ile var ol Hakkı
Aşksız pâdişeh olsan dahi sen lâlâsın
Günümüz Türkçesiyle
1- Deryada damlasın amma, donmuş sudan ibaretsin. Benliği bırakırsan
şayet, damla değil, deryasın.
2- Aşk deryasına sal kendini, korkma sakın. Hevesi terk et, aşk denizinde
kabarcıklar gibisin.
3- Denizle denizsin amma, dalgalarla hevese mahkûmsun. Aşk ile ârif-i
billah olursun, ilim ile Mevlânâ olursun.
4- Sevincin aşkındandır, yorgunluğun hevesten. Canına dost olan aşktır,
gayrısıyla kavgalısın.
5- Bazen gönül, bazen dil, bazen açık, bazen açıklıksın. Bazen aynasın,
bazen de tatlı dille şeker ezen papağansın.
6- Bencilsen eğer, gönül evinde hep çekişmedesin. Kendinden geçtinse,
halk içinde Allah ile berabersin.
7- Hakkı! varlığı yok say, aşk ile var ol. Aşksız pâdişâh olsan dahi, sen
kölesin.

