Marifetnâme · Haziran 28, 2026

Zühd ehli ile irfân ehlinin yani ebrâr ile Yezdân’a mânen yaklaştırılmış olanların…

DÖRDÜNCÜ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Yedinci Madde Yedinci Madde Zühd ehli ile irfân ehlinin yani ebrâr ile Yezdân’a mânen yaklaştırılmış olanların (mukkarrabûn) farklarını bildirir. Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları …

DÖRDÜNCÜ BÂB · BİRİNCİ FASIL · Yedinci Madde

Yedinci Madde

Zühd ehli ile irfân ehlinin yani ebrâr ile Yezdân’a mânen yaklaştırılmış

olanların (mukkarrabûn) farklarını bildirir.

Ey azîz! Bilinmelidir ki Allah dostları şöyle demişlerdir: Zahid

yürüyendir, ârif ise uçandır. Âlim söylediği şeylerin aşağısındadır, ârif

sözünden yüksektedir. Ârif, dünya ve âhiret ehli olanlara marifeti vasfetmez

ve Allah dostlarından başkasına bunu söylemez. Ârifin susması faydalı,

konuşması güzeldir. Ârif, marifetiyle Allah’a yakındır, onun için

insanlardan uzaktır. Ve O’na muhtaçtır, bu sebeple herkesten müstağnîdir.

Sadece O’na karşı zelildir, bu sebeple herkesten azîzdir.

Zahidin ibadeti (insanlara) bir bağ (alâka) iledir, ârifin ibadet ve tâatı ise

manevî lezzet (halâvet) iledir. Zahid âhireti ister, ârif ise Mevlâ’yı talep

eder. Zahid nefsiyle, ârif ise Rabb’iyle beraberdir. Zahid nefsinin ve

hevâsının kuludur, ârif ise sadece Mevlâ’nın kuludur. [269/a]

Zahid Hakk’ı lisanıyla zikreder, ârif ise O’nu can u gönülden zikreder.

Zahidin kalbi sebeplere bağlıdır, ârifin canı âlemlerin Rabb’i ile beraberdir.

Mü’min Allah’ın nuruyla bakar, ârif ise Allah ile bakar. Mü’min Allah’ın

ipine sımsıkı tutunur, ârif ise Allah’a tutunur. Mü’min zikirle mutmain olur,

ârif ise Allah’la huzur bulur. Mü’minin kalbi vardır, ârifin Mukallib’i

vardır.

İnsanlar nefse perdedir, nefis ise ilâhî dergâha perdedir. Şu halde halkı

terk eden nefsinden haberdar olur. Nefsini terk eden ise ârif olur. Ârif

cisimden ruha geçmiş, ruhunu da marifetine feda etmiştir. Âlimin işi gücü

talep etmektir, âbid ise zevk ve sürûr içindedir. Zahid nefsiyle insanlara

bakıp onların husumetleri sebebiyle ıstırap çeker. Ârif ise Mevlâ’sıyla

mahlûkata bakar ve herkese şefkat gösterip rahat eder. Arif kalbiyle

huzurdan gitmez ve ruhuyla mâsivâyı gözetlemez. Ârifin kalbi her türlü

istek ve arzudan uzak olduğundan hoştur. Nitekim onun eli her sebepten

uzak ve boştur. Ârifin bir rahatı yok iken her rahatta hissesi vardır, hiçbir

nimeti yok iken her nimette payı vardır. Arifin nazarında iki cihanın değeri

yoktur.

Çünkü o, kendi sırrında bunları Yaratan’ı (Mükevvin) bulmuştur. Ârifin

nefsi dünyasını, ruhu ise âhiretini terk etmiş ve sırrı Mevlâsına yetmiştir.

Çünkü Allah’a giden yolun mesafesi dünya ve âhirettir. Onlardan geçen

Hak ile huzur bulur. Arifin nazarında hakikat, her zaman var olan bir

ezeldir. Allah’tan başkası (mâsivâ) ise, mecaz olup ihmal edilebilecek

şeylerdir. Onun için bir olan Allah her şeye bedeldir.

Naklolunmuştur ki: Bağdad ’ta Şiblî adında bir ârif varmış. Bir gün testi

satan bir dükkânın yanından geçerken testici demiş ki: “Bir’den başkası

yoktur.” Şiblî hemen orda bir sayha atıp: “Bir’den başkası var mıdır?”

demiştir. Böylece ârife bir işaret yeterli olmuştur. Arifin azığı, Allah’ın

zikridir. Âbidin gıdası ise su ve ekmektir. Ârifin kıblesi vuslat nurudur,

aklına güvenerek iflas edenin kıblesi hayaldir. Ârifin kıblesi merhametli

olan Allah’tır, gâfilin kıblesi ise altın ve gümüştür.

Nazm

1- Katresin bahrden ammâ cemed olmuş mâsın

Benliğin korsan eger katre değil deryâsın

2- Aşk deryâsına sal kendini havf itme sakın

Geç hevâdan ki yem-i aşka habâb-âsâsın

3- Bahr ile bahrsın emvâc ile mahkûm-ı hevâ

Aşk ile ârif-i Hak ilm ile Mevlânâ’sın

4- Tarabın aşk gamıdır ta‘abın nefs ü hevâ

Aşkdır mûnis-i cân gayr ile ber-gavgâsın

5- Gâh dil gâh zebân gâh iyân gâh beyân

Gâhî âyîne gehî tûti-i şekker-hâsın

6- Hod-bîn oldunsa dolar hâne-i dil ceng ü cedel

Bî-hod oldunsa kamu halk ile hem tenhâsın

7- Mahv idüp varlığını aşk ile var ol Hakkı

Aşksız pâdişeh olsan dahi sen lâlâsın

Günümüz Türkçesiyle

1- Deryada damlasın amma, donmuş sudan ibaretsin. Benliği bırakırsan

şayet, damla değil, deryasın.

2- Aşk deryasına sal kendini, korkma sakın. Hevesi terk et, aşk denizinde

kabarcıklar gibisin.

3- Denizle denizsin amma, dalgalarla hevese mahkûmsun. Aşk ile ârif-i

billah olursun, ilim ile Mevlânâ olursun.

4- Sevincin aşkındandır, yorgunluğun hevesten. Canına dost olan aşktır,

gayrısıyla kavgalısın.

5- Bazen gönül, bazen dil, bazen açık, bazen açıklıksın. Bazen aynasın,

bazen de tatlı dille şeker ezen papağansın.

6- Bencilsen eğer, gönül evinde hep çekişmedesin. Kendinden geçtinse,

halk içinde Allah ile berabersin.

7- Hakkı! varlığı yok say, aşk ile var ol. Aşksız pâdişâh olsan dahi, sen

kölesin.