-3. CİLT- · 63 – ARAFATTA VAKFE YERİ




1919 – Yezid bin Şeyban radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Ensardan İbn-i Mirba bize geldi. O sırada biz Arafat’ta bir yerde bulunuyorduk ki, Amr o mahalli, imamın vakfe yerinden uzak görüyordu. İbn-i Mirba: Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in size gönderdiği elçisiyim. Size şöyle buyuruyor: “Bulunduğunuz meşâirde vakfelerinizi yapınız. Siz babanız Hz. İbrahim’in âdetinden bir âdet üzerinde bulunuyorsunuz.” [3]
İZAH
İrs: Miras manâsına olduğu gibi önce geçenlerin sünnet ve âdeti üzerine olmak manâsına gelir. Çünkü Arafat’ta vakfe Hz. İbrahim’in sünnetidir. Kureyş, Humus bid’atı ile bunu terk etmişlerdi. Meşâr: Hac fiillerinin yapıldığı yerlerin ismidir. Cemi meşâirdir, yani sizler bulunduğunuz yerde vakfe yapabilirsiniz. Çünkü hepiniz Arafat sınırları içerisindesiniz, demektir. Bu hadis-i şerif Arafat hududu içerisinde bulunan her semtte vakfenin caiz olacağına delildir.

