Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Arafat’ta vakfeye yetişemeyenin durumu

-3. CİLT- · 69 – ARAFAT’TA VAKFEYE YETİŞEMEYENİN DURUMU 1949 – Abdurrahman bin Ya’mer ed-Deylî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Arafat’ta …

-3. CİLT- · 69 – ARAFAT’TA VAKFEYE YETİŞEMEYENİN DURUMU

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1949 – Abdurrahman bin Ya’mer ed-Deylî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Arafat’ta bulunuyordu, yanına vardım. Necit’ten bazı kimseler veya bir bölük cemaat geldi. Bir adama emrettiler. O da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme hac nasıl yapılacak, diye seslendi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de bir adama emretti, o da hac arefe günüdür, diye yüksek sesle ilan etti. Kim Müzdelife gecesi sabah namazından önce Arafat’a gelir (vakfe yaparsa) haccı tamamdır. Mina günleri üç gündür. Kim iki günde acele eder (Mekke’ye inerse) ona bir günah yoktur. Üçüncü güne tehir ederse yine bir vebal yoktur. Sonra terkisine bir kimse aldı. Aynı şeyleri yüksek sesle ilan edip duruyordu. Ebû Dâvud dedi ki: Mihran da, Süfyan’dan böylece rivâyet etti ve, “Hac, Hac” diye bu lâfzı iki kere söyledi. Yahya bin Said el Kattân da Süfyan’dan rivâyet etti, “Hac” lâfzını bir kere söyledi. [24]

İZAH

Bu hadis-i şerif haccın rükûnlarından birinin Arefe günü Zevalden bayram sabahına kadar isterse bir an olsun Arafat’ta vakfe olduğunu; bir an da olsa bu arada vakfede bulunamayanların haccının olamayacağı hakkında nastır. Arafat’ta vakfenin vacib olan vakti zevalden güneş batana kadardır. Gündüz yetişemeyen bir hacı adayı bayram gecesi Arafat’a yetişse yine haccın rüknünün birini yerine getirmiş olur. Arefe günü güneş batana kadar durmak vacibtir. Güneş batmadan Müzdelife’ye inene ittifakla kurban lâzım gelir. Daha güneş battıktan sonra Arafat’a geri dönerse İmam Azam’a göre kurban yine kesilmesi lâzımdır. Malik ve Şâfiî’ye göre dönerse ceza sakıt olur. Mina’da birinci gün Kurban günü sayılır. İkinci, üçüncü ve dördüncü günler teşrik günleridir. Teşrik günlerinin ikinci günü sayılan bayramın üçüncü günü Mekke’ye inmekte bir vebal olmadığı gibi teşrik günlerinin üçüncü günü sayılan bayramın dördüncü günü inmekte de bir vebal yoktur. Hatta daha sevabtır, çünkü dördüncü günün taşlarını atmak sünnettir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1950 – Urve bin Mudarris et-Taî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Müzdelife’yi kastederek vakfe yerinde ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme geldim ve Ey Allah’ın Rasûlü, ben Tay dağından geldim, vasıtamı yordum. Nefsimi meşakkate düşürdüm. Allah’a yemin olsun ki üzerinde vakfe yapmadığım hiçbir kum tepesi bırakmadım, benim haccım oldu mu? Dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Bizimle şu (bayram sabahı) (namazına kim yetişir, bundan önce gece veya gündüzün bir kısmında Arafat’a gelir, vakfede bulunursa haccı tamam olur ve (Taş ve kurbandan sonra) saç ve sakalından keser,” buyurdu. [25]

İZAH

Eklektü: yordum, meşakkate düşürdüm. Habl: Tepe, kum yığını. Tefes: Bıyıklardan tıraş etmek, tırnakları kesmek, ihramdan çıkmak, diğer bir nüshada (Cebeley Tayyiin) dir. Tay kabilesine ait iki dağdan, bu dağların adı “Ece ve Selma dağlarıdır.” Müzdelife’de vakfe vacibtir. Orada vakfenin vakti İmam-ı Azam’a göre, şafakla güneşin doğması arasında yapılır. Şafak atmadan Mina’ya inen şahsa vacibi terk ettiği için kurban lâzım gelir. İş sahibleri, Hastalar, eşya taşıyanlar, gece yarısından sonra inebilirler.