Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Azil

NİKAH BÖLÜMÜ · 49 – AZİL 2170 – Ebû Said radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında azilden bahsedildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Sizden …

NİKAH BÖLÜMÜ · 49 – AZİL

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2170 – Ebû Said radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında azilden bahsedildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Sizden biriniz bunu niçin yapıyor?” buyurdu. “Sizden biriniz bunu yapmasın buyurmadı. Sonra sözlerine şöyle devam etti: Yaratılmış hiçbir nefis yok ki, onu yaratan Allah olmasın” [162]

İZAH

Azil, cinsî munasebet esnasında meniyi dışarı akıtmak demektir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bu hadisinde kesin olarak azil yapmasın buyurmamış, fakat Allah takdir ettikten sonra da onu hiçbir şeyin önleyemeyeceğini ifade için, neye azil yapıyor, buyurmuştur.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2171 – Ebû Said el-Hudrî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Bir adam şöyle dedi. Ey Allah’ın Rasûlü benim bir cariyem var. Onun hamile kalmasını istemiyorum, erkeklerin arzu ettiğini (cimayı) istiyorum. Onun için ondan azil yapıyorum. Yahudilerse azlin, çocukları diri diri toprağa gömmenin küçüğü olduğunu söylüyorlar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Yahudiler yalan söylemiştir. Allah onu yaratmak istemişse senin onu engellemeye gücün yetmez,” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2172 – İbn-i Muhayriz radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Mescide girmiştim. Eba Said el-Hudrî’yi gördüm, yanına oturdum. Ona azlin hükmünden sordum. Eba Said: Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile Benî Mustalık gazvesinde beraber bulunduk, Arab esirlerinden esirler elde ettik. Kadınlara arzu duymuştuk. Bekarlıkta bize artık zor gelmeye başlamıştı. (Cariyelerin hamile kalmasını istemiyor. Satılıp karşılık almak istiyorduk. Azil yapmak istedik, sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken ona sormadan kendi kendimize azil yapıyoruz, dedik. Ve azilden sorduk. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Azil yapmanız aleyhinize değildir. Kıyamete kadar yaratılacak olan ne kadar insan varsa, muhakkak yaratılacaktır,” buyurdu. [163]

İZAH

Azil: Kadınla cima ederken meni geleceği sırada onu rahme değil de dışarıya atmaktır. Fida: Cariyeleri satıp, karşılığında alınan para. Cariyenin efendisinden çocuğu olursa cariye çocuğun annesi olduğundan onu satamaz. Bunun için cariyenin hamile kalmamasını satılıp karşılık almayı istiyorduk, diyor: Azil caiz midir? Şâfiî ta’lîkan, Sülayman-ı Teymi’den o da Amr Şeybanî’den o da İbn-i Mesud’dan azil hakkında, “O, toprağa gizlice diri çocuk gömmektir,” diye rivâyet etti. Şâfiî, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın ashabından çok kimselerden rivâyet edildi. Hepsi azle ruhsat verdiler, onda beis görmediler, diyor. Beyhakî: Ashabtan Sad bin Ebû Vakkas, Ebû Eyyub el-Ensârî, Zeyd bin Sâbit, İbn-i Abbas’tan başkaları Ali radıyallahu anh’dan Habbab bin Eret’ten, Câbir bin Abdullah’tan ruhsat verildiği hakkında rivâyette bulundu. Hz. Ali ve İbn-i Mes’ûd’dan maruf olan rivâyet azlin mekruh oluşudur. Tâbiînden azle ruhsat: Tabiinden Said bin Müseyyeb’ten, Tavus’tan rivâyet edildi. Ebû Hanife, Şâfiî ve İmam Malik’in görüşleri şöyledir: Şâfiî men edilmesi tarafını tutmuştur. Ahmed bin Hanbel’in görüşü: Cariye’den izinsiz azil yapılabilir. Hürre olan kadının izni olmadan azil yapılamaz. Ebû Hanife ve taraftarları azle ruhsat verenlerdendir. Ahmed bin Hanbel’in taraftarlarından bazıları azlin haramlığına hüküm ettiler, bazıları da mübahlığa. Azlin mekruh oluşu Hz. Ömer, Hz. Ebûbekir, Hz. Ali ve İbn-i Mes’ûd’dan rivâyet edilmiştir. Müslim’in Sahihi’nde rivâyeti Said bin Ebû Vakkas radıyallahu anh’dan rivâyet göre, “Bir adam Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek ben ailemden azil yapıyorum, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Neden azil yapıyorsun?” diye sordu. Adam çocuğumdan veya çocuklarımdan korkuyorum, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Eğer o, bir kimseye zarar verseydi, Faris ve Rum’a zarar verirdi.” buyurdu. Buhâri ve Müslim de Câbir radıyallahu anh’dan rivâyet göre; “Kur’an inip dururken biz azil yapıyorduk, eğer nehiy olunacak bir şey olsa Kur’an ondan nehyederdi” denilmiştir. Netice olarak azle ruhsat varsa da kerahetten hâlî değildir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2173 – Câbir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Ensardan bir kimse Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve şöyle dedi: Benim bir cariyem var, ona uğruyorum (cima ediyorum, hamile kalmasını) da istemiyorum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: – “İstersen ondan azilde bulun, ona takdir buyrulan (çocuk) ona gelir,” buyurdu. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: – O kimse bir müddet eğleşti. Sora Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’a gelip şöyle dedi: – “Ben sana ona mukadder olan gerçekten gelir diye haber vermiştim” buyurdu.