MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 26 – BAŞKASININ YERİNE HAC YAPMAK







1809 – Abdullah bin Abbas radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Fadl bin Abbas Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in terkisinde bulunuyordu. Has’am kabilesinden bir kadın da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e fetvâ istemeye gelmişti. Fadl radıyallahu anh da kadına, kadın da Fadl radıyallahu anha bakıyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de Fadl’ın yüzünü öte tarafa çevirmeye başladı. Kadın, Ey Allah’ın Rasûlü hac Allah’ın kullarına farz kıldığı bir emirdir. Babam yaşı kemalini bulmuş bir ihtiyar, devesi üzerinde durmaya bile gücü yetmez. Ben onun namına hac yapabilir miyim, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de, “Evet yapabilirsin” buyurdu. Bu olay Veda Haccı’nda idi. [568]



1810 – Hafs bin Ömer dedi ki: Amir oğullarından bir adam, Ey Allah’ın Rasûlü, babam çok yaşlı bir ihtiyardır, hacca, umreye ve yolculuğa tahammül edemez, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Babandan vekâleten hac ve umre yap” buyurdu.
İZAH
İmam Ahmed, umrenin vücûbu hakkında, bundan daha ceyyid ve daha sağlam hadis bilmiyorum, dedi.



1811 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir adamı Şübrüme namına lebbeyk derken işitti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona, “Şübrüme kimdir?” buyurdu. O kimse, benim kardeşimdir, veya benim yakınımdır, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Kendin namına hac ettin mi?” buyurdu. Adam hayır yapmadım, cevabını verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona, “Kendi namına hac et, sonra da Şübrüme namına hac et” buyurdu. [569]
İZAH
Beyhakî, bu hadisin isnadı sahihtir ve bu babda bundan daha sahih bir hadis yoktur, diyor.

