-2. CİLT- · 246 – BAYRAM NAMAZINA GİDİŞ VAKTİ




1135 – Yezid bin Humeyr er-Rahabî radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in dostu Abdullah bin Büsr radıyallahu anh, cemaatle birlikte, Ramazan Bayramı veyahut Kurban Bayramı günü (Musallâya) çıkmıştı. İmamın geç gelişini yadırgadı. Ve o vakit kuşluk namazı vakti idi. Dedi ki: – Biz Asr-ı Saadette şu içinde bulunduğumuz saatte (namazdan) dağılırdık. [166]
İZAH
Bu hadis-i şerif Bayram namazlarını erken kılmanın muayyen vaktinden sonraya bırakmamanın müstehap, tehirinin ise mekruh olacağına delâlet eder. Ramazan Bayramı namazını güneş iki mızrak boyu yükseldiğinde, Kurban Bayramı namazını ise acele ederek güneş bir mızrak boyu yükseldiği vakitte kılmak hakkında Kitabü’l-edâhî’de hadisler gelecek. Kuşluk namazına tesbih denilmiştir. Çünkü namazlar tesbihi de içine alırlar. Cüzünü zikredip tamamını murad ederler. Bir de muzaf olan salât lafzı hazfedilerek manası zihinde tasarlanır. Tesbih namazı vakti, demek olur ki, yine kuşluk namazı murat olunur.

