-4. CİLT- · 23 – BENİ NADR’IN HABERİ






























3004 – Abdurrahman bin Ka’b bin Malik radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet
edilmiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bir zattan: Kureyş
kafirleri Bedir savaşından önce Rasûlullah’ın Medine’de bulunduğu bir
günde İbn-i Übeyye ile beraberindeki Evs ve Hazreç’ten olan put perestlere
bir mektup yazdılar. Şöyle diyorlardı:
“Siz bizim adamımızı korudunuz barındırdınız. Allah’a yemin ederiz ki, ya
onu öldürürsünüz veya onu memleketinizden çıkarırsınız, yoksa hep birden
size doğru yürüyerek savaşacak durumda olanlarınızı öldürecek,
kadınlarınızı esir alacağız. Bu mektup Abdullah bir Ubeyye ve onunla puta
tapanlara ulaşınca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le savaşmak için
toplandılar. Bu haber Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yetişince
onlara vardı ve, “Kureyş’in tehdidi, sizde son tesirini etti, onların size
yapmak istedikleri kötülük, sizin kendinize yapmak istediğiniz kötülükten
daha çok değildir. Siz kendi evlatlarınızı ve kardeşlerinizi öldürmek
istiyorsunuz” buyurdu.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bu sözleri işitince dağıldılar. Bu
haber Kureyş’e vardığında Kureyş Bedir savaşından sonra Yahudilere (şu
muhtevâda) bir mektup yazdılar. “Siz kale ve zırh sahibisiniz, ya siz bizim
adamımızla harp edersiniz veya size şöyle yaparız. Bizimle sizin
kadınlarınızın ayak bilezikleri arasında hiçbir şey giremez. Bu mektup
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yetişince, Benî Nadr de Hz.
Peygamber’e suikastte bulunmaya karar vermişlerdi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e haber gönderip ashabından otuz
kişi ile birlikte karşımıza çık sen konuş alimlerimiz seni dinlesinler. Eğer
onlar seni tasdik eder, sana iman ederlerse biz de iman edeceğiz.
Râvi bu hadiseyi bütün ayrıntılarıyla anlattı. Ertesi gün olunca, sabahleyin
Rasûlullah onları muhasara etti ve: “Allah’a yemin ederim ki, benimle
anlaşma yapıp bana söz vermezseniz sizin emniyetinizi sağlayamam”
buyurdu.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le anlaşma yapıp ona söz vermekten
kaçındılar. Ertesi gün sabahleyin ordu ile Benî Kurayza üzerine yürüdü.
Benî Nadr’ı bıraktı, Benî Kurayza’yı anlaşmaya çağırdı. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, onlardan döndü ordusu ile Benî Nadr üzerine
yürüdü onlarla savaştı. Onlar Medine’yi terk etmeye razı oldular. Benî Nadr
memleketlerinden çıktılar. Ev eşyasından, evlerinin kapılarından ve
ağaçlarından develerinin götürebileceği kadarını yüklediler götürdüler. Benî
Nadr’ın hurmalıkları Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in özel mülkü
oldu. Allah onu ona vermiş ve ona tahsis etmişti. Bu hususta Allah Teâlâ
şöyle buyurdu: “Allah’ın onlardan Rasûlüne fey olarak verdiğine gelince,
siz ona ne at ve ne de deve koşturdunuz” yani harpsiz aldınız.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Benî Nadr arazisinin ekserisini
muhacirlere verdi. Onu onlara taksim etti. Ondan ensârdan ihtiyaç sahibi iki
kişiye verdi. Bu ikiden başka ensârdan kimseye bir şey vermedi. Fatıma
radıyallahu anh’ın oğullarının elindeki olan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’in sadakası bakî kaldı.
İZAH
Hadem: Ayağa takılan halhal dedikleri bileziğe derler.







3005 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir:
Nadr ve Kurayza Yahudileri Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e harp
açtılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de Benî Nadr’ı Medine’den
çıkardı. Kurayza’yı ise yerinde bıraktı, onlara emân verdi. Nihayet Kurayza
bundan sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e harp açınca
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem erkeklerini öldürdü, kadınlarını ve
mallarını Müslümanlar arasında taksim etti. Ancak bazıları Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’e sığınmışlardı. Onlara emân verdi, onlar da
Müslüman oldular. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Medine
Yahudilerinin hepsini sürgün etmiştir. Abdullah bin Selam’ın kavmi olan
Kaynuka oğullarını Benî Harise Yahudilerini ve Medine’de bulunan bütün
Yahudileri (Medine’den çıkardı.) [9]

