ALIŞ VERİŞ BÖLÜMÜ · 25 – BİLİNMEYEN ŞEYLERİN SATIŞ AKDİNE KONU OLMASI


3376 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyete göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, alıcı ve satıcının rüknünü bilmedikleri şeyi satmaktan nehyetti. Râvîlerden Osman bin Ebû Şeybe buna beyu’l-hasat (çakıl taş atma yoluyla olan satışı) da ekledi. [206]




3377 – Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’dan rivâyete göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, iki türlü satıştan ve iki türlü giyinişten nehyetti. Yasak edilen iki satıştan birincisi; iki taraf ellerinin dokundukları elbiseye bakmış sayılacakları şeklinde yapılan satış muamelesi, ikincisi; elbiseyi müşteriye atarsa satmış sayılacağı şeklindeki satıştır. Yasak edilen giyinişlere gelince, birincisi elbiseyi bürünürcesine uçlarını sol omuza atıp sağ omuzu açık bırakmak, ikincisi bir kimsenin avret yerini açık tutarak veya avret yerinin üzerinde hiçbir şey olmadan bir tek elbise içerisinde dizlerini dikip oturmasıdır.





3378 – Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’dan rivâyete göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir önce geçen şu hadis rivâyet olundu. Bu rivâyette hadisin râvisi Abdurrezzak şunları da ilave etti; iştimâlü’s-sammâ: elbisenin iki tarafını sol omuza atıp, sağ omuzu açık bırakarak elbiseye bürünmektir. Münabeze: Satıcının, ben şu elbiseyi sana attığımda satış kesinleşmiştir demesidir. Mülâmese: Alıcının elbiseye elini dokundurup, açmadan çevirip bakmadan sadece dokunması ile satışın kesinleşmesidir. [207]


3379 – Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’dan rivâyete göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem –Süfyan ve Abdurrezzak’ın rivâyet ettikleri hadislerin her ikisinin de manası ile – nehyetti.


3380 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyete göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, habelü’l-habele’den; “Devenin karnındaki yavru dünyaya gelip o da hamile olup yavru yapana dek” diye yapılan alışverişten nehyetti. [208]


3381 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan, o da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den, bir önce geçen hadisin benzerini rivâyet ederek dedi ki: Habelül habale, deve karnındaki yavruyu dünyaya getirip yeni doğan yavrunun da hamile kalmasıdır.
İZAH
Araplar arasında veresiye alış verişlerde parayı ödeme müddeti olarak falan dişi devenin kanındaki yavru, dünyaya gelip o da Büyûyüp hamile olanca öderim, şeklinde idi. Bu şekilde yapılan alış veriş, neticesi bilinmeyen alış verişten olduğu için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bundan nehy etmiştir.

