CENÂZELER BÖLÜMÜ · 56 – BİR ERKEK VE KADIN CENAZESİ BİRLİKTE GETİRİLDİĞİNDE, HANGİSİ İMAMA DAHA YAKIN OLARAK KONUR



3193 – el-Haris bin Nevfel’in azatlı kölesi Ammar’ın haber verdiğine göre; kendisi Ümmü Gülsüm’le, Ümmü Gülsüm’ün oğlunun cenâzesinde hazır bulunmuş, çocuk imam tarafına konmuştu, ben bu uygulamayı yadırgadım. Cemaat içinde İbn-i Abbas, Ebû Saîd el-Hudrî, Ebû Katade, Ebû Hüreyre de vardı. Onlar sünnet olan budur, dediler. [104]
İZAH
Burada adı geçen Ümmü Gülsüm hazreti Ali’nin kızıdır. Hazreti Ömer’in hanımı idi. Oğlu Zeyd’le aynı anda öldüler, hangisi daha önce öldüğü bilinmediği için birbirlerine varis olamadılar. Cenâzeleri musallâya konulduğu vakit annesi mi imam tarafına konuldu, yoksa Zeyd mi? Bu hususta Haris bin Nevfel bu cenâzede hazır bulunduğunu Zeyd’in imam tarafına imamın önüne, annesinin ondan sonra konulduğunu hepsine bir namaz kılındığını rivâyet etmiştir. Diğer sahabîler de sünnet olanın bu olduğunu onaylamışlardır. Erkek ve kadın cenâzeler bir araya geldiklerinde erkekler imamın önüne, kadınlar da kıble tarafına biraz aşağıya konulurlar. Hepsine birden bir namaz kılınabilir. Birkaç cenâze hazırsa önce ilk gelenden başlamak üzere ayrı ayrı namaz kılmak daha evlâdır. Hep beraber gelmişlerse en faziletliden başlayarak kıldırılır.

