Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Bir kimsenin hayvanla kazanacağı kârın yarısı karşılığında yahut da savaştan elde edeceği ganim

CİHAD BÖLÜMÜ · 123 – BİR KİMSENİN HAYVANLA KAZANACAĞI KÂRIN YARISI KARŞILIĞINDA YAHUT DA SAVAŞTAN ELDE EDECEĞİ GANİMET KARŞILIĞINDA HAYVAN KİRAYA VERMESİ 2676 – Vâsile bin Eska radıyallahu anh’dan rivâyet …

CİHAD BÖLÜMÜ · 123 – BİR KİMSENİN HAYVANLA KAZANACAĞI KÂRIN YARISI KARŞILIĞINDA YAHUT DA SAVAŞTAN ELDE EDECEĞİ GANİMET KARŞILIĞINDA HAYVAN KİRAYA VERMESİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2676 – Vâsile bin Eska radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Tebük gazvesine gidilmek üzere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem çağrıda bulundu. Ben de ailemin yanına çıkmıştım, hemen döndüm. Halbuki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabının evveli (yola) çıkmıştı. Ben de Medine’de; Dikkat ganimetten hissesini almak şartıyla bir zatı vasıtasına kim bindirir, diye bağırıyordum. Ensardan bir ihtiyar yemesi içmesi bize ait olmak üzere nöbetleşe, bindirsek onun hissesi bizim mi? diye seslendi. Ben de evet, dedim. Haydi Allah’ın bereketine yürü dedi. Hayırlı arkadaşla yola çıktık. Allah Teâlâ bizim üzerimize harpsiz ganimet ikram etti. Benim hisseme de bir takım genç develer düştü. Onları sürüp arkadaşımın yanına getirdim. O devesinin semerinin geri kaşından biri üzerine oturdu. Sonra, develerini bir arkaları bize dönük olarak, bir de yönleri bize doğru olarak (yürüt) dedi. İhtiyar, develerinin içinde iyi deveden başkasını göremiyorum, dedi. Vasile de, o deve sana vermek için şart koştuğum ganimetindir, dedi. İhtiyar, ey kardeşimin oğlu genç, develerini al götür, biz senin hissenden başka bir şey murat etmiştik (ahiret sevabı murat etmiştik) dedi.

İZAH

Ukbeten: Birbirini takiben nöbetleşe binmek. Kalâis: Kalusun cemidir, genç dişi deveye denir. Ahmed bin Hanbel ve Evzâî böyle davranmakta beis yoktur, dediler. Şâfiî mal sahibine binme ücreti ödenir. Sehm değil diyor.