Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Bir yaya dayanarak hutbe okumak

-2. CİLT- · 229 – BİR YAYA DAYANARAK HUTBE OKUMAK 1096 – Şuayb bin Zureyk et-Tâifî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

-2. CİLT- · 229 – BİR YAYA DAYANARAK HUTBE OKUMAK

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1096 – Şuayb bin Zureyk et-Tâifî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine

göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’le sohbeti bulunan ve kendisine

Hakem bin Hazn el-Külefî’ye denen bir kimsenin sohbetine oturdum. Bana

haber vermeye başladı ve şöyle dedi: Ben yedi kişiden yedincisi yahut

dokuz kişiden dokuzuncusu olmak üzere, Peygamberimize elçi olarak

gitmiştim. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına girdik ve:

– Ey Allah’ın Rasûlü seni ziyarete geldik. Allah’a bizim için hayırla duâ et,

dedik. Bize yahut bizim için biraz hurma getirilmesini emretti. O zaman

durum zayıf idi (yokluk vardı).

Medine’de birkaç gün kaldık. Ve Rasûlullah’la Cuma namazında bulunduk.

Minberde bir asa veya yaya dayanarak ayağa kalktı. Allah’a hamdetti.

Hafif, güzel ve bereketli kelimelerle senâda bulunduktan sonra:

“- Ey nâs, siz emrolunduğunuzun hepsini yapamaz ve takat getiremezsiniz.

Fakat doğru olunuz, müjdeleyiniz” buyurdu. Ebû Ali dedi. Ebû Dâvud’un

şöyle dediğini işittim. Bu hadisten bir kısmını talebelerimden birisi bana

hatırlattı. (O kısmı kitabımın kağıdından kopmuş idi.)

İZAH

Bu hadis-i şerif hutbe okurken âsâ veya kılıç gibi bir şey üzerine

dayanmanın câiz olduğuna delâlet eder.

Sebbeteni: Bana hatırlattı, demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1097 – İbn-i Mes’ûd radıyallahu anh’dan:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, hutbede şehâdetleri okuduğu vakit

şöyle derdi: “Allah’a hamdolsun. Biz O’ndan yardım bekler ve O’na istiğfar

ederiz. Nefislerimizin şerlerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidayete

erdirirse, onu kimse saptıramaz. Kimi de saptırırsa onu kimse hidayete

erdiremez. Allah’tan başka ilah olmadığına Hz. Muhammed’in de O’nun

kulu ve Peygamberi olduğuna şahitlik ederim. Onu Hak ile kıyamete yakın

bir zamanda korkutucu ve müjdeleyici olarak gönderdi. Kim Allah ve

Rasûlüne itaat ederse kurtulur. Kim onlara isyan ederse o ancak kendisine

zarar verir. Allah’a zarar veremez.”

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1098 – Yunus radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre O,

İbn-i Şihab’a Cuma günü Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in

(hutbedeki) şehâdeti okuyuşundan sordu. O da geçen hadisin benzerini

anlattı. Ve rivâyetinde:

“- Kim Allah ve Rasûlüne isyan ederse, azar. Rabbimiz olan Allah’tan bizi

kendisine ve Rasûlüne itaat eden rızasına uyan, gazabından kaçınanlardan

eylemesini isteriz. Şüphesiz biz ona varacağız, onun içiniz.” dedi.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1099 – Adiy bin Hatim radıyallahu anh’dan: Bir hatip Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem’in yanında hutbe okudu. Hitâbesinde:

– Kim Allah’a ve onun Rasûlüne itaat ederse ve kim de onlara isyan ederse,

dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona:

“- Kalk veyahut git (sen) ne fena hatipmişsin” buyurdu. [144]

İZAH

Bu hadis-i şerif Kitâbu’l-Edeb’te gelecek. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi

vesellem’in bu hatibi kınamasının sebebi, kim Allahu Tealâ’ya ve Rasûlüne

isyan ederse demeyip de, Allah ve Rasûlüne ait zamirleri birleştirerek

(Ya’sıhimâ = Onlara isyan ederse) demesidir. Çünkü zamirleri birleştirirse

dinleyen üzerinde, her iki zamiri birleştirmek câiz olduğu gibi, Allah ve

Rasûlünün arasında müsavat düşünülmesi de câizmiş gibi, bir yanlış fikir

uyanabilir. Bir de Rasûl-i Ekrem’in hatibi kınaması. Rasûlullah sallallahu

aleyhi vesellem’in yanında lüzûmundan fazla bağırmış olmasından da

olabilir. Çünkü: Fahr-i Kâinatın yanında fazla bağırmaktan nehyedilmiştir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1100 – Haris bin Numan’ın kızı radıyallahu anhâ’dan: Kaf sûresini bizzat

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in ağzından ezberledim. (Çünkü) her

Cuma günü hutbede onu okurdu. Ve dedi ki: Bizim fırınla, Rasûl-i Ekrem’in

fırını berâberdi.

Ebû Dâvud dedi: Rauf bin Ubade, Şu’be’den rivâyet etti. Ve Harise bin

Numan’ın kızı şöyle dedi. İbn-i İshak ise, Harise bin Numan’ın kızı Ümmü

Hişam, dedi. [145]

İZAH

Rasûl-i Ekrem’in fırını ile Haris bin Numan’ın kızının fırınının yakın

olması, komşuluk dolayısıyla, Kaf sûresini Rasûl-i Ekrem’in ağzından

ezberleyebileceğine delâlet eder. Haris bin Numan’ın kızının künyesi

Ümmü Hişam’dır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1101 – Câbir bin Semüra radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi

vesellem’in namazı da hutbesi de, orta uzunlukta idi. (Hutbede) Kur’an’dan

ayetler okur, cemaate vaaz ederdi. [146]

İZAH

Kast: Orta yolu tutmak, haddi aşmamak, haddinden aşağı da düşürmemek

demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1102 – Amre radıyallahu anhâ’dan: O da kız kardeşi (Hişam’ın annesi

Hârise bin Numan’ın kızı)ndan.

Ben Kaf sûresini bizzat Rasûlullah’ın ağzından öğrendim. (Çünkü)

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem onu her Cuma günü okurdu.

Ebû Dâvud dedi: Bu hadis-i şerifi Yahya bin Eyyüb, İbn-i Ebû Rical, Yahya

bin Said’den, o da Amr’dan, o da Hişam’ın annesi Harise bin Numan’ın

kızından rivâyet etti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1103 – Abdurrahman’ın kızı, Amra’nın büyük kız kardeşinden:

(Geçen) şu hadisin manâsı rivâyet olundu.

İZAH

Amra bint-i Abdurrahman bin Sa’d’ın anneden kardeşi, büyük ablası

Ümmü Hişam bint-i Haris’dir. Ümmü Hişam sahabiyedir. Amre ise

tâbiîndendir. (Bezl-ül-Mechûd)