NEZİRLERBÖLÜMÜ · 32 – CAHİLİYYET DEVRİNDE NEZREDİP NEZRİNİ YERİNE GETİRMEDEN İSLAMA GİREN KİMSE NE YAPAR?



3325 – Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, Ey Allah’ın Rasûlü, ben
cahiliyyet devrinde Mescid-i Haram’da bir gece itikaf yapacağım, diye
nezretmiştim, (ne yapayım) dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
ona, “Nezrini yerine getir” buyurdu.
[138] . Buharî, Kitabu-l-Eymânı ve-n-nüzûr, Babu innellezine yeşterûne, n.
8/171; Müslim, Kitabu-l-İman, Babu Vaidi menıktetaâ hakka Müslim, n.
220; Neseî, Kitabu-l-Kaza; Tirmizî, Kitabu-l-Buyû, Babu Yemini-l-facira,
n. 1269; İbn-i Mâce, Kitabu-l-Ahkam, Babu men halefe ala yeminin facire,
n. 2323
[139] . Müslim, Kitabu-l-iman, Babu Vaidi men iktataa hakka Müslim;
Tirmizî, Kitabu-l-Ahkam, Babu Beyyineti alel müddi, n. 1340
[140] . İbn-i Mâce, Kitabu-l-Ahkam, Babu Yemin, n. 2325
[141] . Buharî, Müslim, Neseî, İbn-i Mace
[142] . İbn-i Mâce, Kitabu-l-Keffaret, Babu men vüriye fî yeminihi, n. 2119
[143] . Neseî, Kitabu Nuzur; İbn-i Mâce, Kitabu Keffaret
[144] . Tirmizî
[145] . Tirmizî, Kitabu-n-Nüzur, Babu istisna-i fil yemin, n. 1531; nesei,
Kitabu-n-Nüzur, Babu men halefe festesnâ, 712; İbn-i Mâce, n. 2105-2133;
Tirmizî, n. 1532
[146] . İbn-i Mâce, Kitabu Keffaret, Babu yemini Rasûlullah, n. 2093
[147] . Buharî, Kitabu-l-Edeb, Babu Kavli Dayfi li sahibihi, n. 8/41;
Müslim, Kitabu-l-Eşribe, Babu ikrâmi’d-dayfi, n. 2057
[148] . Neseî, Kitabu Nüzûr, Babu yemini fî mâ lâ yemlikü, n. 7/12
[149] . Buharî, Kitabu Nüzûr ve Eymân, n. 8/159; Müslim, Kitabu Eymân
ve Nüzûr, n. 1649; İbn-i Mâce, Kitabu Keffaret, n. 2107; Neseî, Kitabu-l-
Eymân, Babu-l-Keffareti kablel hinsi, n. 917
[150] . Buharî, Kitabu Nüzûr ve Keffaret, n. 8/159; Müslim, Kitabu Eymân
ve Nüzûr, Babu men halefe yeminen, n. 1652; Tirmizî, Kitabu Eymân ve
Nüzûr, n. 1529; Neseî, Kitabu Nüzur, n. 10/7
[151] . Müslim, Kitabu-s-Salat ve Tıp; Neseî, Kitabu-l-İtitah, Babu-l-Kelami
fi-s-salah, n. 219
[152] . Neseî, Kitabu-l-Vasaya, Babu faldı-s-sadakati alel meyyit, n. 6/252
[153] . Buharî, Kitabu Eymân, Babu Vefazi bi-n-nezri, n. 3/176; Müslim,
Kitabu Nezr, Babu Nehyi ani-n-nezri, n. 1639; Neseî, Kitabu-l Eymân ve-n-
nuzur, Babu Nehyi ani-n-nezri, n. 3832; İbn-i Mâce, Kitabu Keffarat, Babu
Nehyi ani-n-nezri, n. 2122
[154] . Buharî, K. Eymân, n. 8/176; İbn-i Mâce, K. Nezr, n. 3123; Tirmizî,
K. Nezr, n. 1538
[155] . Buharî, Kitabul Eymân, Babu-n-Nezri fî mâ lâ yemlikü, n. 8/177;
Tirmizî, Kitabu-n-Nuzur, Babu men nezera en yu’ti’llah, n. 1526; Neseî,
Kitabu-n-nezr, Babu-n-Nezr, Fil Ma’siye, n. 3839; İbn-i Mâce Kitabul
Keffarat, Bubu-n-Nezri, fil ma’siye, n. 2126
[156] . Tirmizî, Kitabu-n-Nuzür, Babu La Nezra Fi Ma’siye, n. 1524
[157] . Tirmizî, Kitabu-n-Nuzür, Babu, La Nezra fî ma’siye, n. 1525
[158] . Tirmizî, n. 1544; Neseî, n. 3845; İbn-i Mâce, n. 2134
[159] . Buharî, Kitabu Cezâi’s-Saydi, Babu Men nezera’l-meşiye ilel Kâbe,
n. 2/25; Müslim, Kitabû-n-Nezri, Babu Men nezera en yemşiye ilel Kâbe, n.
1644; Neseî, Kitabu-n-Nüzur, Babu Men nezera en yemşiye ila beytillah, n.
3845
[160] . Buharî, Kitabun nüzüri vel Eymâni, Babun nezri fî mâ lâ yemlik, n.
8/178; Müslim, İbn-i Mâce, kitabul keffarat, Babu men haleta fî nezrihi
tâaten, n. 2136
[161] . Buharî, Kitabu’l-Eymân, Babu’n-Nezr fî mâ lâ yemlikü, n. 2/177;
Neseî, Kitabu’l-Eymân, Babu’n-Nezr fî mâ lâ yuradubihi, n. 3842
[162] . Buharî, K. Eymân, Babu iza nezera, n. 177/8; Müslim, Kitabu’n-
Nüzur, Babu-l-emri bikadai-n-Nüzur, n. 1638; Tirmizî, K. Nuzur, Babu
kazai-n-Nüzuri an-il-meyyiti, n. 1546; Neseî, K. İman, Babu men mâte ve
aleyhi nuzurin, n. 3848; İbn-i Mâce, K. Keffârât, Babu men mâte ve aleyhi
nuzur, n. 2132
[163] . Neseî, K. Nezr, Babu men mâte ve aleyhi’n-nezr, n. 3850
[164] . Müslim, K. Sıyam, Babu kaza is-siyâmi an-il-meyyiti, n. 1149;
Tirmizî, k. Zekat, Bab-ul-Mütesaddiki yerisü sadaktehü, n. 867; İbn-i Mâce,
K. Sıyam, Babu men mâte ve aleyhi Sıyam, n. 1759
[165] . Buharî, K. savm, babu men mâte ve aleyhi-s-savm, n. 47/3; Müslim,
K. savm, Babu kaza-ıs-savmi ani-l-meyyiti, n. 1148
[166] . Buharî, k. savm Babu men mâte ve aleyhi, n. 7/3; Müslim, K. savm
Babu kazai-s-savmi ani-l-meyyiti, n. 1147; Neseî
[167] . İbn-i Mâce, K. Keffârât, Bab-ul-Vefa bi-n-nezr, n. 2131
[168] . Müslim, K. Nezr, Babu la vefâe li-nezrin fî ma’sıyetillah, n. 1641;
Tirmizî, K. Siyer, Babu-l üsârâ ve’l-Fedâ, n. 1568; Neseî, K. Eymân, Babu
lâ nezra fî ma’siyetin, n. 3880; İbn-i Mâce, K. Keffarat, Babu-n-Nehyi ani-
n-Nezri, n. 2124
[169] . Neseî, K. Eymân, babu iza kalehü ala Vechi-n-nezri, n. 3856
[170] . İbn-i Mâce, K. Keffârât, Babu men nezere nezran, n. 2128
[138]. Buharî, Kitabu-l-Eymânı ve-n-nüzûr, Babu innellezine yeşterûne, n.
8/171; Müslim, Kitabu-l-İman, Babu Vaidi menıktetaâ hakka Müslim, n.
220; Neseî, Kitabu-l-Kaza; Tirmizî, Kitabu-l-Buyû, Babu Yemini-l-facira,
n. 1269; İbn-i Mâce, Kitabu-l-Ahkam, Babu men halefe ala yeminin facire,
n. 2323
[139]. Müslim, Kitabu-l-iman, Babu Vaidi men iktataa hakka Müslim;
Tirmizî, Kitabu-l-Ahkam, Babu Beyyineti alel müddi, n. 1340
[140]. İbn-i Mâce, Kitabu-l-Ahkam, Babu Yemin, n. 2325
[141]. Buharî, Müslim, Neseî, İbn-i Mace
[142]. İbn-i Mâce, Kitabu-l-Keffaret, Babu men vüriye fî yeminihi, n. 2119
[143]. Neseî, Kitabu Nuzur; İbn-i Mâce, Kitabu Keffaret
[144]. Tirmizî
[145]. Tirmizî, Kitabu-n-Nüzur, Babu istisna-i fil yemin, n. 1531; nesei,
Kitabu-n-Nüzur, Babu men halefe festesnâ, 712; İbn-i Mâce, n. 2105-2133;
Tirmizî, n. 1532
[146]. İbn-i Mâce, Kitabu Keffaret, Babu yemini Rasûlullah, n. 2093
[147]. Buharî, Kitabu-l-Edeb, Babu Kavli Dayfi li sahibihi, n. 8/41;
Müslim, Kitabu-l-Eşribe, Babu ikrâmi’d-dayfi, n. 2057
[148]. Neseî, Kitabu Nüzûr, Babu yemini fî mâ lâ yemlikü, n. 7/12
[149]. Buharî, Kitabu Nüzûr ve Eymân, n. 8/159; Müslim, Kitabu Eymân
ve Nüzûr, n. 1649; İbn-i Mâce, Kitabu Keffaret, n. 2107; Neseî, Kitabu-l-
Eymân, Babu-l-Keffareti kablel hinsi, n. 917
[150]. Buharî, Kitabu Nüzûr ve Keffaret, n. 8/159; Müslim, Kitabu Eymân
ve Nüzûr, Babu men halefe yeminen, n. 1652; Tirmizî, Kitabu Eymân ve
Nüzûr, n. 1529; Neseî, Kitabu Nüzur, n. 10/7
[151]. Müslim, Kitabu-s-Salat ve Tıp; Neseî, Kitabu-l-İtitah, Babu-l-Kelami
fi-s-salah, n. 219
[152]. Neseî, Kitabu-l-Vasaya, Babu faldı-s-sadakati alel meyyit, n. 6/252
[153]. Buharî, Kitabu Eymân, Babu Vefazi bi-n-nezri, n. 3/176; Müslim,
Kitabu Nezr, Babu Nehyi ani-n-nezri, n. 1639; Neseî, Kitabu-l Eymân ve-n-
nuzur, Babu Nehyi ani-n-nezri, n. 3832; İbn-i Mâce, Kitabu Keffarat, Babu
Nehyi ani-n-nezri, n. 2122
[154]. Buharî, K. Eymân, n. 8/176; İbn-i Mâce, K. Nezr, n. 3123; Tirmizî,
K. Nezr, n. 1538
[155]. Buharî, Kitabul Eymân, Babu-n-Nezri fî mâ lâ yemlikü, n. 8/177;
Tirmizî, Kitabu-n-Nuzur, Babu men nezera en yu’ti’llah, n. 1526; Neseî,
Kitabu-n-nezr, Babu-n-Nezr, Fil Ma’siye, n. 3839; İbn-i Mâce Kitabul
Keffarat, Bubu-n-Nezri, fil ma’siye, n. 2126
[156]. Tirmizî, Kitabu-n-Nuzür, Babu La Nezra Fi Ma’siye, n. 1524
[157]. Tirmizî, Kitabu-n-Nuzür, Babu, La Nezra fî ma’siye, n. 1525
[158]. Tirmizî, n. 1544; Neseî, n. 3845; İbn-i Mâce, n. 2134
[159]. Buharî, Kitabu Cezâi’s-Saydi, Babu Men nezera’l-meşiye ilel Kâbe,
n. 2/25; Müslim, Kitabû-n-Nezri, Babu Men nezera en yemşiye ilel Kâbe, n.
1644; Neseî, Kitabu-n-Nüzur, Babu Men nezera en yemşiye ila beytillah, n.
3845
[160]. Buharî, Kitabun nüzüri vel Eymâni, Babun nezri fî mâ lâ yemlik, n.
8/178; Müslim, İbn-i Mâce, kitabul keffarat, Babu men haleta fî nezrihi
tâaten, n. 2136
[161]. Buharî, Kitabu’l-Eymân, Babu’n-Nezr fî mâ lâ yemlikü, n. 2/177;
Neseî, Kitabu’l-Eymân, Babu’n-Nezr fî mâ lâ yuradubihi, n. 3842
[162]. Buharî, K. Eymân, Babu iza nezera, n. 177/8; Müslim, Kitabu’n-
Nüzur, Babu-l-emri bikadai-n-Nüzur, n. 1638; Tirmizî, K. Nuzur, Babu
kazai-n-Nüzuri an-il-meyyiti, n. 1546; Neseî, K. İman, Babu men mâte ve
aleyhi nuzurin, n. 3848; İbn-i Mâce, K. Keffârât, Babu men mâte ve aleyhi
nuzur, n. 2132
[163]. Neseî, K. Nezr, Babu men mâte ve aleyhi’n-nezr, n. 3850
[164]. Müslim, K. Sıyam, Babu kaza is-siyâmi an-il-meyyiti, n. 1149;
Tirmizî, k. Zekat, Bab-ul-Mütesaddiki yerisü sadaktehü, n. 867; İbn-i Mâce,
K. Sıyam, Babu men mâte ve aleyhi Sıyam, n. 1759
[165]. Buharî, K. savm, babu men mâte ve aleyhi-s-savm, n. 47/3; Müslim,
K. savm, Babu kaza-ıs-savmi ani-l-meyyiti, n. 1148
[166]. Buharî, k. savm Babu men mâte ve aleyhi, n. 7/3; Müslim, K. savm
Babu kazai-s-savmi ani-l-meyyiti, n. 1147; Neseî
[167]. İbn-i Mâce, K. Keffârât, Bab-ul-Vefa bi-n-nezr, n. 2131
[168]. Müslim, K. Nezr, Babu la vefâe li-nezrin fî ma’sıyetillah, n. 1641;
Tirmizî, K. Siyer, Babu-l üsârâ ve’l-Fedâ, n. 1568; Neseî, K. Eymân, Babu
lâ nezra fî ma’siyetin, n. 3880; İbn-i Mâce, K. Keffarat, Babu-n-Nehyi ani-
n-Nezri, n. 2124
[169]. Neseî, K. Eymân, babu iza kalehü ala Vechi-n-nezri, n. 3856
[170]. İbn-i Mâce, K. Keffârât, Babu men nezere nezran, n. 2128
“Gerçekten Allah’ın ahdini (kitaplarındaki peygambere iman sözünü) ve
kendi yeminlerini birkaç paraya satan kimseler (var ya) işte onların ahirette
hiçbir nasibi yoktur. Allah onlara kelâmıyla hitap etmeyecek ve kıyamet
günü onlara merhamet nazarıyla bakmayacak ve kendilerini temize
çıkarmayacaktır. Ve onlar için çok acıklı bir azap vardır” ayetini indirdi.
(Ali İmran, 77) [138]
– “Dikkat edin! Kim zulüm ile bir malı yemek üzere yemin ederse Aziz ve
Celil olan Allah’a, Allah (c.c) kendisinden yüz çevirmiş olarak kavuşur”
buyurdu. [139]
“Benim şu minberim yanında, yeşil bir misvak üzerine bile olsa, bir şey için
yalan yere yemin eden hiç kimse yok ki, cehennemdeki yerini hazırlanmış
olmasın veya kendisine cehennem vacip olmasın.” [140]
“Vallahi artık ne kendimden ne de başkasından naklen bu şekilde bir daha
yemin etmedim.” [141]
“Doğru söylemişsin, müslüman Müslümanın kardeşidir” buyurdu. [142]
“Yemin edip de ben İslam’dan berîyim” diyen kişi eğer yalancı ise dediği
gibidir. Doğru ise asla İslam’a salim olarak dönmeyecektir” buyurdu. [143]
Rasûlullah’ı gördüm; Bir hurmayı bir ekmek parçası üzerine koydu ve “bu
(hurma) bunun (ekmeğin) katığıdır” buyurdu. [144]
“Bir şey üzerine yemin edip ardından “İnşaallah” diyen kimse (yemininde)
istisnâ etmiştir. [145]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yeminde mübalağa ettiği vakit “Ebûl
Kasım’ın nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki” derdi. [146]
– O gece kadar şerli gece görmedim dedi. Ebû Bekir yemeklerinizi koyun,
dedi. Yemekleri konuldu. Ebû Bekir besmele çekti, yemek yedi. Misafirler
de yediler. Bana haber verildiğine göre babam sabahlayınca erkenden
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına vardı. Kendisinin ve
misafirlerin yaptığını haber verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
“Sen onların en iyisi (yeminde sebat edeni) ve en doğrususun” buyurdu. [147]
Pek azı müstesnâ Hazreti Peygamber’den gelen bütün (sahih) hadislerde
“yemininden dolayı keffaret versin” şeklindedir. [148]
“Allah’a yemin ederim ki, Allah dilerse ben bir şeye yemin eder ve yemin
ettiğimden başkasını ondan hayırlı görürsem yeminime keffaret öder ve
hayırlı olanı işlerim” buyurdu veya, “Ancak hayırlı olanı işler ve yeminime
keffaret öderim” buyurdu. [149]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana: “Ey Abdurrahman bin Semüre,
bir şeye yemin edip başkasını yemin ettiğinden hayırlı gördüğün vakit önce
hayırlı olanı yap, sonra yeminine keffaret ver” buyurdu. [150]
“Bu cariyeyi azat et, bu inanmıştır” buyurdu. [151]
3283 – Şerid radıyallahu anh’dan, annesi ona kendisi için inanmış bir
cariyeyi azat edivermesini vasiyet etmişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’in yanına gelerek, Ey Allah’ın Rasûlü, annem bana onun için
mü’mine bir cariye azat etmemi vasiyet etmişti. Şimdi benim yanımda
Nubiyyeli siyah bir cariye var, dedi. Bir önce geçen hadisin benzerini
zikretti. [152]
– Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Nezir başa gelecek hiçbir şeyi
değiştiremez” buyurdu. [153]
“Ademoğluna kaderden benim takdir etmediğim bir şeyi nezir getiremez.
Yalnız nezir ademoğlunu benim takdir ettiğim kadere iletir nezir sebebi ile
cimriden biraz mal çıkarılır. Daha önce vermediği malı nezrini yerine
getirmek için verir” buyurdu. [154]
“Allah’a itaate nezreden kimse Allah’a itaat etsin, Allah’a isyâna nezreden
kimse âsî olmasın.” [155]
“Allah’a isyan konusunda adak olmaz. (Eğer adanmışsa) onun keffareti
yemin keffareti (ödemek)tir.” [156]
“Allah’a isyan konusunda nezir yoktur, (adanmışsa) onun keffareti, yemin
keffareti (ödemek)dir.” [157]
“Kız kardeşine emret, başına çemberini örtsün, vasıtaya binsin (keffaret
olarak) üç gün oruç tutsun.” [158]
“Hem yürüsün hem de bineğine binsin” buyurdu. [159]
“Ona emredin konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın”
buyurdu. [160]
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Kabe’yi tavaf ederken burnundan bir ip
halka ile çekilen bir zât gördü. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
burnundaki ipi eli ile kopardı. Ve çekicisine onu eli ile çekmesini emretti.
[161]
Sa’d bin Ubâde, annemin üzerinde ödenmemiş nezri bulunarak vefat etti.
Onun için nezrini ödeyebilir miyim, diye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’den fetva istedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de, “Annenin
namına yerine getir” buyurdu. [162]
Allah da onu denizden kurtardı. Kadın ölene kadar bu nezrini yerine
getiremedi. Kadının kızı veya kız kardeşi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’e geldi (bunu anlattı.) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona,
ölenin yerine oruç tutmasını emretti. [163]
Bir kadın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve şöyle dedi:
“Anneme bir cariye ikram etmiştim. Annem öldü ve o cariyeyi miras olarak
bıratı.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, (Cariyeyi ikram ile) “Sen
sevabını aldın ve o miras olarak sana geri döndü” buyurdu. Kadın: “Annem
öldü, onun bir ay oruç borcu vardı” dedi. Râvi bir önce geçen Amr bin
Avn’ın hadisinin benzerini zikretti.” [164]
“Allah’ın borcu ödenmeye daha müstahaktır” buyurdu. [165]
“Bir kimse üzerinde oruç borcu bulunarak ölürse velîsi onun namına oruç
tutar.” [166]
(Râvi Abdullah bin Yezid, Sâre’nin elli koyun dediğini rivâyet eder.)
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona, “Orada putlardan bir şey var mı”
buyurdu. Babam, hayır yoktur dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allah için yaptığın nezri yerine getir” buyurdu. Bunun üzerine babam
koyunları toplayıp kesmeye başladı. İçlerinden bir koyun kaçtı onu tutmaya
çıktı, şöyle yalvarıyordu. Ey Allah’ım benim nezrimi yerine getir, bunun
üzerine boyunu yakaladı ve onu kesti. [167]
Ebû Dâvud bu kadın Ebû Zer’in hanımı idi diyor. [168]
Rivâyete göre şöyle demiştir: Ben, Ey Allah’ın Rasûlü, benim (Tebük
seferine iştirak etmeme kusurumdan) tevbemin tamamı için malımın
tamamını Allah ve Rasûlü’nün rızası için dağıtacağım dedim. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem de, “Malının bazısını yanında alıkoy, bu senin
için daha hayırlıdır” buyurdu. Ben, “Hayber’deki hissemi kendime
bırakırım” dedim. [169]
“Bir kimse hangi ibadeti nezrettiğini söylemeden nezrim olsun derse, bunun
keffâreti bir yemin keffaretidir. Bir kimse Allah’a isyan olan bir şeyi
işlemeye nezrederse, onun keffareti bir yemin keffaretidir. Bir kimse de
gücünün yetmediği bir şeye nezrederse onun keffareti de bir yemin
keffaretidir. Bir kimse gücünün yeteceği bir şeye nezretmiş ise onu yerine
getirsin.” [170]




