Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Cizye almanın hükmü

-4. CİLT- · 30 – CİZYE ALMANIN HÜKMÜ 3037 – Osman bin Ebû Süleymân radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Halid bin Velid’i Dümetü’l-Cendel Meliki Ükeydir üzerine …

-4. CİLT- · 30 – CİZYE ALMANIN HÜKMÜ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3037 – Osman bin Ebû Süleymân radıyallahu anh’dan rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Halid bin Velid’i Dümetü’l-Cendel Meliki Ükeydir üzerine gönderdi. Ükeydir yakalandı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e getirildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun kanını bağışladı. Cizye ödemesi üzerine onunla anlaşma yaptı.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3038 – Muaz radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muaz’ı Yemen’e vali olarak gönderdiği zaman her bülûğa ermiş kimseden bir dinar cizye almasını veya onun değerinde Yemendeki muafir denen kumaştan almasını emretti. [19]

İZAH

Bu hadis-i şerif cizyenin yalnız hür ve bülüğa ermiş erkeklerden alınacağına, kadın ve çocuklardan alınmayacağına delildir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. Muaz’ı Yemen’e gönderdiğinde onlarla savaşmasını ancak cizye ödeyenlere dokunmamasını emretti. İmam Azam, Ahmed bin Hanbel’e cizye zenginlere zenginlik durumuna göre 48 dirhem, yirmi dört dirhem, 12 dirhem olarak konur diyorlar. İmam Şafiî’ye göre yalnız zengin hür erkeklere konur. (Bezl-ül-Mechûd, c. 3, s. 379)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3039 – Muaz radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den: Bir önceki hadisin mislini rivâyet etti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3040 – Ziyâd bin Hudeyr’den rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Ali radıyallahu anh şöyle dedi: “Eğer ömrüm olursa Benî Tağleb Hıristiyanları ile savaşacağım, çocuklarını esir edeceğim. Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile onlar arasında çocuklarını Hıristiyan yapmamaları için anlaşma yazmıştım. Ebû Dâvud bu hadis münkerdir dedi. Ahmed bin Hanbel’den bana gelen habere göre o, bu hadisi şiddetle münker addederdi. Ebû Ali dedi ki: Ebû Dâvud ikinci arz edişinde bu hadisi okumadı.

İZAH

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Benî Tağleb Hıristiyanları ile anlaşma yapmıştı. Anlaşmada zekatın iki katını ödeyecekleri çocuklarını Hıristiyan yapmamaları İslam’dan başka bir dine teşvik etmemeleri şartları yer almakta idi. Bir ara Hz. Ömer, onlardan cizye almayı düşündü, çeşitli beldelere dağıldıkları için bu mümkün olmadı. Numan bin Zürâ Ömer’e, “Ya emîrel mü’mi’nîn Benî Tağleb Arab’tır. Onlar cizyeyi hoş karşılamazlar, sonra onların parası yok, onlar mal ve ziraatla uğraşırlar” dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer iki kat zekat ödemeleri ve çocuklarını Hıristiyan yapmamaları şartı ile onlarla anlaşma yaptı. Hz. Ali onların ahde vefasızlıklarını görerek bu sözleri söylemiş olabilir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3041 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Necran halkı ile yarısını Safer ayında, kalan yarısını da Receb’te Müslümanlara ödemeleri üzerine anlaşma yaptı. Eğer Yemen’de bir saldırı ve kadre uğrama olursa, otuz zırh, otuz at, otuz deve ve kendisiyle savaş yapılan her türlü silahtan emanet verecekler. Müslümanlar bu silahları onlara iade edene kadar onlara borçlu görünecekti. Onların manastırları yıkılmayacak, piskoposları çıkarılmayacak, bir hadise çıkarmadıkları ve faiz yemedikleri müddetçe dinlerinde fitneye uğratılmayacaklardı. Râvîlerden İsmail dedi ki: Necranlılar faiz yediler.

İZAH

Bu anlaşma gerçekte cizyedir. Ama devlet reisi isterse bunu artırabilir, eksiltebilir. Bir de bu hadis-i şerif emanetlerin tazmini gerektiğini ifade ediyor. Hadiste geçen keyd, kelimesi saldırı ve harp manalarını ifade eder, bilhassa hîle düşünerek yapılan saldırılara denir.