ZEKÂT BÖLÜMÜ · 33 – DİLENCİNİN HAKKI


1665 – Hüseyin bin Ali radıyallahu anh’dan: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Dilencinin (sizde) hakkı vardır isterse at üstünde gelsin” buyurdu.
İZAH
Dilenciler ya ihtiyacından dolayı dilenir veya bunu meslek edindiği için dilenir. Gelen insanın bu iki gruptan hangisi olduğunu bilemezsin, üstü başı yeni olabilir, at üstünde gelebilir, ihtiyacından dolayı isteyebilir. Yerde sürünerek gelir, ama zengindir. Meslek edindiği için böyle yapabilir.

1666 – Ali radıyallahu anh; Hz. Peygamber’den geçen hadisin benzerini rivâyet etmiştir.





1667 – Abdurrahman bin Büceyd’den, o da ninesi Ümmü Büceyd radıyallahu anha’dan: Bu kadın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e biat eden kadınlardan biriydi. Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme, “Ey Allah’ın Rasûlü, sana salât ü selâm olsun bir fakir gelir kapımın önünde dikilir durur, evde ve elimde ona verecek hiçbir şey bulamadığım da olur. Ne yapayım?” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Eğer kapına gelen fakire verecek işe yarar bir şey bulamazsan, yanmış bir keçi tırnağı bile bulursan eline ver, boş çevirme” buyurdu.

