CİHAD BÖLÜMÜ · 122 – DÜŞMANI ATEŞLE YAKMANIN KERAHATİ




2673 – Muhammed bin Hamza’nın babası Hamzatü’l-Eslemî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Onu bir seriyyenin başına kumandan tayin etti. Bu zat başından geçen hadiseyi şöyle anlatır. Seriyyenin yanına vardım. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Falan kimseyi bulursanız onu ateşle yakınız,” buyurdu. Ben geri döndüm, Rasûlullah bana seslendi. Ben huzuruna vardım “Falanı bulursanız onu öldürünüz, ateşle yakmayınız, gerçekten ateşle ateşin sahibinden başkası azap edemez,” buyurdu.
İZAH
2616 nolu hadiste de geçti. Düşman yakalanır, esir edilirse, ateşte yakılamaz. Ancak elde edilemez ve melanetinden de vazgeçmezse o zaman bulunduğu yer ateşe verilebilir. Kalelere sığınanların kaleleri ele geçirilemezse kaleyi ateşe vermenin caiz olacağına Süfyan-ı Sevrî ve İmam Şâfiî fetva verdiler.


2674 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Bir sefere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizi gönderdi. Bize, “Eğer falanı ve falanı bulursanız …) buyurdu, deyip geçen hadisin manasını zikretti. [464]






2675 – Abdullah bin Mes’ûd’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir seferde idik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, def-i hacet için gitmişti. Biz yanında iki yavrusu bulunan kaya kuşu gördük. Onun her iki yavrusunu tuttuk. Kaya kuşu geldi. Kanatlarını yayıyor, çırpınıyor (yavrularını bizden almaya çalışıyordu). Nebî sallallahu aleyhi ve sellem hacetinden döndü ve şöyle buyurdu: “Şu kuşu yavruları sebebiyle kim üzdü? Onun yavrusunu geri verin,” buyurdu. Bizim yaktığımız bir karınca ocağını da gördü ve “Bunu kim yaktı?” dedi. Biz yaktık, cevabını verdik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ateşle ateşin Rabbinden başkasının azap etmesi yakışmaz” buyurdu.

