Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Esirlere sözlü hakarette bulunma onları dövme ve itirafa zorlama

CİHAD BÖLÜMÜ · 125 – ESİRLERE SÖZLÜ HAKARETTE BULUNMA ONLARI DÖVME VE İTİRAFA ZORLAMA 2681 – Enes radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ashabına seslendi, Bedir …

CİHAD BÖLÜMÜ · 125 – ESİRLERE SÖZLÜ HAKARETTE BULUNMA ONLARI DÖVME VE İTİRAFA ZORLAMA

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2681 – Enes radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ashabına seslendi, Bedir (kuyusu)na gittiler. Bir de ne görsünler, Kureyş’in saka develeri orada, Haccac oğullarından Abdu Esved vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabı onu yakaladılar, Ebû Süfyan’ın (kervanın)dan hiçbir bilgim yok. Lakin işte Kureyş onlar arasında Ebû Cehl, Rabia’nın iki oğlu Utbe ve Şeybe ve Ümeyye bin Halef geldi, dedi. Ashaba böyle cevap verdiği vakit onu dövdüler, o da beni bırakın, beni bırakın size haber vereyim, diyordu. Onu bıraktıkları vakit vallahi Ebû Süfyan hakkında benim hiçbir bilgim yok, lakin işte Kureyş (ordusu) geldi. İçlerinde Ebû Cehil, Rabia’nın iki oğlu Utbe ve Şeybe ve Ümeyye bin Halef de geldiler, dedi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, namaz kılıyor ve bu konuşmayı işitiyordu. Namazdan ayrıldığında şöyle buyurdu: Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki o, doğru söylediğinde onu dövüyorsunuz, yalan söylediği vakit onu bırakıyorsunuz. İşte Kureyş, Ebâ Süfyan’ın ele geçirilmesini önlemek için gelmiş bulunuyor.” Enes dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, elini yere koydu, “Şurası falanın öldürüleceği yer,” elini yine yere koydu, “Şurası falanın öldürüleceği yerdir,” buyurdu. Enes dedi ki: Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, onlardan hiçbirinin cesedi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in elini koyduğu yeri geçmedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onların gömülmesini emretti. Ayaklarından tutuldu. Sürünerek Bedir’in kör kuyusuna atıldılar. [468]