Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Esirlerin mal karşılığında serbest bırakılması

CİHAD BÖLÜMÜ · 131 – ESİRLERİN MAL KARŞILIĞINDA SERBEST BIRAKILMASI 2690 – Ömer bin Hattab radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Bedir savaşı günü olunca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, …

CİHAD BÖLÜMÜ · 131 – ESİRLERİN MAL KARŞILIĞINDA SERBEST BIRAKILMASI

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2690 – Ömer bin Hattab radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki:

Bedir savaşı günü olunca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, esirlerden

kurtuluş fidyesi aldı. Aziz ve Celil olan Allah enfal suresinin “Hiçbir

peygamber yer yüzünde ağır basıp zaferle kazanıncaya kadar esirler alması

vaki olmamıştır.” 67 ayetini, “Size her halde aldığınız fidye karşılığı büyük

bir azap dokunurdu,” 68 ayetiyle birlikte indirdi. Sonra Allah onlar için

ganimetleri helal kıldı.

Ebû Dâvud dedi ki: Ahmed bin Hanbel’i işittim ki, Ebû Nûh’un isminden

soruluyordu da: Onun ismini ne yapacaksın? Onun ismi çirkin bir isimdir,

dedi.

Ebû Dâvud dedi ki, Ebû Nûh’un adı Kırad’tır, sahih olan Abdurrahman Bin

Gazven olmasıdır. [473]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2691 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Bedir günü cahiliye halkının

kurtuluş parasını dört yüz dirhem kıldı.

İZAH

Bedir’de esir edilenlerin kurtuluş fidyeleri dört yüz dirhem idi. Bu parayı

ödeyenler, serbest bırakılıyordu. Ayrıca esirlerden kim on Medine’liye

okuma yazma öğretirse salıveriliyordu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2692 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki:

Mekke halkı esirlerinin azat parasını gönderdiklerinde, Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’in (kızı) Zeynep de, kocası Ebil As’ın kurtuluş

fidyesi için mal gönderdi. O, malın içinde Zeynep’in gerdanlığı vardı. O

gerdanlık Hatice radıyallahu anha’nındı. Ebil As’a Zeynebi gelin ettiğinde

onun çeyizine koymuştu.

Aişe radıyallahu anha dedi ki: (Hatice’nin yadigarı olan) bu gerdanlığı,

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem görünce ona çok duygulandı.

“Zeynep’e esirini bırakıp, ona gönderdiği azat karşılığı (ana yadigarı)

gerdanlığı iade etmeyi münasip görür müsünüz?” buyurdu.

Ashab, evet ya Rasûlallah dediler.

Ebû’l-As’tan Zeynep’i Medine’ye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in

yanına gelmekte serbest bırakacağına dair söz aldı. Veya Ebû’l-As ona söz

verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Zeyd bin Harise’yi ve

ensardan bir zatı gönderdi ve onlara, “Yecic vadisinde, Zeynep size

uğrayana kadar bekleyin ve onu buraya getirene kadar ona yoldaş olun,”

buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2693 – İbn-i Şihab radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki:

Ona da Urve bin Zübeyr ve Misver bin Mahreme haber verdiler. Hevâzin

heyeti müslüman olarak gelip mallarının kendilerine iade edilmesini

istedikleri anda, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara, “Benimle

beraber şu gördüğünüz asker de hak sahibidir. Bana sözlerin en sevimlisi en

doğru olanıdır. Ya esirlerinizi veya malı ihtiyar edin.” Ashab, biz

esirlerimizin serbest bırakılmasını tercih ediyoruz, dediler. Bunun üzerine

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ayağa kalktı. Allah’a senâ etti, sonra

şöyle buyurdu: “Bu başlangıçtan sonra şu (Hevazinli) kardeşleriniz

küfürden dönmüş olarak geldiler. Ben onların esirlerini (karşılıksız) onlara

iade etmek görüşündeyim. Sizden kim de gönül hoşluğuyla bunu

yapabilecekse yapsın. Sizden kim de hissesine düşeni iade etmesine

karşılık, bir şey isterse Allah’ın bize verdiği ilk ganimetten yerine bir şey

verelim,” buyurdu.

Nas, biz hissemize düşenleri gönül hoşluğu ile onlara iade ettik ya

Rasûlallah dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara, “Biz

sizden buna izin verenlerle vermeyenleri bilemeyiz, dönünüz. Fikrinizi bize

arifleriniz (başkanlarınız) bildirsin,” buyurdu. Halk döndüler arifleri onlarla

konuştu. Arifler şöyle haber verdiler. Onlar hepsi hoş karşıladılar. Ve izin

verdiler. (Hiç birisi karşılık istemiyorlar ya Rasûlallah dediler.) [474]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2694 – Şu geçen kıssa hakkında Amr bin Şuayb’ın dedesinden demiştir ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onlara kadınlarını (oğullarını) geri

verin. Kimin elinde şu ganimetten bir şey var da (sahiplerine geri verirse)

Allah Teala’nın bize ilk vereceği ganimet malından ona altı deve

vereceğim, dedi. Sonra bir deveye yaklaştı, onun hörgücünden bir tüy aldı,

sonra (ey nas, bu ganimetten bana hiçbir şey yok, hatta şu elimdeki tüy

kadar bir şey yok deyip iki parmağını kaldırdı.) Ancak beşte biri müstesna,

beşte bir hisse de size iade ediliyor. (Techiz ve silahınıza sarf ediliyor) mal-i

ganimetten iğne ve iplik her ne aldınızsa getiriniz,” buyurdu. Elinde kıldan

ip yumağı bulunan biri ayağa kalktı ve ya Rasûlallah, şunu devenin

semerinin altında bulunan çukuru onarmak için aldım, dedi. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem, “Benim ve Aldülmuttalib oğulları için olan

ganimet senindir,” buyurdu. Adam bunun vebâli şu gördüğüm dereceye

yetiştiğine göre benim ona ihtiyacım yok, dedi. Ve elinde bulunanı yere

fırlattı. [475]

İZAH

Kebbe: İp yumağı.