CİHAD BÖLÜMÜ · 131 – ESİRLERİN MAL KARŞILIĞINDA SERBEST BIRAKILMASI







2690 – Ömer bin Hattab radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki:
Bedir savaşı günü olunca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, esirlerden
kurtuluş fidyesi aldı. Aziz ve Celil olan Allah enfal suresinin “Hiçbir
peygamber yer yüzünde ağır basıp zaferle kazanıncaya kadar esirler alması
vaki olmamıştır.” 67 ayetini, “Size her halde aldığınız fidye karşılığı büyük
bir azap dokunurdu,” 68 ayetiyle birlikte indirdi. Sonra Allah onlar için
ganimetleri helal kıldı.
Ebû Dâvud dedi ki: Ahmed bin Hanbel’i işittim ki, Ebû Nûh’un isminden
soruluyordu da: Onun ismini ne yapacaksın? Onun ismi çirkin bir isimdir,
dedi.
Ebû Dâvud dedi ki, Ebû Nûh’un adı Kırad’tır, sahih olan Abdurrahman Bin
Gazven olmasıdır. [473]


2691 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Bedir günü cahiliye halkının
kurtuluş parasını dört yüz dirhem kıldı.
İZAH
Bedir’de esir edilenlerin kurtuluş fidyeleri dört yüz dirhem idi. Bu parayı
ödeyenler, serbest bırakılıyordu. Ayrıca esirlerden kim on Medine’liye
okuma yazma öğretirse salıveriliyordu.








2692 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki:
Mekke halkı esirlerinin azat parasını gönderdiklerinde, Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’in (kızı) Zeynep de, kocası Ebil As’ın kurtuluş
fidyesi için mal gönderdi. O, malın içinde Zeynep’in gerdanlığı vardı. O
gerdanlık Hatice radıyallahu anha’nındı. Ebil As’a Zeynebi gelin ettiğinde
onun çeyizine koymuştu.
Aişe radıyallahu anha dedi ki: (Hatice’nin yadigarı olan) bu gerdanlığı,
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem görünce ona çok duygulandı.
“Zeynep’e esirini bırakıp, ona gönderdiği azat karşılığı (ana yadigarı)
gerdanlığı iade etmeyi münasip görür müsünüz?” buyurdu.
Ashab, evet ya Rasûlallah dediler.
Ebû’l-As’tan Zeynep’i Medine’ye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
yanına gelmekte serbest bırakacağına dair söz aldı. Veya Ebû’l-As ona söz
verdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Zeyd bin Harise’yi ve
ensardan bir zatı gönderdi ve onlara, “Yecic vadisinde, Zeynep size
uğrayana kadar bekleyin ve onu buraya getirene kadar ona yoldaş olun,”
buyurdu.












2693 – İbn-i Şihab radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki:
Ona da Urve bin Zübeyr ve Misver bin Mahreme haber verdiler. Hevâzin
heyeti müslüman olarak gelip mallarının kendilerine iade edilmesini
istedikleri anda, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara, “Benimle
beraber şu gördüğünüz asker de hak sahibidir. Bana sözlerin en sevimlisi en
doğru olanıdır. Ya esirlerinizi veya malı ihtiyar edin.” Ashab, biz
esirlerimizin serbest bırakılmasını tercih ediyoruz, dediler. Bunun üzerine
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ayağa kalktı. Allah’a senâ etti, sonra
şöyle buyurdu: “Bu başlangıçtan sonra şu (Hevazinli) kardeşleriniz
küfürden dönmüş olarak geldiler. Ben onların esirlerini (karşılıksız) onlara
iade etmek görüşündeyim. Sizden kim de gönül hoşluğuyla bunu
yapabilecekse yapsın. Sizden kim de hissesine düşeni iade etmesine
karşılık, bir şey isterse Allah’ın bize verdiği ilk ganimetten yerine bir şey
verelim,” buyurdu.
Nas, biz hissemize düşenleri gönül hoşluğu ile onlara iade ettik ya
Rasûlallah dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara, “Biz
sizden buna izin verenlerle vermeyenleri bilemeyiz, dönünüz. Fikrinizi bize
arifleriniz (başkanlarınız) bildirsin,” buyurdu. Halk döndüler arifleri onlarla
konuştu. Arifler şöyle haber verdiler. Onlar hepsi hoş karşıladılar. Ve izin
verdiler. (Hiç birisi karşılık istemiyorlar ya Rasûlallah dediler.) [474]










2694 – Şu geçen kıssa hakkında Amr bin Şuayb’ın dedesinden demiştir ki:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onlara kadınlarını (oğullarını) geri
verin. Kimin elinde şu ganimetten bir şey var da (sahiplerine geri verirse)
Allah Teala’nın bize ilk vereceği ganimet malından ona altı deve
vereceğim, dedi. Sonra bir deveye yaklaştı, onun hörgücünden bir tüy aldı,
sonra (ey nas, bu ganimetten bana hiçbir şey yok, hatta şu elimdeki tüy
kadar bir şey yok deyip iki parmağını kaldırdı.) Ancak beşte biri müstesna,
beşte bir hisse de size iade ediliyor. (Techiz ve silahınıza sarf ediliyor) mal-i
ganimetten iğne ve iplik her ne aldınızsa getiriniz,” buyurdu. Elinde kıldan
ip yumağı bulunan biri ayağa kalktı ve ya Rasûlallah, şunu devenin
semerinin altında bulunan çukuru onarmak için aldım, dedi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, “Benim ve Aldülmuttalib oğulları için olan
ganimet senindir,” buyurdu. Adam bunun vebâli şu gördüğüm dereceye
yetiştiğine göre benim ona ihtiyacım yok, dedi. Ve elinde bulunanı yere
fırlattı. [475]
İZAH
Kebbe: İp yumağı.

