ZEKÂT BÖLÜMÜ · 19 – FITIR SADAKASININ MİKTARI NEDİR?



1611 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem fıtır zekâtını farz kıldı. Mâlik’in bana
okuduğu rivâyette, “Fıtır sadakası, Müslümanlardan kadın ve erkek, hür
veya köle üzerine ramazanda bir sa’ kuru hurma veya bir sa’ arpadır,” dedi.
[464]
İZAH
Bu hadis-i şerif arpa ve buğdaydan sadaka-i fıtır ödemek isteyenlerin bir sa’
ödemesi lâzım geldiğine delâlet eder.
Fıtır sadakası vaciptir. İmam Azam’a göre sadaka-ı fıtr’ vacip olmak için,
kendisi sadaka-ı fıtır alacak durumda olmamalı, ihtiyacından fazla, ikiyüz
dirhemi olmalı. Mâlik bin Enes, İbn-i Sîrîn, Atâ ve Zührî’ye göre: Sadaka-ı
fıtır zengin fakir her Müslümana vaciptir. Ahmed bin Hanbel ve Şâfiî’ye
göre, günlük yiyeceğinden fazla sadaka-ı fıtrı verecek kadar malı olan her
şahsa fıtır sadakası vaciptir. Küçük çocuklar için de fıtır sadakası ödemek
fakihlerin çoğuna göre vâciptir. İmam Azam’a göre aile reisi çocukların ve
zımmî olan kölelerinin fıtır sadakasını öder. Mâlik, Şâfiî, Ahmed bin
Hanbel ve Hasan-ı Basrî’ye göre, zimmî kölesinin fıtrını ödeyemez. Şâfiî,
Mâlik, Ahmed bin Hanbel, Câbir bin Zeyd ve Hasan-ı Basrî’ye göre
buğdaydan yarım sa’ kâfi değil, bir sa’ kâfidir, diyorlar.
İmâm-ı Azam ve Süfyân-ı Sevrî’ye göre buğdaydan yarım sa’ kâfidir.
(Mealimü’s-Sünen, c.2, s. 216, Avnül-Ma’bûd, c.2,)






1612 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem fıtır sadakasını bir sa’ olarak farz
kıldı. (Râvî) Mâlik’in rivâyet ettiği bir önceki hadisin manâsını zikretti ve
rivâyetinde şunu da ziyâde etti.
Büyüğe, küçüğe (hepsine sadaka-i fıtır lâzımdır) ve Rasûlullah sallallahu
aleyhi vesellem halk musallâya çıkmazdan önce bunun ödenmesini emretti.
Ebû Dâvud diyor ki: Abdullah el-Umerî’nin Nafi’den yaptığı rivâyette ise
“her Müslüman’a” demiştir. Ubeydullah’ın, Nafi’den naklinde
“Müslümanlardan” kaydı vardır. Ubeydullah’tan meşhur olan rivâyette
“Müslümanlardan” kaydı yoktur. [465]





1613 – Abdullah (bin Ömer) radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem fıtır sadakasını hür ve köle büyük ve
küçük (her Müslüman’a) hurma ve arpadan bir sa’ olarak farz kıldı. Musa
bin Mâil rivâyetinde: Kadın ve erkek lâfzını da ziyâde etti.
Ebû Dâvud diyor ki: Abdullah ve Eyyub Nafi’den rivâyetlerinde yukarıda
geçtiği gibi (Kadın ve Erkek) lafzını da söyledi. [466]





1614 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem zamanında nâs, fıtır sadakasını, arpa,
hurma, kılçıksız arpa ve kuru üzümden bir sa’ verirlerdi.
Nâfi diyor ki: Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi:
“Vaktâki Ömer radıyallahu anh (Halife) oldu, buğday çoğaldı. Ömer
radıyallahu anh o eşyaların yerine yarım sa’ buğday verilmesini
koydu,” [467]
İZAH
Sült: Hubûbâttan buğday gibi bir tohumun adıdır. Burada arpa cinsinden
kılçıksız arpa demektir.


1615 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh diyor ki:
Nâs, yarım sa’ buğdayı (bir sa’ arpa, kuru üzüm ve hurmaya) denk tuttular.
Nâfi diyor ki:
– Abdullah bin Ömer (zekâtı) hurmadan verirdi, bir sene Medinelilere
hurma kıtlığı geldi. O sene arpadan verdi. [468]











1616 – Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem bizim içimizde bulunduğunda her
küçük ve büyük, hür ve köle için fıtır sadakamızı yiyecekten bir sa’ keşden
bir sa’, arpadan bir sa’, hurmadan bir sa’ ve kuru üzümden de bir sa’ olarak
çıkarır (verir) dik. Hz. Muaviye hac için veya Umre için (Medine’ye)
gelene kadar böylece devam ettik. Hz. Muaviye minber üzerinde halka
konuştu, konuştukları arasında şu da vardı.
– “Şam buğdayından iki müddünün, bir sa’ hurmaya denk olduğunu ben
uygun görüyorum,” dedi. Ve halk da buna uydu. Ebû Saîd diyor ki:
– Ben yaşadığım müddetçe devamlı olarak zekâtımı (böylece) vermeye
devam edeceğim.
Ebû Dâvud diyor ki: İbn-i Uleyye’den bir kimse (buğdaydan bir sa’) diye
rivâyet edildi ki, mahfuz değildir. [469]




1617 – Müseddet haber verdi bize, İsmail haber verdi. Bu rivâyette buğday
zikredilmedi.
Ebû Dâvud diyor ki: Hişam’ın oğlu Muaviye’nin şu hadiste zikrettiği
(Buğdaydan yarım sa’) sözü Hişam oğlu Muaviye’den veya ondan
nakledenden bir vehimdir.





1618 – Ebû Saîd el-Hudrî’den rivâyete göre o şöyle demiştir: “Ben asla bir
sa’dan boş fıtır sadakası vermem. Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem
zamanında bir sa’ hurma veya bir sa’ arpa veya bir sa’ keş veya bir sa’ kuru
üzüm verirdik” bu Yahya’nın hadisidir. Süfyân şunu da ziyâde etti; (undan
da bir sa’ verirdi)
Hamid diyor ki: Bu ziyadeyi hadisciler inkâr ettiler. Süfyân’da terketti.

