NEZİRLERBÖLÜMÜ · 23 – GÜNAH İŞLEMEYİ NEZREDENE KEFFARET GEREKİR DİYENLERİN DELİLLERİ


3290 – Aişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Allah’a isyan konusunda adak olmaz. (Eğer adanmışsa) onun keffareti
yemin keffareti (ödemek)tir.” [156]

3291 – İbn-i Şihab’dan bir önce geçen hadisin manası ve aynı isnatla rivâyet
olundu.


3292 – Aişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Allah’a isyan konusunda nezir yoktur, (adanmışsa) onun keffareti, yemin
keffareti (ödemek)dir.” [157]



3293 – Ukbe bin Âmir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre, o
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yalınayak yürüyerek baş örtüsüz
hacca gitmeyi adayan kız kardeşinin durumunu sordu Hazreti Peygamber
şöyle buyurdu:
“Kız kardeşine emret, başına çemberini örtsün, vasıtaya binsin (keffaret
olarak) üç gün oruç tutsun.” [158]
İZAH
Kadının başı açık gezmesi haramdır. Başı açık hacca nezreden kadın,
mas’iyete nezretmiş olur. Başını örterek haccını yerine getirir. Mas’iyet olan
nezri yerine getirmez. Buna keffaret olarak üç gün oruç tutar.

3294 – Ebâ Saîd el-Ruaynî, Yahya’nın rivâyet ettiği bir önceki hadisin
isnadı ve manasını da rivâyet etti.




3295 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:
Bir zât Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve: “Ey Allah’ın
Rasûlü benim kız kardeşim yaya olarak hac etmeye nezretti” dedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allah senin kız kardeşinin meşakkat çekmesi ile bir şey yapacak değil
(onun yorulmasına muhtaç değil). Binerek hac etsin ve yemininden dolayı
da keffaret versin” buyurdu.
İZAH
Yaya olarak hacca nezreden kimse gücü yeterse yaya olarak gider. Gücü
yetmezse binerek hac eder. Nezri yerine bir kurban keser. Veya 3293 nolu
hadiste geçtiği gibi üç gün oruç tutar.
Vasıta varken yaya gideceğim diye kendisini meşakkate atmanın manası
yoktur. Kulun lüzumsuz yere kendisini meşakkate atması Allah’ın rızasına
uygun düşmez.


3296 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:
Ukbe bin Âmir radıyallahu anh’ın kız kardeşi Kâbe’ye kadar yürümeğe
nezretti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona: “Vasıtaya binmesini
(nezrini bozmanın keffareti olarak) kurban kesmesini” emretti.


3297 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e Ukbe :bin Âmir’in kız kardeşinin
yaya olarak hac etmeğe nezrettiği haberi yetişince:
“Allah onun nezrine muhtaç değildir. Ona emret vasıtaya binsin” buyurdu.


3298 – İkrime radıyallahu anh’dan: Ukbe bin Âmir’in kız kardeşi hakkında
Hişam’ın rivâyet ettiği bir önceki hadisin manası rivâyet olundu. İkrime bu
rivâyetinde kurbanı zikretmedi. Bu rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “Kız kardeşine emret bir vasıtaya binsin” buyurdu.



3299 – Ukbe bin Âmir el-Cühenî radıyallahu anh’dan:
Kız kardeşim, Beytullah’a kadar yürümeğe nezretti. Bu hususta benden
onun için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e fetva sormamı istedi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Hem yürüsün hem de bineğine binsin” buyurdu. [159]




3300 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:
Bir gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (insanlara) hitap ederken. Bir
de ne görsün, bir zât güneşte ayak üstü dikiliyor. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem, “Bu zât kimdir” diye sordu. Bu Ebû İsrail’dir, ayakta
durup oturmamaya, gölgelenmemeye, konuşmamaya ve oruç tutmaya
nezretti, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Ona emredin konuşsun, gölgelensin, otursun ve orucunu tamamlasın”
buyurdu. [160]
İZAH
Ebû İsrail’in asıl adı; Kayser el-Âmiri’dir.



3301 – Enes bin Malik radıyallahu anh’dan:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, iki oğlu arasında götürülen bir adam
gördü ve bu zatın niçin böyle yürütüldüğünü sordu. Yürümek için nezretti
dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah Teâlâ bu zatın kendi
nefsini azap etmesine muhtaç değildir” buyurup o zatın binmesini emretti.



3302 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan:
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Kabe’yi tavaf ederken burnundan bir ip
halka ile çekilen bir zât gördü. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
burnundaki ipi eli ile kopardı. Ve çekicisine onu eli ile çekmesini emretti.
[161]
İZAH
Bu zât burnuna bir halka taktırarak çektirmeyi ve böylece tavaf etmeyi
nezretmişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, insanı basitleştirici bu
tür nezrin uygun olmayacağını eli ve dili ile men etmiştir.



3303 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Ukbe bin Âmir el-Cühenî’nin kız
kardeşi yaya olarak hac etmeye nezretti. Halbuki buna takat getiremezdi.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Allah (c.c) senin kız kardeşinin yürümesine muhtaç değildir, binerek hac
yapsın (nezrine muhalif hareket ettiği için de) bir deve kurban etsin”
buyurdu.



3304 – Ukbe bin Âmir el-Cühenî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine
göre:
O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, “Benim kız kardeşim yaya
olarak Kâbe’ye gitmeye nezretti” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “Gerçekten aziz ve celil olan Allah kız kardeşinin yaya olarak
Kâbe’ye gitmesi ile bir şey yapacak değildir” buyurdu.

