Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Hacc-ı kıran

MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 24 – HACC-I KIRAN 1795 – Enes bin Mâlik’in şöyle dediği rivâyet olunmuştur: – Ben Rasûlullah’ı “Umre ile hac için lebbeyk! Umre ile hac için lebbeyk” derken işittim. [557] 1796 – …

MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 24 – HACC-I KIRAN

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1795 – Enes bin Mâlik’in şöyle dediği rivâyet olunmuştur:

– Ben Rasûlullah’ı “Umre ile hac için lebbeyk! Umre ile hac için lebbeyk”

derken işittim. [557]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1796 – Enes radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem orada yani Zülhuleyfe’de sabaha

kadar kaldıktan sonra (devesine) bindi. Devesi Beyda tepesine tam

çıktığında Allah’a hamd ve senâ ve tekbirde bulundu. Sonra hac ve umre

için berâber niyet etti, telbiyede bulundu. Nâs da hac ve umre için berâber

ihramlanıp telbiye getirdiler. Mekke’ye geldiğimizde nâsa ihramdan

çıkmalarını emretti, onlar da çıktılar terviye günü (arefeden bir gün önce)

olunca yalnız hac için ihramlanıp telbiyede bulundular (bayram günü)

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizzat kendi eliyle ayakta yedi deve

kurban etti.

Ebû Davûd dedi ki: Bu hadisten Enes’in tek başına rivâyet ettiği kısım, “O

(Hz. peygamber), önce elhamdulillah, Subhanallah, Allahu Ekber dedi.

sonra hac için ihrama girdi” cümlesidir. [558]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1797 – Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ali radıyallahu anh’ı Yemen’e emir

tayin ettiğinde, ben Ali ile berâberdim. O’nun yanında kilolarca (altın) elde

ettim. Ali radıyallahu anh Yemen’den Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’in yanına gelince, dedi ki: “Hz. Fatıma’yı boyalı elbise giymiş

buldum, evi de koku ile kokulanmıştı.” Fatıma radıyallahu anha Ali’ye:

Sana ne oluyor da (ihramdan çıkmıyorsun) oysa Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem ashabına (ihramdan çıkmalarını) emretti onlar da ihramdan

çıktılar, dedi. Ali radıyallahu anh dedi ki: Ben de ona: Peygamber ne niyetle

ihrama girdiyse ben de o niyetle ihrama girdim. “O ise henüz ihramdan

çıkmadı” diye cevap verdim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in

yanına geldim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana ihrama girerken

nasıl hareket ettin, diye sordu. Ben de Peygamber sallallahu aleyhi ve

sellem’in girdiği gibi ihrama girdim diye niyet ettim.” dedim.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ben kurbanlık sevkettim ve hacc-ı

kırana niyet ettim. dedi. Resûllüah sallallahu aleyhi ve sellem bana

“Kurbanlık develerden altmış yedisini veya altmış altısını kes, otuzüç veya

otuz dördünü kendin için al ve bana kestiğin her deveden bir parça ayır”

buyurdu.

İZAH

Bu hadiste Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hacc-ı kıran yaptığına

açık delâlet vardır. Hattabî şerhinde bu mevzuda uzun izahat var. Bir de,

hacc-ı kıran yapanların kestikleri kurbanın etinden yemelerinin helâl

olacağına delâlet eder.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1798 – Ebû Vâil radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Subey bin Ma’bed radıyallahu anh diyor ki; hac ve umreye berâber niyet

ettim, telbiye getirdim. Ömer radıyallahu anh bana “Peygamberinin

sünnetine uymuşsun” dedi. [559]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1799 – Ebû Vâil radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Subey bin Ma’bed radıyallahu anh anlatıyor. Ben Nasrânî bir bedevî adam

idim, Müslüman oldum. Kendi kabilemden, Hüzeym bin Sürmüle denilen

adamın yanına vardım ve (ona) “Ey bana bak, ben harbetmeye çok

hırslıyım, hac ve umre de bana farz olmuş durumda, bu ikisini nasıl bir

arada yapayım?” dedim. Hüzeym:

İkisini birden cem et ve senin için kolayına gelen bir hayvanı kurban et,

dedi. Ben de ikisi için birden berâber telbiyede bulundum. Uzeyb’e

geldiğim zaman bana, Zeyd bin Sûhan ile Selman bin Rabia rast geldiler. O

sırada ben hac ve umre için berâber telbiyede bulunuyordum. Bu ikiden biri

öbürüne bu adam, bilgide devesinden farksız, dedi. Üzerime dağ yıkılmış

gibi oldum.

Hemen Ömer bin Hattab’a geldim ve ona ey Mü’minlerin emiri: Ben

Hıristiyan bedevî bir adamdım. Müslüman oldum, harp etmeye harîsim,

Hac ve umre bana farz olmuş durumda. Kavmimden bir adamın

(Huzeym’in) yanına geldim, o bana hac ve umreyi cem et ve gücünün

yettiği bir hayvanı kurban et, dedi. Ben de ikisine birden niyetle telbiyede

bulundum, dedim. Ömer bin Hattab radıyallahu anh:

“Peygamberinin sünnetine uymuşsun,” dedi.

İZAH

Bu hadis-i şerif te hacc-ı kıranın câiz ve sünnet olduğuna sarih bir delildir.

Henâh; sana diyorum, bana dön demektir (Kamus Tercümesi)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1800 – Ömer bin el-Hattab Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle

derken işittiğini söylemiştir:

“Bu gece bana aziz ve celil olan Rabbımdan bir elçi geldi.” Ömer

radıyallahu anh diyor ki:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (o zaman) Akîk’ta bulunuyordu.

Gelen elçi ona:

Şu mübarek vadide namaz kıl ve hac içinde umreye (niyet ettim de) dedi.

Ebû Dâvud diyor ki: Ali bin Mübârek, Yahya bin Ebî Kesir’den bu hadiste

“Hac içinde umreye de” diye rivâyet etti. [560]

İZAH

Hadisin Buhari’de bir rivâyetinde “fi” yerine “vav” kullanılmıştır. Vav

olduğuna göre, hacca ve umreye berâber niyet ettim, demek olur.

Akîk: Bir vâdinin ismidir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1801 – Rabî bin Sebre’den, o da babasından radıyallahu anh rivâyet

ettiklerine göre şöyle dediler:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem le berâber çıkmıştık. Usfan’a

geldiğimizde; Suraka bin Mâlik el Müdlicî O’na:

Ey Allah’ın Rasûlü, bize sanki bugün doğmuş kimselere açıklama yapar

gibi, (hac hakkında) açıklama yap dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem:

“Şüphesiz ki Allah sizin şu haccınıza bir de umre soktu. Mekke’ye

geldiğiniz vakit, Kâbe’yi tavaf edip Safâ ile Merve arasında sa’y eden,

ihramdan çıkar, ancak yanında kurbanlığı olanlar müstesna” buyurdu.

İZAH

Usfân: Bir mevki adıdır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Müdliç oğullarına hacc-ı temettu-u

tarif etti, önce umre yapılarak ihramdan çıkılabileceğini, sonra da hac

yapılacağını bildirdi. Hacc-ı temettu yapanlar, umreden sonra ihramdan

çıkabilirler. Ancak kurbanlıklarını berâber götürmüşlerse kurbanlarını

kesene kadar ihramdan çıkamazlar.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1802 – Muaviye bin Ebû Süfyân radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle demiştir:

Ben Merve’de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in (saçını) makasla

kesip kısalttım, veyahut Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi saçından

kesilip kısaltılırken gördüm. [561]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1803 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre kendisine

Muaviye şöyle demiştir:

“Sen benim “Merve’de Rasûlullah’ın saçlarından (bir kısmını) bir arabî

makasıyla kısalttığımı bilmiyor musun?

Râvi el-Hasan, rivâyetine hac (niyetiyle girdiği ihramdan çıkması) için

sözünü ilave etmiştir. [562]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1804 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem umreye, ashabı da hacca niyetlenip

telbiye getirdiler. [563]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1805 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nda hacca kadar umreyle

temettu yaptı ve kurban kesti. Hedyi (Kurbanı) Zülhuleyfe’den berâberinde

sevketmişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem umre için ihramlanarak

başladı. Sonra da hac için ihramlandı. Halk Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem ile berâber hac gününe kadar umre ile temettu yaptılar. İnsanlardan

bazısı hedy sevk etmişti, bazısı da sevk etmemişlerdi. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem Mekke’ye gelince halka şöyle buyurdu.

“Sizden kim hedy göndermişse hacc-ını tamamlayana kadar ihramda haram

olan şey ona helâl olmaz. Sizden kim hedy göndermemişse Kâbe’yi tavaf

etsin, Safâ ile Merve’de sa’y yapsın, saçını kısalttırsın, ihramdan çıksın

sonra (Zilhicce’nin sekizinde) hac için ihramlansın, kurbanını göndersin,

kurbanlık bulamayan (kurbana gücü yetmeyenler arafeden önce üç gün) hac

günlerinde, yedi gün de ailesi yurduna dönünce oruç tutsun” buyurdu.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mekke’ye geldiği vakit ilk iş olarak

Hacer-i Esved köşesini istilam etti, sonra tavafın ilk üç şavtında omuzlarını

silkerek adımlarını kısarak (çalımlı) yürüdü, tavafın geri kalan dört şavtını

da normal şekilde yürüdü. Kâbe’yi tavaf ettikten sonra Makam-ı İbrahim’de

iki rekât namaz kıldı, sonra selâm vererek namazdan çıktı ve kalkıp safaya

geldi. Safâ ile Merve arasında (dört kere gidip üç kere gelerek) yedi şavtla

sa’y yaptı. Sonra ihramlı için haram olanlardan hiç birini bayram günü,

kurbanını kesip hacc-ın bütün şartlarını yerine getirene kadar yapmadı.

Mekke’ye indi, Kâbe’de farz tavafını yaptı. Bundan sonra ihramlıya haram

olan şey helâl oldu.

İnsanlardan kurban sevk edenler de etmeyenler de Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’in yaptığı gibi yaptılar. [564]

İZAH

Habbe: Koştu demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1806 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımı Hafsa radıyallahu

anha’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:

Ey Allah’ın Rasûlü, insanlara ne oldu, onlar ihramlarından çıktılar, siz ise

umrenizden ihramınızdan çıkmadınız, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem:

“Ben saçımı yapıştırdım, kurbanlığıma nişan taktım hedyimi

boğazlayıncaya kadar ihramımdan çıkmam” buyurdu. [565]

İZAH

Telbid: Saçı yapışkan bir madde ile keçeleştirmektir, toz toprak girmesin,

dökülmesin diye böyle yaparlardı. Hacc-ı temettu yapanların kurbanları

yanlarında ise kurbanlarını kesene kadar ihramdan çıkmazlar.