MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 1 – HACC-IN FARÎZALARI



1721 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Akra bin Hâbis radıyallahu anh Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, “Ey Allah’ın Rasûlü, hac her sene mi farz, yoksa (ömürde) bir defa mı, diye sordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bir defadır. Kim birden fazla yaparsa, o nafiledir,” cevabını verdi. [515]
İZAH
Müslim ve Neseî de Ebû Hüreyre’den rivâyet edildiğine göre; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hutbede, “Ey nâs! Allah size haccı farz kıldı, haccedin” buyurdu. Birisi her sene mi, ey Allah’ın Rasûlü dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sükût etti, adam üç defa tekrarladı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, “Eğer ben evet, her sene farz deseydim size her yıl hac farz olacaktı ve siz de takat getiremeyecektiniz” buyurdu. Emrin tekrârı icâb etmediğinden, ömürde bir defa îfâ ile bu farz yerini bulmuş oluyor. Hac mevsimi, haccın şartıdır. Kâbe’de haccın sebebidir. Haccın sebebi olan Kâbe tekerrür etmediği için, hac farizası da tekerrür etmez. Namazların zarfı olan vakitler tekerrür ettiği için namazların farziyeti de tekerrür eder.


1722 – Ebû Vâkıd el-Leys radıyallahu anh’ın oğlundan: Ben, Haccetü’l-Veda’da, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ailelerine, “Bu Hacdan sonra (sizler için hasırların üstleri vardır” buyurduğunu işittim, dedi.
İZAH
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu hadis-i şerifi ile kadınlarının evlerinden çıkamayacaklarına, vefatının yaklaşmasına işaret buyuruyor.

