-4. CİLT- · 38 – HARAC ARAZİSİNE GİRMEK


3081 – Muaz radıyallahu anh’dan rivâyet olunduğuna göre şöyle demiştir: Her kim (sahip olduğu bir haraç arazisinin vergisini vermemek suretiyle) haraç vergisinin günahı boynuna geçirilirse o kimse Rasûlullah’ın üzerinde bulunduğu yoldan uzaklaşmış olur.
İZAH
Haraca tabi bir araziyi mü’min satın alırsa o araziden daha önce alınan haraç yine alınır. Bir araziden haraç alınıyorsa öşür alınmaz. Öşür alınıyorsa haraç alınmaz. Bir arazide öşürle haraç cem olmaz.








3082 – Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse, bir araziyi haracıyla birlikte satın alırsa hicretini bozmuş olur. Bir kimse kafirin (haraç ödeme) zilletini boynundan çıkarır ve kendi boynuna takarsa İslam’a sırt çevirmiş gibi olur.” Sinan bin Kays dedi ki: Bu hadisi Halid bin Maden benden işitti. Ve bana dedi ki: Bunu sana Sebb bin Nuaym mı haber verdi? Ben: Evet, dedim. Halid dedi ki: Ona vardığında ondan bu hadisi bana yazsın. Sinan dedi ki: (Şebb’in yanına vardım) Şebb hadisi ona yazdı. Geldiğimde Halid bin Maden (hadis) yazılı kağıdı benden istedi. Ben de onu kendisine verdim. Mektubu okuyunca bu meseleyi işitir işitmez elinde bulunan Haraç arazisini bıraktı. Ebû Dâvud diyor ki: Senet de adı geçen Yezid bin Humeyr el-Yemeniy. Şu’be’nin arkadaşı olan Yezid değildir.
İZAH
Bu ve bundan önce geçen hadiste zikredilen cizyeden maksat haraçtır. Mü’min iman etmekle küfrün alçaklığından kurtulur. Kafirin haraç verdiği araziyi haracını ödemek şartı ile alırsa, haraçla mükellef olup kafirin düştüğü zillete kendisini atmış olur.

