-3. CİLT- · 85 – HAYIZLI KADININ İFAZADAN SONRA (YOLA) ÇIKMASI



2003 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Huyey kızı Safiye radıyallahu anha’yı andı. O, hayız oldu, denildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Umulur ki o, bizi yolumuzdan alıkor,” buyurdu. Onlar da, “Ey Allah’ın Rasûlü Safiyye ifaza tavafını yapmıştı” dediler. “Öyle ise bizi yolumuzdan alıkoyacak değildir”, buyurdu. [52]
İZAH
Farz olan ziyaret tavafını yaptıktan sonra hayız olan kadına veda tavafının vacib olmayacağına ve hayızlının tavaf yapamayacağına bu hadis-i şerif delildir. Farz tavafını yaptıktan sonra hayız olan kadın veda tavafı yapmadan yurduna dönebilir.





2004 – Haris bin Abdullah bin Evs radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Ömer bin Hattab’a gelerek bayram günü farz tavafı yaptıktan sonra hayız olan kadının ne yapacağını sordum. Ömer radıyallahu anh, “(Mekke’deki) en son vakti Kabe’ye (orayı tavaf etmekle geçmiş) olsun” dedi. Hâris radıyallahu anh: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de bana böyle fetva vermişti,” dedi. Ömer radıyallahu anh’da: “(Elleri düşesice) benim muhalefet etmem için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sorduğun şeyi bir de bana soruyorsun,” dedi.
İZAH
Farz tavafı yaptıktan sonra hayız olan kadın Kâbe’ye bir daha uğramadan veda tavafı yapmadan memleketine dönebilir. Eribte: Azaların döküle demektir. Dua makamında kullanılır. Bazen de elinde avucunda olanlar elinden gide manâsına beddûa olarak kullanılır. (Münzeri Haşiyesi)

