ORUÇ BÖLÜMÜ · 9 – HİLAL BİR MEMLEKETTE BAŞKA MEMLEKETLERDEN BİR GECE ÖNCE GÖRÜLDÜĞÜ VAKİT NE YAPILIR?








2332 – Küreyb radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Haris kızı Ümmül Fazl onu, Şam’a Hz. Muaviye’ye gönderdi. Dedi ki; Şam’a geldim. Onun talep ettiği şeyi yerine getirdim. Ben Şam’da iken Ramazan hilâli göründü, hilâli Cuma gecesi gördük, sonra ayın sonunda Medine’ye geldim, sonra İbn-i Abbas bana sordu, sonra ayı zikretti, Hilâli ne zaman gördünüz? dedi. Ben, “Onu Cuma gecesi gördük” dedim. “sen de gördün mü?” dedi. Ben de, “Evet gördüm, onu insanlar da gördü, oruç tuttular, Muaviye de tuttu,” dedim. İbn-i Abbas, Lâkin biz ayı cumartesi gecesi gördük, otuz günü tamamlayana veya (Şevval) ayını görene kadar oruca devam ederiz, dedi. Ben: Muaviye’nin görmesi ve bunun üzerine oruç tutması ile iktifa etmez misiniz? dedim. İbn-i Abbas hayır, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize böyle emretti, cevabını verdi. [253]
İZAH
İki belde halkı ayı birer gün farklı görseler, Kasım bin Muhammed, Sâlim bin Abdullah bin Ömer, İkrime; herkes gördüğü gibi orucunu tutar, dediler. İbn-i Münzir dedi ki: Bir şehir halkı diğer bir belde halkının ayı kendilerinden bir gün önce gördüğünü öğrenseler, yedikleri günü kaza ederler. Ebû Hanife, İmam Malik, Şâfiî ve Ahmed bin Hanbel’in kavli de budur.




2333 – Hasan radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Herhangi bir memlekette bir kişi Pazartesi günü oruç tutsa, buna karşılık iki kişi hilâli Pazar gecesi gördüklerine şahitlik etseler (Hasen konu hakkında dedi ki: o bir günü, ne oruca Pazartesi başlayan kimse, ne de hemşehrileri kaza etmezler.

