TALAK BÖLÜMÜ · 18 – HUL (MENFAAT KARŞILIĞINDA KOCANIN KARISINI BOŞAMASI)


2226 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Hangi kadın ki, ehemmiyetsiz bir şeyden dolayı kocasından kendisini boşamasını isterse ona cennetin kokusu haramdır,” buyurdu.
İZAH
Hul: Kadının mehrini veya başka bir malı kocasına vereceğini söyleyerek, kendisini boşamasını istemesidir. Böyle bir mal karşılığı karıyı boşamak hul yoluyla talâk olur. Bir kadının muzdar duruma düşmedikce kocasından talâk istemesi büyük vebâli mucibtir.










2227 – Yahya bin Said’den şöyle rivâyet edildi: Ona da Abdurrahman bin Sa’d bin Zürare’nin kızı Amre haber verdi. Amre de, Sehl-i Ensarî’nin kızı Habibe’den naklen haber verdi. Habibe, Sabit bin Kays bin Şemmas’in nikâhı altında idi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, sabah namazına çıktığında kapısının yanında alacakaranlıkta Sehl’in kızı Habibe’yi gördü. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bu kadın kimdir?” diye sordu. Kadın: Ben Sehl’in kızı Habibe’yim dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ne işin var? (Bu hal ne?)” dedi. Habibe de kocası hakkında Sabit bin Kays ile benim evli kalmamıza imkân yoktur. dedi. Sabit bin Kays gelince Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ona, karın Sehl kızı Habibe işte burada, Allah’ın söylemesini dilediklerini konuştu, buyurdu. Habibe; Ya Rasûlallah sallallahu aleyhi ve sellem, mehir olarak verdiklerinin hepsi yanımdadır (dilerse geri verebilirim) dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’da, Sabit bin Kays’a, “Verdiğin mehirleri karından geri al” buyurdu. Sabit de karısı Habibe’ye verdiği mehirleri geri aldı, Habibe de (kocasından ayrılarak iddetini geçirmek üzere) babasının evine döndü. [190]
İZAH
Galas: Alaca karanlık. Hul; Fesh sayılır. Talâk sayılmaz, eğer fesh olmasa idi talâkta aranan sıfatların onda da aranması gerekirdi. Boşanana verilen haklar ona da verilmesi gerekirdi. Boşanan kadın iddeti bitene kadar kocasının evinde kalır. Habibe ise ehlinin evinde oturmaya dönmüştür.






2228 – Aişe radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Sehl kızı Habibe Şemmas oğlu Kays oğlu Sabit’in nikâhı altında idi. Sabit Habibe’yi dövdü ve bir yerini kırdı. Habibe şafaktan sonra, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi (Kocasını ona şikâyet etti). Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Sabit’i çağırdı ve ona, “Karının malının bir kısmını al, onu boşa,” buyurdu. Sabit: Ondan alacağım mal karşılığında onu boşamam uygun olur mu? dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Evet” cevabını verdi. Sabit ben ona mehir olarak iki bahçe verdim. Onlar da elinde duruyor, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bahçelerini al, onu boşa” buyurdu. Sabit’te öyle yaptı.




2229 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Sabit bin Kays’ın karısı kocasından para karşılığı boşandı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onun iddetini bir hayız kıldı. Ebû Dâvud bu hadis mürseldir, dedi. [191]
İZAH
Hadis-i hasendr. Hul feshtir. Talâk değildir. Eğer talâk olsa üç ay beklerdi.

2230 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Hul ile boşanan kadının iddeti bir hayızdır.

