Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Ihrama girme vakti

MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 21 – İHRAMA GİRME VAKTİ 1770 – Saîd bin Cübeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 21 – İHRAMA GİRME VAKTİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1770 – Saîd bin Cübeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Abdullah bin Abbas’a, Ey Abbas’ın babası Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’in ashabının Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ihramı (niyetle

kendisine) vacip kıldığı an yaptığı telbiyesinde ihtilafa düşmeleri

taaccübüme gitti dedim. İbn-i Abbas:

O meseleyi ben herkesten daha iyi biliyorum, hakikat şudur: Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem ancak bir defa hac etti, ihtilafa düştükleri yer de

şurasıdır. (Veda hacc-ında) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hac için

çıktı. Zülhuleyfe’deki mescidinde iki rekât (ihram) namazını kıldı, namaz

kıldığı yerden kalkmadan hacca niyet etti, iki rekât namazından ayrılır

ayrılmaz hac için telbiyeye başladı, bazı kimseler Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem’den telbiyeleri işittiler, ve onu aynen bellediler. Sonra

devesine bindi, devesi o’nu kaldırınca yine telbiye yaptı. Bazı kimseler bu

telbiyesine yetiştiler. Böyle ayrı ayrı görüşlerin sebebi nâs bölük bölük

serbest geliyorlardı. Rasûlullah’ı sallallahu aleyhi ve sellem devesi sırtında

taşırken telbiye yaptığını gördüler ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

devesine bindikten sonra telbiyede bulundu dediler. Sonra Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem yoluna devam etti. Beyda tepesine çıkınca yine

telbiyede bulundu, bazı kimseler de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e

orada yetiştiler ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ancak Beyda

tepesine çıkınca telbiye okudu, dediler. Allah’ın varlığına yemin olsun ki

(Zülhuleyfe’deki) namazgâhında hacca niyet etti, devesi O’nu sırtlayınca

telbiye yaptı. Beyda üzerine çıkınca yine telbiye okudu. Saîd bin Cübeyr

diyor ki:

Abdullah bin Abbas’ın rivâyetini alanlar (Zülhuleyfe’deki) musallâda

kılacağı iki rekât namazı müteakib telbiye yaparlar. [541]

İZAH

İhlâl: İhramlanıp yüksek sesle telbiye okumaktır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1771 – Salim bin Abdullah radıyallahu anh’dan, o da babasından rivâyet

ettiğine göre şöyle demiştir:

Şurası (sizin) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hakkında iddiada

bulunduğunuz Beyda’nızdır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ancak

mescidin yanından telbiyeye başladı, dedi. Mescitle Zülhuleyfe mescidini

kastediyordu. [542]

İZAH

Beyda: Boş arazi demektir. Burada Zülhuleyfe’ye yakın yüksekce bir yerin

adıdır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1772 – Ubeyd bin Cüreyc radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:

Abdullah bin Ömer’e “Ey Abdurrahman’ın babası, senin dört şeyi yaptığını

gördüm, fakat senin ashabının onları yaptığını görmedim” dedim.

Onlar nelerdir ey ibn Cüreyc dedi. İbn-i Cüreyc:

Kâbe’nin köşelerinden iki köşe olan Rükn-i Yemânîlere el sürdüğünü, tabak

yapılmış kılsız deriden pabuç giyindiğini, sarı boya ile boyandığını ve bir

de sen Mekke’de olduğun vakit nâs (Zilhicce) hilâlini görünce ihramlanır,

telbiyeye başlar, senin arefeden bir gün önceye kadar ihramlanmadığını

telbiyede bulunmadığını gördüm, dedi. İbn-i Ömer:

Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Kabe’nin ancak Yemen’e

bakan o iki rüknüne el sürdüğünü, tüysüz deriden pabuç giyinip ve

tabaklanmış deriye konan sudan abdest aldığını gördüm, ben de onu

giymeyi seviyorum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sarı ile

boyandığını gördüm onula boyanmak benim hoşuma gidiyor ve Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’in devesi onu sırtına kaldırana kadar ihramlanıp

telbiyede bulunduğunu görmedim. [543]

İZAH

Nial-i Sibtiyye: Kılsız deriden yapılmış pabuç demektir. Sibt, tıraş etmek,

kazımaktır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1773 – Enes radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazını Medine’de dört rekât,

ikindi namazını Zülhuleyfe’de (seferi olarak) iki rekât kıldı. Sonra sabah

olana kadar Zülhuleyfe’de yattı, devesine binip üzerinde karar kılınca

ihramlanıp telbiyede bulundu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1774 – Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazını kıldı, sonra devesine

bindi. Beyda tepesinin üzerine çıkınca ihramlanıp telbiyeye başladı. [544]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1775 – Sa’d bin Ebû Vakkas’ın kızı Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet

edildiğine göre şöyle demiştir:

(Babam) Sa’d dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Şayet Furu’

yolundan gidecek olursa devesi üzerine binip devesi onu sırtladığında,

Uhud yolundan gidecek olursa Beyda üzerine çıktığında, ihramlanıp

telbiyede bulunurdu.

İZAH

Daha önce de izah edildiği gibi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

Zülhuleyfe’de ihramlanmıştır. Hem Zülhuleyfe’de namaz kıldığı yerde

telbiye okumuş hem de devesine bindiğinde. Ayrıca Beyda üzerine

çıktığında da telbiye okumuştur. Her sahabi gördüğünü rivâyet etmiştir.