MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 41 – İHRAMLI İÇİN AV ETİNİN (HÜKMÜ)








1849 – İshak bin Abdullah bin el-Hâris’den, o da babasından radıyallahu anh rivâyet ettiğine göre: Taif’te Osman’ın vekili Haris, Osman’a dişi ve erkek keklik ve vahşi av hayvanlarının etinden yemek yaptı. Hz. Osman yemeğe davet etmek üzere Ali (bin Ebî Tâlib) radıyallahu anh’e haber gönderdi, elçi geldiğinde, Ali radıyallahu anh develerine yaprak silkiyordu. Birazdan ellerinde yaprakları silkeleyerek yemeğe geldi. Kendisine buyur ye, denildi. Ali radıyallahu anh onu ihram giyinmemişlere ikram edin, biz ihramlı kimseleriz. Eşca kabilesinden burada bulunanları Allah için şahit tutarım. Biliyor musunuz? Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ihramlı iken ona birisi yaban eşeğinden hediye etmişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de yememişti. Onlar da, evet hatırlıyoruz, dediler.
İZAH
Bunu Ahmed bin Hanbel Müsned’inin 782 – 784 nolu hadisinde zikretti. Bu hadis ihramlının kara av eti yiyemeyeceğine delildir. Hacel: Keklik, Yeâkıb: Erkek keklik, demektir.



1850 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: O, Ey Zeyd bin Erkâm hatırlıyor musun? Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (ihramlı iken) bir av hayvanının budu hediye edilmişti de, onu kabul etmemiş ve, “Biz ihramlıyız,” buyurmuştu dedi. Zeyd bin Erkâm radıyallahu anh da, evet hatırlıyorum, dedi. [592]
İZAH
Diğer bir nüshada da Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e avın bir uvzu hediye edildi, şeklindedir. Bu hadis-i şerifte ihramlının av eti yiyemiyeceğine delâlet eder. Harem dahilindeki hayvanlar olduğu için onlardan birini ihramsız birisi de öldürse eti yenmez, meyte (ölmüş hayvan) hükmündedir.


1851 – Câbir bin Abdillah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim,” demiştir. “Kendiniz avlamadıkça veya sizin namızına avlanmadıkça (ihramda iken) sizlere kara avı helâldır.” [593]
İZAH
İmam Azam taraftarları, Mücahid ve Saîd bin Cübeyr radıyallahu anh ihramlı kimse av hayvanını avlamamış ve o hayvanı ihramlı olmayan biri kesmişse etinden ihramlının da yiyebileceğine ruhsat vermişlerdir. Fakihlerimize göre de ihramsız kimsenin harem haricinde avlayıp getirdiği av etinden ihramlı yeyebilir. Atâ bin Ebî Rabah, Mâlik, Şâfiî ve her ne suretle olursa olsun ihramlının av eti yiyemiyeceğini söylerdi ve delil olarak da “Siz ihramlı bulunduğunuz müddet sizlere kara avı haram kılındı” (Araf sûresi ayet 96) ayetini okurdu.







1852 – Ebû Katade radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: O, Mekke yolunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le berâber bulunuyordu, yolun bir kısmı kat edildikten sonra adamlarından bazısıyla geriye kalıverdiler, adamları ihramlı, kendisi ise ihramsızdı, bir yaban eşeği gördü, hemen atının üstüne doğruldu ve adamlarından kamçısının kendine verilmesini istedi, onu vermekten çekindiler, onlardan mızrağını istedi, yine vermediler. Bunun üzerine onu kendisi aldı ve yaban eşeğine saldırdı, hayvanı öldürdü, hayvanın etinden Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından bazıları yediler, bazıları da yemediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yetiştikleri vakit yenilip yenilemeyeceğinden sordular. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah’ın sizlere ikram ettiği bir rızıktır” buyurdu. [594]
İZAH
Bu hadis-i şerif ihramsızın avladığı av etinden ihramlının yiyebileceğine delildir. Ma’mer bin Raşid’in rivâyet ettiği hadisi Dârekutnî kitabına koydu. Orada Ebû katâde “bunu senin için avladım, yâ Rasûlallah” demişti. Senin için avladım dediğinden ashaba yemelerini emretti fakat kendisi yemedi. Fakat “senin için avladım” ve “bundan kendisi yemedi” meâlindeki lafızları gariptir, bunları, Ma’mer’den başkası rivâyet etmedi. Ehlî eşeklerin eti haramdır. Yaban eşeklerinin eti ise helâldır.

