CENÂZELER BÖLÜMÜ · 84 – İHRAMLI İKEN ÖLEN BİR KİMSEYE NASIL BİR MUAMELE YAPILIR?







3238 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e hayvanının yere çarpmasıyla
ihramlı iken boynu kırılıp ölen bir adam getirdiler. Bunun üzerine
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Onu (sırtında bulunan) iki ihram bezi içinde kefenleyin ve onu su ve sidir
ile yıkayın, başını örtmeyin. Gerçekten Allah Teâlâ kıyamet gününde onu
telbiye okur olarak diriltecek” buyurdu. [136]
Ebû Dâvud şöyle diyor: Ahmed bin Hanbel’in şöyle dediğini işittim: Şu
hadiste beş sünnet var. Onu, “iki elbisesinde kefenleyin” cümlesi ölü iki
parça ile kefenlenir. “Onu su ve sidirle yıkayın” cümlesi de ona koku
yaklaştırmayın demektir. Kefen malın tamamından yapılır.



3239 – İbn-i Abbas’tan geçen hadisin benzeri rivâyet olundu. Râvi Eyyüb:
“Onu iki elbisesinde kefenleyin” dedi.
Ebû Dâvud dedi ki? Eyyüb “İki elbisesinde” dedi. Amr rivâyetinde:
“İki elbisede” dedi.
İbni Ubeyd, Eyyüb: “İki elbisede” dedi diyor. Amr ise: “İki elbisesinde”
dedi diyor. Tek başına râvi Süleymân rivâyetinde, “Ona hanut koymayın”
diye rivâyet etti.

3240 – İbn-i Abbas’tan Süleymân’ın rivâyetinin manasında onu: “İki
elbisede kefenleyin” şeklinde rivâyet olundu.



3241 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir: İhramlı adamı devesi yere atıp boynunu kırarak öldürmüştü.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona geldi, “Onu yıkayınız ve onu
kefenleyiniz, başını kapatmayınız, ona güzel koku sürmeyiniz çünkü o,
tehlil okuyarak dirilecektir” buyurdu. [137]
İZAH
İhramlının başı kapatılmayacağı ve koku kullanmayacağından Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, ihramlı olarak ölen bu zatın başının
kapatılmamasını, kendisine koku sürülmemesini emretti.
[33] . Buharî, K. Cihad, Babu yüktebu li-l-müsafiri misle mâ kane, n. 70/4
[34] . Buharî, K, Cennet, Babu isbatı-l-hisabi, n. 2876; Müslim, K, Cennet,
Babu isbatı-l-hisabi, n. 2876
[35] . Buharî, K. Cenâiz; Müslim, K. Libas; Tirmizî, K. Tefsir, n. 3079;
Neseî, K. Cenâiz, n, 1901; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, n. 1523
[36] . Buharî, K. Merda, Babu ıyadati-l-müşrik, n. 152; K, Cenâiz, n. 118
[37] . Buharî, K. Menakib, Babu menakib-ı Câbir, n. 3850; Tirmizî, K.
Menakib, Babu menakib-ı Câbir, n. 3850
[38] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu sevabı men âde meridan, n. 1442
[39] . Buharî, K. Meğazi, Babu merciı-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem
mine-l-ahzabı, n. 143/4; Müslim, K. Cihad, Babu cevâzı kıtali men nekaza-
l-ahde, n. 1969
[40] . Buharî, K. Tıb, Babu mâ yüzkerü fi-t-tâûn , n. 168/7; Müslim, K.
Selam, Babu-t-tâûn, n. 2218
[41] . K. Merda, Babu vad’ıl-yedi ala-l-merîdı, n. 152/7
[42] . Buharî, K. Et’ime, Babu kavlihi teala (külû min tayyibati…) n. 87/7;
K. Nikah, – K. Ahkam – K. Cihad – K. Tıb
[43] . Tirmizî, K. Tıb, n. 2084; Neseî
[44] . Buharî, K. Merdâ, Babu temenni-l-meridu-l-mevte, n. 156/7; Neseî, K.
Cenâiz, n. 1821; İbn-i Mâce, K. Zühd, Babu zikri-l-mevti, n. 4265; Müslim,
K. Fiten, n. 2680; Tirmizî, n. 971
[45] . Neseî, K. Cihad – K. Cenâiz, Babu-n-nehyi ain-l-bükâi ala-l-meyyiti,
n. 1837; İbn-i Mâce, K. Cihad, Babu mâ yürcâ fihis, şehade, n. 2803; Malik,
K. Cenâiz; Müslim, K. İmaret, Babu beyani-ş-Şühedâ, n. 1914
[46] . Buharî, K. Meğazi, Babu gazveti-r-raci, n. 132/5; Neseî
[47] . Müslim, K. Cennet, Babu-l-emri bi husni-z-zanni billahi teâla, n.
2877; İbn-i Mâce, K. Zühd, Babu-t-tevekküli ve-l-yakîn, n. 4167
[48] . Müslim, K. Cenâiz, Babu mâ yukalu ınde-l-merîdi ve-l-meyyiti, n.
919; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu telkîni-l-meyyiti, n. 977; Neseî, K. Cenâiz,
Babu kesrati zikri-l-mevti, n. 1826; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, N. 1447 – Babu
fi-s-sabri ala-l-musibeti, n. 1598
[49] . Müslim, K. Cenâiz, Babu telkîni-l-mevtâ, n. 916; İbn-i Mâce, K.
Cenâiz, Babu fî telkîni-l-meyyiti, n. 1445; Neseî, K. Cenâiz, B. Telkîni-l-
meyyiti, n. 1827
[50] . Müslim, K. Cenâiz, Babu iğmadi-l-meyyiti ve-d-duai, n. 920; İbn-i
Mâce, K. Cenâiz, Babu tağmidi-l-meyyiti, n. 1454
[51] . Neseî; Müslim, K. Cenâiz, Babu telkîni-l-mevtâ, n. 918
[52] . Buharî, K. Libas, Babu-l-bürûdi ve-l-hıbra, n. 190/7; Müslim, K.
Cenâiz, Babu tesciyeti-l-meyyiti, n. 942
[53] . Neseî, K. Ameli-l-yevm; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu mâ yukalü
inde-l-merîdi, n. 1448
[54] . Buharî, K. Meğazi – K. Cenâiz, Babu men celese inde-l-musibe, n.
104/2; Neseî, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi ani-l-bükai ala-l-meyyiti, n. 1848;
Müslim, K. Cenâiz, B. Teşdidi fi-n-niyahati, n. 935
[55] . Neseî, K. Cenâiz, Babu-n-na’yi, n. 1881
[56] . Buharî, K. Cenâiz, Babu ziyarati-l-kubur, 100/1; Müslim, K. Cenâiz,
Babu-l-bukâi ala-l-meyyiti, n. 923; Tirmizî, K. Cenâiz, Babus-s-sabri fi-s-
sadmeti-l-ûlâ, n. 987; Neseî, K. Cenâiz, Babu şakkı-l-cüyub, n. 1870; İbn-i
Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-sabrı alal-musibeti, n. 1596
[57] . Buharî, K. Cenâiz, Babu yuazzebu-l-meyyitu, n. 100/2; Neseî, K.
Cenâiz, n. 1869; Müslim, K. Cenâiz, n. 923; İbn-i Mâce, n. 1586
[58] . Buharî, K. Cenâiz, Babu mâ yünhâ ani-n-nevhî ve-l-bükai, n. 106/2;
Müslim, K. Cenâiz, Babu-t-teşdîdi fi-n-niyaha, n. 936; Neseî
[59] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-l-meyyiti yuazzebu bi bukâi ehlihî, n. 927;
Neseî, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi ani-l-bukâi ala-l-meyyiti, n. 1851
[60] . Neseî, K. Cenâiz, babu şakkı-l-cüyub, n. 1866
[61] . Tirmizî, n. 988; İbn-i Mâce, n. 1610
[62] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-ş-şühedai ve defnihim, n.
1515
[63] . Tirmizî, K. Cenâiz, Babu katlâ uhudin. n. 1016
[64] . Buharî, K. Cenâiz, Babu men yukaddemü fi-l-lahdi, n. 115/2; Tirmizî,
K. Cenâiz, Babu terki-s-salatî ala-ş-şehid, n. 1036; İbn-i Mâce, K. Cenâiz,
Babu-s-salatî ala-ş-şühedai, n. 1514
[65] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî gasli-l-meyyiti, n. 1460
[66] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu gasli-r-raculi imraetehû, n. 1464
[67] . Buharî, K. Cenâiz, Babu mâ yestehabbü en yağsile, n. 93/2; Müslim,
K Cenâiz, n. 939; Tirmizî, n. 990; İbn-i Mâce, n. 1458; Neseî, K. Cenâiz,
Babu gasli-l-meyyiti bi-l-mai ve-s-sidri, n. 1882
[68] . Buharî, n. 93/2; Müslim, n. 939; Neseî, n. 1884; İbn-i Mâce, n. 1459;
Tirmizî, n. 990
[69] . Müslim, K. Cenâiz, Babu fî gasli-l-meyyiti
[70] . Buharî, Babu yübdeü bi meyaminil meyyiti, n. 94/2; Müslim, K.
Cenâiz, Babu gasli-l-meyyiti, n. 42; Tirmizî, n. 990; Neseî, n. 1885; İbn-i
Mâce, n. 1459
[71] . Buharî, K. Cenâiz Babu yüc’alü-l-kafür fi, n. 94/2; Neseî, K. Cenâiz,
Babu gasli-l-meyyiti eksera, n. 1889; Müslim, K. Cenâiz, Babu fî gasli-l-
meyyiti, n. 39
[72] . Müslim, K. Cenâiz, Babu fî tahsini-l-kefen, n. 943; Neseî, K. Cenâiz,
Babu-l-emri bi tahsini-l-kefen, n. 1896; Tirmizî, K. Cenâiz, n. 995; İbn-i
Mâce, n. 1474
[73] . Buharî, K. Cenâiz, Babu-s-siyabi-l-beyzi li-l-kefen, n. 95/2; Müslim,
K. Cenâiz, n. 941; Neseî, n. 1898; İbn-i Mâce, n. 1469; Tirmizî, K. Cenâiz,
Babu fî kefeni-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem n. 996
[74] . Tirmizî, K. Cenâiz, Babu fî kefeni-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 996; Neseî, K. Cenaz, Babu fî kefeni-n-nebiyyi sallallahu aleyhi
ve sellem, n. 1900; İbn-i Mâce, n. 1469
[75] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî kefeni-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 1471
[76] . Buharî, K. Cenâiz, Babu izâ lem yecid kefenen, n. 98/2; Müslim, K.
Cenâiz, n. 46; Neseî, n. 1904; Tirmizî, n. 3852
[77] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî mâ yustehabbu mine-l-kefeni, n. 1473
[78] . Müslim, K. Edeb, Babu isti’mali-l-miski, n. 2252; Tirmizî, n. 991,
Neseî, n. 1906
[79] . Tirmizî, K. Cenâiz, Babu takbili-l-meyyit, n. 989; İbn-i Mâce, K.
Cenâiz, n. 2456
[80] . Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-d-defni bi-l-leyli, n. 1057
[81] . K. Cihad Babu-d-defni-l-katîli fî mak telihî, n. 1717; Neseî, K.
Cenâiz, Babu en yudfene-ş-şehidu, n. 2006; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-
salâti ala-ş-şühedâi ve defnihim, n. 1516
[82] . Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-l-cenâzeti, n. 1028; İbn-i Mâce,
n. 1490
[83] . K. Cenâiz, Babu ittibaı-n-nisai-l-cenâize, n. 98/2; Müslim, K. Cenâiz,
Babu nehyi-n-nisâi an ittibai-l-cenâizi, n. 928; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu
ittibai-n-nisai-l-cenâize, n. 1577
[84] . Buharî, K. Cenâiz, Babu fazl-ı ittibai-l-cenâizi, n. 110/2; Müslim, K.
Cenâiz, Babu fazl-ı-s-salatı ala-l-cenâzeti, n. 945; Tirmizî, k. Cenâiz, n.
1040; İbn-i Mâce, Babu fî sevabı men salla ala cenâzetin, n. 1539
[85] . Müslim, K. Cenâiz, Babu fazlı-s-salatî ala-l-cenâzeti, n. 56
[86] . Müslim, n. 948; İbn-i Mâce, n. 1489; Tirmizî, n. 1029; Neseî, n. 1993
[87] . Buharî, K. Cenâiz, Babu men tebia cenâzeten fela, n. 107/2; Müslim,
K. Cenâiz, n. 958; Tirmizî, K. Cenâiz, n. 1042; İbn-i Mâce, n. 1542
[88] . Buharî, n. 107/2; Müslim, n. 953; Tirmizî, n. 1043; Neseî, n. 1915-
2000
[89] . Buharî, K. Cenâiz, Babu men kame li cenâzeti yahûdi, n. 107/2;
Müslim, n. 960; Neseî, n. 1923
[90] . Müslim, K. Cenâiz, Babu neshi-l-kıyami li-l-cenâzeti, n. 962; Tirmizî,
n. 1044; Neseî, n. 1924; İbn-i Mâce, n. 1544
[91] . Tirmizî, n. 1020; İbn-i Mâce, n. 1545
[92] . Müslim, K. Cenâiz, 89; Tirmizî, Cenâiz, Babu-r-ruhsati fi-r-rukubi
1013
[93] . Tirmizî, n. 1007; Neseî, n. 1946; İbn-i Mâce, n. 1482, K. Cenâiz, Babu
mâ câe Fil-meşyi emâm-el-Cenâzeti
[94] . Tirmizî, n. 1031; Neseî, n. 1944; İbn-i Mâce, n. 1507, K. Cenâiz, Babu
Mâ câe Fis-salâti ale’t-tıflı
[95] . Buharî, K. Cenâiz, Babu-s-sur’ait bi-l-cenâzeti 108/2; Müslim, K.
Cenâiz Babu-l-isrâi bi-l-cenâti 944; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-l israi bi-l-
cenâizi, 1015; Neseî; İbn-i Mâce, K. Cenâiz Babu-ş-şuhûdi-l-cenâizi, 1477
[96] . Neseî, K. Cenâiz, Babu-s-sur’ati bi-l-cenâzeti, 1913
[97] . Tirmizî, n. 1011; İbn-i Mâce, n. 1484
[98] . Müslim, K. Cenâiz, 978, Neseî, K. Cenâiz, Babu terki-s-salâtî ala men
katele nefsehû, 1966; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu fî men katele nefsehû lem
yusalli aleyhi, 1068; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala ehli-l-kıbleti,
1526
[99] . Müslim, 1694; Tirmizî – Neseî, K. Hudût, 4430-4431
[100] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-Salati ale-l-cenâzeti fi-l-mescidi, 973;
Tirmizî, N. 1033; Neseî, n. 1969; İbn-i Mâce, n. 1518
[101] . Müslim, K. Cenâiz Babu-s-Salati ala-l-cenâzeti 101
[102] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz Babu-s-Salati al-l-cenâizi fî 1517
[103] . Müslim, K. Salat Babu-l-evkati-l-leti nühiyeani-s-salâti 825; Tirmizî,
n, 1030; Neseî, k. Cenâiz, Babu-s-Salâti-l-leti nühiye an ıkbarı-l mevtâ,
2015; İbn-i Mâce, K. Cenâiz Babu-l-evkati-l-leti la 1519
[104] . Neseî, K. Cenâiz Babu ictimai sabiyyin ve-imraetin 1979
[105] . Tirmizî, K. Cenâiz Babu eyne yakûmü-l-imamı min 1034; İbn-i
Mâce, K. Cenâiz Babu eyne yakûmü-l-imamı-min 1494
[106] . Buharî, K. Cenâiz Babu-s-salatî ala-n-nüfesai, 111/2; Müslim, K.
Cenâiz Babu eyne yekûmu-l-imamû, 964; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu eyne
yekûmu-l-imamu, 1035; Neseî, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-l-cenâzeti
kaimen, 1978; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu eyne yekûmu-l-imamu iza salla
ala-l-cenâze, 1493
[107] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-Salati ala-l-kabri, 954; Buharî, K.
Cenâiz, Babu-s-salatî ala-l-kabri, 112/2
[108] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-salâti ala-l-kabri, 957; Tirmizî, K.
Cenâiz, Babu-t-tekbîri ala-l-cenâzeti, 1023; Neseî, K. Cenâiz, Babu adedi-t-
tekbiri ala-l-cenâzeti, 1984; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî men kebbera
hamsen, 1505
[109] . Buharî, K. Cenâiz, babu kıraeti fatihati-l-kitabi alâ, N. 112/2;
Tirmizî, n. 1016; Neseî, n. 1989
[110] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-d-duai fi-s-salatî ala-l-cenâzeti, n. 1497
[111] . Tirmizî, K. Cenâiz, Babu mâ yekulü fi-s-salatî ala, n. 1024; Neseî, K.
Cenâiz, Babu-d-duai, n. 1988
[112] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-d-duai fi-s-salâti ala-l-cenâizi, n. 1499
[113] . Buharî, K. Cenâiz, Babu-s-salâti ala-l-kabri ba’dema, n. 112/2;
Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-salâti ala-l-kabri, n. 956; İbn-i Mâce, K. Cenâiz,
Babu-s-salatî ala-l-kabri, n. 1527
[114] . Buharî, K. Cenâiz, Babu-t-tekbiri ala-l-cenâzeti, n. 112/2; Müslim, K.
Cenâiz, Babu-t-tekbiri ala-l-cenâzeti, n. 951; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-t-
tekbiri ala-l-cenâzeti, n. 1022; Neseî, K. Cenâiz, Babu-s-sufûfi ala-l-
cenâzeti, n. 1973; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-n-necasi, n.
1534
[115] . İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi an kesri azmi-l-meyyiti, n.
1616
[116] . Müslim, K. Cenâiz, Babu fi-l-lahdi, n. 966; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu
kavlihî “ellahdu lena…”, n. 1045; Neseî, K. Cenâiz, babu-l-lahdi ve-ş-
şakkı, n. 2011; İbn-i Mâce, k. Cenâiz, Babu fî istihbabı-l-lahdi, n. 1554
[117] . Neseî, K. Cenâiz, Babu-l-vukufi li-l-cenâizi, n. 2003; İbn-i Mâce, k.
Cenâiz, babu-l-culûsi fi-l-mekabiri, n. 1548
[118] . Neseî, K. Taharet, Babu-l-gasli min mevarati-l-müşrik, n. 190-2008
[119] . Tirmizî, K. Cihad, Babu fî defni-ş-şühedai, n. 1713; Neseî, K.
Cenâiz, Babu mâ yestehabbü min a’makı-l-kabri, n. 2012; İbn-i Mâ ce, K.
Cenâiz, Babu fî hufri-l-kabri, n. 1560
[120] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-l-emri bi tesviyeti-l-kabri, n. 969; Tirmizî,
K. Cenâiz, n. 1049; Neseî, n. 2033
[121] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-l-emri bi tesviyeti-l-kabri, n. 968; Neseî,
K. Cenâiz, Babu tesviyeti-l-kubûri, n. 2032
[122] . Buharî, K. Cenâiz, K. Alamati-n-Nübüvve – K. Meğazi, n. 3223 –
3224; Müslim, K. Fezail, Babu isbati havz-ı Neviyyina, n. 2296; Neseî, K.
Cenâiz
[123] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi an tecsisi-l-kabri, n. 970; Neseî, K.
Cenâiz, Babu-z-ziyadeti ala-l-kabri, n. 2029; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu
kerahiyeti tecsisi-l-kuburi, n. 1052; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi
ani-l-binai al-l-kaburi, n. 1562
[124] . Neseî, K. Cenâiz, Babu-ziyadeti ala-l-kabri, n. 2029; İbn-i Mâce, K.
Cenâiz, Babu-n-nehyi ani-l-binai ala-l-kaburi, n. 1563
[125] . Buharî, K. Salat; Müslim, k. Mesacid, Babu-n-nehyi an binai-l-
mesâcidi ala-l-kaburi, n. 529; Neseî, K. Cenâiz, n. 2049
[126] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil cülusi, alel kabri, n. 971;
Neseî, n. 2046; İbn-i mace, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil meysi alel kuburi,
n 1566
[127] . Müslim, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil meşyi alel kuburi, n. 972;
Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil meşyi alel kuburi, n. 1050; Neseî
[128] . Neseî, n. 2050; İbn-i Mâce, n. 1568
[129] . Buharî, n. 2/113; Müslim, K. Cenneti, n. 2870; Neseî, K. Cenâiz, n.
209
[130] . Buharî, K. Cenâiz, Babu hel yühracul meyyiti minel kabri, n. 2/116;
Neseî, K. Cenâiz, Babu ihracil meyyiti minel kabri, n. 223
[131] . Buharî, Babu-s-senai, n. 2/121; Neseî, n. 1934; Müslim, K. Cenâiz,
n. 949; Tirmizî, n. 1058
[132] . Müslim, K. Cenâiz, Babu istizanin nebiyyi rabbehü n. 976; Neseî, K.
Cenâiz, n. 2036; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu ziyareti kuburil müşrikin, n.
1572
[133] . Müslim, K. Cenâiz, Babu istizanin nebiyyi rabbehü, n. 977; Neseî, K.
Cenâiz, n. 2034; Tirmizî, n. 1054
[134] . Tirmizî, K. Salat, Babu kerahiyeti en yettehize, n. 320; Neseî, Kitabu
Cenâiz, n. 2045; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, n. 1575
[135] . Müslim, Kitabü-t-Tahare, n. 249; Neseî, İbn-i Mâce, Kitabu-z-Zühd,
Babu zikril havzı, n. 1306
[136] . Müslim, Kitabül Hac, n. 1206; Neseî, Kitabu Menâsik, İbn-i Mâce,
Kitabu Menâsik, Babul mührimi yemüt, n. 3084; Buharî, Kitabu Cenâiz,
Babul kefeni fi sevbeyni, n. 2/96; Tirmizî, Kitabül Hac, Babul mührimi
yemütü fî ihrami, n. 951
[137] . Buharî, K. Cenâiz, Babu keyfe yükeffenül muhrimü, n. 2/96;
Müslim, K. Hac, Babu Cevazi gaslil mührimi, n. 1265; Neseî, K. Menâsik,
Babu tahmîril muhrimi, n. 2714
[33]. Buharî, K. Cihad, Babu yüktebu li-l-müsafiri misle mâ kane, n. 70/4
[34]. Buharî, K, Cennet, Babu isbatı-l-hisabi, n. 2876; Müslim, K, Cennet,
Babu isbatı-l-hisabi, n. 2876
[35]. Buharî, K. Cenâiz; Müslim, K. Libas; Tirmizî, K. Tefsir, n. 3079;
Neseî, K. Cenâiz, n, 1901; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, n. 1523
[36]. Buharî, K. Merda, Babu ıyadati-l-müşrik, n. 152; K, Cenâiz, n. 118
[37]. Buharî, K. Menakib, Babu menakib-ı Câbir, n. 3850; Tirmizî, K.
Menakib, Babu menakib-ı Câbir, n. 3850
[38]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu sevabı men âde meridan, n. 1442
[39]. Buharî, K. Meğazi, Babu merciı-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem
mine-l-ahzabı, n. 143/4; Müslim, K. Cihad, Babu cevâzı kıtali men nekaza-
l-ahde, n. 1969
[40]. Buharî, K. Tıb, Babu mâ yüzkerü fi-t-tâûn , n. 168/7; Müslim, K.
Selam, Babu-t-tâûn, n. 2218
[41]. K. Merda, Babu vad’ıl-yedi ala-l-merîdı, n. 152/7
[42]. Buharî, K. Et’ime, Babu kavlihi teala (külû min tayyibati…) n. 87/7;
K. Nikah, – K. Ahkam – K. Cihad – K. Tıb
[43]. Tirmizî, K. Tıb, n. 2084; Neseî
[44]. Buharî, K. Merdâ, Babu temenni-l-meridu-l-mevte, n. 156/7; Neseî, K.
Cenâiz, n. 1821; İbn-i Mâce, K. Zühd, Babu zikri-l-mevti, n. 4265; Müslim,
K. Fiten, n. 2680; Tirmizî, n. 971
[45]. Neseî, K. Cihad – K. Cenâiz, Babu-n-nehyi ain-l-bükâi ala-l-meyyiti,
n. 1837; İbn-i Mâce, K. Cihad, Babu mâ yürcâ fihis, şehade, n. 2803; Malik,
K. Cenâiz; Müslim, K. İmaret, Babu beyani-ş-Şühedâ, n. 1914
[46]. Buharî, K. Meğazi, Babu gazveti-r-raci, n. 132/5; Neseî
[47]. Müslim, K. Cennet, Babu-l-emri bi husni-z-zanni billahi teâla, n.
2877; İbn-i Mâce, K. Zühd, Babu-t-tevekküli ve-l-yakîn, n. 4167
[48]. Müslim, K. Cenâiz, Babu mâ yukalu ınde-l-merîdi ve-l-meyyiti, n.
919; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu telkîni-l-meyyiti, n. 977; Neseî, K. Cenâiz,
Babu kesrati zikri-l-mevti, n. 1826; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, N. 1447 – Babu
fi-s-sabri ala-l-musibeti, n. 1598
[49]. Müslim, K. Cenâiz, Babu telkîni-l-mevtâ, n. 916; İbn-i Mâce, K.
Cenâiz, Babu fî telkîni-l-meyyiti, n. 1445; Neseî, K. Cenâiz, B. Telkîni-l-
meyyiti, n. 1827
[50]. Müslim, K. Cenâiz, Babu iğmadi-l-meyyiti ve-d-duai, n. 920; İbn-i
Mâce, K. Cenâiz, Babu tağmidi-l-meyyiti, n. 1454
[51]. Neseî; Müslim, K. Cenâiz, Babu telkîni-l-mevtâ, n. 918
[52]. Buharî, K. Libas, Babu-l-bürûdi ve-l-hıbra, n. 190/7; Müslim, K.
Cenâiz, Babu tesciyeti-l-meyyiti, n. 942
[53]. Neseî, K. Ameli-l-yevm; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu mâ yukalü
inde-l-merîdi, n. 1448
[54]. Buharî, K. Meğazi – K. Cenâiz, Babu men celese inde-l-musibe, n.
104/2; Neseî, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi ani-l-bükai ala-l-meyyiti, n. 1848;
Müslim, K. Cenâiz, B. Teşdidi fi-n-niyahati, n. 935
[55]. Neseî, K. Cenâiz, Babu-n-na’yi, n. 1881
[56]. Buharî, K. Cenâiz, Babu ziyarati-l-kubur, 100/1; Müslim, K. Cenâiz,
Babu-l-bukâi ala-l-meyyiti, n. 923; Tirmizî, K. Cenâiz, Babus-s-sabri fi-s-
sadmeti-l-ûlâ, n. 987; Neseî, K. Cenâiz, Babu şakkı-l-cüyub, n. 1870; İbn-i
Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-sabrı alal-musibeti, n. 1596
[57]. Buharî, K. Cenâiz, Babu yuazzebu-l-meyyitu, n. 100/2; Neseî, K.
Cenâiz, n. 1869; Müslim, K. Cenâiz, n. 923; İbn-i Mâce, n. 1586
[58]. Buharî, K. Cenâiz, Babu mâ yünhâ ani-n-nevhî ve-l-bükai, n. 106/2;
Müslim, K. Cenâiz, Babu-t-teşdîdi fi-n-niyaha, n. 936; Neseî
[59]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-l-meyyiti yuazzebu bi bukâi ehlihî, n. 927;
Neseî, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi ani-l-bukâi ala-l-meyyiti, n. 1851
[60]. Neseî, K. Cenâiz, babu şakkı-l-cüyub, n. 1866
[61]. Tirmizî, n. 988; İbn-i Mâce, n. 1610
[62]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-ş-şühedai ve defnihim, n.
1515
[63]. Tirmizî, K. Cenâiz, Babu katlâ uhudin. n. 1016
[64]. Buharî, K. Cenâiz, Babu men yukaddemü fi-l-lahdi, n. 115/2; Tirmizî,
K. Cenâiz, Babu terki-s-salatî ala-ş-şehid, n. 1036; İbn-i Mâce, K. Cenâiz,
Babu-s-salatî ala-ş-şühedai, n. 1514
[65]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî gasli-l-meyyiti, n. 1460
[66]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu gasli-r-raculi imraetehû, n. 1464
[67]. Buharî, K. Cenâiz, Babu mâ yestehabbü en yağsile, n. 93/2; Müslim,
K Cenâiz, n. 939; Tirmizî, n. 990; İbn-i Mâce, n. 1458; Neseî, K. Cenâiz,
Babu gasli-l-meyyiti bi-l-mai ve-s-sidri, n. 1882
[68]. Buharî, n. 93/2; Müslim, n. 939; Neseî, n. 1884; İbn-i Mâce, n. 1459;
Tirmizî, n. 990
[69]. Müslim, K. Cenâiz, Babu fî gasli-l-meyyiti
[70]. Buharî, Babu yübdeü bi meyaminil meyyiti, n. 94/2; Müslim, K.
Cenâiz, Babu gasli-l-meyyiti, n. 42; Tirmizî, n. 990; Neseî, n. 1885; İbn-i
Mâce, n. 1459
[71]. Buharî, K. Cenâiz Babu yüc’alü-l-kafür fi, n. 94/2; Neseî, K. Cenâiz,
Babu gasli-l-meyyiti eksera, n. 1889; Müslim, K. Cenâiz, Babu fî gasli-l-
meyyiti, n. 39
[72]. Müslim, K. Cenâiz, Babu fî tahsini-l-kefen, n. 943; Neseî, K. Cenâiz,
Babu-l-emri bi tahsini-l-kefen, n. 1896; Tirmizî, K. Cenâiz, n. 995; İbn-i
Mâce, n. 1474
[73]. Buharî, K. Cenâiz, Babu-s-siyabi-l-beyzi li-l-kefen, n. 95/2; Müslim,
K. Cenâiz, n. 941; Neseî, n. 1898; İbn-i Mâce, n. 1469; Tirmizî, K. Cenâiz,
Babu fî kefeni-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem n. 996
[74]. Tirmizî, K. Cenâiz, Babu fî kefeni-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 996; Neseî, K. Cenaz, Babu fî kefeni-n-nebiyyi sallallahu aleyhi
ve sellem, n. 1900; İbn-i Mâce, n. 1469
[75]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî kefeni-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 1471
[76]. Buharî, K. Cenâiz, Babu izâ lem yecid kefenen, n. 98/2; Müslim, K.
Cenâiz, n. 46; Neseî, n. 1904; Tirmizî, n. 3852
[77]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî mâ yustehabbu mine-l-kefeni, n. 1473
[78]. Müslim, K. Edeb, Babu isti’mali-l-miski, n. 2252; Tirmizî, n. 991,
Neseî, n. 1906
[79]. Tirmizî, K. Cenâiz, Babu takbili-l-meyyit, n. 989; İbn-i Mâce, K.
Cenâiz, n. 2456
[80]. Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-d-defni bi-l-leyli, n. 1057
[81]. K. Cihad Babu-d-defni-l-katîli fî mak telihî, n. 1717; Neseî, K.
Cenâiz, Babu en yudfene-ş-şehidu, n. 2006; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-
salâti ala-ş-şühedâi ve defnihim, n. 1516
[82]. Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-l-cenâzeti, n. 1028; İbn-i Mâce,
n. 1490
[83]. K. Cenâiz, Babu ittibaı-n-nisai-l-cenâize, n. 98/2; Müslim, K. Cenâiz,
Babu nehyi-n-nisâi an ittibai-l-cenâizi, n. 928; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu
ittibai-n-nisai-l-cenâize, n. 1577
[84]. Buharî, K. Cenâiz, Babu fazl-ı ittibai-l-cenâizi, n. 110/2; Müslim, K.
Cenâiz, Babu fazl-ı-s-salatı ala-l-cenâzeti, n. 945; Tirmizî, k. Cenâiz, n.
1040; İbn-i Mâce, Babu fî sevabı men salla ala cenâzetin, n. 1539
[85]. Müslim, K. Cenâiz, Babu fazlı-s-salatî ala-l-cenâzeti, n. 56
[86]. Müslim, n. 948; İbn-i Mâce, n. 1489; Tirmizî, n. 1029; Neseî, n. 1993
[87]. Buharî, K. Cenâiz, Babu men tebia cenâzeten fela, n. 107/2; Müslim,
K. Cenâiz, n. 958; Tirmizî, K. Cenâiz, n. 1042; İbn-i Mâce, n. 1542
[88]. Buharî, n. 107/2; Müslim, n. 953; Tirmizî, n. 1043; Neseî, n. 1915-
2000
[89]. Buharî, K. Cenâiz, Babu men kame li cenâzeti yahûdi, n. 107/2;
Müslim, n. 960; Neseî, n. 1923
[90]. Müslim, K. Cenâiz, Babu neshi-l-kıyami li-l-cenâzeti, n. 962; Tirmizî,
n. 1044; Neseî, n. 1924; İbn-i Mâce, n. 1544
[91]. Tirmizî, n. 1020; İbn-i Mâce, n. 1545
[92]. Müslim, K. Cenâiz, 89; Tirmizî, Cenâiz, Babu-r-ruhsati fi-r-rukubi
1013
[93]. Tirmizî, n. 1007; Neseî, n. 1946; İbn-i Mâce, n. 1482, K. Cenâiz, Babu
mâ câe Fil-meşyi emâm-el-Cenâzeti
[94]. Tirmizî, n. 1031; Neseî, n. 1944; İbn-i Mâce, n. 1507, K. Cenâiz, Babu
Mâ câe Fis-salâti ale’t-tıflı
[95]. Buharî, K. Cenâiz, Babu-s-sur’ait bi-l-cenâzeti 108/2; Müslim, K.
Cenâiz Babu-l-isrâi bi-l-cenâti 944; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-l israi bi-l-
cenâizi, 1015; Neseî; İbn-i Mâce, K. Cenâiz Babu-ş-şuhûdi-l-cenâizi, 1477
[96]. Neseî, K. Cenâiz, Babu-s-sur’ati bi-l-cenâzeti, 1913
[97]. Tirmizî, n. 1011; İbn-i Mâce, n. 1484
[98]. Müslim, K. Cenâiz, 978, Neseî, K. Cenâiz, Babu terki-s-salâtî ala men
katele nefsehû, 1966; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu fî men katele nefsehû lem
yusalli aleyhi, 1068; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala ehli-l-kıbleti,
1526
[99]. Müslim, 1694; Tirmizî – Neseî, K. Hudût, 4430-4431
[100]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-Salati ale-l-cenâzeti fi-l-mescidi, 973;
Tirmizî, N. 1033; Neseî, n. 1969; İbn-i Mâce, n. 1518
[101]. Müslim, K. Cenâiz Babu-s-Salati ala-l-cenâzeti 101
[102]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz Babu-s-Salati al-l-cenâizi fî 1517
[103]. Müslim, K. Salat Babu-l-evkati-l-leti nühiyeani-s-salâti 825; Tirmizî,
n, 1030; Neseî, k. Cenâiz, Babu-s-Salâti-l-leti nühiye an ıkbarı-l mevtâ,
2015; İbn-i Mâce, K. Cenâiz Babu-l-evkati-l-leti la 1519
[104]. Neseî, K. Cenâiz Babu ictimai sabiyyin ve-imraetin 1979
[105]. Tirmizî, K. Cenâiz Babu eyne yakûmü-l-imamı min 1034; İbn-i
Mâce, K. Cenâiz Babu eyne yakûmü-l-imamı-min 1494
[106]. Buharî, K. Cenâiz Babu-s-salatî ala-n-nüfesai, 111/2; Müslim, K.
Cenâiz Babu eyne yekûmu-l-imamû, 964; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu eyne
yekûmu-l-imamu, 1035; Neseî, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-l-cenâzeti
kaimen, 1978; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu eyne yekûmu-l-imamu iza salla
ala-l-cenâze, 1493
[107]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-Salati ala-l-kabri, 954; Buharî, K.
Cenâiz, Babu-s-salatî ala-l-kabri, 112/2
[108]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-salâti ala-l-kabri, 957; Tirmizî, K.
Cenâiz, Babu-t-tekbîri ala-l-cenâzeti, 1023; Neseî, K. Cenâiz, Babu adedi-t-
tekbiri ala-l-cenâzeti, 1984; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu fî men kebbera
hamsen, 1505
[109]. Buharî, K. Cenâiz, babu kıraeti fatihati-l-kitabi alâ, N. 112/2;
Tirmizî, n. 1016; Neseî, n. 1989
[110]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-d-duai fi-s-salatî ala-l-cenâzeti, n. 1497
[111]. Tirmizî, K. Cenâiz, Babu mâ yekulü fi-s-salatî ala, n. 1024; Neseî, K.
Cenâiz, Babu-d-duai, n. 1988
[112]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-d-duai fi-s-salâti ala-l-cenâizi, n. 1499
[113]. Buharî, K. Cenâiz, Babu-s-salâti ala-l-kabri ba’dema, n. 112/2;
Müslim, K. Cenâiz, Babu-s-salâti ala-l-kabri, n. 956; İbn-i Mâce, K. Cenâiz,
Babu-s-salatî ala-l-kabri, n. 1527
[114]. Buharî, K. Cenâiz, Babu-t-tekbiri ala-l-cenâzeti, n. 112/2; Müslim, K.
Cenâiz, Babu-t-tekbiri ala-l-cenâzeti, n. 951; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-t-
tekbiri ala-l-cenâzeti, n. 1022; Neseî, K. Cenâiz, Babu-s-sufûfi ala-l-
cenâzeti, n. 1973; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-s-salatî ala-n-necasi, n.
1534
[115]. İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi an kesri azmi-l-meyyiti, n.
1616
[116]. Müslim, K. Cenâiz, Babu fi-l-lahdi, n. 966; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu
kavlihî “ellahdu lena…”, n. 1045; Neseî, K. Cenâiz, babu-l-lahdi ve-ş-
şakkı, n. 2011; İbn-i Mâce, k. Cenâiz, Babu fî istihbabı-l-lahdi, n. 1554
[117]. Neseî, K. Cenâiz, Babu-l-vukufi li-l-cenâizi, n. 2003; İbn-i Mâce, k.
Cenâiz, babu-l-culûsi fi-l-mekabiri, n. 1548
[118]. Neseî, K. Taharet, Babu-l-gasli min mevarati-l-müşrik, n. 190-2008
[119]. Tirmizî, K. Cihad, Babu fî defni-ş-şühedai, n. 1713; Neseî, K.
Cenâiz, Babu mâ yestehabbü min a’makı-l-kabri, n. 2012; İbn-i Mâ ce, K.
Cenâiz, Babu fî hufri-l-kabri, n. 1560
[120]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-l-emri bi tesviyeti-l-kabri, n. 969; Tirmizî,
K. Cenâiz, n. 1049; Neseî, n. 2033
[121]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-l-emri bi tesviyeti-l-kabri, n. 968; Neseî,
K. Cenâiz, Babu tesviyeti-l-kubûri, n. 2032
[122]. Buharî, K. Cenâiz, K. Alamati-n-Nübüvve – K. Meğazi, n. 3223 –
3224; Müslim, K. Fezail, Babu isbati havz-ı Neviyyina, n. 2296; Neseî, K.
Cenâiz
[123]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi an tecsisi-l-kabri, n. 970; Neseî, K.
Cenâiz, Babu-z-ziyadeti ala-l-kabri, n. 2029; Tirmizî, K. Cenâiz, Babu
kerahiyeti tecsisi-l-kuburi, n. 1052; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi
ani-l-binai al-l-kaburi, n. 1562
[124]. Neseî, K. Cenâiz, Babu-ziyadeti ala-l-kabri, n. 2029; İbn-i Mâce, K.
Cenâiz, Babu-n-nehyi ani-l-binai ala-l-kaburi, n. 1563
[125]. Buharî, K. Salat; Müslim, k. Mesacid, Babu-n-nehyi an binai-l-
mesâcidi ala-l-kaburi, n. 529; Neseî, K. Cenâiz, n. 2049
[126]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil cülusi, alel kabri, n. 971;
Neseî, n. 2046; İbn-i mace, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil meysi alel kuburi,
n 1566
[127]. Müslim, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil meşyi alel kuburi, n. 972;
Tirmizî, K. Cenâiz, Babu-n-nehyi anil meşyi alel kuburi, n. 1050; Neseî
[128]. Neseî, n. 2050; İbn-i Mâce, n. 1568
[129]. Buharî, n. 2/113; Müslim, K. Cenneti, n. 2870; Neseî, K. Cenâiz, n.
209
[130]. Buharî, K. Cenâiz, Babu hel yühracul meyyiti minel kabri, n. 2/116;
Neseî, K. Cenâiz, Babu ihracil meyyiti minel kabri, n. 223
[131]. Buharî, Babu-s-senai, n. 2/121; Neseî, n. 1934; Müslim, K. Cenâiz,
n. 949; Tirmizî, n. 1058
[132]. Müslim, K. Cenâiz, Babu istizanin nebiyyi rabbehü n. 976; Neseî, K.
Cenâiz, n. 2036; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, Babu ziyareti kuburil müşrikin, n.
1572
[133]. Müslim, K. Cenâiz, Babu istizanin nebiyyi rabbehü, n. 977; Neseî, K.
Cenâiz, n. 2034; Tirmizî, n. 1054
[134]. Tirmizî, K. Salat, Babu kerahiyeti en yettehize, n. 320; Neseî, Kitabu
Cenâiz, n. 2045; İbn-i Mâce, K. Cenâiz, n. 1575
[135]. Müslim, Kitabü-t-Tahare, n. 249; Neseî, İbn-i Mâce, Kitabu-z-Zühd,
Babu zikril havzı, n. 1306
[136]. Müslim, Kitabül Hac, n. 1206; Neseî, Kitabu Menâsik, İbn-i Mâce,
Kitabu Menâsik, Babul mührimi yemüt, n. 3084; Buharî, Kitabu Cenâiz,
Babul kefeni fi sevbeyni, n. 2/96; Tirmizî, Kitabül Hac, Babul mührimi
yemütü fî ihrami, n. 951
[137]. Buharî, K. Cenâiz, Babu keyfe yükeffenül muhrimü, n. 2/96;
Müslim, K. Hac, Babu Cevazi gaslil mührimi, n. 1265; Neseî, K. Menâsik,
Babu tahmîril muhrimi, n. 2714
Bir ve birkaç kere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle
buyurduğunu işittim. “Kul salih bir amel işlemeye devam eder. Onu hastalık
veya yolculuk bu ibadetten alıkoyarsa sıhhatli ve evinde iken yaptığı gibi
salih amelinin sevabı kendisine yazılır” buyurdu. [33]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “O, arzdır ey Aişe. Kimin hesabında
münaşaka olunursa azap olunur” buyurdu. [34]
Ey Allah’ın Rasûlü, Abdullah bin Übey öldü. Gömleğini bana ver, babamı
gömleğinle kefenleyeyim, dedi. [35]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gömleğini çıkardı. Onu Abdullah’ın
oğluna verdi. [36]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (hastalandığım zaman), katır ve ata
binmediği halde (yaya olarak) beni ziyaret ederdi. [37]
Ebû Dâvud dedi: Bu hadisi Mansur, Hakem’den naklen Şu’be’nin rivâyet
ettiği gibi rivâyet etti. [38]
Hendek savaşı günü Sa’d bin Muaz bir kimsenin attığı ok ile kol
damarından isabet alınca Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu daha
yakından ziyaret edebilmek için mescitte onun üstüne bir çadır kurdurdu. [39]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim
demiştir: “Bir yerde tâûn bulunduğunu işittiğiniz vakit oraya girmeyiniz,
sizin bulunduğunuz yerde vukûa gelirse ondan kaçarak o yerden
çıkmayınız.” [40]
Mekke’de rahatsız olmuştum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem beni
ziyarete geldi, elini alnıma koydu, sonra göğsümü ve karnımı sıvadı ve
sonra şöyle buyurdu: “Ey Allah’ım Sa’d’e şifâ ver. Onun hicretini
tamamla.” [41]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Aç olanı doyurun,
hastayı ziyaret edin, esiri azad edin.” Râvîlerden Süfyan şöyle dedi: Ani,
esir demektir. [42]
3106 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan: Onun da Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’den rivâyetine göre şöyle buyurdu: Her kim eceli gelmedik
bir hastayı ziyaret eder onun yanında iken yedi kere “Arş-ı Azim’in Rabbi
yüce olan Allah’tan sana şifâ vermesini isterim, derse Allah o hastayı o
hastalıktan kurtarır.” [43]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz ölümü
temennî etmesin.” Râvi bir önce geçen hadisin mislini zikretti. [44]
7 – Hamile olarak ölen kadın şehittir” buyurdu. [45]
Ebû Dâvud dedi: Şu kıssayı Şuayb bin Ebû Hamza, Zührî’den rivâyet etti
de dedi ki: Bana Ubeydullah bin Iyaz haber verdi. Ona da Haris’in kızı
haber vermiş, onlar Hubeyb’in ölümüne karar verdikleri vakit Hubeyb
emanet ustura istemiş o da vermiştir. [46]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ölümünden üç gün önce şöyle
dediğini işittim demiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Sizden
biriniz Allah’a hüsnü zan etmekten başka bir halde ölmesin” buyurdu. [47]
Ümmü Seleme dedi ki: “Allah Ebû Seleme’nin ölümünün arkasından bana
(salih koca olarak) Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i ihsan etti.” [48]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ölmek üzere
olanlarınıza (Allah’tan başka ilah yoktur) sözünü telkin ediniz.” [49]
Ebû Dâvud dedi: Ölünün gözlerini kapatmak ruh bedenden çıktıktan sonra
yapılır. Muhammed bin Muhammed bin Numan el-Mukri’nin şöyle dediğini
işittim. Çok ibadetkâr bir zât olan Ebû Meysere’den dinledim. Ölürken bir
muallim olan Cafer’in gözlerini kapatmıştım. Kendisi ibadetine düşkün bir
zât idi. Öldüğü gece onu rüyamda gördüm; “aleyhimde yaptığın şeylerin en
ağırı, ben ölmeden gözlerimi yumdurman oldu” dedi. [50]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Sizden birinize ölüm musîbeti
geldiği vakit, “Biz Allah içiniz ve yine O’na döneceğiz.” (Bakara, 156) Ey
Allah’ım, musîbetime senden sevap ümit ederim, bu musîbet karşılığında
bana ecir ver, bu musîbeti benim için ondan daha hayırlısına tebdil eyle
desin” buyurdu. [51]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, vefat ettiğinde desenli, Yemen
dokuması bir kumaş ile örtülmüştür. [52]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ölüleriniz üzerine yasin okuyun”
buyurdu. [53]
Zeyd bin Harise, Caferi (Tayyar) Abdullah bin Ravaha (Mu’te’de) şehit
edildikleri vakit Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, mescitte oturdu.
Üzüntüsü yüzünden anlaşılıyordu. (Yahya bin Saîd) hadisin devamını
zikretti. [54]
– “Eğer onlarla kabre kadar gitmiş olsaydın” diye bu mevzuda şiddet ifade
eden sözler zikretti. Râvî, Rabia’ya, “Küda nedir?” dedim. “Zannıma göre
kabirler demektir” dedi. [55]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ölmüş çocuğuna ağlayan bir kadının
yanına geldi ve ona, “Allah’tan kork, sabret” buyurdu. Kadın, “Sen benim
başıma gelen musîbete ehemmiyet vermiyorsun” dedi. Bunun üzerine
kadına sana sabret diyen zat, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’dir
denildi. Kadın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in evine geldi,
kapısında (padişahlarda olduğu gibi) nöbetçiler bulmadı. “Ey Allah’ın
Rبsûlü ben seni bilmemiştim” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
“Sabır felâketin ilk darbesinde olmalıdır, veya darbenin başında” buyurdu.
[56]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “O bir rahmettir. Allah onu dilediği
kullarının kalplerine koymuştur. Gerçekten Allah kullarından merhametli
olanlara merhamet eder” buyurdu. [57]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizi ölüm karşısında yüksek sesle
ağlamaktan nehyetmiştir. [58]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Gerçekten ölüye, ehlinin onun
üzerine ağlaması sebebiyle azap olunur” buyurdu. Bu hadis Hz. Aişe’ye
hatırlatıldı. Aişe radıyallahu anha râvi İbn-i Ömer’i kast ederek, rivâyetinde
sehv etmiştir. Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir kabre
uğradı. “Bu kabrin sahibi azap olunuyor. Ehl-i de onun üzerine ağlıyorlar”
buyurdu. Sonra Aişe radıyallahu anha, “Hiçbir günahkâr başkasının
günahını çekmez” (Necm, 38) ayetini okudu. Ebû Muaviye’den gelen
rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir Yahudinin kabrine
uğradı denilmektedir. [59]
Kadın dedi ki; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Felâket anında saçını
yolan, bağırıp çağıran, yaka yırtan bizden değildir” buyurdu. [60]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Cafer’in ailesine yemek hazırlayın,
çünkü onlara kendilerini yemek yapmaktan alıkoyacak felâket geldi”
buyurdu. [61]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Uhud şehitlerinin sırtlarında bulunan
demir ve deriden yapılmış malzemelerinin soyulmasını, elbiseleri ve kanları
ile defnedilmelerini emretti. [62]
Kuteybe bin Saîd rivâyetinde şunu ziyade etti. Sonra bir kabirde
defnolunuyorlardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Hangisi daha
çok Kur’an biliyor” diye soruyor ve onu kıbleye doğru önce
geçiriyordu.” [63]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Uhud şehitlerinden iki kişiyi (bir
kabirde) cem eder. “Hangisi daha çok Kur’an ayeti bilirdi” diye sorardı.
İkiden birine işaret edildiği vakit lahitte onu öne alırdı. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem, “Ben onlar üzerine kıyamet günü de şahidim” buyurdu.
Şehitlerin yıkanmadan kanları ile defnolunmalarını emretti. [64]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Uyluğunu açma, sakın ölü ve diri
hiçbir kimsenin uyluğuna da bakma” buyurdu. [65]
Ashab-ı Kirâm Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in (cenâzesini)
yıkamak istedikleri zaman “vallahi diğer ölülerimizi soyduğumuz gibi
Rasûlullah’ın elbiselerini de soysak mı, yoksa onu elbiseleri üzerinde iken
yıkasak mı bilmiyoruz, diye konuşmaya başladılar. İhtilafa düştüklerinde
Allah üzerlerine uyku verdi, içlerinden çenesi göğsüne sarkmayan
(uyumayan) hiçbir kimse kalmadı. Sonra kim olduğunu bilmedikleri bir
konuşmacı evin bir bucağından onlara şöyle konuştu: “Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’i elbisesi üzerinde olduğu halde yıkayın. Kalktılar,
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i gömleği üzerinde olduğu halde suyu
gömleğin üzerine dökerek yıkadılar. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i
elleri yerine, gömlekle ovuşturuyorlardı. Aişe radıyallahu anhâ diyor ki;
sonra hatırıma gelen önceden hatırıma gelseydi. Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’i ancak hanımları yıkardı. [66]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı (Zeynep) vefat ettiği zaman
yanımıza girdi ve: “Zeynep’i üç kere veya beş kere eğer lüzum görürseniz
bundan daha çok yıkayın, yıkarken su ve sidir kullanın. En sonunda kâfur
koyun veya kâfurdan bir şeyi koyun. Yıkamayı bitirdiğinizde beni
sesleyiniz” buyurdu. Biz Zeynep’i yıkamayı bitirdiğimizde Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’i çağırdık bize peştamalını verdi. “Zeynep’in
bedenine bunu sarın” buyurdu. [67]
(Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızı vefat ettiği vakit) saçını
taradık ve üç örgü yaptık. [68]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızının saçlarını üç örgü yaptık.
Bir bölüğünü arkasına iki bölüğünü de başının yanlarına attık. [69]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kızının cenâzesinin yıkanmasında
onlara, “Siz kızımı yıkamaya sağından ve abdest uzuvlarından başlayın”
buyurdu. [70]
3146 – Ümmü Atiyye’den bir önce geçen şu hadisin benzeri rivâyet olundu.
Bu rivâyette “Eğer lüzum görürseniz, yedi veya daha çok yıkayınız”
cümlesini ziyade etti. [71]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hutbe okudu, ashabından
vefat edip, yetersiz bir kefene sarılarak (üzerine namaz da kılınmadan) gece
defnedilen bir zatı zikretti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, insan
buna mecbur kalmadıkça ölü üzerine namaz kılmadan gece defnetmekten
azarlayıp ve men etti. “Sizden biriniz mü’min kardeşini kefenlediğinde
kefenini güzel yapsın” buyurdu. [72]
Erkekler için kefende sünnet olan üç parça olmasıdır. Bunlar; kamis, izar ve
bağıdır. (Lifafe) Kadınlarda bunlarla beraber başörtüsü ve göğüs bağıdır.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kefeni üç parça idi. Fakat üçüncü
parça kamis değildi. İmam Şafiî, Hz. Aişe’nin Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’in kefeni içerisinde kamis ve sarığı yoktu sözünü, kefende, kamis
ve sarık şart değildir. Kefenin üç parça olması esastır, diye anlamıştır. İmam
Malik hazretleri kâmisle sarık kefenden sayılmamaktadır. Bu üç parça
kamis ve sarıktan fazla idi diye anlamıştır. Ona göre kamis ve sarık
müstehaptır. [73]
Aişe radıyallahu anha, evet hıbra kumaşı getirildi fakat ashap onu
reddettiler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i onunla kefenlemediler
dedi. [74]
Ebû Dâvud dedi: Osman, rivâyetinde kırmızı bir hülle ve içinde vefat ettiği
gömleği olmak üzere üç parçada kefenledi, dedi. [75]
Mus’ab bin Ümeyr Uhud savaşında şehit edilmişti. (Üzerinde) çizgili bir
kaftandan başka bir şey yoktu. Onu başına örtsek ayağı, ayağına örtsek başı
açılıyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bu pardösü ile başını
örtün. Ayağına da biraz izhır (otu) koyunuz” buyurdu. [76]
3156 – Ubade bin Sâmit radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’den rivâyet olunduğuna göre şöyle buyurmuştur: “Kefenin
hayırlısı hulle, izar ve kamistir. Kurbanın en hayırlısı boynuzlu koçtur.” [77]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kokularınızın en güzeli misktir”
buyurdu. [78]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ölmüş olan Osman bin Maz’ûn’u
öpüyordu, hatta Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in göz yaşlarının
aktığını gördüm. [79]
Şöyle buyuruyordu: “Arkadaşınızı bana verin de (onu kabre koyayım).”
Rasûlullah’ın kabre koymak istediği adam ise yüksek sesle (Kur’an
okumak) zikir yapmakla tanınan adamdır. [80]
Uhud savaşı günü defnetmek üzere ölüleri taşıyorduk. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem’in çağrıcısı bize geldi ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem ölüleri yattıkları yere defnetmenizi emrediyor, dedi. Biz de ölüleri
eski yerlerine iade ettik. [81]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Her hangi bir Müslim ki ölür ve
onun üzerine Müslümanlardan üç saf cemaat namaz kılarsa ona (cennet)
vacip olur” buyurdu. Bu hadis dolayısıyla Malik bin Hübeyre cenâzenin
cemaati az olduğu vakit onları üç safa bölerdi. [82]
Cenâzeyi takip etmekten nehy olunduk. Ancak bu husus üzerimize kesin bir
şekilde haram kılınmadı. [83]
Bir kimse cenâzeyi takip eder de cenâze üzerine namaz kılarsa onun için bir
kırat sevap vardır. Kim cenâzeye onu defnedene kadar tabi olursa, onun için
iki kırat sevap vardır. Bu kıratlardan en küçüğü Uhud dağı kadardır veya
onlardan biri Uhud kadardır buyurdu. [84]
O, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiş:
“Bir kimse cenâzenin evinden cenâze ile beraber çıkar ve üzerine cenâze
namazı kılarsa” diye bir önce geçen Süfyan’ın hadisinin manasını zikretti.
İbn-i Ömer, hazreti Aişe’ye bu konuda haber göndermişti. Aişe radıyallahu
anha, “Ebû Hüreyre doğru söyledi” dedi. [85]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Herhangi bir Müslüman ölür,
cenâzesine Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmayan kırk kişi namaz kılarsa
muhakkak onların şefaati onun için kabul olunur” buyurdu. [86]
3172 – Âmir bin Rabia’dan, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e varan bir
rivâyette, “Bir cenâzeyi gördüğünüz vakit onun için ayağa kalkınız. Sizi
(geçip) arkada bırakana veya yere konana kadar (ayakta durunuz)” buyurdu.
[87]
Ebû Davud dedi ki: Süfyan, Ebû Muaviye’den daha güçlü bir hafızaya
sahiptir. [88]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Gerçekten ölüm korkunç bir
hadisedir. Bir cenâze gördüğünüz vakit ayağa kalkın” buyurdu. [89]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, (önce) cenâzelere ayağa kalktı sonra
(ayağa kalkmaktan vazgeçip) oturdu. [90]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cenâzeler lahde konana kadar ayağa
kalkardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir Yahudi Haham
rastgeldi ve biz de böyle yaparız dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem oturdu ve, “Oturunuz (Yahudilere) muhalefet ediniz”
buyurdu. [91]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, İbn-i Dahdah’ın cenâze namazını
kıldırmıştı. Biz de orada bulunduk. Sonra bir at getirildi, Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem (ona hemen binmedi) bininceye kadar at
bekletildi. Nihayet dönüşte ona bindi ve atı şaha kaldırmaya başladı. Biz de
etrafında koşuyorduk. [92]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i, Ebû Bekir’i ve Ömer’i cenâzenin
önünde yürürlerken gördüm. [93]
“Vasıtaya binen cenâzenin arkasında, yaya olanlarsa önünde, arkasında,
sağında ve solunda cenâzeye yakın yerde yürürler. Düşük üzerine namaz
kılınır, anne ve babası için de mağfiret ve rahmetle dua edilir” buyurdu. [94]
“Cenâzeyi süratli götürün, eğer salih ise önünde hayır vardır onu hayra
eriştirmiş olursunuz. Eğer cenâze böyle salih bir kişi değilse, şer bir kişidir,
(definde acele etmekle) onu omuzlarınızdan atmış olursunuz” buyurdu. [95]
3183 – Uyeyne’den, bir önce geçen şu hadis rivâyet olundu da bu rivâyette
Halid bin Haris ve İsa bin Yunus (bu olay) Abdurrahman bin Semure’nin
cenâzesinde idi, dediler. Uyeyne’nin babası Abdurrahman şöyle dedi: Ebû
Bekir kamçıyı uzatarak katırını onlar üzerine sürdü. [96]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e cenâze ile beraber yürümekten
sorduk. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Koşudan biraz yavaş
yürünür. Eğer hayırlı ise, hayra acele yetişmiş olur. Eğer hayırlı değilse
Allah’ın rahmetinden uzaklık ateş ehline olsun, cenâzenin arkasından
gidilir. Cenâzenin önünden giden onunla beraber bulunmuş olmaz.” [97]
Câbir dedi ki; adam (geri) döndü. Fakat yine o kimse feryat edildiğini
gördü. Tekrar adam Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve
(komşum) öldü dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “O, ölmedi”
buyurdu. Adam yine geri döndü. Fakat yine o kimsenin hakkında feryat
edildiğini gördü. Hastanın hanımı komşusuna Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’e git, kocamın öldüğünü ona haber ver dedi. Adam şöyle dedi. Ey
Allah’ım bu kadının kocasına lanet et. Câbir dedi ki: Sonra bu adam gitti, o
kimseyi yanındaki mızrak demiri ile kendisini öldürmüş halde gördü ve
hemen Peygamber’e varıp onun öldüğünü kendisine bildirdi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem: “Öldüğünü sana kim bildirdi” buyurdu. Yanında
bulunan mızrak demiriyle kendisini kestiğini gördüm, dedi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, “Bu takdirde ben onun üzerine cenâze namazı
kılmam” buyurdu. [98]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, (Zina ettiğini itiraf edip recm
olunan) Maız bin Malik üzerine cenâze namazı kılmadı. Ancak onun
üzerine cenâze namazı kılmaktan nehy etmedi. [99]
Allah’a yemin olsun, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Süheyl bin
Beyzâ üzerine cenâze namazını ancak camide kıldı. [100]
Yemin olsun Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Beyzâ’nın iki oğlu
Süheyl ile kardeşi üzerine cenâze namazını mescitte kıldırdı. [101]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Kim mescitte bir cenâze üzerine
namaz kılarsa ona bir günah yoktur” buyurdu. [102]
3 – Güneş batmak üzere batıya kaydığı vakit, batana kadar veya Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’in buyurduğu gibi. [103]
3193 – el-Haris bin Nevfel’in azatlı kölesi Ammar’ın haber verdiğine göre;
kendisi Ümmü Gülsüm’le, Ümmü Gülsüm’ün oğlunun cenâzesinde hazır
bulunmuş, çocuk imam tarafına konmuştu, ben bu uygulamayı yadırgadım.
Cemaat içinde İbn-i Abbas, Ebû Saîd el-Hudrî, Ebû Katade, Ebû Hüreyre
de vardı. Onlar sünnet olan budur, dediler. [104]
Ebû Galip dedi: Hazreti Enes’in cenâze namazında kadının belden aşağısına
durarak yaptığı hareketten sordum. Bana şöyle haber verdiler. O, şundan
dolayı idi. Kadının üzerine örtülen sanduka yoktu. İmam kadını cemaatin
gözünden korumak için aşağı tarafı hizasında durdu. [105]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında nifas halinde ölen bir
kadın üzerine namaz kıldık. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun
namazını kıldırırken tam ortası hizasında durdu. [106]
Ebâ İshak: Şa’bî’ye bunu sana kim haber verdi, dedim. Şa’bî: “Güvenilir
birisi (yani o anda) orada bulunan Abdullah bin Abbas” dedi. [107]
Zeyd bin Erkam cenâzelerimiz üzerine namaz kıldırırken dört tekbir alırdı.
Bir cenâzeye beş kere tekbir aldı. Kendisine “niçin beş tekbir aldığını”
sordum. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Bu kadar tekbir alırdı”
dedi. [108]
İbni Abbas’la birlikte bir cenâze üzerine namaz kıldım. İbn-i Abbas fatihayı
okudu ve “Cenâze namazında fatiha okumak sünnettir” dedi. [109]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim: “Ölü
üzerine namaz kıldığınız vakit onun için ihlasla dua edin.” [110]
“Ey Allahım dirilerimizi, ölülerimizi, küçüklerimizi, Büyûklerimizi,
erkeklerimizi ve kadınlarımızı hazır olanlarımızı burada
bulunmayanlarımızı mağfiret eyle. Ey Allah’ım bizden kimi hayatta kıldın
ise onu iman üzerine hayatta kıl. Bizden kimi vefat ettirdi isen İslam
üzerine vefat ettir. Ey Allah bizi ecrinden mahrum etme. Ondan sonra bizi
saptırma.” [111]
Abdurrahman bunu Mervan bin Cenah’dan rivâyet etmiştir. [112]
Siyah bir kadın veya bir erkek mescidi süpürürdü. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem bir gün onu göremeyince onun nerede olduğunu sordu,
öldü denildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onun ölümünden beni
haberdar etmeniz gerekmez mi idi” dedi. “Kabrini bana gösterin” buyurdu.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e onun kabrini gösterdiler. Onun
kabri üzerine cenâze namazı kıldı. [113]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Necaşi öldüğü gün onun ölüm
haberini halka haber verdi. Halkı musallâya çıkardı, onlara saf tutturdu.
Dört tekbir ile tekbir alarak namazını kıldırdı. [114]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ölünün kemiğini kırmak onu diri
iken kırmak gibidir” buyurdu. [115]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kabirlerde lahid yapmak bizim
alametimizdir. Çukur açmaksa bizden başkalarınındır” buyurdu. [116]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte ensârdan bir zatın
cenâzesinde bulunmak üzere çıktık. Kabre kadar vardık, henüz kabir
lahidlenmemişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kıbleye dönerek
oturdu. Onunla beraber biz de oturduk. [117]
(Babam Ebû Talib öldüğü vakit, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme,
“Yaşlı ve dalalette olan amcan öldü” dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “Git babanı göm, sonra bana gelene kadar hiçbir şey söyleme”
buyurdu. Gittim onu defnettim ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e
geldim, bana gusül etmemi emretti. Bunun üzerine gusül ettim, bana dua
buyurdu. [118]
Hişam; babam Amr, o gün iki kişi arasına defnolundu, yahut tek başına
gömüldü dedi. [119]
Ali bana: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in beni (yerden) yüksek
hiçbir kabir bırakmayıp, yer seviyesine indirmem ve hiçbir heykel
bırakmayıp kırıp dökmem için gönderdiği bir işe, ben de seni
gönderiyorum” dedi. [120]
Biz Rum arzından Rodos (adasında) Fudâle bin Ubeyd’le beraber
bulunuyorduk. Bir arkadaşımız vefat etti. Fudâle onun kabrinin
düzeltilmesini emir buyurdu. Kabir tesviye edildi. Sonra Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’in kabirlerin tesviye edilmesini emrettiğini
işittim dedi. [121]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün evinden çıktı. Uhud
şehitlerinin kabirleri üzerine, cenâze üzerine kıldığı gibi, namaz kıldı. Sonra
döndü. [122]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kabir üzerine oturmaktan, kabrin
kireçlenmesinden, kabir üzerine bina yapmaktan nehy ettiğini işittim. [123]
Osman dedi ki: kabir üzerine kendi toprağından ziyade toprak almaktan da
nehyetti. Süleymân bin Musâ rivâyetinde, “üzerine yazı yazılmaktan da
nehy edildi” cümlesini ziyade etti. Müsedded hadisinde, “üzerine ziyade
toprak atmaktan” cümlesini zikretmedi. [124]
“Allah Yahudilerin canını alsın, peygamberlerinin kabirlerini mescitler
edindiler” buyurdu. [125]
“Sizden birinizin kor üzerine oturup derisine varana kadar elbisesinin
yanması, onun için kabir üzerinde oturmasından daha hayırlıdır” buyurdu.
[126]
“Kabirler üzerine oturmayın ve kabirlere karşı namaz kılmayın.” [127]
“Ey tabaklanmış iki ayakkabı sahibi vay sana, o ayakkabılarını çıkar”
buyurdu. O zât dikkatlice baktı. Konuşanın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem olduğunu anlayınca onları çıkarıp attı. [128]
“Kul kabrine konulduğu ve dostları ondan geri döndüğünde, o onların
ayakkabı seslerini işitir.” [129]
Uhut’da bir zât babamla birlikte defnedilmişti. Bu yüzden içimde bir
rahatsızlık hasıl oldu. Altı ay sonra babamı kabirden çıkardım. Babamın
sakalının toprağa gelen tarafından birkaç tel hariç hiçbir değişiklik
görmedim. [130]
“Gerçekten bazınız bazınız üzerine şahitlersiniz” buyurdu. [131]
“Rabbim Teâlâ vetekaddes hazretlerinden anneme istiğfar etmek için izin
istedim. İzin verilmedi. Kabrini ziyaret için izin istedim, izin verildi.
Kabirleri ziyaret edin, onlar ölümü hatırlatır” buyurdu. [132]
“Sizleri kabir ziyaretinden nehy etmiştim. Şimdi kabirleri ziyaret ediniz.
Gerçekten kabirleri ziyarette (ahireti) hatırlamak ve öğüt var” buyurdu. [133]
“Kabirleri ziyaret eden kadınlara, kabirler üzerine mescitler edinen ve çıra
(mum) yakanlara lânet etti.” [134]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kabristana gitmiş (orada) “İnanmışlar
evinin sakinleri, size selâm olsun, gerçekten bizde inşaallah size
kavuşacağız” demiştir. [135]
“Onu (sırtında bulunan) iki ihram bezi içinde kefenleyin ve onu su ve sidir
ile yıkayın, başını örtmeyin. Gerçekten Allah Teâlâ kıyamet gününde onu
telbiye okur olarak diriltecek” buyurdu. [136]
3241 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir: İhramlı adamı devesi yere atıp boynunu kırarak öldürmüştü.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona geldi, “Onu yıkayınız ve onu
kefenleyiniz, başını kapatmayınız, ona güzel koku sürmeyiniz çünkü o,
tehlil okuyarak dirilecektir” buyurdu. [137]




