Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Ihramlının giyebilecekleri

MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 32 – İHRAMLININ GİYEBİLECEKLERİ 1823 – Salim’den, o da babasından rivâyet etiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam, ihramlı bir kimse elbiselerden hangilerini …

MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 32 – İHRAMLININ GİYEBİLECEKLERİ

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1823 – Salim’den, o da babasından rivâyet etiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam, ihramlı bir kimse

elbiselerden hangilerini giymeyi terkeder, diye sordu.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de; “Gömlek, bornoz, don, sarık, vers

ve za’ferân sürülmüş elbise ve tokya bulamama zarûreti yokken, mestleri

giyinemez. Ama tokya bulamayan mestlerin (boğazını) topuktan aşağıya

kadar kessin ve giyinsin” buyurdu. [576]

İZAH

Hadis-i şerif, ihramlıya başı ve yüzü örten her şeyin yasak edilmiş olduğuna

delildir. İster bu eşyalar sarık gibi devamlı giyinilenlerden olsun, isterse

bornoz gibi arasıra giyinilenlerden olsun, fark yoktur. İhramlıya koku

kullanmanın yasaklığına delâlet eder. Başka bir vakit malı zâyi etmek israf,

fakat ihrama giren şahısların topuksuz nalın, tokya bulamamaları halinde

mestlerin boğazını kesmeleri israf olmuyor.

Ebû Hanife, Mâlik, Süfyân-ı Sevrî, Şâfiî ve İshak’a göre zarûret anında

mestler kesilip giyinilir.

Ahmed bin Hanbel ve Atâ radıyallahu anh mestler kesilmez diyorlar.

Kadınların mesti kesmeden giyinmelerinde beis yok. Çünkü onların ihramı

yüzleri ile ellerini açık bulundurmaktan ibarettir.

Hadiste geçen bürnüs: baştan aşağı kadar örten bir şeydir. Hamamlarda

kullanılan palto biçimli havluya da bornoz derler.

Vers: Sarı bir ottur, onunla boyanırlar.

Za’ferân: Kendisinden koku yapılan bir çiçektir.

Ebû Dâvud diyor ki: Bu hadisi Hatem bin Eyyûb ve Yahya bin Eyyûb Musa

bin Ukbe’den o da Nâfi’den Leys’in dediği gibi naklettiler.

Musa bin Târık Musa bin Ukbe’den İbn-i Ömer’e mevkufen varan bir

şekilde rivâyet ettiler.

Yine böyle Abdullah bin Ömer ve Mâlik Eyyub mevkufen, İbrahim bin

Saîd el Medenî Nafi’den, İbn-i Ömer’den o da Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem’den “İhramlı kadın yüzüne peçe çekmesin, ellerine eldiven

takınmasın,”diye rivâyet ettiler.

Yine Ebû Dâvud diyor ki:

İbrahim bin Saîd el-Medenî, Medine ahalisinden bir şeyhtir, fakat onun

rivâyet ettiği hadisler pek çok değildir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1824 – Mâlik Nafi’den, o da İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan aynı manâda

rivâyet etti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1825 – Nafi’den, o da İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan aynı manâda

rivâyetle şunu ziyâde etti.

“İhramlı kadın yüzüne peçe çekmesin, ellerine eldiven giyinmesin”

buyurdu. [577]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1826 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “ihramlı kadın yüzüne peçe

çekmesin ve ellerine eldiven giyinmesin” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1827 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kadınları ihramda iken ellerine

eldiven giyinmekten, yüzlerine peçe çekmekten, vers ve zâferan sürülmüş

elbise giyinmekten nehy etti. İhramdan sonra usfurla boyanmış ve her renk

ipekli elbise, zînet eşyası, don, gömlek veya mestten istediğini giyinsin,

buyurdu.

Ebû Dâvud diyor ki:

Bu hadisi İbn-i İshak’tan, Nafi’den, Abde bin Süleyman ve Muhammed bin

Seleme de Muhammed bin İshak’tan vers ev za’ferân sürülmüş elbiseden

nehy etti, kelimesine kadar zikrettiler ve sonrasını zikretmediler.

İZAH

Nikab: Yüze çekilen peçe

Muasfar: Usfurla boyanmış demektir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1828 – Nâfi, İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan: (İbn-i Ömer) üşümüş de ey

Nâfi, üzerime bir elbise at, demişti. Ben üzerine (bir bornoz) attım. İbn-i

Ömer:

Üzerime bunu mu örttün? Halbuki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

ihramlının bunu giyinmesini nehy etmişti, dedi. [578]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1829 – İbn-i abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in “Don giyinmek (ihramlık)

peştamal bulamayana, mest giyinmek de (boğazsız) nalin (tokya)

bulamayana aittir” buyurduğunu işittim.

Ebû Dâvud diyor ki: Bu ehl-i Mekke’nin hadisidir. Mercii Basra’da Câbir

bin Zeyd’dir, bu hadiste teferrüd ettiği nokta Serâvil kelimesinin zikridir.

Mestin boğazını kesmeyi zikretmedi. [579]

İZAH

İzâr: Don demektir. Fakat burada göbekten aşağı kullanılan ihram bezine

izar denilmektedir. Bu hadis izar bulamayan hacıların göbekten aşağısını

örtmek için don giyinebileceğine delildir. İmam Azam ve Mâlik’e göre

donu giyinemez, ancak donu yırtar, peştamal gibi göbekten aşağısına bağlar.

İmam Şâfiî, Ahmed bin Hanbel, Atâ ve İshak radıyallahu anh göre donu

yırtmadan da giyinebilir.

Mestte de böyle, İmam Azam tokya bulamayanlar mestin topuktan

yukarısını keser ve tokya yerine kullanırlar, diyor. Bu hadiste mestlerin üst

kısmının kesileceği sarâhaten bildirilmediği için Ahmed bin Hanbel, Atâ ve

İkrime radıyallahu anh kesilmeden giyinilebilir, diyorlar. (Mealimü’s-Sünen

c. 2, s. 352)

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1830 – Aişe radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre:

Biz ihram içerisinde iken Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemle Mekke’ye

çıkardık, alınlarımıza sük denen kokudan sarardık, birimiz terlediği vakit bu

kokulu madde (yukarıdan aşağı) yüzüne akardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem bunu görürdü de (bu kokuyu sürünmekten) nehyetmezdi.

İZAH

Sük: Ramekten yapılan bir nevi kokudur. (Kamus tercemesi).

Tezammut: Merhemli sargı bağlamak, burada alna bir nevi macun olan sük

kokusuyla bulaştırılmış sargıyı sarmaktır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

1831 – Sâlim bin Abdullah radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Abdullah bin Ömer radıyallahu anh ihramlı kadının mestinin boğazını

keserdi. Sonra ona Safiyye bint-i Ebû Ubeyd haber verdi. Ona da Hz. Aişe

şöyle haber verdi. (Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ihramlı kadınların

boğazlı mest giyinmelerine ruhsat verdi) dedi de İbn-i Ömer radıyallahu

anh bunu terk etti.