Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Imam cenaze namazı kıldırırken cenazenin neresinde durur?

CENÂZELER BÖLÜMÜ · 57 – İMAM CENAZE NAMAZI KILDIRIRKEN CENAZENİN NERESİNDE DURUR? 3194 – Nafi Ebû Galib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

CENÂZELER BÖLÜMÜ · 57 – İMAM CENAZE NAMAZI KILDIRIRKEN CENAZENİN NERESİNDE DURUR?

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3194 – Nafi Ebû Galib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Ben (Basra’nın) deve ağılı sokağında bulunuyordum. Yanında çok cemaati

bulunan bir cenâzeye rast geldim. Bu Abdullah bin Umeyr’in cenâzesidir

dediler. Ben de cenâzenin arkasından gitmeye başladım. Birde ne göreyim,

üzerinde ince giyimi bulunan atı üzerinde binen bir zât gördüm. Başında

onu güneşten koruyan bir bez parçası vardı. Bu köy reisi, ziraat sahibi

kimdir dedim. Bu Enes bin Malik’tir dediler. Cenâze yere konulduğu vakit

Enes kalktı, ona cenâze namazı kıldırdı. Ben tam onun arkasındaydım.

Benimle onun arasında hiçbir perde yoktu. Onun başucunda durdu. Dört

tekbir aldı, tekbirleri uzatmadı ve süratli de yapmadı. Sonra oturmak istedi

o esnada, ey Hamza’nın babası, şu (cenâze) ensârdan falan kadındır, dediler.

Kadını yaklaştırdılar, kadın üzerinde yeşil bir sandık kapak vardı, Enes bin

Malik kadının aşağı tarafına durdu. Erkeğe kıldırdığı gibi onun üzerine de

cenâze namazı kıldırdı. Sonra oturdu. Âlâ bin Ziyâd ey Hamza’nın Babası

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem erkeğin baş tarafına, kadının aşağı

tarafına durarak dört tekbir alarak senin kıldırdığın gibi mi kıldırdı, dedi.

Enes bin Malik, “evet” dedi. Âlâ bin Ziyâd: Ya Ebâ Hamza Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem ile gazvede bulundun mu, dedi.

Enes: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile Huneyn gazvesinde

bulundum. Müşrikler üzerimize hamle yaptılar, ta ki atlarımızın arkamızdan

hezimete uğrayıp kaçışmakta olduklarını gördük. (Biz de geri çekilmek

zorunda kaldık) düşman içerisinde bir adam vardı, üzerimize hamle yapıyor

bizi kılıcı ile saflarımızı bölüyor, bizi kesiyordu. Bunun üzerine Allah onları

bozguna uğrattı, onlar esir olarak getiriliyorlardı.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e İslam’ı kabul üzere biatta

bulunuyorlardı. Ashab-ı kiramdan bir zât şöyle dedi. Eğer Allah Teâlâ harp

başlayalı bizi kılıcı ile hapseden, saflarımız dağıtan zatı esir olarak biat

etmek üzere buraya getirirse, nezrim olsun boynunu vuracağım.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de sükût etti. Adam esir olarak

getirildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i görünce ey Allah’ın

Rasûlü, ben Allah’a Tevbe ettim. Nezreden sahabî nezrini yerine getirsin

diye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ona beyat vermedi. Sahabî onun

öldürülmesini emretsin diye Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e

sokuluyordu. Emirsiz öldürmekten de, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’den çekiniyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem baktı ki

sahabî ona bir şey yapamayacak, adamın beyatını kabul etti. Bunun üzerine

nezir sahibi zat, “Ya Rasûlallah, benim nezrim ne olacak” dedi. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem, “Sabahtan beri ben ancak sen nezrini yerine

getirirsin diye onun beyatını tuttum (kabul etmedim) dedi. Sahabî zat; ey

Allah’ın Rasûlü, bana göz kırpsan olmaz mıydı dedi. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem, Peygamber için göz kırpmak, iki yüzlü davranmak yoktur

buyurdu.

Ebû Galip dedi: Hazreti Enes’in cenâze namazında kadının belden aşağısına

durarak yaptığı hareketten sordum. Bana şöyle haber verdiler. O, şundan

dolayı idi. Kadının üzerine örtülen sanduka yoktu. İmam kadını cemaatin

gözünden korumak için aşağı tarafı hizasında durdu. [105]

Ebû Dâvud şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in nâs lâ ilâhe

illallah diyene kadar onlarla savaşmakla emrolundum, hadisinde bulunan

şimdi ben tevbe ettim, cümlesi, bu hadiste geçen o zatı öldürmek için nezrî

ifâ cümlesini kaldırmıştır. Çünkü öldüreceği kimse Müslüman olunca onu

öldürmek haram olur.

İZAH

Büreyzine: Berzün kelimesinin tasğiridir. Arap atlarından başka atlara denir.

İmaz: Gözle işaret etmek, göz kırpmak.

Nauş: Salın üzerine örtülen sanduka demektir

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

3195 – Semure bin Cündeb radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre

şöyle demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında nifas halinde ölen bir

kadın üzerine namaz kıldık. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onun

namazını kıldırırken tam ortası hizasında durdu. [106]