-3. CİLT- · 100 – KABİRLERİ ZİYARET


2041- Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Bana kim selâm verirse ancak
Allah (c.c) onun selâmını iade edene kadar ruhumu bedenime iade eder,”
buyurdu.
İZAH
İsnâdında Ebû Sahr Humeyd bin Ziyad var. Müslim sahihinde rivâyet etti.
Yahya bin Maîn onu bir kere sağlam bir kere de zayıf addetti.




2042 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem:
“Evlerinizi kabire çevirmeyiniz. (Namazlarınızdan bazısını da evinizde
kılınız) benim kabrimi bayram (yeri) gibi toplanma yeri edinmeyin. Bana
salavat-ı şerife getiriniz. Zira sizin salavat-ı şerifeniz nerede olursanız olun
bana tebliğ olunur.” buyurdu.






2043 – Rabia İbn-i Hüdeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Râvi “Talha bin Ubeydullah’ın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den
bir hadisten başka katiyen hadis rivâyet ettiğini işitmedim” dedi. Ben, o
hadis nedir? diye sordum. Talha: Şehitlerin kabirlerini kasdederek demiş ki,
“Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le beraber çıktık”
Medine surlarının kara taşlı yerine çıktık, oradan aşağıya indiğimizde, bir
de baktık ki vadinin dönemecinde kabirler var. Biz Ey Allah’ın Rasûlü, bu
bizim kardeşlerimizin kabirleri midir? diye sorduk. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem “Ashabımızın kabirleridir.” buyurdu. Şehitlerin kabirlerine
geldiğimiz vakit, “İşte bu kardeşlerimizin kabirleridir,” buyurdu. [76]
İZAH
Harra: Kara taşlı yere denir.
Vâkım: Kale demektir.
Mahniye: Vadilerin büklümüne, virajına denir.


2044 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zülhuleyfe’deki Batha’da devesini
çökertti ve orada namaz kıldı. (Nafi diyor ki) Abdullah bin Ömer de öyle
yapardı. [77]
İZAH
Batha ve Hasba: Çakıllı yer demektir.
Mina ve Mekke arasında çakıllı bir yerin adı olduğu gibi, Zülhuleyfe’de de
Batha denilen bir çakıllık vardır.





2045 – Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Medine’ye dönerken hiçbir kimsenin Muarrasta, elden geldiği kadar namaz
kılmadan geçmesi uygun değildir. Zira bana haber verildiğine göre
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem orada gece sonu biraz kaldı.
Ebû Dâvud dedi ki: Muhammed bin İshak el-Medeni’nin şöyle dediğini
işittim: Muarras Medine’ye altı mil (on iki bin adım)dır.
İZAH
Taris: Gece sonu karanlıkta biraz istirahat etmektir. Orada Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, gece sonu istirahat ettiği için oraya muarras adı
verilmiştir.
[1] . Arafat’ta vakfeye başlama vakti, Arefe günü zevalden sonra başlar.
Delili ibn-i Ömer’den rivâyet edilen bu hadisi şeriftir.
[2] . Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-hutbeti yevme arefe, n. 3011; Buhâri, K. Tarihi-l-
Kebir. N. 137-138
[3] . Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-vukûfi bi arafâti ve-d-duâi, n. 883; Nesêi, K.
Hac, Bâbu raf$i-l-yedeyni fi-d-duâi, n. 3017; İbn-i Mâce, Bâbu-l-mevkıfı bi
arafâti, n. 3011; Câmi-l Usûl; n. 1522
[4] . Câmi ul-Usûl, N. 1539; Buhâri, n. 417; Müslim, K. Hac, B. İstihbabu
idameti-l-hacc, n. 1282; Nesêî, n. 3022; Dâremî, n. 60; Ahmed b. Hanbel, n.
211
[5] . Muvattâ, K. Hac, Bâbu Salatı-l-Müzdelife, n. 400/1; Nesêi, K. Hac.
Bâbu-n-nuzûli ba’de-d-defii min arefete n. 3028; K. Mevâkit, n. 610; İbn-i
Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzûli ba’ de-d-defii min arefete n. 3028; K.
Mevâkit, n. 610; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzuli beyne arafatin, n.
3019; Buhâri, K. Vudu, Bâbu isbâgı-l-vudûi, n. 211; K. Hac, Bâbu-l-ifâdati
min arafâtin, n. 1280a
[6] . Tirmizi, K. Hac, b. 54, n. 885
[7] . Muvatta, K. Hac, n. 392; Buhârî, k. Meğazi, Bâbu haceti-l-vedâi, N.
413-414/2; K. Hac, Bâb u-s-seysi izâ defea min arafatin; K. Cihat, Bâbu
sur’ati-s-seys; Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Nesêî,
K. Hac, Bâbu keyfe-s-seyru min arafeh, n. 3026; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-
d-def’i min arefe n. 3017
[8] . Buhâri, K. Vudû n. 211/1, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne’s-salâteyni, n.
1280; Müslim, K. Hac; Nesêi, N. 610 – 3028; Câmiu-l-Usûl, n.1544
[9] . Buhâri, K. Hac Bâbu men cemea beynehumâ, n. 201/2; Müslim, K.
Salat, N. 703, K. Hac, Bâbu-l-ifâzati min, n. 1286; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-
cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033
[10] . Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Tirmîzî, K. Hac,
B. 54, n. 887; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033
[11] . Buhârî, K. Hac, Bâbu men yusallî-l-fecre bi cem’in, Müslim, K. Hac,
Bâbu ıstıhbâbı ziyâdeti-t-tablisi, n. 1289; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i
beyne-s-Salâteyni bi-l-Müzdelife, n. 3033
[12] . Tirmizi, K. Hac, Bâbu arafeti küllihâ mevkıfun, n. 885; İbn-i Mâce, K.
Menâsik, Bâbu-l-mevkıfı bi arafâtin, n. 3010 Camîu-l-Usûl, n. 1523
[13] . Ahmed b. Hanbel, Müsned: n. 1455; Câmiu-l-Usûl, n. 1522; Müslim,
n. 1218; İbn-i Mâce, n. 3048
[14] . Buhâri, K. Hac, Bâbu metâ yedfa men cemea, n. 424/3; K. Fezâil-l-
eshâbi-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, Bâbu eyyâmi-l-Câhiliyyeti;
Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min cemin kalbe tulûi-l-şemsi, n. 896;
Nesêî, K. Hac, Bâbu vakti-l-ifâdati, n. 3050; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-
vukûfi bi cem’in, n. 3022; Dârimi, K. Hac, Bâbu vakti-d-def’i mine-l-
Müzdelife, n. 60/2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 14-29/1
[15] . Buhârî, K. Hac, Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3;
Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbabı takdim-i def’i-d-da’feti mine-n-nisâi, n.
129; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Takdimi-d-da’teti min cemin bi leylin, n. 892 –
893; Nesêi, K. Hac, Bâbu Takdimi-n-nisâi, ve-s-sıbyânı ilâ menâzilihim, n.
3035; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men tekaddeme min cemin ilâ mina li
ramyi cimarı, n. 3025
[16] . Câmiu-l-Usul, n. 1548; Tirmizi, Hac, b. 58, n. 892; Nesêî, K. Hac,
Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabe, n. 30666; İbn-i Mâce, K. Hac,
Bâbu men tekaddeme min cem’in ilâ Mina, n. 3025
[17] . Nesêî, K. Hac, Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabeti, n. 3067
[18] . Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsat fi zâlike li-n-Nisâi, n. 3068; İbn-i Mâce,
K. Menâsik, B. Men takaddeme min cemin li remyi-l-Cimâri, n. 3027
[19] . Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsati li-d-duafâi, n. 3053; Buhâri, K. Hac,
Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3; Müslim, K. Hac, Bâbu
ıstıhbâbı takdidi-d-da’feti mine-n-nişâi, n. 1291; Muvatta, K. Hac, Bâbu
takdimi-n-Nisâi ve-s-sıbyânı, n. 391/1; Camiu-l-Usul, n. 1553
[20] . Tirmizî, K. Hac, Bâbun fi-l-ifâdati, n. 886; Camiu-l-Usul, n. 1543;
Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-İdai fi vâdî muhassar, n. 3055; İbn-i Mâce, K. Hac,
Bâbu-l-vukûfi bi cem’in, n. 3023
[21] . İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-huteti yevme-n-nahri, n. 3058
[22] . Buhâri, K. Edeb – Hudut – Diyât, K. Meğazi, Hac, Bâbu-l Hutbet
eyyamı Muslim K .İman, N. 66; Camiu-l-Usûl n. 1765
[23] . Buhârî, K. Tevhid – Meğâzi – Tefsir – Bed’il-halk, n. 2; Müslim, K.
Kasâme, n. 29; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 69
[24] . Tirmizî, K. Hac, Bâbu fimen edrak e-l-imâme bi cem’in, N. 889;
Nesêî, K. Hac, Bâbu fimen lem yüdrik salâte-s-subhi, n. 3047; İbn-i Mâce,
K. Hac, Bâbu men etâ arefete kalbe-l-Cem’i, n. 3015; Dârimi, K. Hac, Bâbu
bime yetimmü-l-hacce, n. 59/2
[25] . Tirmizî, K. Hac, Bâbu men edrake-l-imâme bi cem’in, n. 891; Nesêî,
K. Hac, Bâbu fi men lem yüdrik Salâte-s-Subhi, n. 3043; İbn-i Mâce, K.
Hac, Bâbu men etâ arafete kalbe-l-fecri, N. 3016; Darimi, K. Hac, Bâbu mâ
yetim-hacce, n. 59/2; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 261 – 262
[26] . Nesêî, K. Hac, Bâbu mâ zükira fi Mina, n. 2999
[27] . Buhârî, K. Hac, Bâbu hel yebitü Eshâbu-s-Sikâyeti, Sikâyet-l-hac, n.
461/3; Müslim K. Hac, n. 1315
[28] . Buhâri, K. Hac, Bâbu-s-Salat; bi Mina, n. 53; Müslim, K. Salat, n.
694; Nesêî, K. Taksiri-s-Salâtı bi mina, n. 1450
[29] . Buhâri, K. Teksiri-s-Salât, Babu-s-Salâti bi mina, n. 53/2; Müslim, K.
Salâti-l-Müsâfirin, Bâbu kasrı’s-Salâtı bi Mina, n. 696; Tirmizi, K. Hac,
Bâbu taksiri-s-Salâti bi Mina, n. 882; N. K. Kasrı-s-Salât, Bâbu-s-Salâti bi
Mina, n. 1446
[30] . İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu min eyne termî cemrete-l-akabe, n.
3031
[31] . Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı remyi cemreti-l-akabet, n. 1297;
Neseî, K. Hac, Bâbu-r-rukûbi ilâ-l-cimari, n. 3064
[32] . Müslim, K. Hac, Bâbu istihbâbı kevnı hasa-l-cımârı, n. 1299; Tirmizi,
K. Hac, Bâbu fi-r-remyi yevme-n-Nahri, n. 894; Neseî, K. Hac, Bâbu vakti
ramyi cemreti-l-akabe, n. 221; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ramyi-l-cimâri
eyyâmı-t-teşriki, n. 3053
[33] . Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımarı, n.462/3
[34] . Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımârı min batnı-l-Vâdi, n. 463/3 – 464;
Müslim, K. Hac, n. 1296; Nesêî, K. Hac, Bâbu Keyfe türm-l-cimâru, n. 901;
İbn-i Mâce,
[35] . Muvatta, K. Hac, Bâbu-r-ruhsatı, fi remyi, n. 408/1-409; Tirmizi, K.
Hac, Bâbu-r-Ruhsatı li-r-riâi en yermü, n. 904; Neseî, K. Hac, Bâbu remyi-
r-riâi, n. 3071; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu te’hiri remyi-l-cimarı, n.
3036;
[36] . Nesêi, K. Hac, bâbu adedi-l-hasa, n. 3080
[37] . Tirmizi, K. Hac, Bâbü’l-halkı ve’t-taksir, n. 913; Buhâri, K. Meğâzi,
n. 448/3, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîr, n. 447/3; Müslim, K. Hac, Bâbu
tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304
[38] . Buhâri, K. Meğazi, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîri ınde-l-ıhlâlı, n.
448; Müslim, K. Hac, Bâbu tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304; Tirmizi, K.
Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksiri, n. 913
[39] . Buhâri, K. Vudui, Bâbu-l-mâi-l-lezi yağselu bihi şuru-l, n. 228/1;
Muslim, K. Hac, Bâbu-s-sünneti Yevme’n-Nahri en yermî, n. 1305; Tirmizi,
K. Hac, Bâbu bi eyyi cânibi-r-ra’si yebdeü fi-halkı, n. 912
[40] . Buhâri, K. Hac, Bâbu-z-Zehbi kable-l-halkı, n. 212/2; Nesêî, K. Hac,
Bâbu-r-remyi ba’de-l-mâi, n. 3069; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu men
kaddeme nüsüken kable, n. 3050; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kable-
n-Nahri, n. 1307
[41] . Buhâri, K. Umre, Bâbu men i’temera kable-l-haccı, n. 2/3
[42] . Neseî, K. Hac, Bâbu fi Umreti Ramazane, n. 939; Tirmîzi, K. Hac,
Bâbu fi Umreti Ramazâne, n. 939; İbn-i Mâce, K. Menâsik, B. Umre, n.
2993
[43] . İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-Umreti fi ramazâne, n. 2993
[44] . Buhâri, K. Hac, Bâbu kem i’temesa-n-Nebiyyü sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 478 / 2; Müslim, K. Hac, Bâbu beyâni adedi Umre-n-Nebiyyi
sallallahu aleyhi ve sellem, n. 1255; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Umreti Recebe,
n. 936 – 937
[45] . Tirmîzi, K. Hac, Bâbu kem i’temera-n-Nebiyü sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 478 /2 ; İbn-i Mâce, K. Hac, Babu kem i’temera-n-Nebiyü
sallallahu aleyhi ve sellem, n. 3003
[46] . Buhâri, K. Megazi, B. Gazveti-l-Hudeybiye, n. 478 /3; Muslim, K.
Hac, Bâbu beyânı aded-i Umre’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, N.
1253; Tirmizi, K. Hac, Bâbu kem Hacce’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve
sellem n. 815
[47] . Buhâri, K. Umre, Bâbu Umrete’-t-Tenîm, n. 4/3; Tirmizi, K. Hac,
Babu’l-Umre mine-t-Ten’im, n. 934; İbn-i Mâce, K. Hac, n. 2999
[48] . Tirmizi, K. Hac, Babu’l-Umretü mine-l-Cirane, n. 935; Nesêi, K. Hac,
Bâbu duhûli Mekkete leylen, n. 2866
[49] . Buhâri, K. Megâzi, Babu Umreti-l-kazâ; Müslim, K. Cihad, Bâbu
Sulh-ı Hudeybiye, n. 1783; Buhâri, Bunun bir benzerini tâ’likan rivâyet etti.
[50] . İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ziyâreti-l-beyti, n. 3060
[51] . Müslim, K. Hac, Bâbu vucûbi tavâfi-l-vedâ, n. 1327; Nesêî,
[52] . Ahmed b. Hanbel: Müsned, n. 38/6; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu-l-
hâizı tenfiru kalbe, n. 4012; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi-l-ifâde, n. 391; Buhâri,
K. Hac, Bâbu-z-Ziyâreti yevmi-n-Nehri, n. 453; Müslim, K. Hac, Bâbu
vucûbi tavâfi-lvedâ, n. 1211; Nesêi, K. Hayz, Bâbu-l-mer’eti tahidu ba’de-l-
ifâdeh, n. 391; İmamı Mâlik, K. Hac, Bâbu-l-ifâde, n. 412 – 413
[53] . Buhâri, K. Hac, Bâbu-l-muhassabı, n. 471/3; Müslim, K. Hac, Bâbu
ıstıhbabı-n-Nüzuli bi-l-muhassab, n. 1311; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi men
nezele mine-l-ebtah, n. 923; Nesêî, İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu nüzuli-l-
Muhassabı, n. 3067
[54] . Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n Nuzûli b-muhassebi, n. 1313
[55] . Buhâri, K. Hac, B. 45; İbn-i Mâce, K. Hac, b. 26; Ahmed b. Hanbel;
Müsnet, n. 237/2
[56] . Buhâri, K. Hac, Bâbu Nuzûli-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem
Mekkete, n. 180/2; Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n-nuzûli bi-l-
muhassabı, n. 1314
[57] . Buhârî, K. Hac, n. 310; Müslim, K. Hac, n. 1275
[58] . Buhârî, K. Hac, Müslim K. Hac, n. 1275
[59] . Buhârî, K. Nuzur, n. 454/3; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kalbe-
n-nahri, n. 1306; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fimen haleka kalben yezbeha, n.
916; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men kademde nusuken kablen, n. 3051
[60] . Nesêî, K. Hac, Bâbu eyne yusâllî rek’ati-t-tavâf, n. 2958; İbn-i Mâce
K. Hac, Bâbur -rek’ateyni he’de-t-tevâ n. 2958
[61] . Buhâri, K. Cenâiz, B. 76; Müslim, K. Hac, Bâbu tahrîmi-l-Mekkete ve
saydihâ, n. 1355; Nesêî, K. Hac, Bâbu hurmeti Mekkete, n. 2877; İbn-i
Mâce, K. Hac, Babu Fazlı Mekke, n. 3109
[62] . Müslim, K. Hac, Bâbu tahrim-i Mekkete, n. 1335
[63] . Tirmizi, K. Hâc, Bâbu Minâ n. 881; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu
Nuzûl-i bi Mina, n. 3006
[64] . Buhârî, K. Târih-i Kebir
[65] . Müslim, K. Hâc, Bâbu Vucubi-l-Mebîli bi Mina, n. 1316; Ahmed b.
Hanbel, Müsned, n. 2946
[66] . Buhârî, K. Umre, n. 87/5; Müslim, K. İkâmeti-s-Sâlat, B. Kırâe fi
salâtil-Leyl, n. 1352; Tirmizi, K. Hâc, B. 103, n. 949; Nesêî, n.1455; İbn-i
Mâce, İkâmeti-s-Salât, b. 76, n. 1073
[67] . Buhârî, K. Hac, Bâbu ığlâkı-l-beyti megâzî, B. Hacceti-l-Veda, n.
371/3; Müslim, Bâbu-Istıhbâbı Duhûli-l-Ka’beti, n. 1329; Mâlik, Muvatta,
K. Hâc, Bâbu-s-Salâtı i-l-Beyti, n. 398/1; Tirmizi, K. Hâc, B. 39, n. 874;
Nesêî, K. Mesâcid, Bâbu-s-Salâti Fi’l-Kâbe n. 33/2
[68] . Buhârî, k. Megazi, n. 375/3
[69] . Tirmizi, K. Hac. B. Fazlıt – tavafı, n. 876; Nesêî, K. Hâc, Bâbu’l
Duhuli’l-Kâbe n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc, Bâbu Duhuli’l- Kâbe n. 3063
[70] . Tirmizi, K. Hâc, Bâbu duhuli’l-Kâbe, n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc,
Bâbu Duhuli’l-Kâbe, n. 3063
[71] . Müslim, K. Hâc, N. 1397; Nesêî, K. Mesâcid, n. 701; İbn-i Mâce, K.
İkâmeti-s-Salât, Bâbu-s-Salâti fil-Mescidi-l-Aksâ, n. 14049
[72] . Buhâri, K. Fezâilil-Medine b.1; Müslim, K. Hâc, Bâbu Fazlil-Medine,
n. 1370; Tirmizi, K. Ebvâbil-velâ ve-l hibe, Bâbu fi men tevellâ gayri, n.
2128; İbn-i Mâce, Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 126/1
[73] . Ahmed bin Hanbel Müsnedi’nde bu hadisi 1460 no ile rivâyet etti.
[74] . Ahmed b. Hanbel; Müsned, n. 1443
[75] . Buhâri, K. Fazlı-s-Sâlati fi Bâb-ı Mescid-i Kubâ, n. 76/2; Müslim, K.
Hâc, Bâbu fazlı Mescid-i Kubâ n. 1399; Nesêî, K. Mesâcit, Bâbu Mescid-i
Kubâ, n. 699
[76] . Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 1387
[77] . Buhârî, K. Hâc, Bâbu Zât-ı Irk. N. 166/2; Nesêî, K. Hâc, N. 2662;
Müslim, K. Hâc, n. 1375
[1]. Arafat’ta vakfeye başlama vakti, Arefe günü zevalden sonra başlar.
Delili ibn-i Ömer’den rivâyet edilen bu hadisi şeriftir.
[2]. Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-hutbeti yevme arefe, n. 3011; Buhâri, K. Tarihi-l-
Kebir. N. 137-138
[3]. Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-vukûfi bi arafâti ve-d-duâi, n. 883; Nesêi, K.
Hac, Bâbu raf$i-l-yedeyni fi-d-duâi, n. 3017; İbn-i Mâce, Bâbu-l-mevkıfı bi
arafâti, n. 3011; Câmi-l Usûl; n. 1522
[4]. Câmi ul-Usûl, N. 1539; Buhâri, n. 417; Müslim, K. Hac, B. İstihbabu
idameti-l-hacc, n. 1282; Nesêî, n. 3022; Dâremî, n. 60; Ahmed b. Hanbel, n.
211
[5]. Muvattâ, K. Hac, Bâbu Salatı-l-Müzdelife, n. 400/1; Nesêi, K. Hac.
Bâbu-n-nuzûli ba’de-d-defii min arefete n. 3028; K. Mevâkit, n. 610; İbn-i
Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzûli ba’ de-d-defii min arefete n. 3028; K.
Mevâkit, n. 610; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzuli beyne arafatin, n.
3019; Buhâri, K. Vudu, Bâbu isbâgı-l-vudûi, n. 211; K. Hac, Bâbu-l-ifâdati
min arafâtin, n. 1280a
[6]. Tirmizi, K. Hac, b. 54, n. 885
[7]. Muvatta, K. Hac, n. 392; Buhârî, k. Meğazi, Bâbu haceti-l-vedâi, N.
413-414/2; K. Hac, Bâb u-s-seysi izâ defea min arafatin; K. Cihat, Bâbu
sur’ati-s-seys; Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Nesêî,
K. Hac, Bâbu keyfe-s-seyru min arafeh, n. 3026; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-
d-def’i min arefe n. 3017
[8]. Buhâri, K. Vudû n. 211/1, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne’s-salâteyni, n.
1280; Müslim, K. Hac; Nesêi, N. 610 – 3028; Câmiu-l-Usûl, n.1544
[9]. Buhâri, K. Hac Bâbu men cemea beynehumâ, n. 201/2; Müslim, K.
Salat, N. 703, K. Hac, Bâbu-l-ifâzati min, n. 1286; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-
cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033
[10]. Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Tirmîzî, K. Hac,
B. 54, n. 887; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033
[11]. Buhârî, K. Hac, Bâbu men yusallî-l-fecre bi cem’in, Müslim, K. Hac,
Bâbu ıstıhbâbı ziyâdeti-t-tablisi, n. 1289; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i
beyne-s-Salâteyni bi-l-Müzdelife, n. 3033
[12]. Tirmizi, K. Hac, Bâbu arafeti küllihâ mevkıfun, n. 885; İbn-i Mâce, K.
Menâsik, Bâbu-l-mevkıfı bi arafâtin, n. 3010 Camîu-l-Usûl, n. 1523
[13]. Ahmed b. Hanbel, Müsned: n. 1455; Câmiu-l-Usûl, n. 1522; Müslim,
n. 1218; İbn-i Mâce, n. 3048
[14]. Buhâri, K. Hac, Bâbu metâ yedfa men cemea, n. 424/3; K. Fezâil-l-
eshâbi-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, Bâbu eyyâmi-l-Câhiliyyeti;
Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min cemin kalbe tulûi-l-şemsi, n. 896;
Nesêî, K. Hac, Bâbu vakti-l-ifâdati, n. 3050; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-
vukûfi bi cem’in, n. 3022; Dârimi, K. Hac, Bâbu vakti-d-def’i mine-l-
Müzdelife, n. 60/2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 14-29/1
[15]. Buhârî, K. Hac, Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3;
Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbabı takdim-i def’i-d-da’feti mine-n-nisâi, n.
129; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Takdimi-d-da’teti min cemin bi leylin, n. 892 –
893; Nesêi, K. Hac, Bâbu Takdimi-n-nisâi, ve-s-sıbyânı ilâ menâzilihim, n.
3035; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men tekaddeme min cemin ilâ mina li
ramyi cimarı, n. 3025
[16]. Câmiu-l-Usul, n. 1548; Tirmizi, Hac, b. 58, n. 892; Nesêî, K. Hac,
Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabe, n. 30666; İbn-i Mâce, K. Hac,
Bâbu men tekaddeme min cem’in ilâ Mina, n. 3025
[17]. Nesêî, K. Hac, Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabeti, n. 3067
[18]. Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsat fi zâlike li-n-Nisâi, n. 3068; İbn-i Mâce,
K. Menâsik, B. Men takaddeme min cemin li remyi-l-Cimâri, n. 3027
[19]. Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsati li-d-duafâi, n. 3053; Buhâri, K. Hac,
Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3; Müslim, K. Hac, Bâbu
ıstıhbâbı takdidi-d-da’feti mine-n-nişâi, n. 1291; Muvatta, K. Hac, Bâbu
takdimi-n-Nisâi ve-s-sıbyânı, n. 391/1; Camiu-l-Usul, n. 1553
[20]. Tirmizî, K. Hac, Bâbun fi-l-ifâdati, n. 886; Camiu-l-Usul, n. 1543;
Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-İdai fi vâdî muhassar, n. 3055; İbn-i Mâce, K. Hac,
Bâbu-l-vukûfi bi cem’in, n. 3023
[21]. İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-huteti yevme-n-nahri, n. 3058
[22]. Buhâri, K. Edeb – Hudut – Diyât, K. Meğazi, Hac, Bâbu-l Hutbet
eyyamı Muslim K .İman, N. 66; Camiu-l-Usûl n. 1765
[23]. Buhârî, K. Tevhid – Meğâzi – Tefsir – Bed’il-halk, n. 2; Müslim, K.
Kasâme, n. 29; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 69
[24]. Tirmizî, K. Hac, Bâbu fimen edrak e-l-imâme bi cem’in, N. 889;
Nesêî, K. Hac, Bâbu fimen lem yüdrik salâte-s-subhi, n. 3047; İbn-i Mâce,
K. Hac, Bâbu men etâ arefete kalbe-l-Cem’i, n. 3015; Dârimi, K. Hac, Bâbu
bime yetimmü-l-hacce, n. 59/2
[25]. Tirmizî, K. Hac, Bâbu men edrake-l-imâme bi cem’in, n. 891; Nesêî,
K. Hac, Bâbu fi men lem yüdrik Salâte-s-Subhi, n. 3043; İbn-i Mâce, K.
Hac, Bâbu men etâ arafete kalbe-l-fecri, N. 3016; Darimi, K. Hac, Bâbu mâ
yetim-hacce, n. 59/2; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 261 – 262
[26]. Nesêî, K. Hac, Bâbu mâ zükira fi Mina, n. 2999
[27]. Buhârî, K. Hac, Bâbu hel yebitü Eshâbu-s-Sikâyeti, Sikâyet-l-hac, n.
461/3; Müslim K. Hac, n. 1315
[28]. Buhâri, K. Hac, Bâbu-s-Salat; bi Mina, n. 53; Müslim, K. Salat, n.
694; Nesêî, K. Taksiri-s-Salâtı bi mina, n. 1450
[29]. Buhâri, K. Teksiri-s-Salât, Babu-s-Salâti bi mina, n. 53/2; Müslim, K.
Salâti-l-Müsâfirin, Bâbu kasrı’s-Salâtı bi Mina, n. 696; Tirmizi, K. Hac,
Bâbu taksiri-s-Salâti bi Mina, n. 882; N. K. Kasrı-s-Salât, Bâbu-s-Salâti bi
Mina, n. 1446
[30]. İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu min eyne termî cemrete-l-akabe, n.
3031
[31]. Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı remyi cemreti-l-akabet, n. 1297;
Neseî, K. Hac, Bâbu-r-rukûbi ilâ-l-cimari, n. 3064
[32]. Müslim, K. Hac, Bâbu istihbâbı kevnı hasa-l-cımârı, n. 1299; Tirmizi,
K. Hac, Bâbu fi-r-remyi yevme-n-Nahri, n. 894; Neseî, K. Hac, Bâbu vakti
ramyi cemreti-l-akabe, n. 221; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ramyi-l-cimâri
eyyâmı-t-teşriki, n. 3053
[33]. Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımarı, n.462/3
[34]. Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımârı min batnı-l-Vâdi, n. 463/3 – 464;
Müslim, K. Hac, n. 1296; Nesêî, K. Hac, Bâbu Keyfe türm-l-cimâru, n. 901;
İbn-i Mâce,
[35]. Muvatta, K. Hac, Bâbu-r-ruhsatı, fi remyi, n. 408/1-409; Tirmizi, K.
Hac, Bâbu-r-Ruhsatı li-r-riâi en yermü, n. 904; Neseî, K. Hac, Bâbu remyi-
r-riâi, n. 3071; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu te’hiri remyi-l-cimarı, n.
3036;
[36]. Nesêi, K. Hac, bâbu adedi-l-hasa, n. 3080
[37]. Tirmizi, K. Hac, Bâbü’l-halkı ve’t-taksir, n. 913; Buhâri, K. Meğâzi,
n. 448/3, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîr, n. 447/3; Müslim, K. Hac, Bâbu
tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304
[38]. Buhâri, K. Meğazi, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîri ınde-l-ıhlâlı, n.
448; Müslim, K. Hac, Bâbu tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304; Tirmizi, K.
Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksiri, n. 913
[39]. Buhâri, K. Vudui, Bâbu-l-mâi-l-lezi yağselu bihi şuru-l, n. 228/1;
Muslim, K. Hac, Bâbu-s-sünneti Yevme’n-Nahri en yermî, n. 1305; Tirmizi,
K. Hac, Bâbu bi eyyi cânibi-r-ra’si yebdeü fi-halkı, n. 912
[40]. Buhâri, K. Hac, Bâbu-z-Zehbi kable-l-halkı, n. 212/2; Nesêî, K. Hac,
Bâbu-r-remyi ba’de-l-mâi, n. 3069; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu men
kaddeme nüsüken kable, n. 3050; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kable-
n-Nahri, n. 1307
[41]. Buhâri, K. Umre, Bâbu men i’temera kable-l-haccı, n. 2/3
[42]. Neseî, K. Hac, Bâbu fi Umreti Ramazane, n. 939; Tirmîzi, K. Hac,
Bâbu fi Umreti Ramazâne, n. 939; İbn-i Mâce, K. Menâsik, B. Umre, n.
2993
[43]. İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-Umreti fi ramazâne, n. 2993
[44]. Buhâri, K. Hac, Bâbu kem i’temesa-n-Nebiyyü sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 478 / 2; Müslim, K. Hac, Bâbu beyâni adedi Umre-n-Nebiyyi
sallallahu aleyhi ve sellem, n. 1255; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Umreti Recebe,
n. 936 – 937
[45]. Tirmîzi, K. Hac, Bâbu kem i’temera-n-Nebiyü sallallahu aleyhi ve
sellem, n. 478 /2 ; İbn-i Mâce, K. Hac, Babu kem i’temera-n-Nebiyü
sallallahu aleyhi ve sellem, n. 3003
[46]. Buhâri, K. Megazi, B. Gazveti-l-Hudeybiye, n. 478 /3; Muslim, K.
Hac, Bâbu beyânı aded-i Umre’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, N.
1253; Tirmizi, K. Hac, Bâbu kem Hacce’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve
sellem n. 815
[47]. Buhâri, K. Umre, Bâbu Umrete’-t-Tenîm, n. 4/3; Tirmizi, K. Hac,
Babu’l-Umre mine-t-Ten’im, n. 934; İbn-i Mâce, K. Hac, n. 2999
[48]. Tirmizi, K. Hac, Babu’l-Umretü mine-l-Cirane, n. 935; Nesêi, K. Hac,
Bâbu duhûli Mekkete leylen, n. 2866
[49]. Buhâri, K. Megâzi, Babu Umreti-l-kazâ; Müslim, K. Cihad, Bâbu
Sulh-ı Hudeybiye, n. 1783; Buhâri, Bunun bir benzerini tâ’likan rivâyet etti.
[50]. İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ziyâreti-l-beyti, n. 3060
[51]. Müslim, K. Hac, Bâbu vucûbi tavâfi-l-vedâ, n. 1327; Nesêî,
[52]. Ahmed b. Hanbel: Müsned, n. 38/6; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu-l-
hâizı tenfiru kalbe, n. 4012; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi-l-ifâde, n. 391; Buhâri,
K. Hac, Bâbu-z-Ziyâreti yevmi-n-Nehri, n. 453; Müslim, K. Hac, Bâbu
vucûbi tavâfi-lvedâ, n. 1211; Nesêi, K. Hayz, Bâbu-l-mer’eti tahidu ba’de-l-
ifâdeh, n. 391; İmamı Mâlik, K. Hac, Bâbu-l-ifâde, n. 412 – 413
[53]. Buhâri, K. Hac, Bâbu-l-muhassabı, n. 471/3; Müslim, K. Hac, Bâbu
ıstıhbabı-n-Nüzuli bi-l-muhassab, n. 1311; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi men
nezele mine-l-ebtah, n. 923; Nesêî, İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu nüzuli-l-
Muhassabı, n. 3067
[54]. Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n Nuzûli b-muhassebi, n. 1313
[55]. Buhâri, K. Hac, B. 45; İbn-i Mâce, K. Hac, b. 26; Ahmed b. Hanbel;
Müsnet, n. 237/2
[56]. Buhâri, K. Hac, Bâbu Nuzûli-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem
Mekkete, n. 180/2; Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n-nuzûli bi-l-
muhassabı, n. 1314
[57]. Buhârî, K. Hac, n. 310; Müslim, K. Hac, n. 1275
[58]. Buhârî, K. Hac, Müslim K. Hac, n. 1275
[59]. Buhârî, K. Nuzur, n. 454/3; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kalbe-
n-nahri, n. 1306; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fimen haleka kalben yezbeha, n.
916; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men kademde nusuken kablen, n. 3051
[60]. Nesêî, K. Hac, Bâbu eyne yusâllî rek’ati-t-tavâf, n. 2958; İbn-i Mâce
K. Hac, Bâbur -rek’ateyni he’de-t-tevâ n. 2958
[61]. Buhâri, K. Cenâiz, B. 76; Müslim, K. Hac, Bâbu tahrîmi-l-Mekkete ve
saydihâ, n. 1355; Nesêî, K. Hac, Bâbu hurmeti Mekkete, n. 2877; İbn-i
Mâce, K. Hac, Babu Fazlı Mekke, n. 3109
[62]. Müslim, K. Hac, Bâbu tahrim-i Mekkete, n. 1335
[63]. Tirmizi, K. Hâc, Bâbu Minâ n. 881; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu
Nuzûl-i bi Mina, n. 3006
[64]. Buhârî, K. Târih-i Kebir
[65]. Müslim, K. Hâc, Bâbu Vucubi-l-Mebîli bi Mina, n. 1316; Ahmed b.
Hanbel, Müsned, n. 2946
[66]. Buhârî, K. Umre, n. 87/5; Müslim, K. İkâmeti-s-Sâlat, B. Kırâe fi
salâtil-Leyl, n. 1352; Tirmizi, K. Hâc, B. 103, n. 949; Nesêî, n.1455; İbn-i
Mâce, İkâmeti-s-Salât, b. 76, n. 1073
[67]. Buhârî, K. Hac, Bâbu ığlâkı-l-beyti megâzî, B. Hacceti-l-Veda, n.
371/3; Müslim, Bâbu-Istıhbâbı Duhûli-l-Ka’beti, n. 1329; Mâlik, Muvatta,
K. Hâc, Bâbu-s-Salâtı i-l-Beyti, n. 398/1; Tirmizi, K. Hâc, B. 39, n. 874;
Nesêî, K. Mesâcid, Bâbu-s-Salâti Fi’l-Kâbe n. 33/2
[68]. Buhârî, k. Megazi, n. 375/3
[69]. Tirmizi, K. Hac. B. Fazlıt – tavafı, n. 876; Nesêî, K. Hâc, Bâbu’l
Duhuli’l-Kâbe n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc, Bâbu Duhuli’l- Kâbe n. 3063
[70]. Tirmizi, K. Hâc, Bâbu duhuli’l-Kâbe, n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc,
Bâbu Duhuli’l-Kâbe, n. 3063
[71]. Müslim, K. Hâc, N. 1397; Nesêî, K. Mesâcid, n. 701; İbn-i Mâce, K.
İkâmeti-s-Salât, Bâbu-s-Salâti fil-Mescidi-l-Aksâ, n. 14049
[72]. Buhâri, K. Fezâilil-Medine b.1; Müslim, K. Hâc, Bâbu Fazlil-Medine,
n. 1370; Tirmizi, K. Ebvâbil-velâ ve-l hibe, Bâbu fi men tevellâ gayri, n.
2128; İbn-i Mâce, Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 126/1
[73]. Ahmed bin Hanbel Müsnedi’nde bu hadisi 1460 no ile rivâyet etti.
[74]. Ahmed b. Hanbel; Müsned, n. 1443
[75]. Buhâri, K. Fazlı-s-Sâlati fi Bâb-ı Mescid-i Kubâ, n. 76/2; Müslim, K.
Hâc, Bâbu fazlı Mescid-i Kubâ n. 1399; Nesêî, K. Mesâcit, Bâbu Mescid-i
Kubâ, n. 699
[76]. Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 1387
[77]. Buhârî, K. Hâc, Bâbu Zât-ı Irk. N. 166/2; Nesêî, K. Hâc, N. 2662;
Müslim, K. Hâc, n. 1375
“O vakit gelince gideriz.” diye cevap verdi. İbn-i ömer vakfeye çıkmak
isteyince (yanında bulunan kimseler) “henüz güneş zeval bulmadı,” dediler.
İbn-i Ömer: “(biraz sonra) Zeval buldu mu?” dedi. Onlar, “Hayır zeval
bulmadı,” diye cevapladılar. Ravi diyor ki; onlar, “Güneş zeval buldu,”
dediklerinde, İbn-i Ömer vakfe yerine hareket etti. [1]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Arafat’ta kırmızı deve üzerinde
vakfe yapıp hutbe okurken görmüştür. [2]
Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in size gönderdiği elçisiyim.
Size şöyle buyuruyor: “Bulunduğunuz meşâirde vakfelerinizi yapınız. Siz
babanız Hz. İbrahim’in âdetinden bir âdet üzerinde bulunuyorsunuz.” [3]
Mina’ya gelene kadar hayvanların ön ayaklarını kaldırarak koştuğunu
görmedim. [4]
Ben: Ey Allah’ın Rasûlü, namaz vakti geldi dedim. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem, “Namaz ilerde (Müzdelife’de kılınacak)” buyurdu.
Devesine bindi, Müzdelife’ye gledik, akşamı kıldırdı, insanlar konaklarına
develerini çöktürdüler, yatsı namazını kıldırana kadar yüklerini çözmediler,
yatsıyı kıldırdı, ondan sonra yüklerini çözdüler. Muhammed bin Kesir
rivâyetinde şunu ziyade etti, ben: (kurban günü) siz sabahladığınız vakit
nasıl hareket ettiniz? Dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in
terkisinde Fadıl bulunuyordu. Ben yaya olarak Kureyş’in Mina’ya, önde
gidenleri içerisindeyim dedi. [5]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem terkisine Üsame radıyallahu anh’ı
bindirdi. Devesi üzerinde orta yürüyüşle devam ediyordu. İnsanlar
develerin sağına soluna vuruyor, koşturuyorlar. Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem onlara dönüp bakmadan “Ey nâs, ağır gidin,” buyuruyordu.
Güneş battığı, vakit Arafat’tan (Müzdelife’ye) döndü. [6]
Ben oturuyordum, Zeyd’in oğlu Üsame’ye Veda Haccında Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem Arafat’tan döndüğünde nasıl yürüdü? diye
soruldu. Üsame radıyallahu anh: Yavaşla süratli arasında yürüyordu. Bir
boşluk bulunduğunda daha süratli yürürdü, dedi. [7] Hişam dedi ki Nass
(denilen yürüyüşü) onak (denilen yürüyüş)ten daha hızlıdır.
“Namaz ilerde (Müzdelife’de kılınacak)tır.” buyurdu. Devesine bindi.
Müzdelife’ye geldiği vakit devesinden indi tam tertib abdest aldı, kamet
getirildi, akşamı kıldırdı. Sonra her şahıs ineceği yere devesini çöktürdü.
Müteâkiben yatsı için kamet getirildi, onu da kıldırdı. Akşamla yatsı
arasında hiçbir şey (Sünnet) kılmadı. [8]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Müzdelife’de akşam ve yatsı
namazlarını cem edip bir arada kıldı. [9]
Arafat’tan İbn-i Ömer’le beraber döndük. Müzdelife’ye geldiğimiz vakit,
bize akşamı üç, yatsıyı iki rekât olarak ikisini bir kametle kıldırdı. İbn-i
Ömer namazdan çıktığı vakit bize: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu
mekânda bize böylece kıldırmıştı, dedi. [10]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hiçbir namazı vaktinin gayrinde
kıldığını görmedim, ancak iki namaz arasını cem ettiği vakit müstesna.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem akşamla yatsı arasını cemi-i tehir ile
cem etti, ertesi günü de sabah namazını vaktinden önce kıldı. [11]
“Burası Guzah’tır, o vakfe mahallidir. İki namazın cem yeridir, her tarafı
vakfe mahallidir. Ben kurbanımı işte burada kestim. Mina’nın hertarafı
kurban kesme yeridir. Siz kurbanlarınızı çadırlarınızda (konak yerlerinizde)
kesiniz.” [12]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Arafat’ın her tarafı vakfe yeridir.
Mina’nın her yeri Kurban kesme mahallidir. Müzdefile’nin her tarafı vakfe
yeridir. Mekke’nin geniş yolları hem yol, hem de kurban kesecek
mahallerdir.” buyurdu. [13]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara muhalefet ederek güneş
doğmadan önce (Mina’ya) indi. [14]
Müzdelife gecesi ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ehlinden
önceden gönderdiği zayıflar arasında idim. [15]
Ebû Dâvud; Lath: Acıtmaksızın vurmaktır, dedi. [16]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ehlinden zayıf olanları ortalık
karanlık iken gönderir ve onlara emrederdi, yâni güneş doğana kadar taş
atmamalarını emrederdi. [17]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kurban gecesi Ümmü Seleme’ye
cemre taşlarını şafaktan önce atmasını emretti, sonra Ümmü Seleme devam
etti (Mina’ya) indi, o gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ümmü
Seleme’nin yanında olduğu gündü. [18]
Asr-ı Saadet’te onu biz de yapardık, dedi. [19]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Müzdelife’den inerken ağır ağır indi,
ashabına hazf taşı gibi (bakla büyüklüğünde) taşlar atmalarını emretti, ve
muhassar vadisinde devesini süratlendirdi. [20]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem son yaptığı haccında (Mina’da)
cemreler arasında durdu ve, “Bu gün hangi gündür?” buyurdu. Ashab:
“Bayram günüdür.” Dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Bu gün
Hacc-ı Ekber günüdür.” buyurdu. [21]
Ebû Bekir radıyallahu anh, beni Kurban günü Mina’da, bu yıldan sonra
hiçbir müşrik hac edemeyecek, Kâbe’yi çıplaklar tavaf edemeyecek, Hacc-ı
Ekber günü Kurban günüdür. Hacc-ı Ekber de (şartlarına riayet edilen)
hactır, diye ilân etmek için görevlendirilenler arasında gönderdi. [22]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir önce geçen hadisle aynı
manâda rivâyet olundu. [23]
Ebû Dâvud dedi ki: Mihran da, Süfyan’dan böylece rivâyet etti ve, “Hac,
Hac” diye bu lâfzı iki kere söyledi. Yahya bin Said el Kattân da Süfyan’dan
rivâyet etti, “Hac” lâfzını bir kere söyledi. [24]
Müzdelife’yi kastederek vakfe yerinde ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
selleme geldim ve Ey Allah’ın Rasûlü, ben Tay dağından geldim, vasıtamı
yordum. Nefsimi meşakkate düşürdüm. Allah’a yemin olsun ki üzerinde
vakfe yapmadığım hiçbir kum tepesi bırakmadım, benim haccım oldu mu?
Dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Bizimle şu (bayram sabahı)
(namazına kim yetişir, bundan önce gece veya gündüzün bir kısmında
Arafat’a gelir, vakfede bulunursa haccı tamam olur ve (Taş ve kurbandan
sonra) saç ve sakalından keser,” buyurdu. [25]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize Mina’da hutbe okudu. İşitme
gücümüz o kadar artmıştı ki biz konak yerimizde olduğumuz halde ne
söylediğini işitiyorduk. Ashaba hac fiillerini öğretmeye başladı. Bu sırada
sesinin daha uzaklara ulaşmasını sağlamak için şehadet parmaklarının
uçlarını kulak deliklerine koydu sonra onlara fiske büyüklüğünde taşlar
atınız dedi. Arkasından Muhacirlere emir verdi, onlar mescidin önüne
yerleştiler. Ensara emir verdi, onlar da mescidin arkasına yerleştiler. Ondan
sonra da diğer insanlar indi ve yerleştiler. [26]
Abbas radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den; Mina
gecelerinde zemzem dağıtma vazifesi için Mekke’de gecelemek üzere izin
istedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de ona izin verdi. [27]
Osman (bin Affan) radıyallahu anh Mina’da (dört rekâtlı farzları) yine dört
rekât kıldı. Abdullah (bin Mesud) radıyallahu anh anlatıyor. Ben Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem’le iki rekât kıldım. Ebûbekir radıyallahu anh’le
iki rekât kıldım. Ömer’le de iki rekât kıldım. Hafz (bin Gıyas da rivâyette
şunu) ziyade etti: Osman’ın halifeliğinin ilk yıllarında da, onunla birlikte iki
rekât kıldım. Osman radıyallahu anh son yılları tamam kıldı. Buradan
itibaren Ebû Muaviye’den şunu ziyade etti. Sonra size yollar ayrıldı. Ben
kıldığım her dört rekâttan iki rekâtın kabul olmasını istiyor, seviyorum.
Â’meş dedi ki: Muaviye bin Kurra üstadlarından naklen bana haber verdi.
Abdullah bin Mesud dört rekât kıldı. Ona sen Osman radıyallahu anh’ı
ayıpladın, sonra kendin dört rekât kıldın, denildi. İbn-i Mesud, muhalefet
şerdir, diye cevap verdi. [28]
1965 – Hârise bin Vehb bin el-Huzâî radıyallahu anh ki, onun annesi
Ömer’in nikâhında bulunuyordu. Ömer’in oğlu Ubeydullah ondan doğdu.
Dedi ki: ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le Veda Haccı’nda
beraber Mina’da namaz kıldım. Cemaat olabildiğine kalabalıktı. Bize iki
rekât kıldırdı. [29]
“Ey insanlar bazınız bazınızı öldürmesin, cemreleri taşladığınız vakit bakla
büyüklüğünde taşlar atınız.” buyurdu. [30]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i kurban günü devesi üzerinden taş
atarken gördüm, şöyle buyuruyordu: “Hac işlerini benden alınız (öğreniniz.)
Çünkü bu haccımdan sonra hac yapabileceğimi bilmiyorum.” [31]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i bayramın birinci günü devesi
üzerinde kuşluk vakti, diğer günlerde zevalden sonra cemreleri taşlarken
gördüm. [32]
İbn-i Ömer’e taşları ne zaman atayım, diye sordum. İbn-i ömer: “İmamın
attığı vakit sen de at,” dedi. Kendisine soruyu tekrar sordum. İbn-i Ömer;
“Biz güneşin zevali anını bekler, güneş zeval bulduğu vakit taşları atardık,”
dedi. [33]
1974 – Abdurrahman bin Yezid dedi ki; ibn Mes’ûd cemre-i akabe’ye
varınca Kabe’yi soluna Mina’yı da sağına aldı ve Cemre-i Akabe’ye yedi
çakıl atıp (Rasûlullah’ı kasdederek) “kendisine Bakara Sûresi inen kimse de
işte böyle attı” dedi. [34]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem deve çobanlarına (Mina dışında)
gecelemeye ruhsat verdi. Bayram günü Cemreleri taşlarlar, ertesi gün ve
daha ertesi gün iki günün taşını birden taşlarlar, Mekke’ye dönüş günü de
taşlarlar. [35]
Eba Miclez’in şöyle dediğini işittim: “İbn-i Abbas’a Cemreler hususunda
bir şey sordum. İbn-i Abbas: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona altı
taş mı, yoksa yedi taş mı attı bilmiyorum,” dedi. [36]
Saçlarını kısaltanlara da dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de
“saçlarını kısaltanlara da (rahmet eyle)” buyurdu. [37]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nda başını tıraş etti. [38]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kurban günü Akabe cemresini
taşladı, sonra Mina’daki konak yerine döndü. Kurbanlığını getirtti, kesti.
Sonra berberi çağırdı. Başının sağ tarafını tuttu tıraş etti. Yanında
bulunanlara saçından birer ikişer tel taksim ediyordu, sonra başının sol
tarafını tuttu onu da tıraş etti. Sonra, “Ebû Tahla buraya gelsin,” dedi. Sol
tarafın saçını da Ebû Talha’ya verdi. [39]
“Taşını at güçlük yok,” buyurdu. [40]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hac yapmadan önce umre yaptı. [41]
Ey Allah’ın Rasûlü, ben ihtiyar hasta bir kadınım, benim için haccımın
yerini tutabilecek bir amel varmı, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem; “Ramazan içerisinde yapılacak umre hacca bedeldir.” buyurdu. [42]
“Karım bana sizinle hacca muadil ameli sormamı istedi. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, “Karına selâm söyle, Allah’ın Rahmeti ve
bereketini söyle ve ona haber ver; Ramazanda Umre benimle hacca
bedeldir,” buyurdu. [43]
İbn-i Ömer’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kaç defa umre
yaptığı soruldu. İbn-i Ömer, “İki kere yaptı,” dedi. Bunun üzerine Aişe
radıyallahu anh, İbn Ömer de kesinlikle biliyor ki, Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem veda haccıyla birlikte yaptığı umreden başka üç defa umre
yaptı, demiştir. [44]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dört umre yaptı. Hudeybiye umresi,
ikincisi Hudeybiye’de gelecek sene yapmasına karar verdikleri (kaza)
umresi, üçüncüsü; Cirane’den yaptığı umre, dördüncüsü de; veda haccıyla
yaptığı umresidir. [45]
“Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dört defa umre yaptı,
Veda Haccı’yla beraber yaptığı umreden başka hepsi de Zilkade ayında idi.”
[46]
1995 – Abdurrahman bin Ebî Bekir’in babasından rivâyet edildiğine göre
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona şöyle demiştir: “Ey
Abdurrahman kız kardeşin Aişe’yi terkine bindir (en yakın hıl sınırı)
Ten’im’den ümre yaptır. Onu Ekeme’ye indirdiğin vakit ihramlansın bu
makbul bir umredir,” buyurdu. [47]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Cirane’ye girdi, mescide geldi.
Allah’ın dilediği kadar namaz kıldı. Sonra da ihramlandı, sonra devesi
üzerine bindi, Medine yoluna kavuşana kadar Serif (denilen yer)in iç
kısmına doğruldu. (Geceden) Mekke’ye yatmış gibi sabahladı. [48]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kaza umresinde (Mekke’de) üç gün
kaldı. [49]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Mekke’ye dönüşünde yaptığı yedi
şavtlı (farz tavafında) remel yapmadı. [50]
Halk her tarafa dönüp gidiyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem;
“Sizden biriniz son vazife olarak Kâbe’ye vedâ tavafı yapmadıkça sakın
dönmesin,” buyurdu. [51]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Huyey kızı Safiye radıyallahu
anha’yı andı. O, hayız oldu, denildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
“Umulur ki o, bizi yolumuzdan alıkor,” buyurdu. Onlar da, “Ey Allah’ın
Rasûlü Safiyye ifaza tavafını yapmıştı” dediler. “Öyle ise bizi yolumuzdan
alıkoyacak değildir”, buyurdu. [52]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Medine’ye) çıkmasına kolaylık
olsun için Muhassab’da (bir müddet) konakladı. Orada konaklamak sünnet
değildir. Oraya inmek isteyen iner, inmek istemeyen inmez. [53]
Ebû Râfi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in eşyasını korumakla
görevli idi. Râvîlerden Osman, Ebtah’a (inmemi emretmemişti) sözünü
ilave etti. [54]
Zührî; “Hayf: Vadi demektir,” dedi. [55]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mina’dan harekete karar verdiği an,
“Biz yarın ineceğiz,” buyurdu. Bu rivâyette ravi bir önceki hadisin
benzerini zikretti fakat evvelini ve “Hayf vadidir,” cümlesini zikretmedi. [56]
“Bathada hafifce uyur, sonra Mekke’ye girerdi ve Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem böyle yapardı,” derdi. [57]
İbn-i Ömer de böyle yapardı. [58]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Veda Haccı’nda Mina’da durdu, ona
soru soruyorlardı, ona bir adam geldi, “Ey Allah’ın Rasûlü, ben bilmeyerek
Kurban kesmeden önce tıraş oldum,” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “Kurbanını kes güçlük yoktur,” buyurdu. Başka bir adam daha geldi
ve “Ey Allah’ın Rasûlü, ben bilmeyerek taş atmadan önce deve kurban
ettim,” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Taşını at, güçlük
yoktur,” buyurdu. O gün insanların yerinden önceye aldığı ve sonraya
bıraktığı amellerden her neden sorulmuşsa hepsine, “Yap, güçlük yoktur,”
diye cevap verdi. [59]
“Bu hadisi İbn-i Cüreyc Kesir’den haber verdi. Kesir de babasından naklen
bize haber verdi. Kesir’in kendisine sordum, babamdan işitmedim, yalnız
dedemden naklen aile fertlerimden birinden işittim,” dedi. [60]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den işittiği şu hutbeyi yazmasını
istiyordu, dedi. [61]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Mekke harem bölgesinin yaş otları
da koparılamaz.” buyurmuştur. [62]
“Hayır olmaz. Ancak Mina önce gelenin konaklayacağı devesini çökereceği
bir yerdir.” buyurdu. [63]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Haram hudutları içerisinde gıda
maddelerinin ihtikârı orada haddi aşmaktır.” buyurdu. [64]
Bizde cimrilik yok, ihtiyaç ta yok. Lâkin Birgün Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem devesi üzerinde olduğu halde yanımıza girdi, terkisinde
Üsame bin Zeyd de vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem içecek bir
şey istedi. Nebiz (Hurma suyu) getirildi, ondan kendisi içti, fazlasını Üsame
bin Zeyd’e verdi, o da içti. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,
“Bunu çok iyi ve güzel yaptınız, bundan sonra böyle yapınız,” buyurdu. İşte
biz de böylece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in söylediğini
değiştirmek istemiyoruz. [65]
2022 – Abdurrahman bin Humeyd radıyallahu anh’dan rivâyete göre Ömer
bin Abdulaziz’in, Saib bin Yezid’den Mekke’de ikâmet hususunda bir şey
işittin mi? diye sorduğunu işitmiş. Sâib şöyle cevap vermiş: Bana ibnü’l-
Hadremî’nin haber verdiğine göre kendisi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’i şöyle buyururken işitmiş: “Muhacirlerin vedâ tavafından sonra
Mekke’de üç gün kalma hakkı vardır.” [66]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den (2023 no.lu) Kanâbî’nin
hadisinin manâsı rivâyet olundu. Bu rivâyette, “Rasûlullah sallallahu aleyhi
ve sellem’in Kâbe’de kaç rekât namaz kıldığını (Bilâl’a) sormayı unuttum,”
dedi. [67]
İbn-i Abbas dedi ki: Sonra Kâbe’ye girdi. Kenar ve köşelerinde tekbir
getirdi, sonra çıktı. Kâbe’nin içinde namaz kılmadı. [68]
Ben Kâbe’ye girip içinde namaz kılmayı çok istiyordum. Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem elimden tuttu, beni hıcre soktu ve, “Kâbe’ye
girmek istediğin vakit Hıcırde namaz kıl, süphesiz Hıcır de Kâbe’nin bir
parçasıdır. Mensup olduğun Kureyş kavmi Kâbe’yi bina ettikleri vakit
binayı kısalttılar. Hıcri Kâbe’den dışarıda bıraktılar.” buyurdu. [69]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yanımdan sevinçli olarak çıktı, sonra
yanıma üzgün olarak döndü ve, “Ben Kâbe’nin içine girmiş bulunuyorum.
Eğer yaptıklarım hakkında sonradan edindiğim bilgiyi önceden edinmiş
olsaydım Kâbe’ye girmezdim. Çünkü ben ümmetime meşakkat vermiş
olmaktan korkarım.” buyurdu. [70]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “(Fazla sevap
umarak) yalnız şu üç mescide yolculuk edilebilir: Mescid-i Haram, şu
benim mescidim ve Mescid-i Aksâ” dır. [71]
Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den, ancak Kur’an ve şu
sahifedekinden başka bir şey yazmadık. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem, “Medine’nin sevirle Air dağı arası haramdır. Kim burada dine
muhalif bir bid’at çıkarır veya bid’atcıyı barındırırsa Allah Teâlâ, Melekler
ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun, onun ne farzı ve ne de
nafilesi makbuldür. Müslümanların emânı birdir. Onların en aşağı derecede
olanları bile onunla hareket eder. Kim bir müslümanın hakkını gizlerse,
verdiği ahdi bozarsa, Allah’ın meleklerin ve bütün nâsın lâneti onun üzerine
olsun, onun ne farz ne de nafilesi kabul olunur. Bir kimse kendi
efendilerinin izni olmadan bir kavmi velî edinirse, Allah Teâlâ melekler ve
bütün nâsın lâneti onun üzerine olsun. Onun ne farzı ve ne de nafilesi kabul
olunur.” buyurdu. [72]
Sad bin Ebû Vakkas ise onlara şöyle dedi: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem şu haram bölgesini kendisi haram kıldı ve, “Kim bu haram içinde av
avlayan birisini yakalarsa hemen onun (elbisesini) soysun,” buyurdu. “Ben
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın bana ikram ettiği bir şeyi size iade
edemem. Ancak isterseniz elbisenin parasını veririm.” [73]
Sa’d (bin Ebû Vakkas) Medine’li köleleri Medine’nin ağaçlarından
keserlerken buldu. Eşyalarını aldı ve (kölelerin efendilerine) “Ben
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Medine’nin ağaçlarından bir şeyin
kesilmesini yasakladığını ve şöyle buyurduğunu işittim: “Kim Medine’nin
ağaçlarından bir şey keserse, onun elbisesi soyup alana aittir,” [74]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kuba’ya, yaya ve binitli olarak
gelirdi. İbn-i Nümeyr şunu ziyade etti: “İki rekât namaz kılardı.” [75]
Medine surlarının kara taşlı yerine çıktık, oradan aşağıya indiğimizde, bir
de baktık ki vadinin dönemecinde kabirler var. Biz Ey Allah’ın Rasûlü, bu
bizim kardeşlerimizin kabirleri midir? diye sorduk. Rasûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem “Ashabımızın kabirleridir.” buyurdu. Şehitlerin kabirlerine
geldiğimiz vakit, “İşte bu kardeşlerimizin kabirleridir,” buyurdu. [76]
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zülhuleyfe’deki Batha’da devesini
çökertti ve orada namaz kıldı. (Nafi diyor ki) Abdullah bin Ömer de öyle
yapardı. [77]




