Sünen-i Ebû Dâvûd · Haziran 29, 2026

Kabirleri ziyaret

-3. CİLT- · 100 – KABİRLERİ ZİYARET 2041- Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Bana kim selâm verirse ancak Allah (c.c) onun selâmını iade edene kadar …

-3. CİLT- · 100 – KABİRLERİ ZİYARET

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2041- Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Bana kim selâm verirse ancak

Allah (c.c) onun selâmını iade edene kadar ruhumu bedenime iade eder,”

buyurdu.

İZAH

İsnâdında Ebû Sahr Humeyd bin Ziyad var. Müslim sahihinde rivâyet etti.

Yahya bin Maîn onu bir kere sağlam bir kere de zayıf addetti.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2042 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem:

“Evlerinizi kabire çevirmeyiniz. (Namazlarınızdan bazısını da evinizde

kılınız) benim kabrimi bayram (yeri) gibi toplanma yeri edinmeyin. Bana

salavat-ı şerife getiriniz. Zira sizin salavat-ı şerifeniz nerede olursanız olun

bana tebliğ olunur.” buyurdu.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2043 – Rabia İbn-i Hüdeyr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Râvi “Talha bin Ubeydullah’ın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den

bir hadisten başka katiyen hadis rivâyet ettiğini işitmedim” dedi. Ben, o

hadis nedir? diye sordum. Talha: Şehitlerin kabirlerini kasdederek demiş ki,

“Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le beraber çıktık”

Medine surlarının kara taşlı yerine çıktık, oradan aşağıya indiğimizde, bir

de baktık ki vadinin dönemecinde kabirler var. Biz Ey Allah’ın Rasûlü, bu

bizim kardeşlerimizin kabirleri midir? diye sorduk. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem “Ashabımızın kabirleridir.” buyurdu. Şehitlerin kabirlerine

geldiğimiz vakit, “İşte bu kardeşlerimizin kabirleridir,” buyurdu. [76]

İZAH

Harra: Kara taşlı yere denir.

Vâkım: Kale demektir.

Mahniye: Vadilerin büklümüne, virajına denir.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2044 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle

demiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zülhuleyfe’deki Batha’da devesini

çökertti ve orada namaz kıldı. (Nafi diyor ki) Abdullah bin Ömer de öyle

yapardı. [77]

İZAH

Batha ve Hasba: Çakıllı yer demektir.

Mina ve Mekke arasında çakıllı bir yerin adı olduğu gibi, Zülhuleyfe’de de

Batha denilen bir çakıllık vardır.

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni

2045 – Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:

Medine’ye dönerken hiçbir kimsenin Muarrasta, elden geldiği kadar namaz

kılmadan geçmesi uygun değildir. Zira bana haber verildiğine göre

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem orada gece sonu biraz kaldı.

Ebû Dâvud dedi ki: Muhammed bin İshak el-Medeni’nin şöyle dediğini

işittim: Muarras Medine’ye altı mil (on iki bin adım)dır.

İZAH

Taris: Gece sonu karanlıkta biraz istirahat etmektir. Orada Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem, gece sonu istirahat ettiği için oraya muarras adı

verilmiştir.

[1] . Arafat’ta vakfeye başlama vakti, Arefe günü zevalden sonra başlar.

Delili ibn-i Ömer’den rivâyet edilen bu hadisi şeriftir.

[2] . Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-hutbeti yevme arefe, n. 3011; Buhâri, K. Tarihi-l-

Kebir. N. 137-138

[3] . Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-vukûfi bi arafâti ve-d-duâi, n. 883; Nesêi, K.

Hac, Bâbu raf$i-l-yedeyni fi-d-duâi, n. 3017; İbn-i Mâce, Bâbu-l-mevkıfı bi

arafâti, n. 3011; Câmi-l Usûl; n. 1522

[4] . Câmi ul-Usûl, N. 1539; Buhâri, n. 417; Müslim, K. Hac, B. İstihbabu

idameti-l-hacc, n. 1282; Nesêî, n. 3022; Dâremî, n. 60; Ahmed b. Hanbel, n.

211

[5] . Muvattâ, K. Hac, Bâbu Salatı-l-Müzdelife, n. 400/1; Nesêi, K. Hac.

Bâbu-n-nuzûli ba’de-d-defii min arefete n. 3028; K. Mevâkit, n. 610; İbn-i

Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzûli ba’ de-d-defii min arefete n. 3028; K.

Mevâkit, n. 610; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzuli beyne arafatin, n.

3019; Buhâri, K. Vudu, Bâbu isbâgı-l-vudûi, n. 211; K. Hac, Bâbu-l-ifâdati

min arafâtin, n. 1280a

[6] . Tirmizi, K. Hac, b. 54, n. 885

[7] . Muvatta, K. Hac, n. 392; Buhârî, k. Meğazi, Bâbu haceti-l-vedâi, N.

413-414/2; K. Hac, Bâb u-s-seysi izâ defea min arafatin; K. Cihat, Bâbu

sur’ati-s-seys; Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Nesêî,

K. Hac, Bâbu keyfe-s-seyru min arafeh, n. 3026; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-

d-def’i min arefe n. 3017

[8] . Buhâri, K. Vudû n. 211/1, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne’s-salâteyni, n.

1280; Müslim, K. Hac; Nesêi, N. 610 – 3028; Câmiu-l-Usûl, n.1544

[9] . Buhâri, K. Hac Bâbu men cemea beynehumâ, n. 201/2; Müslim, K.

Salat, N. 703, K. Hac, Bâbu-l-ifâzati min, n. 1286; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-

cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033

[10] . Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Tirmîzî, K. Hac,

B. 54, n. 887; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033

[11] . Buhârî, K. Hac, Bâbu men yusallî-l-fecre bi cem’in, Müslim, K. Hac,

Bâbu ıstıhbâbı ziyâdeti-t-tablisi, n. 1289; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i

beyne-s-Salâteyni bi-l-Müzdelife, n. 3033

[12] . Tirmizi, K. Hac, Bâbu arafeti küllihâ mevkıfun, n. 885; İbn-i Mâce, K.

Menâsik, Bâbu-l-mevkıfı bi arafâtin, n. 3010 Camîu-l-Usûl, n. 1523

[13] . Ahmed b. Hanbel, Müsned: n. 1455; Câmiu-l-Usûl, n. 1522; Müslim,

n. 1218; İbn-i Mâce, n. 3048

[14] . Buhâri, K. Hac, Bâbu metâ yedfa men cemea, n. 424/3; K. Fezâil-l-

eshâbi-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, Bâbu eyyâmi-l-Câhiliyyeti;

Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min cemin kalbe tulûi-l-şemsi, n. 896;

Nesêî, K. Hac, Bâbu vakti-l-ifâdati, n. 3050; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-

vukûfi bi cem’in, n. 3022; Dârimi, K. Hac, Bâbu vakti-d-def’i mine-l-

Müzdelife, n. 60/2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 14-29/1

[15] . Buhârî, K. Hac, Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3;

Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbabı takdim-i def’i-d-da’feti mine-n-nisâi, n.

129; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Takdimi-d-da’teti min cemin bi leylin, n. 892 –

893; Nesêi, K. Hac, Bâbu Takdimi-n-nisâi, ve-s-sıbyânı ilâ menâzilihim, n.

3035; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men tekaddeme min cemin ilâ mina li

ramyi cimarı, n. 3025

[16] . Câmiu-l-Usul, n. 1548; Tirmizi, Hac, b. 58, n. 892; Nesêî, K. Hac,

Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabe, n. 30666; İbn-i Mâce, K. Hac,

Bâbu men tekaddeme min cem’in ilâ Mina, n. 3025

[17] . Nesêî, K. Hac, Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabeti, n. 3067

[18] . Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsat fi zâlike li-n-Nisâi, n. 3068; İbn-i Mâce,

K. Menâsik, B. Men takaddeme min cemin li remyi-l-Cimâri, n. 3027

[19] . Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsati li-d-duafâi, n. 3053; Buhâri, K. Hac,

Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3; Müslim, K. Hac, Bâbu

ıstıhbâbı takdidi-d-da’feti mine-n-nişâi, n. 1291; Muvatta, K. Hac, Bâbu

takdimi-n-Nisâi ve-s-sıbyânı, n. 391/1; Camiu-l-Usul, n. 1553

[20] . Tirmizî, K. Hac, Bâbun fi-l-ifâdati, n. 886; Camiu-l-Usul, n. 1543;

Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-İdai fi vâdî muhassar, n. 3055; İbn-i Mâce, K. Hac,

Bâbu-l-vukûfi bi cem’in, n. 3023

[21] . İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-huteti yevme-n-nahri, n. 3058

[22] . Buhâri, K. Edeb – Hudut – Diyât, K. Meğazi, Hac, Bâbu-l Hutbet

eyyamı Muslim K .İman, N. 66; Camiu-l-Usûl n. 1765

[23] . Buhârî, K. Tevhid – Meğâzi – Tefsir – Bed’il-halk, n. 2; Müslim, K.

Kasâme, n. 29; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 69

[24] . Tirmizî, K. Hac, Bâbu fimen edrak e-l-imâme bi cem’in, N. 889;

Nesêî, K. Hac, Bâbu fimen lem yüdrik salâte-s-subhi, n. 3047; İbn-i Mâce,

K. Hac, Bâbu men etâ arefete kalbe-l-Cem’i, n. 3015; Dârimi, K. Hac, Bâbu

bime yetimmü-l-hacce, n. 59/2

[25] . Tirmizî, K. Hac, Bâbu men edrake-l-imâme bi cem’in, n. 891; Nesêî,

K. Hac, Bâbu fi men lem yüdrik Salâte-s-Subhi, n. 3043; İbn-i Mâce, K.

Hac, Bâbu men etâ arafete kalbe-l-fecri, N. 3016; Darimi, K. Hac, Bâbu mâ

yetim-hacce, n. 59/2; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 261 – 262

[26] . Nesêî, K. Hac, Bâbu mâ zükira fi Mina, n. 2999

[27] . Buhârî, K. Hac, Bâbu hel yebitü Eshâbu-s-Sikâyeti, Sikâyet-l-hac, n.

461/3; Müslim K. Hac, n. 1315

[28] . Buhâri, K. Hac, Bâbu-s-Salat; bi Mina, n. 53; Müslim, K. Salat, n.

694; Nesêî, K. Taksiri-s-Salâtı bi mina, n. 1450

[29] . Buhâri, K. Teksiri-s-Salât, Babu-s-Salâti bi mina, n. 53/2; Müslim, K.

Salâti-l-Müsâfirin, Bâbu kasrı’s-Salâtı bi Mina, n. 696; Tirmizi, K. Hac,

Bâbu taksiri-s-Salâti bi Mina, n. 882; N. K. Kasrı-s-Salât, Bâbu-s-Salâti bi

Mina, n. 1446

[30] . İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu min eyne termî cemrete-l-akabe, n.

3031

[31] . Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı remyi cemreti-l-akabet, n. 1297;

Neseî, K. Hac, Bâbu-r-rukûbi ilâ-l-cimari, n. 3064

[32] . Müslim, K. Hac, Bâbu istihbâbı kevnı hasa-l-cımârı, n. 1299; Tirmizi,

K. Hac, Bâbu fi-r-remyi yevme-n-Nahri, n. 894; Neseî, K. Hac, Bâbu vakti

ramyi cemreti-l-akabe, n. 221; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ramyi-l-cimâri

eyyâmı-t-teşriki, n. 3053

[33] . Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımarı, n.462/3

[34] . Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımârı min batnı-l-Vâdi, n. 463/3 – 464;

Müslim, K. Hac, n. 1296; Nesêî, K. Hac, Bâbu Keyfe türm-l-cimâru, n. 901;

İbn-i Mâce,

[35] . Muvatta, K. Hac, Bâbu-r-ruhsatı, fi remyi, n. 408/1-409; Tirmizi, K.

Hac, Bâbu-r-Ruhsatı li-r-riâi en yermü, n. 904; Neseî, K. Hac, Bâbu remyi-

r-riâi, n. 3071; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu te’hiri remyi-l-cimarı, n.

3036;

[36] . Nesêi, K. Hac, bâbu adedi-l-hasa, n. 3080

[37] . Tirmizi, K. Hac, Bâbü’l-halkı ve’t-taksir, n. 913; Buhâri, K. Meğâzi,

n. 448/3, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîr, n. 447/3; Müslim, K. Hac, Bâbu

tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304

[38] . Buhâri, K. Meğazi, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîri ınde-l-ıhlâlı, n.

448; Müslim, K. Hac, Bâbu tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304; Tirmizi, K.

Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksiri, n. 913

[39] . Buhâri, K. Vudui, Bâbu-l-mâi-l-lezi yağselu bihi şuru-l, n. 228/1;

Muslim, K. Hac, Bâbu-s-sünneti Yevme’n-Nahri en yermî, n. 1305; Tirmizi,

K. Hac, Bâbu bi eyyi cânibi-r-ra’si yebdeü fi-halkı, n. 912

[40] . Buhâri, K. Hac, Bâbu-z-Zehbi kable-l-halkı, n. 212/2; Nesêî, K. Hac,

Bâbu-r-remyi ba’de-l-mâi, n. 3069; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu men

kaddeme nüsüken kable, n. 3050; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kable-

n-Nahri, n. 1307

[41] . Buhâri, K. Umre, Bâbu men i’temera kable-l-haccı, n. 2/3

[42] . Neseî, K. Hac, Bâbu fi Umreti Ramazane, n. 939; Tirmîzi, K. Hac,

Bâbu fi Umreti Ramazâne, n. 939; İbn-i Mâce, K. Menâsik, B. Umre, n.

2993

[43] . İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-Umreti fi ramazâne, n. 2993

[44] . Buhâri, K. Hac, Bâbu kem i’temesa-n-Nebiyyü sallallahu aleyhi ve

sellem, n. 478 / 2; Müslim, K. Hac, Bâbu beyâni adedi Umre-n-Nebiyyi

sallallahu aleyhi ve sellem, n. 1255; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Umreti Recebe,

n. 936 – 937

[45] . Tirmîzi, K. Hac, Bâbu kem i’temera-n-Nebiyü sallallahu aleyhi ve

sellem, n. 478 /2 ; İbn-i Mâce, K. Hac, Babu kem i’temera-n-Nebiyü

sallallahu aleyhi ve sellem, n. 3003

[46] . Buhâri, K. Megazi, B. Gazveti-l-Hudeybiye, n. 478 /3; Muslim, K.

Hac, Bâbu beyânı aded-i Umre’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, N.

1253; Tirmizi, K. Hac, Bâbu kem Hacce’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve

sellem n. 815

[47] . Buhâri, K. Umre, Bâbu Umrete’-t-Tenîm, n. 4/3; Tirmizi, K. Hac,

Babu’l-Umre mine-t-Ten’im, n. 934; İbn-i Mâce, K. Hac, n. 2999

[48] . Tirmizi, K. Hac, Babu’l-Umretü mine-l-Cirane, n. 935; Nesêi, K. Hac,

Bâbu duhûli Mekkete leylen, n. 2866

[49] . Buhâri, K. Megâzi, Babu Umreti-l-kazâ; Müslim, K. Cihad, Bâbu

Sulh-ı Hudeybiye, n. 1783; Buhâri, Bunun bir benzerini tâ’likan rivâyet etti.

[50] . İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ziyâreti-l-beyti, n. 3060

[51] . Müslim, K. Hac, Bâbu vucûbi tavâfi-l-vedâ, n. 1327; Nesêî,

[52] . Ahmed b. Hanbel: Müsned, n. 38/6; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu-l-

hâizı tenfiru kalbe, n. 4012; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi-l-ifâde, n. 391; Buhâri,

K. Hac, Bâbu-z-Ziyâreti yevmi-n-Nehri, n. 453; Müslim, K. Hac, Bâbu

vucûbi tavâfi-lvedâ, n. 1211; Nesêi, K. Hayz, Bâbu-l-mer’eti tahidu ba’de-l-

ifâdeh, n. 391; İmamı Mâlik, K. Hac, Bâbu-l-ifâde, n. 412 – 413

[53] . Buhâri, K. Hac, Bâbu-l-muhassabı, n. 471/3; Müslim, K. Hac, Bâbu

ıstıhbabı-n-Nüzuli bi-l-muhassab, n. 1311; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi men

nezele mine-l-ebtah, n. 923; Nesêî, İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu nüzuli-l-

Muhassabı, n. 3067

[54] . Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n Nuzûli b-muhassebi, n. 1313

[55] . Buhâri, K. Hac, B. 45; İbn-i Mâce, K. Hac, b. 26; Ahmed b. Hanbel;

Müsnet, n. 237/2

[56] . Buhâri, K. Hac, Bâbu Nuzûli-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem

Mekkete, n. 180/2; Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n-nuzûli bi-l-

muhassabı, n. 1314

[57] . Buhârî, K. Hac, n. 310; Müslim, K. Hac, n. 1275

[58] . Buhârî, K. Hac, Müslim K. Hac, n. 1275

[59] . Buhârî, K. Nuzur, n. 454/3; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kalbe-

n-nahri, n. 1306; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fimen haleka kalben yezbeha, n.

916; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men kademde nusuken kablen, n. 3051

[60] . Nesêî, K. Hac, Bâbu eyne yusâllî rek’ati-t-tavâf, n. 2958; İbn-i Mâce

K. Hac, Bâbur -rek’ateyni he’de-t-tevâ n. 2958

[61] . Buhâri, K. Cenâiz, B. 76; Müslim, K. Hac, Bâbu tahrîmi-l-Mekkete ve

saydihâ, n. 1355; Nesêî, K. Hac, Bâbu hurmeti Mekkete, n. 2877; İbn-i

Mâce, K. Hac, Babu Fazlı Mekke, n. 3109

[62] . Müslim, K. Hac, Bâbu tahrim-i Mekkete, n. 1335

[63] . Tirmizi, K. Hâc, Bâbu Minâ n. 881; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu

Nuzûl-i bi Mina, n. 3006

[64] . Buhârî, K. Târih-i Kebir

[65] . Müslim, K. Hâc, Bâbu Vucubi-l-Mebîli bi Mina, n. 1316; Ahmed b.

Hanbel, Müsned, n. 2946

[66] . Buhârî, K. Umre, n. 87/5; Müslim, K. İkâmeti-s-Sâlat, B. Kırâe fi

salâtil-Leyl, n. 1352; Tirmizi, K. Hâc, B. 103, n. 949; Nesêî, n.1455; İbn-i

Mâce, İkâmeti-s-Salât, b. 76, n. 1073

[67] . Buhârî, K. Hac, Bâbu ığlâkı-l-beyti megâzî, B. Hacceti-l-Veda, n.

371/3; Müslim, Bâbu-Istıhbâbı Duhûli-l-Ka’beti, n. 1329; Mâlik, Muvatta,

K. Hâc, Bâbu-s-Salâtı i-l-Beyti, n. 398/1; Tirmizi, K. Hâc, B. 39, n. 874;

Nesêî, K. Mesâcid, Bâbu-s-Salâti Fi’l-Kâbe n. 33/2

[68] . Buhârî, k. Megazi, n. 375/3

[69] . Tirmizi, K. Hac. B. Fazlıt – tavafı, n. 876; Nesêî, K. Hâc, Bâbu’l

Duhuli’l-Kâbe n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc, Bâbu Duhuli’l- Kâbe n. 3063

[70] . Tirmizi, K. Hâc, Bâbu duhuli’l-Kâbe, n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc,

Bâbu Duhuli’l-Kâbe, n. 3063

[71] . Müslim, K. Hâc, N. 1397; Nesêî, K. Mesâcid, n. 701; İbn-i Mâce, K.

İkâmeti-s-Salât, Bâbu-s-Salâti fil-Mescidi-l-Aksâ, n. 14049

[72] . Buhâri, K. Fezâilil-Medine b.1; Müslim, K. Hâc, Bâbu Fazlil-Medine,

n. 1370; Tirmizi, K. Ebvâbil-velâ ve-l hibe, Bâbu fi men tevellâ gayri, n.

2128; İbn-i Mâce, Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 126/1

[73] . Ahmed bin Hanbel Müsnedi’nde bu hadisi 1460 no ile rivâyet etti.

[74] . Ahmed b. Hanbel; Müsned, n. 1443

[75] . Buhâri, K. Fazlı-s-Sâlati fi Bâb-ı Mescid-i Kubâ, n. 76/2; Müslim, K.

Hâc, Bâbu fazlı Mescid-i Kubâ n. 1399; Nesêî, K. Mesâcit, Bâbu Mescid-i

Kubâ, n. 699

[76] . Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 1387

[77] . Buhârî, K. Hâc, Bâbu Zât-ı Irk. N. 166/2; Nesêî, K. Hâc, N. 2662;

Müslim, K. Hâc, n. 1375

[1]. Arafat’ta vakfeye başlama vakti, Arefe günü zevalden sonra başlar.

Delili ibn-i Ömer’den rivâyet edilen bu hadisi şeriftir.

[2]. Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-hutbeti yevme arefe, n. 3011; Buhâri, K. Tarihi-l-

Kebir. N. 137-138

[3]. Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-vukûfi bi arafâti ve-d-duâi, n. 883; Nesêi, K.

Hac, Bâbu raf$i-l-yedeyni fi-d-duâi, n. 3017; İbn-i Mâce, Bâbu-l-mevkıfı bi

arafâti, n. 3011; Câmi-l Usûl; n. 1522

[4]. Câmi ul-Usûl, N. 1539; Buhâri, n. 417; Müslim, K. Hac, B. İstihbabu

idameti-l-hacc, n. 1282; Nesêî, n. 3022; Dâremî, n. 60; Ahmed b. Hanbel, n.

211

[5]. Muvattâ, K. Hac, Bâbu Salatı-l-Müzdelife, n. 400/1; Nesêi, K. Hac.

Bâbu-n-nuzûli ba’de-d-defii min arefete n. 3028; K. Mevâkit, n. 610; İbn-i

Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzûli ba’ de-d-defii min arefete n. 3028; K.

Mevâkit, n. 610; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-n-nüzuli beyne arafatin, n.

3019; Buhâri, K. Vudu, Bâbu isbâgı-l-vudûi, n. 211; K. Hac, Bâbu-l-ifâdati

min arafâtin, n. 1280a

[6]. Tirmizi, K. Hac, b. 54, n. 885

[7]. Muvatta, K. Hac, n. 392; Buhârî, k. Meğazi, Bâbu haceti-l-vedâi, N.

413-414/2; K. Hac, Bâb u-s-seysi izâ defea min arafatin; K. Cihat, Bâbu

sur’ati-s-seys; Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Nesêî,

K. Hac, Bâbu keyfe-s-seyru min arafeh, n. 3026; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-

d-def’i min arefe n. 3017

[8]. Buhâri, K. Vudû n. 211/1, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne’s-salâteyni, n.

1280; Müslim, K. Hac; Nesêi, N. 610 – 3028; Câmiu-l-Usûl, n.1544

[9]. Buhâri, K. Hac Bâbu men cemea beynehumâ, n. 201/2; Müslim, K.

Salat, N. 703, K. Hac, Bâbu-l-ifâzati min, n. 1286; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-

cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033

[10]. Müslim, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min arafâtin, n. 1286; Tirmîzî, K. Hac,

B. 54, n. 887; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i beyne-s-Salâteyni, n. 3033

[11]. Buhârî, K. Hac, Bâbu men yusallî-l-fecre bi cem’in, Müslim, K. Hac,

Bâbu ıstıhbâbı ziyâdeti-t-tablisi, n. 1289; Nesêî, K. Hac, Bâbu-l-cem’i

beyne-s-Salâteyni bi-l-Müzdelife, n. 3033

[12]. Tirmizi, K. Hac, Bâbu arafeti küllihâ mevkıfun, n. 885; İbn-i Mâce, K.

Menâsik, Bâbu-l-mevkıfı bi arafâtin, n. 3010 Camîu-l-Usûl, n. 1523

[13]. Ahmed b. Hanbel, Müsned: n. 1455; Câmiu-l-Usûl, n. 1522; Müslim,

n. 1218; İbn-i Mâce, n. 3048

[14]. Buhâri, K. Hac, Bâbu metâ yedfa men cemea, n. 424/3; K. Fezâil-l-

eshâbi-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, Bâbu eyyâmi-l-Câhiliyyeti;

Tirmizi, K. Hac, Bâbu-l-ifâdati min cemin kalbe tulûi-l-şemsi, n. 896;

Nesêî, K. Hac, Bâbu vakti-l-ifâdati, n. 3050; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-

vukûfi bi cem’in, n. 3022; Dârimi, K. Hac, Bâbu vakti-d-def’i mine-l-

Müzdelife, n. 60/2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 14-29/1

[15]. Buhârî, K. Hac, Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3;

Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbabı takdim-i def’i-d-da’feti mine-n-nisâi, n.

129; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Takdimi-d-da’teti min cemin bi leylin, n. 892 –

893; Nesêi, K. Hac, Bâbu Takdimi-n-nisâi, ve-s-sıbyânı ilâ menâzilihim, n.

3035; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men tekaddeme min cemin ilâ mina li

ramyi cimarı, n. 3025

[16]. Câmiu-l-Usul, n. 1548; Tirmizi, Hac, b. 58, n. 892; Nesêî, K. Hac,

Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabe, n. 30666; İbn-i Mâce, K. Hac,

Bâbu men tekaddeme min cem’in ilâ Mina, n. 3025

[17]. Nesêî, K. Hac, Bâbu-n-nehyi an remyi cemreti-l-akabeti, n. 3067

[18]. Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsat fi zâlike li-n-Nisâi, n. 3068; İbn-i Mâce,

K. Menâsik, B. Men takaddeme min cemin li remyi-l-Cimâri, n. 3027

[19]. Nesêî, K. Hac, Bâbu-r-ruhsati li-d-duafâi, n. 3053; Buhâri, K. Hac,

Bâbu men kademde da’fete ehlihi bi leylin, n. 421/3; Müslim, K. Hac, Bâbu

ıstıhbâbı takdidi-d-da’feti mine-n-nişâi, n. 1291; Muvatta, K. Hac, Bâbu

takdimi-n-Nisâi ve-s-sıbyânı, n. 391/1; Camiu-l-Usul, n. 1553

[20]. Tirmizî, K. Hac, Bâbun fi-l-ifâdati, n. 886; Camiu-l-Usul, n. 1543;

Nesêi, K. Hac, Bâbu-l-İdai fi vâdî muhassar, n. 3055; İbn-i Mâce, K. Hac,

Bâbu-l-vukûfi bi cem’in, n. 3023

[21]. İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-huteti yevme-n-nahri, n. 3058

[22]. Buhâri, K. Edeb – Hudut – Diyât, K. Meğazi, Hac, Bâbu-l Hutbet

eyyamı Muslim K .İman, N. 66; Camiu-l-Usûl n. 1765

[23]. Buhârî, K. Tevhid – Meğâzi – Tefsir – Bed’il-halk, n. 2; Müslim, K.

Kasâme, n. 29; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 69

[24]. Tirmizî, K. Hac, Bâbu fimen edrak e-l-imâme bi cem’in, N. 889;

Nesêî, K. Hac, Bâbu fimen lem yüdrik salâte-s-subhi, n. 3047; İbn-i Mâce,

K. Hac, Bâbu men etâ arefete kalbe-l-Cem’i, n. 3015; Dârimi, K. Hac, Bâbu

bime yetimmü-l-hacce, n. 59/2

[25]. Tirmizî, K. Hac, Bâbu men edrake-l-imâme bi cem’in, n. 891; Nesêî,

K. Hac, Bâbu fi men lem yüdrik Salâte-s-Subhi, n. 3043; İbn-i Mâce, K.

Hac, Bâbu men etâ arafete kalbe-l-fecri, N. 3016; Darimi, K. Hac, Bâbu mâ

yetim-hacce, n. 59/2; Ahmed b. Hanbel, Müsnet, n. 261 – 262

[26]. Nesêî, K. Hac, Bâbu mâ zükira fi Mina, n. 2999

[27]. Buhârî, K. Hac, Bâbu hel yebitü Eshâbu-s-Sikâyeti, Sikâyet-l-hac, n.

461/3; Müslim K. Hac, n. 1315

[28]. Buhâri, K. Hac, Bâbu-s-Salat; bi Mina, n. 53; Müslim, K. Salat, n.

694; Nesêî, K. Taksiri-s-Salâtı bi mina, n. 1450

[29]. Buhâri, K. Teksiri-s-Salât, Babu-s-Salâti bi mina, n. 53/2; Müslim, K.

Salâti-l-Müsâfirin, Bâbu kasrı’s-Salâtı bi Mina, n. 696; Tirmizi, K. Hac,

Bâbu taksiri-s-Salâti bi Mina, n. 882; N. K. Kasrı-s-Salât, Bâbu-s-Salâti bi

Mina, n. 1446

[30]. İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu min eyne termî cemrete-l-akabe, n.

3031

[31]. Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı remyi cemreti-l-akabet, n. 1297;

Neseî, K. Hac, Bâbu-r-rukûbi ilâ-l-cimari, n. 3064

[32]. Müslim, K. Hac, Bâbu istihbâbı kevnı hasa-l-cımârı, n. 1299; Tirmizi,

K. Hac, Bâbu fi-r-remyi yevme-n-Nahri, n. 894; Neseî, K. Hac, Bâbu vakti

ramyi cemreti-l-akabe, n. 221; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ramyi-l-cimâri

eyyâmı-t-teşriki, n. 3053

[33]. Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımarı, n.462/3

[34]. Buhâri, K. Hac, Bâbu remyi-l-cımârı min batnı-l-Vâdi, n. 463/3 – 464;

Müslim, K. Hac, n. 1296; Nesêî, K. Hac, Bâbu Keyfe türm-l-cimâru, n. 901;

İbn-i Mâce,

[35]. Muvatta, K. Hac, Bâbu-r-ruhsatı, fi remyi, n. 408/1-409; Tirmizi, K.

Hac, Bâbu-r-Ruhsatı li-r-riâi en yermü, n. 904; Neseî, K. Hac, Bâbu remyi-

r-riâi, n. 3071; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu te’hiri remyi-l-cimarı, n.

3036;

[36]. Nesêi, K. Hac, bâbu adedi-l-hasa, n. 3080

[37]. Tirmizi, K. Hac, Bâbü’l-halkı ve’t-taksir, n. 913; Buhâri, K. Meğâzi,

n. 448/3, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîr, n. 447/3; Müslim, K. Hac, Bâbu

tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304

[38]. Buhâri, K. Meğazi, K. Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksîri ınde-l-ıhlâlı, n.

448; Müslim, K. Hac, Bâbu tafdili-l-halkı alâ-t-taksiri, n. 1304; Tirmizi, K.

Hac, Bâbu-l-halkı ve-t-taksiri, n. 913

[39]. Buhâri, K. Vudui, Bâbu-l-mâi-l-lezi yağselu bihi şuru-l, n. 228/1;

Muslim, K. Hac, Bâbu-s-sünneti Yevme’n-Nahri en yermî, n. 1305; Tirmizi,

K. Hac, Bâbu bi eyyi cânibi-r-ra’si yebdeü fi-halkı, n. 912

[40]. Buhâri, K. Hac, Bâbu-z-Zehbi kable-l-halkı, n. 212/2; Nesêî, K. Hac,

Bâbu-r-remyi ba’de-l-mâi, n. 3069; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu men

kaddeme nüsüken kable, n. 3050; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kable-

n-Nahri, n. 1307

[41]. Buhâri, K. Umre, Bâbu men i’temera kable-l-haccı, n. 2/3

[42]. Neseî, K. Hac, Bâbu fi Umreti Ramazane, n. 939; Tirmîzi, K. Hac,

Bâbu fi Umreti Ramazâne, n. 939; İbn-i Mâce, K. Menâsik, B. Umre, n.

2993

[43]. İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu-l-Umreti fi ramazâne, n. 2993

[44]. Buhâri, K. Hac, Bâbu kem i’temesa-n-Nebiyyü sallallahu aleyhi ve

sellem, n. 478 / 2; Müslim, K. Hac, Bâbu beyâni adedi Umre-n-Nebiyyi

sallallahu aleyhi ve sellem, n. 1255; Tirmizi, K. Hac, Bâbu Umreti Recebe,

n. 936 – 937

[45]. Tirmîzi, K. Hac, Bâbu kem i’temera-n-Nebiyü sallallahu aleyhi ve

sellem, n. 478 /2 ; İbn-i Mâce, K. Hac, Babu kem i’temera-n-Nebiyü

sallallahu aleyhi ve sellem, n. 3003

[46]. Buhâri, K. Megazi, B. Gazveti-l-Hudeybiye, n. 478 /3; Muslim, K.

Hac, Bâbu beyânı aded-i Umre’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem, N.

1253; Tirmizi, K. Hac, Bâbu kem Hacce’n Nebiyyi sallallahu aleyhi ve

sellem n. 815

[47]. Buhâri, K. Umre, Bâbu Umrete’-t-Tenîm, n. 4/3; Tirmizi, K. Hac,

Babu’l-Umre mine-t-Ten’im, n. 934; İbn-i Mâce, K. Hac, n. 2999

[48]. Tirmizi, K. Hac, Babu’l-Umretü mine-l-Cirane, n. 935; Nesêi, K. Hac,

Bâbu duhûli Mekkete leylen, n. 2866

[49]. Buhâri, K. Megâzi, Babu Umreti-l-kazâ; Müslim, K. Cihad, Bâbu

Sulh-ı Hudeybiye, n. 1783; Buhâri, Bunun bir benzerini tâ’likan rivâyet etti.

[50]. İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu ziyâreti-l-beyti, n. 3060

[51]. Müslim, K. Hac, Bâbu vucûbi tavâfi-l-vedâ, n. 1327; Nesêî,

[52]. Ahmed b. Hanbel: Müsned, n. 38/6; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu-l-

hâizı tenfiru kalbe, n. 4012; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi-l-ifâde, n. 391; Buhâri,

K. Hac, Bâbu-z-Ziyâreti yevmi-n-Nehri, n. 453; Müslim, K. Hac, Bâbu

vucûbi tavâfi-lvedâ, n. 1211; Nesêi, K. Hayz, Bâbu-l-mer’eti tahidu ba’de-l-

ifâdeh, n. 391; İmamı Mâlik, K. Hac, Bâbu-l-ifâde, n. 412 – 413

[53]. Buhâri, K. Hac, Bâbu-l-muhassabı, n. 471/3; Müslim, K. Hac, Bâbu

ıstıhbabı-n-Nüzuli bi-l-muhassab, n. 1311; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fi men

nezele mine-l-ebtah, n. 923; Nesêî, İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu nüzuli-l-

Muhassabı, n. 3067

[54]. Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n Nuzûli b-muhassebi, n. 1313

[55]. Buhâri, K. Hac, B. 45; İbn-i Mâce, K. Hac, b. 26; Ahmed b. Hanbel;

Müsnet, n. 237/2

[56]. Buhâri, K. Hac, Bâbu Nuzûli-n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem

Mekkete, n. 180/2; Müslim, K. Hac, Bâbu ıstıhbâbı-n-nuzûli bi-l-

muhassabı, n. 1314

[57]. Buhârî, K. Hac, n. 310; Müslim, K. Hac, n. 1275

[58]. Buhârî, K. Hac, Müslim K. Hac, n. 1275

[59]. Buhârî, K. Nuzur, n. 454/3; Müslim, K. Hac, Bâbu men haleka kalbe-

n-nahri, n. 1306; Tirmizi, K. Hac, Bâbu fimen haleka kalben yezbeha, n.

916; İbn-i Mâce, K. Hac, Bâbu men kademde nusuken kablen, n. 3051

[60]. Nesêî, K. Hac, Bâbu eyne yusâllî rek’ati-t-tavâf, n. 2958; İbn-i Mâce

K. Hac, Bâbur -rek’ateyni he’de-t-tevâ n. 2958

[61]. Buhâri, K. Cenâiz, B. 76; Müslim, K. Hac, Bâbu tahrîmi-l-Mekkete ve

saydihâ, n. 1355; Nesêî, K. Hac, Bâbu hurmeti Mekkete, n. 2877; İbn-i

Mâce, K. Hac, Babu Fazlı Mekke, n. 3109

[62]. Müslim, K. Hac, Bâbu tahrim-i Mekkete, n. 1335

[63]. Tirmizi, K. Hâc, Bâbu Minâ n. 881; İbn-i Mâce, K. Menâsik, Bâbu

Nuzûl-i bi Mina, n. 3006

[64]. Buhârî, K. Târih-i Kebir

[65]. Müslim, K. Hâc, Bâbu Vucubi-l-Mebîli bi Mina, n. 1316; Ahmed b.

Hanbel, Müsned, n. 2946

[66]. Buhârî, K. Umre, n. 87/5; Müslim, K. İkâmeti-s-Sâlat, B. Kırâe fi

salâtil-Leyl, n. 1352; Tirmizi, K. Hâc, B. 103, n. 949; Nesêî, n.1455; İbn-i

Mâce, İkâmeti-s-Salât, b. 76, n. 1073

[67]. Buhârî, K. Hac, Bâbu ığlâkı-l-beyti megâzî, B. Hacceti-l-Veda, n.

371/3; Müslim, Bâbu-Istıhbâbı Duhûli-l-Ka’beti, n. 1329; Mâlik, Muvatta,

K. Hâc, Bâbu-s-Salâtı i-l-Beyti, n. 398/1; Tirmizi, K. Hâc, B. 39, n. 874;

Nesêî, K. Mesâcid, Bâbu-s-Salâti Fi’l-Kâbe n. 33/2

[68]. Buhârî, k. Megazi, n. 375/3

[69]. Tirmizi, K. Hac. B. Fazlıt – tavafı, n. 876; Nesêî, K. Hâc, Bâbu’l

Duhuli’l-Kâbe n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc, Bâbu Duhuli’l- Kâbe n. 3063

[70]. Tirmizi, K. Hâc, Bâbu duhuli’l-Kâbe, n. 873; İbn-i Mâce, K. Hâc,

Bâbu Duhuli’l-Kâbe, n. 3063

[71]. Müslim, K. Hâc, N. 1397; Nesêî, K. Mesâcid, n. 701; İbn-i Mâce, K.

İkâmeti-s-Salât, Bâbu-s-Salâti fil-Mescidi-l-Aksâ, n. 14049

[72]. Buhâri, K. Fezâilil-Medine b.1; Müslim, K. Hâc, Bâbu Fazlil-Medine,

n. 1370; Tirmizi, K. Ebvâbil-velâ ve-l hibe, Bâbu fi men tevellâ gayri, n.

2128; İbn-i Mâce, Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 126/1

[73]. Ahmed bin Hanbel Müsnedi’nde bu hadisi 1460 no ile rivâyet etti.

[74]. Ahmed b. Hanbel; Müsned, n. 1443

[75]. Buhâri, K. Fazlı-s-Sâlati fi Bâb-ı Mescid-i Kubâ, n. 76/2; Müslim, K.

Hâc, Bâbu fazlı Mescid-i Kubâ n. 1399; Nesêî, K. Mesâcit, Bâbu Mescid-i

Kubâ, n. 699

[76]. Ahmed b. Hanbel, Müsned, n. 1387

[77]. Buhârî, K. Hâc, Bâbu Zât-ı Irk. N. 166/2; Nesêî, K. Hâc, N. 2662;

Müslim, K. Hâc, n. 1375

“O vakit gelince gideriz.” diye cevap verdi. İbn-i ömer vakfeye çıkmak

isteyince (yanında bulunan kimseler) “henüz güneş zeval bulmadı,” dediler.

İbn-i Ömer: “(biraz sonra) Zeval buldu mu?” dedi. Onlar, “Hayır zeval

bulmadı,” diye cevapladılar. Ravi diyor ki; onlar, “Güneş zeval buldu,”

dediklerinde, İbn-i Ömer vakfe yerine hareket etti. [1]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i Arafat’ta kırmızı deve üzerinde

vakfe yapıp hutbe okurken görmüştür. [2]

Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in size gönderdiği elçisiyim.

Size şöyle buyuruyor: “Bulunduğunuz meşâirde vakfelerinizi yapınız. Siz

babanız Hz. İbrahim’in âdetinden bir âdet üzerinde bulunuyorsunuz.” [3]

Mina’ya gelene kadar hayvanların ön ayaklarını kaldırarak koştuğunu

görmedim. [4]

Ben: Ey Allah’ın Rasûlü, namaz vakti geldi dedim. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem, “Namaz ilerde (Müzdelife’de kılınacak)” buyurdu.

Devesine bindi, Müzdelife’ye gledik, akşamı kıldırdı, insanlar konaklarına

develerini çöktürdüler, yatsı namazını kıldırana kadar yüklerini çözmediler,

yatsıyı kıldırdı, ondan sonra yüklerini çözdüler. Muhammed bin Kesir

rivâyetinde şunu ziyade etti, ben: (kurban günü) siz sabahladığınız vakit

nasıl hareket ettiniz? Dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in

terkisinde Fadıl bulunuyordu. Ben yaya olarak Kureyş’in Mina’ya, önde

gidenleri içerisindeyim dedi. [5]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem terkisine Üsame radıyallahu anh’ı

bindirdi. Devesi üzerinde orta yürüyüşle devam ediyordu. İnsanlar

develerin sağına soluna vuruyor, koşturuyorlar. Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem onlara dönüp bakmadan “Ey nâs, ağır gidin,” buyuruyordu.

Güneş battığı, vakit Arafat’tan (Müzdelife’ye) döndü. [6]

Ben oturuyordum, Zeyd’in oğlu Üsame’ye Veda Haccında Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem Arafat’tan döndüğünde nasıl yürüdü? diye

soruldu. Üsame radıyallahu anh: Yavaşla süratli arasında yürüyordu. Bir

boşluk bulunduğunda daha süratli yürürdü, dedi. [7] Hişam dedi ki Nass

(denilen yürüyüşü) onak (denilen yürüyüş)ten daha hızlıdır.

“Namaz ilerde (Müzdelife’de kılınacak)tır.” buyurdu. Devesine bindi.

Müzdelife’ye geldiği vakit devesinden indi tam tertib abdest aldı, kamet

getirildi, akşamı kıldırdı. Sonra her şahıs ineceği yere devesini çöktürdü.

Müteâkiben yatsı için kamet getirildi, onu da kıldırdı. Akşamla yatsı

arasında hiçbir şey (Sünnet) kılmadı. [8]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Müzdelife’de akşam ve yatsı

namazlarını cem edip bir arada kıldı. [9]

Arafat’tan İbn-i Ömer’le beraber döndük. Müzdelife’ye geldiğimiz vakit,

bize akşamı üç, yatsıyı iki rekât olarak ikisini bir kametle kıldırdı. İbn-i

Ömer namazdan çıktığı vakit bize: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu

mekânda bize böylece kıldırmıştı, dedi. [10]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hiçbir namazı vaktinin gayrinde

kıldığını görmedim, ancak iki namaz arasını cem ettiği vakit müstesna.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem akşamla yatsı arasını cemi-i tehir ile

cem etti, ertesi günü de sabah namazını vaktinden önce kıldı. [11]

“Burası Guzah’tır, o vakfe mahallidir. İki namazın cem yeridir, her tarafı

vakfe mahallidir. Ben kurbanımı işte burada kestim. Mina’nın hertarafı

kurban kesme yeridir. Siz kurbanlarınızı çadırlarınızda (konak yerlerinizde)

kesiniz.” [12]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Arafat’ın her tarafı vakfe yeridir.

Mina’nın her yeri Kurban kesme mahallidir. Müzdefile’nin her tarafı vakfe

yeridir. Mekke’nin geniş yolları hem yol, hem de kurban kesecek

mahallerdir.” buyurdu. [13]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara muhalefet ederek güneş

doğmadan önce (Mina’ya) indi. [14]

Müzdelife gecesi ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ehlinden

önceden gönderdiği zayıflar arasında idim. [15]

Ebû Dâvud; Lath: Acıtmaksızın vurmaktır, dedi. [16]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ehlinden zayıf olanları ortalık

karanlık iken gönderir ve onlara emrederdi, yâni güneş doğana kadar taş

atmamalarını emrederdi. [17]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kurban gecesi Ümmü Seleme’ye

cemre taşlarını şafaktan önce atmasını emretti, sonra Ümmü Seleme devam

etti (Mina’ya) indi, o gün Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Ümmü

Seleme’nin yanında olduğu gündü. [18]

Asr-ı Saadet’te onu biz de yapardık, dedi. [19]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Müzdelife’den inerken ağır ağır indi,

ashabına hazf taşı gibi (bakla büyüklüğünde) taşlar atmalarını emretti, ve

muhassar vadisinde devesini süratlendirdi. [20]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem son yaptığı haccında (Mina’da)

cemreler arasında durdu ve, “Bu gün hangi gündür?” buyurdu. Ashab:

“Bayram günüdür.” Dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Bu gün

Hacc-ı Ekber günüdür.” buyurdu. [21]

Ebû Bekir radıyallahu anh, beni Kurban günü Mina’da, bu yıldan sonra

hiçbir müşrik hac edemeyecek, Kâbe’yi çıplaklar tavaf edemeyecek, Hacc-ı

Ekber günü Kurban günüdür. Hacc-ı Ekber de (şartlarına riayet edilen)

hactır, diye ilân etmek için görevlendirilenler arasında gönderdi. [22]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir önce geçen hadisle aynı

manâda rivâyet olundu. [23]

Ebû Dâvud dedi ki: Mihran da, Süfyan’dan böylece rivâyet etti ve, “Hac,

Hac” diye bu lâfzı iki kere söyledi. Yahya bin Said el Kattân da Süfyan’dan

rivâyet etti, “Hac” lâfzını bir kere söyledi. [24]

Müzdelife’yi kastederek vakfe yerinde ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

selleme geldim ve Ey Allah’ın Rasûlü, ben Tay dağından geldim, vasıtamı

yordum. Nefsimi meşakkate düşürdüm. Allah’a yemin olsun ki üzerinde

vakfe yapmadığım hiçbir kum tepesi bırakmadım, benim haccım oldu mu?

Dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “Bizimle şu (bayram sabahı)

(namazına kim yetişir, bundan önce gece veya gündüzün bir kısmında

Arafat’a gelir, vakfede bulunursa haccı tamam olur ve (Taş ve kurbandan

sonra) saç ve sakalından keser,” buyurdu. [25]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize Mina’da hutbe okudu. İşitme

gücümüz o kadar artmıştı ki biz konak yerimizde olduğumuz halde ne

söylediğini işitiyorduk. Ashaba hac fiillerini öğretmeye başladı. Bu sırada

sesinin daha uzaklara ulaşmasını sağlamak için şehadet parmaklarının

uçlarını kulak deliklerine koydu sonra onlara fiske büyüklüğünde taşlar

atınız dedi. Arkasından Muhacirlere emir verdi, onlar mescidin önüne

yerleştiler. Ensara emir verdi, onlar da mescidin arkasına yerleştiler. Ondan

sonra da diğer insanlar indi ve yerleştiler. [26]

Abbas radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den; Mina

gecelerinde zemzem dağıtma vazifesi için Mekke’de gecelemek üzere izin

istedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’de ona izin verdi. [27]

Osman (bin Affan) radıyallahu anh Mina’da (dört rekâtlı farzları) yine dört

rekât kıldı. Abdullah (bin Mesud) radıyallahu anh anlatıyor. Ben Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem’le iki rekât kıldım. Ebûbekir radıyallahu anh’le

iki rekât kıldım. Ömer’le de iki rekât kıldım. Hafz (bin Gıyas da rivâyette

şunu) ziyade etti: Osman’ın halifeliğinin ilk yıllarında da, onunla birlikte iki

rekât kıldım. Osman radıyallahu anh son yılları tamam kıldı. Buradan

itibaren Ebû Muaviye’den şunu ziyade etti. Sonra size yollar ayrıldı. Ben

kıldığım her dört rekâttan iki rekâtın kabul olmasını istiyor, seviyorum.

Â’meş dedi ki: Muaviye bin Kurra üstadlarından naklen bana haber verdi.

Abdullah bin Mesud dört rekât kıldı. Ona sen Osman radıyallahu anh’ı

ayıpladın, sonra kendin dört rekât kıldın, denildi. İbn-i Mesud, muhalefet

şerdir, diye cevap verdi. [28]

1965 – Hârise bin Vehb bin el-Huzâî radıyallahu anh ki, onun annesi

Ömer’in nikâhında bulunuyordu. Ömer’in oğlu Ubeydullah ondan doğdu.

Dedi ki: ben Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’le Veda Haccı’nda

beraber Mina’da namaz kıldım. Cemaat olabildiğine kalabalıktı. Bize iki

rekât kıldırdı. [29]

“Ey insanlar bazınız bazınızı öldürmesin, cemreleri taşladığınız vakit bakla

büyüklüğünde taşlar atınız.” buyurdu. [30]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i kurban günü devesi üzerinden taş

atarken gördüm, şöyle buyuruyordu: “Hac işlerini benden alınız (öğreniniz.)

Çünkü bu haccımdan sonra hac yapabileceğimi bilmiyorum.” [31]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i bayramın birinci günü devesi

üzerinde kuşluk vakti, diğer günlerde zevalden sonra cemreleri taşlarken

gördüm. [32]

İbn-i Ömer’e taşları ne zaman atayım, diye sordum. İbn-i ömer: “İmamın

attığı vakit sen de at,” dedi. Kendisine soruyu tekrar sordum. İbn-i Ömer;

“Biz güneşin zevali anını bekler, güneş zeval bulduğu vakit taşları atardık,”

dedi. [33]

1974 – Abdurrahman bin Yezid dedi ki; ibn Mes’ûd cemre-i akabe’ye

varınca Kabe’yi soluna Mina’yı da sağına aldı ve Cemre-i Akabe’ye yedi

çakıl atıp (Rasûlullah’ı kasdederek) “kendisine Bakara Sûresi inen kimse de

işte böyle attı” dedi. [34]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem deve çobanlarına (Mina dışında)

gecelemeye ruhsat verdi. Bayram günü Cemreleri taşlarlar, ertesi gün ve

daha ertesi gün iki günün taşını birden taşlarlar, Mekke’ye dönüş günü de

taşlarlar. [35]

Eba Miclez’in şöyle dediğini işittim: “İbn-i Abbas’a Cemreler hususunda

bir şey sordum. İbn-i Abbas: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona altı

taş mı, yoksa yedi taş mı attı bilmiyorum,” dedi. [36]

Saçlarını kısaltanlara da dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de

“saçlarını kısaltanlara da (rahmet eyle)” buyurdu. [37]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nda başını tıraş etti. [38]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kurban günü Akabe cemresini

taşladı, sonra Mina’daki konak yerine döndü. Kurbanlığını getirtti, kesti.

Sonra berberi çağırdı. Başının sağ tarafını tuttu tıraş etti. Yanında

bulunanlara saçından birer ikişer tel taksim ediyordu, sonra başının sol

tarafını tuttu onu da tıraş etti. Sonra, “Ebû Tahla buraya gelsin,” dedi. Sol

tarafın saçını da Ebû Talha’ya verdi. [39]

“Taşını at güçlük yok,” buyurdu. [40]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hac yapmadan önce umre yaptı. [41]

Ey Allah’ın Rasûlü, ben ihtiyar hasta bir kadınım, benim için haccımın

yerini tutabilecek bir amel varmı, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem; “Ramazan içerisinde yapılacak umre hacca bedeldir.” buyurdu. [42]

“Karım bana sizinle hacca muadil ameli sormamı istedi. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem, “Karına selâm söyle, Allah’ın Rahmeti ve

bereketini söyle ve ona haber ver; Ramazanda Umre benimle hacca

bedeldir,” buyurdu. [43]

İbn-i Ömer’e Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kaç defa umre

yaptığı soruldu. İbn-i Ömer, “İki kere yaptı,” dedi. Bunun üzerine Aişe

radıyallahu anh, İbn Ömer de kesinlikle biliyor ki, Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem veda haccıyla birlikte yaptığı umreden başka üç defa umre

yaptı, demiştir. [44]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dört umre yaptı. Hudeybiye umresi,

ikincisi Hudeybiye’de gelecek sene yapmasına karar verdikleri (kaza)

umresi, üçüncüsü; Cirane’den yaptığı umre, dördüncüsü de; veda haccıyla

yaptığı umresidir. [45]

“Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dört defa umre yaptı,

Veda Haccı’yla beraber yaptığı umreden başka hepsi de Zilkade ayında idi.”

[46]

1995 – Abdurrahman bin Ebî Bekir’in babasından rivâyet edildiğine göre

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona şöyle demiştir: “Ey

Abdurrahman kız kardeşin Aişe’yi terkine bindir (en yakın hıl sınırı)

Ten’im’den ümre yaptır. Onu Ekeme’ye indirdiğin vakit ihramlansın bu

makbul bir umredir,” buyurdu. [47]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Cirane’ye girdi, mescide geldi.

Allah’ın dilediği kadar namaz kıldı. Sonra da ihramlandı, sonra devesi

üzerine bindi, Medine yoluna kavuşana kadar Serif (denilen yer)in iç

kısmına doğruldu. (Geceden) Mekke’ye yatmış gibi sabahladı. [48]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kaza umresinde (Mekke’de) üç gün

kaldı. [49]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Mekke’ye dönüşünde yaptığı yedi

şavtlı (farz tavafında) remel yapmadı. [50]

Halk her tarafa dönüp gidiyordu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem;

“Sizden biriniz son vazife olarak Kâbe’ye vedâ tavafı yapmadıkça sakın

dönmesin,” buyurdu. [51]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Huyey kızı Safiye radıyallahu

anha’yı andı. O, hayız oldu, denildi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,

“Umulur ki o, bizi yolumuzdan alıkor,” buyurdu. Onlar da, “Ey Allah’ın

Rasûlü Safiyye ifaza tavafını yapmıştı” dediler. “Öyle ise bizi yolumuzdan

alıkoyacak değildir”, buyurdu. [52]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (Medine’ye) çıkmasına kolaylık

olsun için Muhassab’da (bir müddet) konakladı. Orada konaklamak sünnet

değildir. Oraya inmek isteyen iner, inmek istemeyen inmez. [53]

Ebû Râfi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in eşyasını korumakla

görevli idi. Râvîlerden Osman, Ebtah’a (inmemi emretmemişti) sözünü

ilave etti. [54]

Zührî; “Hayf: Vadi demektir,” dedi. [55]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mina’dan harekete karar verdiği an,

“Biz yarın ineceğiz,” buyurdu. Bu rivâyette ravi bir önceki hadisin

benzerini zikretti fakat evvelini ve “Hayf vadidir,” cümlesini zikretmedi. [56]

“Bathada hafifce uyur, sonra Mekke’ye girerdi ve Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem böyle yapardı,” derdi. [57]

İbn-i Ömer de böyle yapardı. [58]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Veda Haccı’nda Mina’da durdu, ona

soru soruyorlardı, ona bir adam geldi, “Ey Allah’ın Rasûlü, ben bilmeyerek

Kurban kesmeden önce tıraş oldum,” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem, “Kurbanını kes güçlük yoktur,” buyurdu. Başka bir adam daha geldi

ve “Ey Allah’ın Rasûlü, ben bilmeyerek taş atmadan önce deve kurban

ettim,” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Taşını at, güçlük

yoktur,” buyurdu. O gün insanların yerinden önceye aldığı ve sonraya

bıraktığı amellerden her neden sorulmuşsa hepsine, “Yap, güçlük yoktur,”

diye cevap verdi. [59]

“Bu hadisi İbn-i Cüreyc Kesir’den haber verdi. Kesir de babasından naklen

bize haber verdi. Kesir’in kendisine sordum, babamdan işitmedim, yalnız

dedemden naklen aile fertlerimden birinden işittim,” dedi. [60]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den işittiği şu hutbeyi yazmasını

istiyordu, dedi. [61]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Mekke harem bölgesinin yaş otları

da koparılamaz.” buyurmuştur. [62]

“Hayır olmaz. Ancak Mina önce gelenin konaklayacağı devesini çökereceği

bir yerdir.” buyurdu. [63]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Haram hudutları içerisinde gıda

maddelerinin ihtikârı orada haddi aşmaktır.” buyurdu. [64]

Bizde cimrilik yok, ihtiyaç ta yok. Lâkin Birgün Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem devesi üzerinde olduğu halde yanımıza girdi, terkisinde

Üsame bin Zeyd de vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem içecek bir

şey istedi. Nebiz (Hurma suyu) getirildi, ondan kendisi içti, fazlasını Üsame

bin Zeyd’e verdi, o da içti. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem,

“Bunu çok iyi ve güzel yaptınız, bundan sonra böyle yapınız,” buyurdu. İşte

biz de böylece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in söylediğini

değiştirmek istemiyoruz. [65]

2022 – Abdurrahman bin Humeyd radıyallahu anh’dan rivâyete göre Ömer

bin Abdulaziz’in, Saib bin Yezid’den Mekke’de ikâmet hususunda bir şey

işittin mi? diye sorduğunu işitmiş. Sâib şöyle cevap vermiş: Bana ibnü’l-

Hadremî’nin haber verdiğine göre kendisi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem’i şöyle buyururken işitmiş: “Muhacirlerin vedâ tavafından sonra

Mekke’de üç gün kalma hakkı vardır.” [66]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den (2023 no.lu) Kanâbî’nin

hadisinin manâsı rivâyet olundu. Bu rivâyette, “Rasûlullah sallallahu aleyhi

ve sellem’in Kâbe’de kaç rekât namaz kıldığını (Bilâl’a) sormayı unuttum,”

dedi. [67]

İbn-i Abbas dedi ki: Sonra Kâbe’ye girdi. Kenar ve köşelerinde tekbir

getirdi, sonra çıktı. Kâbe’nin içinde namaz kılmadı. [68]

Ben Kâbe’ye girip içinde namaz kılmayı çok istiyordum. Rasûlullah

sallallahu aleyhi ve sellem elimden tuttu, beni hıcre soktu ve, “Kâbe’ye

girmek istediğin vakit Hıcırde namaz kıl, süphesiz Hıcır de Kâbe’nin bir

parçasıdır. Mensup olduğun Kureyş kavmi Kâbe’yi bina ettikleri vakit

binayı kısalttılar. Hıcri Kâbe’den dışarıda bıraktılar.” buyurdu. [69]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yanımdan sevinçli olarak çıktı, sonra

yanıma üzgün olarak döndü ve, “Ben Kâbe’nin içine girmiş bulunuyorum.

Eğer yaptıklarım hakkında sonradan edindiğim bilgiyi önceden edinmiş

olsaydım Kâbe’ye girmezdim. Çünkü ben ümmetime meşakkat vermiş

olmaktan korkarım.” buyurdu. [70]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “(Fazla sevap

umarak) yalnız şu üç mescide yolculuk edilebilir: Mescid-i Haram, şu

benim mescidim ve Mescid-i Aksâ” dır. [71]

Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den, ancak Kur’an ve şu

sahifedekinden başka bir şey yazmadık. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem, “Medine’nin sevirle Air dağı arası haramdır. Kim burada dine

muhalif bir bid’at çıkarır veya bid’atcıyı barındırırsa Allah Teâlâ, Melekler

ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun, onun ne farzı ve ne de

nafilesi makbuldür. Müslümanların emânı birdir. Onların en aşağı derecede

olanları bile onunla hareket eder. Kim bir müslümanın hakkını gizlerse,

verdiği ahdi bozarsa, Allah’ın meleklerin ve bütün nâsın lâneti onun üzerine

olsun, onun ne farz ne de nafilesi kabul olunur. Bir kimse kendi

efendilerinin izni olmadan bir kavmi velî edinirse, Allah Teâlâ melekler ve

bütün nâsın lâneti onun üzerine olsun. Onun ne farzı ve ne de nafilesi kabul

olunur.” buyurdu. [72]

Sad bin Ebû Vakkas ise onlara şöyle dedi: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem şu haram bölgesini kendisi haram kıldı ve, “Kim bu haram içinde av

avlayan birisini yakalarsa hemen onun (elbisesini) soysun,” buyurdu. “Ben

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın bana ikram ettiği bir şeyi size iade

edemem. Ancak isterseniz elbisenin parasını veririm.” [73]

Sa’d (bin Ebû Vakkas) Medine’li köleleri Medine’nin ağaçlarından

keserlerken buldu. Eşyalarını aldı ve (kölelerin efendilerine) “Ben

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Medine’nin ağaçlarından bir şeyin

kesilmesini yasakladığını ve şöyle buyurduğunu işittim: “Kim Medine’nin

ağaçlarından bir şey keserse, onun elbisesi soyup alana aittir,” [74]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kuba’ya, yaya ve binitli olarak

gelirdi. İbn-i Nümeyr şunu ziyade etti: “İki rekât namaz kılardı.” [75]

Medine surlarının kara taşlı yerine çıktık, oradan aşağıya indiğimizde, bir

de baktık ki vadinin dönemecinde kabirler var. Biz Ey Allah’ın Rasûlü, bu

bizim kardeşlerimizin kabirleri midir? diye sorduk. Rasûlullah sallallahu

aleyhi ve sellem “Ashabımızın kabirleridir.” buyurdu. Şehitlerin kabirlerine

geldiğimiz vakit, “İşte bu kardeşlerimizin kabirleridir,” buyurdu. [76]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zülhuleyfe’deki Batha’da devesini

çökertti ve orada namaz kıldı. (Nafi diyor ki) Abdullah bin Ömer de öyle

yapardı. [77]

Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni
Sünen-i Ebû Dâvûd Arapça hadis metni