TALAK BÖLÜMÜ · 46 – KADININ İDDETİ İÇİNDE SAKINMASI GEREKEN DAVRANIŞLAR





2302 – Ümmü Atiyye radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “kadın kocasından başka hiçbir ölü için üç günden fazla yas tutamaz. Kocası için ise dört ay on gün yas tutar. Bu süre içerisinde, boyalı elbise giyinmez, yemen dokumalarından Asb denen beyazlığı giyebilir. Sürme çekinmez, koku sürünmez. Ancak hayızdan kurtulması yaklaşınca ve hayızdan temizlendiği zaman gust ve ezvar denen kokulardan az bir şey sürünür” buyurdu. Yakub; Asb yerine ancak yıkanmış elbise kullanabilir, dedi. Yakub, kına yakınamaz kelimesini de ziyade etti. [235]
İZAH
Asb: İpliği sarılıp boyanan, sonra dokunan alaca bir yemen dokumasıdır. Nebze: Az şey, bir parça. Kust: koku veya Hint’ten getirilen güzel kokulu ağaç parçası. Azafır: Bir nevi kokudur. Siyah ıtıra da denir. Onun parçaları tırnağa benzediği için bu ismi almıştır.




2303 – Bir önce geçen bu hadis yine Hafsa tarîkiyle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den rivâyet edildi. Ancak bu hadis Yakub ile Abdullah’ın rivâyet ettikleri bir önceki hadisin tamamını içine almış değildir. Bu hadisin ravilerinden Mısmaî’nin dediğine göre Yezid şöyle demiştir; Hişam’ın bu hadiste ancak (kocası ölen bir kadın yas tutarken) kına yakınmaz dediğini biliyorum. Harun bin Abdullah ise rivâyetinde, “İddetli kadın boyalı elbise giyinmez, ancak yemen dokuması alacalı elbise giyebilir,” lâfzını ziyade etti.



2304 – Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in zevcesi Ümmü Seleme radıyallahu anha’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Kocası ölen kadın usfurla ve kırmızı çamurla boyanmış elbise giyinemez. Zînet kullanamaz, kınalanamaz ve sürme çekinemez,” buyurdu. [236]










2305 – Ümmü Hakîm bint-i Esîd’in annesinden rivâyet olunduğuna göre kocası vefat ettiğinde kendisi gözlerinden rahatsız olmuş da ismid denilen sürme taşı ile sürmelenmiş. Ahmed bin Salih’e göre doğru olan ifade ismid sürmesiyle sürmelendi ifadesidir. Bunun üzerine, cariyesini Ümmü seleme’ye gönderdi ve ismid sürmesini kullanıp kullanamayacağını sordu. Ümmü Seleme radıyallahu anha: Onunla sürmelenme, ancak rahatsızlığın şiddetlenir, sürmeye mecbur olursan gece çekinirsin, gündüzleri onu silersin, buyurdu. Sonra sözlerine devam etti. Ümmü Seleme şöyle dedi: Ebû Seleme öldüğü zaman Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, yanıma geldi, gözüme “sabr” denen ilâcı sürmüştüm, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bu nedir? Ey Ümmü Seleme,” dedi. Ben bu yalnız sabırdır, içinde koku yoktur, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Bu yüzü genceltir, onu ancak gece sürün, gündüzleri çıkar, koku ve kına ile taranma, çünkü kına boyadır” buyurdu. Ümmü Seleme radıyallahu anha ne ile taranayım Ey Allah’ın Rasûlü? Dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Başının her tarafını kaplarcasına başına koyacağın sidirle taran” buyurdu. [237]

