-2. CİLT- · 355 – KIRAATTE TERTÎLİN MÜSTEHAP OLUŞU



1464 – Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Kıyamet günü Kur’an ehline Kur’an’ı oku yüksel, Dünyada tertile riayet ettiğin gibi burada da riayet et. Senin Cennetteki makamın okuduğun son ayetindedir denilecek” buyurdu. [375]
İZAH
Tertil: Kur’an’ı edâ ve sedâsına tecvidine riayet ederek okumaktır. Cennetin dereceleri Kur’an ayetlerinin sayısı kadardır. Kur’an’ı tertil üzere okuyup ezberleyenler, ahirette cennetin en yüksek katına çıkacaklardır.


1465 – Katade radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Enes radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in kıraatinden sordum. Enes: – “(Usulüne uygun olarak) medleri iyice uzatırdı.” dedi. [376]
İZAH
Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Kur’an’ı medleri uzatarak yavaş yavaş okurdu. Bilhassa gece namazlarında tertîl üzere okur, azab ayetlerinde Allah’a sığınır. Nimet ayetlerinde kendisi ve bütün mü’minler için duâ ederdi.




1466 – Ya’lâ bin Memlek radıyallahu anh: Ümmü Seleme’ye, Rasûlullah’ın kıraatinden ve namazından sordu. Ümmü Seleme: Onun namazından size ne? (Onun namazı nerede sizin kıldığınız nerede) dedi. Namaz kılar. Kıldığı kadar uyur. Uyuduğu kadar namaz kılar. Yine kıldığı kadar uyur. Sabaha kadar böyle devam ederdi. Rasûlullah’ın kıraatini vasfetti. Ümmü Seleme Rasûlullah’ın kıraatini harf harf diye vasfederdi. [377]


1467 – Abdullah bin Muğaffel radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellemi Mekke’nin fethi günü deve üzerinde fetih sûresini okurken gördüm. Terci (makam) yapıyordu. [378]


1468 – Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Kur’an’ı seslerinizle süsleyin” buyurdu. [379]


1469 – Kuteybe radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Said bin Ebî Said’den: Yazdığım kitabımda Saîd dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Kur’an’ı makamıyla okumayan bizden değildir” buyurdu.
İZAH
Bu hadis-i şerif harflerin mahrecini değiştirmemek ve tağanniye kaçmamak şartıyla makamla okumak lâzım geldiğini gösteriyor.

1470 – Sa’d radıyallahu anh’dan Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Bir önceki hadisin misli” rivâyet olundu.





1471 – Ubeydullah bin Ebî Yezid’den rivâyet olunduğuna göre şöyle demiştir: Ebû Lübabe, yanımızdan geçti. Biz de ona tabi olduk. O evine girdi biz de girdik. Bir de ne göreyim. Ebû Lübâbe, evi ve üstü başı eski bir kimse idi, onun şöyle dediğini gördüm. Ben Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in “Kur’an’ı makamıyla okumayan bizden değildir,” dediğini işittim. Ben İbn-i Müleyke’ye, “Ey Ebâ Muhammed görmez misin? Okuyan kimse sesi güzel bir kimse değilse ne yapacak, dedim. Ebû Müleyke: Gücünün yettiği kadar sesini güzelleştirir” dedi.
İZAH
İmam Azam tecvidine riayet ederek Kur’an’ı makamla okumak mubahtır, demiştir. Şâfiî de; bir kere müsaade etmiş bir seferinde mekruhtur, demiştir. İmam Mâlik: teğannî mekruh demiştir. (Avnü-l-Ma’bûd, c. 1, s. 568)

1472 – Vekî ve ibn-i Uyeyne radıyallahu anhümâ’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demişlerdir. Teğannîden maksat istiğna (ihtiyaç duymama, itibar etmeme)dir.
İZAH
Kur’an gibi ilâhi bir lütfa eren, başkasına muhtaç olmaz. Şiirle, gazelle, şarkı ile zamanını öldürmez. Onların insana vereceği duyguların en güzel ve en üstününü Kur’an verir.


1473 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, “Allah Teâlâ güzel ses verdiği bir Peygambere, makamla sesini yükselterek Kur’an okumasına izin verdiği kadar, hiçbir şeye izin vermedi” buyurdu. [380]

