CİHAD BÖLÜMÜ · 79 – KİŞİ SEFERE ÇIKTIĞINDA NASIL DUA EDER?




2598 – Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, sefere çıktığında şöyle buyurdu: “Allah’ım seferde sahibimiz sensin, ailemiz için de vekilimiz sensin, Allah’ım, seferin meşakkatinden sana sığınırım. İsteğime kavuşamadan üzüntü ile dönmekten sana sığınırım. Ehlim ve malımın çirkin görünüşünden sana sığınırım. Allah’ım, yeryüzünü bana dür, kısalt. Seferi bize kolay kıl.” [413]
İZAH
Vâse: Şiddet. Kâbete: Üzüntülü olarak dönmek, aile ve malında çirkin görünüş. Döndüğünde malını zayi olmuş ailesini hasta veya bazısını ölmüş bulmak demektir.








2599 – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sefere çıkarken devesinin üstüne binip doğrulduğunda üç kere tekbir getirir, sonra şöyle buyururdu: “Şu vasıtayı bizim emrimize veren Allah’ımı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Eğer o, bunu bizim emrimize vermese ona binmeye gücümüz yetmezdi. Muhakkak biz Rabbimize döndürüleceğiz. Allah’ım: Şu seferimizde senden iyilik ve takva isterim. Razı olacağın ameli isterim. Ya rabbî, şu seferimizi bize kolay kıl. Allah’ım uzakları bize dür, kısalt. Ya râb, seferde sahibimiz sen, aile ve malımızda vekilimiz sensin. Seferden dönünce de bunları söyler. Orada şu ziyadede bulunur “Tevbe edenlerden ve Rabbımıza hamd edicilerden olarak dönüyoruz,” buyururdu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve askeri tepeye yükseldiklerinde tekbir getirirler, indiklerinde tesbih okurlardı. (Kıyam ve intikallerde tekbir, rükû ve secdede tesbih okunarak) namazda bunun üzerine konuldu. [414]
İZAH
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, tepelerde tekbir, çukurlarda tesbih okuduğu için namazda buna benzetildi. Ayakta tekbir, rükû ve secdede tesbih okundu.

