-2. CİLT- · 326 – KUR’AN’I HİZİBLERE AYIRMAK




1392 – İbn-i Hâd radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir:
Nâfi bin Cübeyr bin Mu’tim bana: “Kur’an’ı kaç günde hatmediyorsun,”
diye sordu. Ben:
– “Öyle bir taksim yapmıyorum,” dedim.
Öyle deme zira Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Ben (bu gece)
Kur’an dan bir cüz okudum” buyurdu. İbn-i Hâd diyor ki:
– Rasûlullah’tan bu sözü Nâfi, Muğire bin Şu’be’den rivâyetle söyledi,
zannederim. [324]















1393 – Evs bin Huzeyfe radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Sakîf Heyetiyle Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e geldik. Ahlâf
sülalesi, Muğire bin Şu’be’ye misafir oldu. Benî Mâlikîleri de Peygamber
sallallahu aleyhi vesellem kendisine ait bir çadıra altı.
– Rasûlullah’a gelen heyette Sakîf kabilesinden de kimseler vardı, dedi.
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem her gece yatsıdan sonra gelir bize
hadisler söylerdi.
Ebû Saîd diyor ki:
– Peygamberimiz ayak üstü anlatırdı. Ayakta çok dikildiği için ayaklarını
değiştirerek dururdu. En fazla anlattığı Kureyş’den çektiği idi. (Kureyş’le)
müsâvi değildik, biz zayıf ve zelil idik. Müseddet diyor ki:
– Bu durum Mekke’de idi. Ne zaman ki Medine’ye hicret ettik, harb nöbeti
onlarla bizim aramızda sıra ile cereyan ediyordu. Biz onları yeniyorduk,
onlar bizi. Bir gece Peygamber sallallahu aleyhi vesellem her zamanki
vaktinden gecikti. Biz, “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu gece bize geç geldin,”
dedik.
– Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz:
– “Kur’an’dan okuduğum bir cüze yeni başlamıştım. Bitirmeden gelmeyi
hoş görmedim” buyurdu.
Evs diyor ki: Rasûlullah’ın ashabına Kur’an’ı nasıl hiziblere böldüklerini
sordu. Ashâb:
– “Üç (sûreyi bir hizib) beş, yedi, dokuz, onbir, on üç (sûreyi bir hizibe)
mufassal sûreleri bir hizibe bölerdik,” cevabını verdiler.
İZAH
Bu hadis-i şeriften ashabın Kur’an’ı Kerim’i 7 hizbe ayırdıkları, bu günkü
mevcut hiziblerin ashab-ı kiram devrinde bulundukları anlaşılıyor. Bu
hizibler şöyle idi:
1- Bakara, Âl-i İmrân ve Nisa olmak üzere bu üç sûre bir hizib
2- Maide, En’âm, Arâf, Enfâl ve Tevbe sûresi olmak üzere bu beş sûre bir
hizib
3- Yunus sûresinden Nahl sûresine kadar olan yedi sûre bir hizib
4- İsra sûresinden Şuarâ sûresine kadan olan 9 sûre bir hizib.
5- Şuarâ sûresinden Yâsin sûresine kadar olan 11 sûre bir hizib.
6- Saffât sûresinden Hucurât sûresine kadar olan on üç sûre bir hizib.
7- Kaf sûresinden Kur’ân’ın sonuna kadar olan mufassal sûreler de bir hizib
olarak ayrılmıştı.


1394 – Abdullah bin Amr radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Kur’an’ı üç günden daha az bir
zamanda hatmeden onu anlayarak okumuş olamaz” buyurdu. [325]




1395 – İbn-i Amr radıyallahu anh’dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Peygamber sallallahu aleyhi veselleme Kur’an’ı kaç günde bir hatmedeyim
diye sordu. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Kırk günde bir hatmet,”
dedi. İbn-i Amr daha az zamanda okurum, diye ısrar ettikçe bir ayda, sonra
20 günde, sonra 15 günde, sonra on günde (en son) yedi günde hatmet,
buyurdu. Yediden daha aşağı inmedi. [326]









1396 – Alkame ve Esved radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demişlerdir:
İbn-i Mes’ûd’a bir zât geldi. “Ben mufassal sûreleri bir rek’âtta okuyorum”,
dedi. İbn-i Mes’ûd ona:
– Şiir geveler gibi süratli ve kötü hurma saçar gibi saçarak mı okuyorsun?
Lâkin Peygamber sallallahu aleyhi vesellem birbirine denk iki sûreyi bir
rekâtta okurdu. (Necm ve Rahman sûresini) bir rekâtta, (ikitarabet ve Hakka
sûresini) bir rekâtta, (Tûr ve Zâriyât) bir rekâtta, (Vâkıa ve Nûn’u) bir
rekâtta, (Seele sâilûn ve Nâziâtı) bir rekâtta, (Mutaffifin ve Abeseyi) bir
rekâtta, (Müddessir ve Müzzemmili) bir rekâtta, (Hel etâ ve Lâuksimûyü)
bir rekâtta, (Amme ve Mûrselâti) bir rekâtta, (Duhan ve Küvvirat sûrelerini)
de bir rekâtta okurdu.
Ebû Dâvud:
– Şu (tertip) İbn-i Mes’ûd’un telifidir. Allah ona rahmet etsin, diyor. [327]



1397 – Abdurrahman bin Yezid radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre
şöyle demiştir:
“– İbn-i Mes’ûd tavaf yapıyordu. Kendisine Kur’an-ı Kerim’den geceleyin
okunması kafi olan miktarı sordum. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,
“Kim gece Bakara sûresinin sonundaki iki ayeti (Amenarrassûlüyü) okursa
ona kâfidirler” buyurdu, cevabını verdi.” [328]
İZAH
“Âmenerrasûlünün birinci âyeti iman esaslarını, ikinci ayeti de duâ
esaslarını bildirdiği için bu iki ayeti okuyan imanını tazelemiş, duâ ederek
Allah’a yalvarmış olur.



1398 – Abdullah bin Amr bin As radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine
göre:
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “On ayet okuyarak
geceyi kaim olan gafillerden yazılmayacaktır. 100 ayetle kaim olan Allah’a
dönenlerden yazılacak, bin ayetle kaim olanlar büyük ecir alanlardan
yazılacaklardır.”
İZAH
Mukantarûn; Tonlarla ecir alanlar demek olur.








1399 – Abdullah bin Amr radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle
demiştir:
Peygamber Efendimiz’e bir adam geldi ve beni okut yâ Rasûlallah, dedi.
Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: “Eliflâm Râlardan üç sûreyi oku”
buyurdu. O zat:
– Yaşım ilerledi, kalbim şiddetlendi ve dilim kabalaştı, dedi.
Peygamberimiz:
– “Hâmimlerden üçünü oku” buyurdu, O zat:
– Önce söylediği gibi söyledi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,
“Sabbihalardan üçünü oku” buyurdu. Adam:
– Önceki sözünü tekrar etti. Ey Allah’ın Rasûlü bana (her türlü hayrı) içinde
toplayan sûre öğret, dedi. Peygamber Efendimiz de o şahsa “iza zülziletil-
ardu” sûresinin sonuna kadar okuttu. Adam, seni hak Peygamber olarak
gönderen Allah’a yemin olsun ki, buna bir şey ilâve etmeyeceğim, dedi.
Sonra adam dönüp gitti. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem iki defa:
“Adamcağız kurtuldu” buyurdu.

