KURBAN BÖLÜMÜ · 5 – KURBANLARDA UYGUN OLAN YAŞ SINIRI


2797 – Câbir radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle denmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Belli bir yaşa gelmiş hayvandan başkasını (kurban olarak) kesmeyiniz. (Böylesini) bulmak güç gelirse davarlardan altı ayını bitirmiş olanı kesiniz,” buyurdu. [531]
İZAH
Müsinne: Yaş almış, yaşlanmış anlamına gelir. Koyun ve keçinin bir yaşını bitirmiş iki yaşına girmiş olanlarına, sığır ve mandanın ikiyi bitirip üç yaşına girmiş bulunanlarına, devenin beş yaşını bitirmiş olanına müsinne denir. Kurbanlık hayvanın koyun ve keçiden iki yaşına, sığır ve mandanın üç yaşına, devenin altı yaşına girmiş olanları kurban edilir. Ancak koyunun altı ayı bitirmiş olanı, keçinin bir yaşında olanı kurban olabilir. Çünkü cez’a: Altı ayını bitirmiş kuzuya ve bir yaşındaki oğlağa denir.



2798 – Zeyd bin Halid el-Cühenî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ashabı arasında kurbanlıklar taksim etti. Bana da bir yaşına yetmiş bir oğlak verdi. Zeyd dedi ki: Oğlağı Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e götürdüm ve bu küçük bir oğlaktır, dedim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Onu kurban et,” buyurdu. Bunun üzerine ben de onu kurban ettim. [532]




2799 – Asım bin Küleyb babası Küleyb’den rivâyet ettiğine göre şöyle demiştir: Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından Benî Süleym kabilesinden Mucaşı’ denilen bir zat ile beraber bulunuyorduk. Koyun çok kıymetlendi. Bunun üzerine hazreti Peygamber bir tellala emretti. Tellal şöyle seslendi: Gerçekten Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “(Oğlak ve) kuzu diş değiştirmiş olan (keçi ve koyun)ların yerine geçer.” [533]
İZAH
Seniyyü: Keçi ve koyundan iki yaşına girmiş dişlerini değiştirmiş olanlara, sığır ve mandadan üç yaşına girmiş dişlerini değiştirmiş olanlara, develerden 6 yaşına girmiş dişlerini değiştirmiş olanlara denir. Bu hadis-i şerif: Koyun bulunmazsa 6 ayını doldurmuş kuzudan kurban olabileceğine delildir. Asım bin Küleyb radıyallahu anh, Kûfe’nin en alim zatlarındandır. Faziletli bir insandı. İbn-i Hıbban kendisini sıkat arasında zikretti. 139 yılında vefat etmiştir. (Tehzib et-Tehzib, c. 5, s. 56)








2800 – Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kurban bayramı günü namazdan sonra bize (minberden) şöyle hitap etti: “Kim bizim kıldığımız gibi namaz kılar (kurbanını da bizim gibi keserse muhakkak kurbana isabet etmiş, vazifesini doğru yapmış) olur. Kim kurbanını (bayram) namazından önce kesmişse, o et (için kesilmiş) koyun olur,” buyurdu. Ebû Bürde bin niyar ayağa kalktı ve Ya Rasûlallah sallallahu aleyhi ve sellem, vallahi ben kurbanımı bayram namazına çıkmadan kestim ve bu günün yeme ve içme günü olduğunu bildiğim için acele ettim, onun etinden kendim yedim, aileme ve komşularıma da yedirdim, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “O, etlik koyun olmuş,” buyurdu. Bunun üzerine tekrar Ebû Bürde: Benim yanımda yaşını doldurmamış dişi oğlak var, o iki et koyunundan daha hayırlıdır, o benim kurbanlığıma kâfî gelir mi, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Evet senden kafi gelir, ama senden sonra hiçbir kimseye aslâ kâfî gelmez,” buyurdu. [534]
İZAH
Anak: Bir yaşını bitirmemiş dişi oğlağa denir. Bu hadis-i şerif bayram namazı kılınıp hutbe okunana kadar kurban kesmek caiz olmayacağına, bir yaşını doldurmamış keçi yavrusu (oğlak) ne kadar besili olsa da kurban olamayacağına delildir.



2801 – Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Ebû Bürde denen dayım kurbanını (bayram) namazından önce kesmişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Senin kestiğin koyun et koyunudur. (Kurban değildir.) buyurdu. Dayım, Ya Rasûlallah sallallahu aleyhi ve sellem, benim yanımda ele alışmış bir keçi yavrusu var, dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Onu (kurban olarak) kes, bu senden başkası için kurbanlığa elverişli olamaz,” buyurdu.
İZAH
Dâcin: Eve ve ele alışmış hayvana denir. Bir yaşından küçük oğlağın kurban olabilmesi yalnız Ebû Bürde’ye verilmiş bir imtiyazdı. Ondan başkası için caiz olmayacağı hadisin metninden anlaşılmaktadır.

