MENÂSİKHAC BÖLÜMÜ · 19 – KURBANLIĞIN YERİNE VARMADAN HELAK OLMASI



1762 – Eslemli Nâciye radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onunla (Mekke’ye) kurbanlık göndermişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Eğer kurbanlıktan biri yolda helâk olursa onu boğazla, nalinlerini kanıyle boya, sonra onunla halk arasını serbest bırak. (isteyen yesin,)” buyurdu. [538]
İZAH
Atıbe: Yorgun düşer, yürümekten âciz kalır. Helâk olursa demektir. Nalinden maksat kurbanlık develerin boynuna ve yanına kurbanlık olduğu bilinsin için asılan nalinlerdir. Yolda ölen kurbanlık kesilir. Kılâdelere kan sürülür. Gelip geçenler kurbanlık olduğunu bilir, ondan yerler.







1763 – İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Eslemli falânı ve onunla berâber (kurbanlık) on sekiz deve göndermişti. Adam: “Eğer bunlardan birisi üzerine yol ağır gelir meşakkete düşer yürümezse ne yapmamı uygun görürsün, dedi.” Efendimiz: “Onu boğazlarsın, sonra onun nalinini (tırnağını) kanıyle boyarsın ve onu hayvanın yanına vurursun, ondan ne sen ne de arkadaşların yemesinler veya arkadaşlığına ehil olanlar yemesin” buyurdu. Ebû Dâvud dedi ki: Ebû’t-Teyyah’ın bu hadiste teferrüt ettiği kısım, “ne sen ne de arkadaşlarından hiçbiri yemesin,” sözüdür. Abdul Varis’in rivâyet ettiği hadiste ise “Hayvanın nallarını yan tarafına vur, yerine koy,” dedi. [539]
İZAH
Üzhife: Bitkin, zaif, yorgun. Bitkinlikten burnunu yerden kaldırmadığı zaman, zahafel-baîr derler.


1764 – Ali radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem (veda hacc-ında) kurbanlık develerini keserken otuzunu kendi eliyle kesti, diğerlerini de bana emretti, ben kestim.





1765 – Abdullah bin Kurd radıyallahu anh’dan rivâyet ettiğine göre: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah indinde günlerin faziletce en büyüğü, kurban bayramı günüdür, sonra karr günüdür” buyurdu. Râvîlerden İsa ve Sevr’in rivâyetine göre (karr günü) kurban bayramının ikinci günüdür. Râvî Abdullah bin Kurd dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e beş veya altı deve yaklaştırıldı. Develer hangimizden başlayacak, diye gidip Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e yaklaşıyorlardı. Develer (kesilip) yanları üzerine yatınca Râvî diyor ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gizli bir kelime okudu, o kelimeyi anlayamadım, önündekine ne dedi diye sordum. “Kim dilerse bu hayvanın etinden kesip alabilir” buyurdu dedi.
İZAH
Yezdelifne: Yaktaribne manâsına, yaklaşıyorlardı, demektir. Yevm-i karr: Kurban Bayramının ikinci günüdür. Çünkü o gün, Arafat ve müzdelifeden inilip, Mina’da karar kılınmış olduğundan yevm-i kârr denilmiştir. Hadis-i şeriften senenin günleri içerisinde Kurban Bayramı gününün diğer günlerden üstünlüğü anlaşılıyor. Cuma günleri de haftanın günleri arasında en faziletlisidir. Hangisinin üstün olduğunda ihtilâf vardır. Senenin günlerinin faziletlisi Kurban Bayramı günü haftanın günlerinin faziletlisi de Cuma’dır.





1766 – Arefe bin Haris Kindî radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Veda Haccı’nda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında bulundum. Kurbanlık develer getirildi bana “Hasan’ın babasını (Ali’yi) çağırın” buyurdu. Ali çağrıldı, Ali’ye “Şu harbenin altından sen tut” buyurdu, kendisi de üstünden tuttu. Sonra deveye sapladı ve devenin kesiminden ayrılınca katırına bindi. Hz Ali’yi de terkisine bindirdi.

